hulyami
@hulyami

Puanlar ve değerlendirmeler

Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.

Sevgiden Kaçış
10/1024.06.2014

Baskı: Sevgiden Kaçış

Yazarın en sevdiğim romanı.

Baskı: Yedi Gece (Sons of Sin #1)

"Anna Campbell aşkım depreşti.Anladım ki bu yazarı iki romanını okuduktan sonra bırakmakta ve yazara ara vermek ile büyük hata etmişim.Yazarın Mahrem ve Günahın Esiri kitaplarını okuduktan sonra kurgulamasını birbirine çok benzeterek yazara ara vermeye karar vermiştim. Önce Uykusuz Geceler sonrada Yedi Gece''yi okuduktan sonra yazara kesinlikle devam etmeye karar verdim. Elimde şu anda Sana Teslim Oldum isimli eski kitabı var onu da en kısa zamanda okumayı planlıyorum.. Gelelim Yedi Gece isimli romanımıza.yazarımız yaralı ve acı çeken erkekleri işlemeye devam ediyor.Yedi gece tam anlamı ile Güzel ve Çirkin romanı idi.Gerçekten de çok dokunaklı bir hikaye işlemiş yazar kendi kalemi açısından da çok da güzel işlemiş. Severek okudum. Kitabın kadın karakteri ve erkek karakteri açısından duyguları yazar çok güzel aktarmıştı bize. Erotik sahneleri ağırlıkta da olsa aşkı,acıyı,çaresizliği ve ihaneti yazar çok da güzel işlemişti. Çok severek beğenerek okuduğum bir roman oldu. Bu roman üç kitaplık serinin ilk kitabı ve devamı var. Diğer romanlarda Jonas''ın gayri meşru diğer arkadaşlarının maceraları yer alıyor. Bu seriye devam etmek istiyorum..Yayın evinin bizi fazla bekletmeyeceğini ummak istiyorum. Historical seviyorsanız ve yaralı kahramanları tutku ile okumak istiyorsanız tavsiye ederim. " http://hulyami.blogspot.com.tr/2014/06/yedi-gece-anna-campbell.html

Baskı: Papatya Falı ( Lovett,Texas # 1 )

Karşımıza yepyeni bir seri ile geliyor Rachel Gibson Goodreads'a göre dört kitaplık bir seri. Aşk, aile , arkadaşlık temaları ile harmanlanmış çok sevimli bir seri. Kurgu ve duygu derinliği olarak çok kuvvetli bir hikaye değildi belki ama çok da kötü bir kitap değildi. En azından kitabı alıp okuyorsunuz ve hikaye akıyor. Çeviride ufak tefek sorunlar olsa da idare edilebilirdi.. Romanın hikayesi bildiğiniz geri dönüş hikayelerinden.Romandaki kadın kahramanını kasabasına 15 yıl sonra geriye dönüş hikayesi.Oldukça olaylı bir aşk üçlüsü vardı bu kitap da . Fakat bu sevimli serinin ilk kitabında ki kadın kahramanı pek sevemedim. Bazı yerlerden çok haklı olsa da ne bileyim yaptığını pek de içime sindiremedim. Romanın iki erkek kahramanı Jack ve Stewen ile çocukluk arkadaşı idi. Fakat sonradan bu aşka dönüşür. Daisy'nin ilk aşkı ve sevgilisi Jack idi. Fakat kocası ve çocuğunun babası isi Stewen olmuştu. Evet güzel bir hikaye idi ama can yakıcı cinsinden burada canı yanan Jack olmuştu. Hem sevgilisinden hem de çocuğundan olmuştu. Onun da kusurları vardı en başta yakıcı öfkesi. Konu olarak beğendiğim ama aşk,sadakat bakışıma kesinlikle uymayan bir hikaye idi. Bu tabii ki gençlik hatalarının sonuçları olarak niteleyebileceğiniz bir hikaye olsa da beni çok etkiledi. Tavsiye ederim özellikle gençlerin ders niteliğinde okuması gereken bir roman... Lovett, Texas Series 1. Daisy's Back in Town (2004) Papatya Falı 2. Rescue Me (2012) 3. Crazy On You (2012) 4. Run To You (2013) http://hulyami.blogspot.com.tr/2014/06/papatya-fal-rachel-gibson.html

Baskı: Gölge Ateşi (Ateş, #5)

Orjinal Adı: Dreamfever Edisyon Adı : Rüya Ateşi Yazar Karen Marie Moning Goodreads Puanı :5/4,47 Puanım :5/4 Orjinal Adı : Shadowfever Edisyon Adı : Gölge Ateşi Yazar : Karen Marie Moning Goodreads Puanı: 5/4,54 Puanım: 5/5 Sonunda Ateş serisi okuyup bitirmiş bulunuyorum. Ama bu serinin gecikmesine neden olan her şeye inanılmaz derecede kızgınım.Bir de serinin iki kitabının başka yayın evinden çıkması yüzünden hem seri gecikti hem de çeviride ki bariz değişikler oldu. Bu çok can sıkıcı idi. Sanki serideki bazı çevirideki değişiklikler benim gibi seriye uzun zaman ara verenler için inanılmaz yanıltıcı ve sinir edici idi. Özellikle İlk üç kitaptaki Melunlar ve Mukaddesler Unselie ve Selie olmuştu bu beni bir anda kitapdan koparttı. Daha buna benzer çok değişiklikler vardı. Barrons Kitap ve Süs Eşyaları dükkanı ise,Barrons Kitap ve Baloncukları olarak değişti... Balon ve Barrons çok da uyumlu idi doğrusu ve sonra gel de kitaba uyum sağla..Tabii ki bir süre bocaladım ama o kadar güzel bir kitap ki bu bocalamayı atlattım. Orjinalden okuyan arkadaşlar için bir sorun olmasa da bizler için büyük bir problemdi. Beşinci kitap da ki çevirmen ise çok marjinal bir çeviri ile beni şoklara soktuğunu söylemem gerekiyor doğrusu. Kitap da bir de Alem Buysa Kral Benim bölümü vardı ki yerlere yattım okurken. Beşinci kitap ile seri çeviri sayesinde büyük bir değişim geçirdiğini söylemeliyim. Hele serinin karizmatik kahramanı bol küfürlü birine dönüşünce önceki kitaplarda çevirinin yumuşatılmış olduğunu anlamış oldum., Sadece bu yüzden Rüya Ateşinin bir puanını kırdım. Bu kadar önemli bir seriyi yayınlarken kesinlikle özenilmemiş. İlk üç kitap okunmamış. Artemis Yayınlarında sadece bu iki kitabın haklarının olduğunu biliyorum. Umarım Epsilon Yayınları bu yazara artık gerekli önemi verir diye düşünüyorum. Bu kadar olumsuzluklara okuma zevkime iki yayın evi tarafından suikast düzenlenmesine rağmen yinede çok büyük bir zevk ile okudum. Rüya Ateşinin sonunu bildiğim için çok isteksiz okudum.Üçüncü kitap çok kötü bir yerde kaldığı için merakla elime aldım ve beni yine uçurdu bu seri. Çok fazla ayrıntı vermek konusundan bahsetmek istemiyorum sorularımın hepsine Gölge Ateşi'nde cevabını buldum. Umduğumun çok üstünde idi. İddia ediyorum okuduğum en iyi fantastik seri ama ne yazık ki katledildi. Üçüncü kitapda nasıl hönk!!. diye kalıyorsanız... Dördüncü kitap Rüya Ateşi'nde ah aman Tanrım olamaz da kalıyor.. İşte bu yüzden 4-5.kitapları arka arkaya okumayı seçtim çok acı da olsa kitabı aldığım halde okumadım. Ve kitabın sonuna gelince çok doğru bir karar vermiş olduğumu anladım.. İki kitabın da konusundan bahsetmeyeceğim. Çünkü bu seri alınır sıra ile tek tek güzelce okunur. Okumanın zevkine varılır.Hele bir de sonradan Gölge Ateşinde seriye katılan İskoç'ları merak ediyorsanız..Barrons ve MacKayla'nın maceralarını merak ediyorsanız. Çok büyük sürprizler var bu kitapda. Özellikle Gölge Ateşi'nde.. Rüya Ateşi'nin sonunda kalp krizi geçirebilirsiniz dikkat!!!. Şiddetle Tavsiyemdir!!!!. http://hulyami.blogspot.com.tr/2014/06/ruya-atesi-ve-golge-atesi-karen-marie.html

Baskı: Aşka İkinci Şans (Marriage to a Billionaire, #2)

Beyaz dizi severlerin hoşlanacağı bir yazar Jennifer Frobst. Beş kitaplık bir serinin ikinci kitabı Aşka İkinci Şans yine sıkılmadan severek okudum. Daha önce de dediğim gibi tam bir tatil özellikle sahil kenarında okunacak bir roman.Roman su gibi akıyor zaten özellikle moraliniz bozuksa bu yazarı tavsiye ediyorum. Çünkü bir anlığına da olsa sizi kendi büyülü dünyasına alıveriyor. http://hulyami.blogspot.com.tr/2014/05/aska-ikinci-sans-jennifer-probst.html

Baskı: Kader Ağları (Graham Clan #1)

Uzun zamandır beni böylesine geren bir aşk romanı okumamıştım.İki tarafında aralarındaki savaş ilişkiyi inanılmaz bir şekilde geriyordu.Bu kadar güzel bir aşka rağmen asla azalmayan heyecan ve aksiyon var romanda.. Orta çağ romanlarını seviyorsanız bence bu romanı kaçırmayın..Çok değişik bir kalem Shannon Drake seveceğinizi tahmin ediyorum.Umarım serinin diğer kitaplarını da kısa aralıklar ile okuruz.. http://hulyami.blogspot.com.tr/2014/05/kader-aglar-shannon-drake.html

Uykusuz Geceler
8/1023.05.2014

Baskı: Uykusuz Geceler

Uzun zamandır ara verdiğim yazarı okunacaklar listeme tekrar aldım.Oldukça özlemişim yazarın kalemini.. Yazarın ilk iki kitabı Mahrem ve Günahın Esiri'ni daha önce okuyup çok beğensem de iki, kitabı birbirine çok benzettiğim için yazara ara vermiştim. Şans sonunda elime geçen Uykusuz Geceler'in konusunu oldukça çarpıca ve değişik buldum.Severek okudum ama çevirideki anlamsız kelimeler oldukça canımı sıktı. Kitabın hakkını veremediğini gördüm.Aslında kapak ve konu olarak neredeyse tam puan bir romandı.Yine de okuma zevkimi bozmasına izin vermeden okudum. Konusu tam da vay be dedirtecek cinstendi çok güzeldi,orjinaldi..Romandaki erkek kahramanımız çapkın Renelaw Markisini hem çok sevip hemde çok kızılacak bir karakter idi.Hikayenin kurgusu çok güzeldi. Yazarın erotizmi kullanış biçimini seviyorum..beni hiç rahatsız etmiyor. Aşk ve arotizmi çok güzel harmanlıyor. Kitaba başlarken bu kitapdan bu kadar zevk alabileceğimi ummuyordum.

Baskı: Zamanın Rengi Aşktır (Beau Lantry, #1)

Akıcı bir romandı ama gelgitleri çok olan bir aşk vardı bu romanda. Bu da okurken beni oldukça yordu.Aslında oldukça sevdiğim bir tema vardı bu romanda. Ama hikaynin başından beri Danny ve Antony'nin uyumsuzlukları,gel gitleri,Antony'nin devamlı kendini geri çekmesi beni biraz gerdi. Daha hoş hikaye okuyacağımı umuyordum. Ama yazarın hayranlarının severek okuyacaklarından eminim. Romanın en sevdiğim bölümleri buz pateni yarışmalarının olduğu bölüm ve puanlama kısmı idi. Romanı yazar 1985 yılında Buz Pateni yarışmalarının ülkemizde oldukça tutulduğu yıllarda yazmış. Üç kitaplık bir seri bu devamı gelirse okumayı düşünüyorum teması farklı çünkü.. White Satin Serisi 1. White Satin (1985)Zamanın Rengi Aşktır... 2. Blue Velvet (1985) 3. And the Desert Blooms (1986)

Masumiyet Çağı
8/1019.05.2014

Baskı: Masumiyet Çağı

Orjinal Adı : The Age of Innocence Edisyon Adı: Masumiyet Çağı Yazar : Edith Wharton Goodreads Puanı : 5/3,92 Puanım : 5/4 Romanın konusunu okuduğunuzda daha çok aşk romanı izlenimini verse de çok dönemin geleneklerini,iki yüzlülüğünü sorgulayan bir baş yapıt..Açıkçası kitap biraz yavaş ilerledi başlarda. Çok fazla dönemin özelliklerini anlatan detay ayrıntı da vardı. Bu tarif ve betimlemeler yüzünden kitaba adapte olamadığım yerlerde oldu. Ama sonradan kitap açılınca hikayeden çok zevk aldığımı söylemeliyim. Hikayede dönemin iki yüzlü yaşamı dejenere olmuş sosyetesini,dedikodu ve ahlaksız erkek.kadınlarını yazarın ustaca anlatımı ile Amerikan Edebiyatının başyapıtlarına girmesi bence çok normal. Orjinal dilden okuyabilen arkadaşlarımın fikrini öğrenebilmeyi çok isterdim dediğim gibi bu ayrıntılı detay ve tasfirlerden kitap boğulmasa daha çok zevk alacaktım.. Yine de bence her kitap severin kütüphanesinde bulunması gereken eserlerden. Roman da en çok hoşuma giden kahraman Kontes Eleni Odenska idi. Kitabın erkek kahramanı Newland Archer'den daha dürüst ve mert buldum. Kitabın erkek kahramanı nişanlısı May'in kuzeni olan Eleni'yi cemiyetin acımasızlığından korumaya çalışırken aralarında oluşan yakınlık ve aşka dönüşmesi ile iki kadın arasında Archer'in ikilemleri kocasından boşanmakta kararlı Eleni'yi boşanmamaya ikna ederek iki yüzlü yaşama mahkum etmesi..Tabii ki her şey Archer'in istediği gibi olamazdı.Bu yüzden Archer'in bocalaması,May'in asaleti.. May'in hikayede ki tokat etkisini 30 yıl sonra kitabın sonun da öğreniyoruz..Sonu çok etkileyici idi...Kitabı okuduktan sonra Başrollerini Winona Ryder , Michelle Pfeiffer , Daniel Day-Lewis ,'in paylaştığı 1993 yılı yapımı filmi seyretmek istiyorum.. Amerikan edebiyatının önemli örneklerinden olan bu klasik baş yapıtı klasik eserleri okumayı seviyorsanız tavsiye ederim....Yazarın diğer eserlerini de en kısa zamanda okumak istiyorum.... http://hulyami.blogspot.com.tr/2014/05/masumiyet-cag-edith-wharton.html

Baskı: Geçmişin Soğuk İzleri

Gerilim gizem romanı Geçmişin Soğuk İzleri..İki farklı zamanda geçiyor...Bu romanın başlangıcını biraz durağan buldum. Doğa üstü ögeler içeren karanlık bir atmosfer romanı. Okurken oldukça da ürktüm.. Ama benim çok da sevdiğim bir kitap olamadı nedense belki de okurken olaylardan fazla etkisinde kalıp korktuğum içindir...

Baskı: Kalp Asla Unutmaz (Matchmakers #4)

Orjinal Adı: The Courtship Dance Edisyon Adı : Kalp Asla Unutmaz Yazar : Candace Camp Goodreads Puanı : 5/4,02 Puanım : 5/5 Bir serinin daha sonuna gelmiş bulunuyoruz..Çöpçatan Serisi Kalp Asla Unutulmaz kitabı ile sona erdi. Serinin en güzel kitabı idi. Tekrar mı okusam ne? Bayıldım,bayıldım..Pegasus Yayınlarına bu güzel seri için seriyi tamamladığı teşekkürlerimi sunarım... Kusursuz dükümüz Rochford Dükü Sinclair ve Leydi Frencesca Haughston'un macerası okunmaya değerdi.. Serinin en başından beri bu ikilinin arasındaki gizemli ilişkiyi merak etmiştim.Keşke bu kadar çabuk bitmeseydi.Su gibi akıp gitti kitap.. Gerek çeviri,gerek kapağı ve hikayesi ile kusursuz bir kitap idi.Yayın evinden ricam bu yazara devam etmesi zira yazarın kalemini çok seviyorum..Bu hikayedeki iki kahramanı da çok sevdim. Tam da birbirlerini hak eden çok güzel sempatik,karizmatik bir çiftti. Birde ilişkileri bundan tam on beş yıl öncesine dayanması çok ilginç idi..İkilinin birlikte gizledikleri bir sırları vardı on beş yıl önce Frencesca on sekiz yaşında iken gizlice nişanlanmışlardı. Kızkardeşi Calandra ile yeni evlenmiş Bromwell'in ablası Daphne'nin oyunu ile Frencesca nişanı bozar. Toyluğunun,tecrübesizliğinin etkisi ile acele olarak başka bir erkekle evlenir..Lord Andrew Haughston ile evlenmenin çok büyük bir hata olduğunu evlendikleri gece anlar. Fakat geri dönüş yoktur,derken kocası ona büyük bir borç bırakarak ölür.Francesca bu kadar borca rağmen kocasının ölümünden sonra oldukça rahatlamıştır.Onun ile ilgili üzülmeyi yıllar önce bırakmıştır. Borçlarını ödeyebilmek için mücevherlerini eşyalarını satar ve Rochford ile bir iddia ile girdiği çöpçatanlık işine devam eder.. Evlendirdiği kızların ailelerinden gelen hediyeleri satarak geçimini sağlamaya çalışır. Elbiselerini defalarca tamir edip yeni modeller vererek kimsenin haberi olmadığı fakirliğini gizlemeye çalışır.Ama bir kişiden bu gerçeği hiç gizleyemez.. Bu arada Daphne itirafı ile gerçeği öğrenen Frencesca karmakarışık duygular içindedir. Sinclair'in kendisi yüzünden evlenmediğini düşünerek onu evlendirmeyi kafasına koyar ve kolları sıvar.Fakat kocasının eski kumarbaz arkadaşlarından Galen Pekins tarafından rahatsız edilmeye başlar. Merhum kocasının ona borcu olduğunu iddia ederken bu borcu ödemesini talep etmektedir. Çok çok severek okuduğum bir kitap oldu. Çok romantik sahneler vardı. Kusursuz Dükümüzün sevgisinin derinliği onu ayrı kaldığı süre içinde koruyup gözetmesi çok özeldi.. Okuduğum romanlar içinde en beğendiğim erkek karakterler arasında yerini aldı..Bence historical severler bu seriyi kaçırmasın.Özellikle serinin son kitabını..Tavsiye ederim... Matchmakers (Çöpçatan Serisi) 1. The Marriage Wager (2007) Aşk Engel Tanımaz 2. The Bridal Quest (2008) Söz Dinlemez Kalbim aka The Bridal Conquest 3. The Wedding Challenge (2008) Aşk Hiç Bitmez 4. The Courtship Dance (2009)Kalp Asla Umutmaz http://hulyami.blogspot.com.tr/2014/05/kalp-asla-unutmaz-candace-camp.html

Baskı: Kalpten Kalbe (Heart Trilogy #1)

Orjinal Adı :Heart of Honor Edisyon Adı : Kalpten Kalbe Yazar : Kat Martin Goodreads Puanı: 5/3,73 Puanım: 5/3.60 Kat Martin'in kalemini seviyorum oldukça kuvvetli kalemi olan bir yazar. Heart Üçlemesinin ilk kitabı olan Kalpten Kalbe kitabının konusu oldukça değişikti.Biraz masalımsı bir tadı vardı romanın başlarında ama yazar kitabı yazarken sıkılmış olmalı ki kitabın ortalarından sonra biraz sıkılmaya başladım. Oldukça akıcı bir konusu olsa da iki apayrı dünyalardan gelmiş olan kişinin aşkı da çok farklı işlemeye çalışmış yazar ama kurgu sanki tam oturamamış gibiydi. Yine de tam sıkılmadan severek okudum ama çok çok beğenmedim.Önceki okuduğum Kara Melek ve Gelinin Kolyesi isimli kitaplarını daha çok beğenmiştim. Farklı bir konuyu okumayı beklerken biraz kitap bitse de başka bir kitaba geçsem moduna girdim. Aslında tam da bir kişiyi sıfırdan yeniden yaratma teması da vardı ve erkek kahraman bir Viking savaşçısı Alfa karakterde yaman bir erkekti. Kadın kahramanımız ise özgür ruhlu dönemin hayli ilerisinde olan bir asilzade İngiliz kadındı..İkisinin inatlaşmaları kişilik çarpışmaları başlarda hoşuma gitse de sonradan sinir olmaya başladım.. Kitabın en sevdiğim sahnesi bir sirk de kafese hapsedilen bu Viking savaşçısı olan Leif Draugr ile gazete sahibi Krista Hart'ın karşılaştığı sahne idi. O sahne çok güzel idi orada Leif'in çaresizliği kurtulma umudu Krista'nın onu gördüğündeki yardım etme çabasından etkilendim.Onu profesör babasının yardımları ile sirkten kurtarıp onu tam bir İngiliz Beyefendisine çevirmek için eğitmeleri. Çünkü bir Viking olan Leif tek kelime İngilizce bilmediği gibi İngiliz kültürüne ait bir şey bilmiyordu.Yeni medeniyetler için gemisi ve adamları ile yolculuğa çıktığında deniz kazası geçirdiğinde de ondan başka herkes hayatını kaybetmiştir. Korsanlar onu bularak bir sirke satmışlardır. Derdini anlatamadığı ve devamlı dayak yediği için yarı delirmiş durumda kurtulmaktan umudunu kesmiş durumdadır. İşte bu şartlarda gerçekleşen Krista ile karşılaşmasında onun dilini anladığını farkettiğinde bu genç kadından yardım ister ve Krista yardım etmek ister ve işte burada Krista'nın profesör babası ortaya çıkar Leif'e yardım etderek onu gaddar sirk sahiplerinden kurtarır.. Onu kendi evlerine alarak hem barınmasını sağlarlar hem de İngilizce öğreterek kendi kültürlerini öğretmeye çalışırlar Ona medeniyet dersleri verirken ,Leif'in bir İngiliz gibi giydirirken . Krista'da ona dans dersleri vermeye çalışır.... Çalışır diyorum çünkü Krista ve Leif arasındaki çekim ilk andan itibaren çok güçlü olması yüzünden bu çok da kolay olmaz.. Bu arada Krista çıkardığı gazete de yazdığı devrimci ve ilerici makaleler yüzünden tehdit mesajları da almaktadır. Fakat bunları başlarda pek önemsememektedir. Tehditler tehlikeli olmaya başlayınca Leif Krista'yı korumaya başlar.Bu arada Krista ile ilgilenen Matthew Carlton ile Leif arasında rekabet başlar. Krista ona aşık değildir ama ailesi için evlenmesi gerekmektedir. Kendisinden başka mirasçısı kalmayan büyükbabasının özel aldığı bir izin ile ünvanı Krista'nın çocuğuna kalacaktır. Matthew sosyetenin çok gözde bir bekarıdır onunla ilgilenmesi bile şaşırtıcıdır.Ama ona karşı hiç bir şey hissetmemesine karşılık Leif'den bu kadar etkilenmesi Leif'in onunla ilgilenmesi işleri karıştırmaktadır.. Bu olmayacak bir şeydir. Çünkü Leif vatanına babasına verdiği bir sözden dolayı dönüp ailesine sahip çıkmak zorundadır.. Romanı okurken birbirlerini o kadar sevdikleri halde yokuşa sürmeleri bana tuhaf geldi sanki yazar hikayeyi uzatmak için kullanıyordu bunu. Okurken zevk alsamda bazı yerlerinde zaman zaman sıkıldığım bir roman oldu. Kötü demiyorum ama benim beklentim daha yüksekti. Kitap ilk çıktığında ben bu kitabı Gelinin Kolyesi'nin Kolye serisinden olduğunu düşünmüştüm ama kitabı alınca başka bir seriden olduğunu gördüm.. Kolye Serisi çok daha iyi idi bence.. Yazarın o kadar çok kitabı var ki umarım hepsini okumak nasip olur. Gerçekten de iyi bir yazar..Historical ve Viking severlerin beğeneceğini düşünüyorum... Heart Trilogy 1. Heart of Honor (2006) 2. Heart of Fire (2008) 3. Heart of Courage (2008) http://hulyami.blogspot.com.tr/2014/05/kalpten-kalbe-kat-martin.html

Kalbinin Sesini Dinle
8/1013.05.2014

Baskı: Kalbinin Sesini Dinle

Orjinal Adı : Listen With Your Heart Edisyon Adı : Kalbinin Sesini Dinle & Aşk Yemini Goodreads Puanı :5/4 Puanım :5/4 Çok güzel bir hikaye idi,historical olduğunu söylemeseler historical bir hikaye olduğunu anlamam mümkün değildi.Çümkü oaylrda Lord,Dük,Lady,Düşes yok idi..Olayların geçtiği dönemi oldukça iyi yansıtmış bir romandı. Okuduğum çoğu kitaptan daha güzel bir kurgusu vardı. Cok akıcıydı çeviriside iyi idi en azından bir yerde takılmadan , sıkılmadan okudum. Romandaki karakterler oldukca iyi canlandırılmıştı.. Yıllar önce umutsuzca aşik oldugu adam ile yollari tekrar kesişen Morgan ünlü bir tiyatrocunun kızıdır,Ünlü bir şarkıcı olan Danieli sevmekten vazgecemedigi gibi baskasinada aşik da olamamistir. Daniel ile yolları beş yıl sonra tekrar kesiştiğinde onun karisi Heleni trajik bir şekilde kaybettigini ve sesini de kaybettiğini öğrenir.Daniel ise karısını kaybettikten sonra hiç bir kadına dönüp bakmamıştır . Hala daha onun etkisinde yaşamını sürdürmektedir. Morgan ise babasının alkolik olması iş bulamaması yüzünden oldukça kötü durumdadır.Babasının yakasına yapışan dolandırıcı,sahtekar aynı zamanda babasının metresi olan Camilla isimli kadın yüzünden neredeyse hapise girmekten son anda kurtulur.. İşine yaramayan metresinin kızına da her türlü kötülüğü yapacak karakterdedir bu karakter. İşte olayların akışı ve gerekli olan şartlar yüzünden Daniel ve Morgan evlenirler. Fakat Daniel'in başka kadını sevmeye bağlanmaya niyeti yoktur. Morgan ise yıllarca sevdiği adamı kocası olmasını sağlayan şartlara şükreder.Fakat evliliğinin ilk zamanlarında umut ettiği huzuru ve mutluluğu bulamaz.Birde Helen'in annesi ile de uğraşmak zorunda kalır. Emek vermeden mutlu olunmadığını anlatan çok etkileyici bir hikaye idi..Morgan'ın aşkı çok temiz ve karşılıksızdı. Daniel'i mutlu etmek onun hayatı idi. Bu roman ülkemizde iki ayrı isimle yayınlanmış.Kalbinin Sesini Dinle ve Aşk Yemini olarak farklı yayın evlerinden çıkmış. Umarım yazarın diğer kitaplarını da okumak nasip olur..Çok severek okuduğum bir hikaye oldu..Yazarın takipçisi olacağım... http://hulyami.blogspot.com.tr/2014/05/ask-yemini-barbara-scott.html

Aşk Yemini
8/1013.05.2014

Baskı: Aşk Yemini

Orjinal Adı : Listen With Your Heart Edisyon Adı : Kalbinin Sesini Dinle & Aşk Yemini Goodreads Puanı :5/4 Puanım :5/4 Çok güzel bir hikaye idi,historical olduğunu söylemeseler historical bir hikaye olduğunu anlamam mümkün değildi.Çümkü oaylrda Lord,Dük,Lady,Düşes yok idi..Olayların geçtiği dönemi oldukça iyi yansıtmış bir romandı. Okuduğum çoğu kitaptan daha güzel bir kurgusu vardı. Cok akıcıydı çeviriside iyi idi en azından bir yerde takılmadan , sıkılmadan okudum. Romandaki karakterler oldukca iyi canlandırılmıştı.. Yıllar önce umutsuzca aşik oldugu adam ile yollari tekrar kesişen Morgan ünlü bir tiyatrocunun kızıdır,Ünlü bir şarkıcı olan Danieli sevmekten vazgecemedigi gibi baskasinada aşik da olamamistir. Daniel ile yolları beş yıl sonra tekrar kesiştiğinde onun karisi Heleni trajik bir şekilde kaybettigini ve sesini de kaybettiğini öğrenir.Daniel ise karısını kaybettikten sonra hiç bir kadına dönüp bakmamıştır . Hala daha onun etkisinde yaşamını sürdürmektedir. Morgan ise babasının alkolik olması iş bulamaması yüzünden oldukça kötü durumdadır.Babasının yakasına yapışan dolandırıcı,sahtekar aynı zamanda babasının metresi olan Camilla isimli kadın yüzünden neredeyse hapise girmekten son anda kurtulur.. İşine yaramayan metresinin kızına da her türlü kötülüğü yapacak karakterdedir bu karakter. İşte olayların akışı ve gerekli olan şartlar yüzünden Daniel ve Morgan evlenirler. Fakat Daniel'in başka kadını sevmeye bağlanmaya niyeti yoktur. Morgan ise yıllarca sevdiği adamı kocası olmasını sağlayan şartlara şükreder.Fakat evliliğinin ilk zamanlarında umut ettiği huzuru ve mutluluğu bulamaz.Birde Helen'in annesi ile de uğraşmak zorunda kalır. Emek vermeden mutlu olunmadığını anlatan çok etkileyici bir hikaye idi..Morgan'ın aşkı çok temiz ve karşılıksızdı. Daniel'i mutlu etmek onun hayatı idi. Bu roman ülkemizde iki ayrı isimle yayınlanmış.Kalbinin Sesini Dinle ve Aşk Yemini olarak farklı yayın evlerinden çıkmış. Umarım yazarın diğer kitaplarını da okumak nasip olur..Çok severek okuduğum bir hikaye oldu..Yazarın takipçisi olacağım... http://hulyami.blogspot.com.tr/2014/05/ask-yemini-barbara-scott.html

Baskı: Çıplak Sırlar (J.J. Graves Mystery #1)

Yepyeni bir seri başlıyor J.J. Graves Serisi. Şu ana kadar 4 kitap yazılmış bir seri devamını yazar getirirmi bilemiyorum.Ama oldukça güzel bir roman olduğunu söylemeliyim. Yazarın tarzından okuyucuyu ters köşeye yatırmayı sevdiğini anladım. Kitabın sonunda katili tahmin edemedim katil tahmin ettiğim kişi değildi. Küçük bir kasaba da geçen olaylarda ise romanın romantik çifti olarak düşündüğüm kasabanın şerifi Jack ile Jaye'yi tahmin ederken başka biri ile romantik ilişkiye girdi. O konuda da ters köşeye yattım. Birincil kahramanın görüş açısından romanı okumayı seviyorsanız bu roman tam size göre. Ben sevmediğim halde romanı okurken büyük bir zevk ile okudum. Yayın evi bu seriye devam ederse ben de edeceğim. Polisiye,cinayet,gerilim,aşk,tutku temalarını seviyorsanız bu romanı seveceksiniz. Romanın konusuna gelince : Olay küçük bir kasaba olan Blood Mary'de geçiyor. Romanın kahramanları Jack, kasaba şerifi ve Jaye ikisi de aynı zamanda çocukluk arkadaşı. Jaye tıp da okuduktan sonra bir hastane acilinde çalışırken ailesinin ani ölümüyle kasabaya dönerek onların cenaze evini işletmeye başlıyor, fakat mali durumu pek iyi değil,eski öğrenci kredilerini ödemeye çalışıyor.. Ayrıca tıbbi araştırmacı olarak da görev yapıyor.Kasaba küçük olduğu için bir nevi adli tıp da çalışıyor.. Kasabaya ünlü bir yazarın yolu düşüyor ve ters köşeye yatırarak Jaye ile aralarında romantik ve tutkulu bir aşk başlıyor. Jack ile Brody yani yazar arasın da bir nevi mücadele başlıyor. Derken ard arda kasaba da cinayetler patlak veriyor. Bir yılda olamayacak kadar ölüm bir kaç gün içinde meydana geliyor. Jack bu cinayetleri araştırırken Jaye onların ölüm şekillerini ve sebeplerini delil ihtimalini araştırıyor. Sayfalar geçtikçe gerilim ve heyecan artarken ölümlerde artıyor. Hikaye de diyaloglar çok hoş idi. Bence değişik bir kitap okumak istiyorsanız özellikle heyecan ve gerilimi seviyorsanız içinde de aşk,dostluk temalarını da seviyorsanız bu kitap tam size göre... http://hulyami.blogspot.com.tr/2014/05/cplak-srlar-liliana-hart.html

Baskı: Karanlığı Beklerken (Tavistock Family, #1)

Tess'in acemilik döneminden bir kitap .Tavistock Family Serinin ilk kitabı..Daha Önce aynı serinin Kupa Kızı isimli kitabını okumuştum.Orada Jordan'ın hikayesi vardı. Bu macerada Beryl'in macerası vardı.. Aslında bu maceranın konusu daha güzeldi bence ama bölümlerde kopukluk olduğunu hissettim okurken. Kitabın başlarında kahramanları okurken birbirine karıştırdım ..Ama sonra her şey yoluna girdi.. Fakat bu konu bence çok daha güzl işlenebilecek bir konuydu maalesef yazar güzelim konuyu işleyememiş bence. Bu da onun bu kitabı yazarken acemiliğine denk gelmiş olduğunu gösteriyor.. Jordan ve Berly'in yani Tavistock kardeşlerin, anne-babaları 20 yıl önce gizemli bir şekilde ölmüştür. Amcaları gibi anne babaları MI6'dandır. Anneleri babalarını aldatırken yakalanıp babaları tarafından öldürüldükten sonra intihar etmiştir.. Ayrıca olay mahalinde bulunan dosya ile babalarının bir vatan haini olduğunu da göstermektedir.. Fakat amcaları Hugh olayları iki kardeşten saklayarak öğrnememelerini sağlamıştır.Anne ve babalarının ölüm şeklini öğrenen Tavistock kardeşler buna inanmazlar ve olayı araştırmaya karar verirler.. Bu olaylar olurken de Berly'in amcasının davetinde tanıştığı eski Cıa görevlisi Richard Wolfe ile tanışır. Anne ve Babası ile de mesleğinin ilk görevinde tanışmış Madeliene'in çok etkisinde kalmıştır. Berly'i görür görmez onu anımsar çünkü genç kız inanılmaz şekilde annesine benzemektedir.. Yeni bir kalp kırıklığından çıkmış olan Berly'nin planlarında aşktan uzak durmak var iken Richard ile karşılaştıktan sonra aralarındaki çekim ile zorlaşır.. Oldukça güzel bir konusu vardı yazarın tecrübesizlik döneminde yazılmış olmasına rağmen çok beğendim.. Tess severlerin beğeneceğinden eminim... Tavistock Family 1. In Their Footsteps (1994) Karanlığı Beklerken 2. Thief of Hearts (1995) Kupa Kızı & Gölgesizlerin Tutkulu Dansı http://hulyami.blogspot.com.tr/2014/05/karanlg-beklerken-tess-gerritsen_7.html

Baskı: Haylaz Asilzade (Darring Duchesses # 1)

İki kitaplık bir serinin ilk kitabı Haylaz Asilzade.. Okurken beklentilerimi en aza indirgemiştim. Ama beklentimin çok üstünde bir kitap çıktığını söylemeliyim.. Kurgu yönünden duygu yönünden oldukça güzel bir romandı. Carol Mortimer Harlequin yazarlarının içinde en sevdiğim yazarlardandır. Bunun doğruluğunu ispatlar bir romandı. Romanın ana fikri her ey göründüğü gibi değildir.. Gerçekten Pandora ve Rupert de sevdim. Pandora'nın kocası bir düello sonucu öldürülmüştü ve bu olay yüzünden suçlanmaktadır.Bu yüzden de sosyete de gözden düşmesi sonucu erkekler tarafından hor görüldüğü gibi gizlice de yatağa atılmak istenmektedir. İşte bu durum yüzden cemiyet toplantılarına katılmak istememektedir. Ama bu son katıldığı toplantıya onun gibi dul kalan Clayborne Düşesi Sophia ve Woollerton Düşesi Genevieve ısrarı üzerine katılmıştır.. Fakat katıldığı son toplantıda bu tip erkeklerden birinin saldırısından onu Stratton Dükü Rupert Stirling tarafında n kurtarılır.. Rupert ve Pandora'nın hikayesi tam da burada başlar..ikisinin de geçmişteki ilişkilerinden dolayı toplum tarafından etiketlenmiş kişilerdendir..Olduklarından çok farklı tanınmaktadırlar. Çok severek okuduğum bir romandı.Barbara Cartland esintilerini hissettiğim bir hikaye idi..Oldukça güzel bir historical idi. Yazarın anlatımı güzel ve akıcı idi.Tavsiye ederim. Daring Duchesses Some Like It Wicked (2012) Some Like to Shock (2012) http://hulyami.blogspot.com.tr/2014/05/haylaz-asilzade-carole-mortimer.html

Baskı: İntikamin Güzel Yüzü

Napolyon zamanında geçen ailesi öldürülmüş bir genç kızın Nexus isimli gizli bir casusluk örgütüne ağabeyi ile birlikte katılmasını intikamı için her türlü tehlikeye atılmasını yakalanmasını esir olmasını işkence görmesini anlatan bir kitap idi. Konusu güzeldi ama işleyiş tarzı başlarda çok vasattı..Biraz hayal kırıklığına uğradım. Fakat kitabın yaklaşık 150 sayfasından sonra hikaye toparladı..Bazı şeyler eksik gibi idi. Yinede sıkılmadan okudum. Üç Kitaplık Nexus serisine devam edip etmeyeceğime sonra karar vereceğim...Fakat Historical,Casusluk,Macera. Napolyon dönemini sevenlerin kitabı beğeneceğini sanıyorum... Beni en çok kadın kahramanın inatçılığı söz dinlemezliği biraz sinir etti. Erkek kahramanda sevdiği kadını ölümüne her şeye rağmen korumaya çalışan çaresiz bir erkek idi. O da casustu aynı örgüttendi fakat bu sevdiği kadının başına gelenlere engel olamadı... Cora deBeau Nexus,isimli bir örgüt ile Fransızlara karşı çalışan bir grup için de çalışmaktadır.Kendi isteği ile Valeri'nin örgütünün içine sızar.Tam iki yıl Fransa'da köstebek lakabı ile çalışır. Sonlara doğru heyecanın dorukta olduğu bir romandı. Başlardaki durağanlık olmasa çok daha zevkli okuyabileceğim bir romandı.Romantik sahneleri oldukça güzeldi.. Denemek isterseniz sevebilirsiniz... Nexus Serisi: 1. A Lady's Revenge (2012) İntikamın Güzel Yüzü 2. Checkmate, My Lord (2013) 3. A Lady's Secret Weapon (2013) http://hulyami.blogspot.com.tr/2014/05/intikamn-guzel-yuzu-tracey-devlyn.html

Baskı: Aşka Teslim (The Derrings #4)

Sophie Jordan seviyorum kalemini. Belki cok güzel bir kurgu degildi belki cok basit idi. İste bu yazarın büyüsü orada. Anlatiminin güzelligi,sadeligi derken. Betimlemeleri kullanımı hikayeyi kasmıyor,sıkmıyor. Kitabı açıp okumaya ne zaman başlayıp ne zaman bitirdiğimi anlayamadım.Çok akıcı bir romandı.Duygu derinliği çok güzeldi. Çok fazla detaya girmek istemiyorum zira kitabın büyüsünün bozulmasını istemiyorum..Birbiri ile çok bağlantısı olmayan Derrings serisinin 3.kitabı olan bu kitabı historical ve romans severlerin seveceğinden eminim.. Derrings Serisi : 1. Surrender To Me ( 2008 ) Aşka Teslim 2. Too Tame Wicked ( 2007 ) Kendini Aşka Bırak 3. With You One Night ( 2007 ) Seninle Bir Gece http://hulyami.blogspot.com.tr/2014/05/aska-teslim-sophie-jordan.html

Baskı: Beni Özledin mi? (Baltimore, #3)

Gerçekten de harika bir kitap, Polisiye,Romantik Gerilim,Ask,Tutku Temalarinı seviyorsaniz Karen Rose tam da size göre. Her zamanki gibi müthiş bir iş çıkarmiş yazar. Baslarda olaylara bir türlü giremediğim için hikaye durağan gibi gelmisti. Ancak hikaye öyle bir açıldı ki elimden bırakamadim. Bos kaldigim her an kitap elimdeydi. Bu ara formdan düşmüs olduğum icin kitaplari gerekli hızda okuyamıyorum. Onu belirteyim.. Şimdiye kadar bu yazarı okumayanlar ; çok şey kaçırıyorsunuz bence deneyin Karen Rose'u.Seveceksiniz. Yazarın kurgu yeteneği karakter canlandırmaları çok güzel. Gerilimi öyle bir oturtmuş ki romana sizi yavaş yavaş usulca çekiyor hikayeye..Sonra da elinizden bırakamıyorsunuz.. Baltimore Serisi 4 kitaplık bir seri Beni Özledin mi? Serinin üçüncü hikayesi. İlk iki kitap da Bana Aitsin de JD ve Lucy ikinci hikayede Paige ve Grayson'dan sonra üçünü maceramız da Daphne ve Joseph'in hikayesi vardı. Her macera da Cinayet,gerilim,macera,aksiyon olduğu gibi bu bu bu kitap da da Aşk ve tutku vardı,sevgi vardı.. Karen Rose benim macera aksiyon romanlarımdaki çıtamı oldukça yükseltti diyebilirim.Serinin diğer maceralarındaki kahramanlar yine rol alıyor hikayede ilk maceranın kahramanları JD ve Lucy bir bebek bekliyorlardı mesela,Grayson ve Paige ise nişanlı idi..Sanırım yazarın kahramanlarını diğer kitaplarında aniden karşımızda görebileceğiz.Lisa Kleypas gibi karakterleri başka serilerde de kullanıyor ve karakterler aniden karşımıza çıkıyorlar.O yüzden serinin tadını bozmamak için sırada okunması gerekiyor.. Daha önceki kitaplarda yer alan bir kahramanımız da Serinin ele avuca kahramanı Stevie Mazeratti'ye ise özel dedektif Clay Maynard'da tutkundu mesela. Ama Clay 'i deli gibi kıskanan kahramanımız vardı birde.. Özel FBI ajanı Joseph Carter Maynard'ı Eyalet Savcısı Yardımcısı Daphne Montgomery ile birlikte olduğunu sanıyordu.. Yaklaşık dokuz aydır Daphne'ye çılgınca aşıktı..Ama Joseph'in bilmediği bir şey vardı Daphne ona karşı ilgisiz değildi Joseph'in onunla ilgisiz olduğunu düşünüyordu.Çünkü bu adamdan çok etkileniyordu.Ama geçmişte oldukça zor bir evlilik hayatı olmuş sonra göğüs kanserine yakalanmış idi. Hastalığını öğrendiği gün de kocasının ihanetine tanık olmuştu. Hem hastalığı ile hem boşanma ve oğlunu velayeti ile savaşmış kazanmıştı..Ayrıca bir çocuğunu yetiştirirken eğitimini tamamlamış Savcı da olmuştu. Çok güçlü demir gibi iradesi olan bir karakterdi, Daphne..Bu karakteri çok sevdim.. Ajan Joseph Carter'de dokuz yıl önce yeni evlendiği karısı gözlerinin önünde öldürülmüştü. Karısını kaybettikten kalbi durmuştu adeta..Daphne'yi görene kadar bu böyle sürmüştü..Daphne'nin Clay Maynard ile ilişkisi olduğunu sanıyordu. O yüzden ondan uzak durmaya çalışsa da çalışma arkadaşları özellikle Clay onun ilgisini fark etmişti. Clay Daphne'nin oğlu Ford Elkhard'ın güvenliğini sağlıyordu. Onu gizli gizli korusa da Ford'un sevgilisi ile kaçırılıp korumasının öldürülmesini önleyemez. Olaylar ardarda patlak vermeye başlar.Daphne'de geçmişindeki bir kaçırılma olayı ile yüzleşirken ondan saklanan gerçeklere ulaşırken çocukluğundan beri en büyük kabusu ile yüzleşmek zorunda dır.. Muhteşem bir kurgu ve aksiyonlar yumağında savrulurken;tutkulu bir aşkın doğuşuna da tanık oluyorsunuz Beni Özledin mi?'yi okurken.. Çok severek okudum.Polisiye ve romantik gerilim sevenlerin kaçırmaması gereken bir roman... http://hulyami.blogspot.com.tr/2014/04/beni-ozledin-mi-karen-rose.html

Baskı: Kadere İnanır mısın? (Crown's Spies, #1)

Kadere İnanır Mısın? - Julie Garwood Orjinal Adı: The Lion's Lady Edisyon Adı: Kadere İnanır mısın? Yazar : Julie Garwood Goodreads Puanı :5/4.10 Puanım: 5/4 Güzel bir Garwood romanı idi..Genellikle çok sevdiğim bir yazardır ..Ama geçmişte okuduğum kötü çevirili romanlarından sonra bu yazardan epeyce uzak durdum..Son zamanlarda yazarın çıkan kitaplarını tekrar okumaya başlamıştım..Kitabı okumaya başladıktan sonra çeviri korkum kalmadı ... Oldukça değişik bir giriş bölümü vardı hikayede..Yazarın sade anlatımı aşk.romans,macera,entrika temalarında güzel bir hikaye idi..Özellikle mizahi yazar çok güzel katmıştı hikayeye. Okurken büyük bir keyif alarak okudum fakat kitaba ısınamadım,bağlanamadım..Bu bende kitabın ortalarına kadar devam etti. Romanın kadının kahramanı Christina Bennett bir prenses aslında..Annesi bir prens olan babasını gerçek yüzünü gördükten sonra ona hamile iken terk eder.. Yolu Amerika'ya kadar uzanır ve bir takım olaylardan sonra Kızılderili Marry ile yolu kesişir..Kızını ona emanet ettikten kısa bir süre sonra vefat eder.. Marry kabilesine geri döndükten sonra Christina'yı sahiplenir ve onun annesi olduğunu ilan eder..Kocası ve kabilesi önceden karşı çıksa da bu sarı saçlı kızı kabullenirler...Onun kaderinin tekrar vatanına dönmek olduğunu bilerek yetiştirirler onu.. Romanın başlarındaki giriş bölümlerinde Christina'nın annesinin günlüğünden notlar paylaşılıyordu..Buradan da onun hikayesini okuyup öğrendik ki Christina'nın çok alçak bir babası ve o kadar da hain bir teyzesi olduğunu okudum.. Gelelim romanın Prolog (giriş) bölümündeki rüya sahnesinden sonra yer alan erkek kahramanımıza..Zira romanın diğer girişi onun hikayesi ile başlıyor..Yakışıklı Lyonwood Markisi, Lyon'un karısının doğum yaptığı sahne ile başlıyor..Oldukça zor bir doğum sahnesinde karısı canın derdinde iken yapmış olduğu ihaneti itiraf ederek bebek ile birlikte hayatını kaybediyor..En yakını ile kendisini aldatan karısının ihanetini öğrendikten sonra aşka kalbini kapatan Lyon karizmatik oldukça yakışıklı aşka artık inanmayan sert karakterli alaycı bir adam olmuştur..Ayrıca o dönemin İngiltere'sinde Kralın en önemli casuslarından biri haline gelmiştir. Bir parti de Christina ile karşılaştıktan sonra tüm ezberlerini bozacak bir ilişki yaşamaya başlar..Christina tam da onun dengi özgürlükçü,güçlü,bağımsız ruhlu ve bir peri kızı kadar güzel bir kadın olan Christina onun ayaklarını yerden keser..Baştan onunla sadece geçici bir ilişki yaşamayı düşünürken planları tutmaz ve ilişkileri bambaşka macera ve tutku dolu bir yola doğru sürüklenir.. Dediğim gibi oldukça güzel bir hikaye idi..Başından hikayenin ortasına kadar ısınamasam da beğenerek okudum..Yazarın hayranlarının çok çok beğenecekleri bir hikaye..Yine de serinin devamını okumayı planlayarak devam etmek istiyorum...Yazarın orta çağ romanlarını daha çok sevsem de güzel bir roman idi.. Crown's Spies Serisi: 1. The Lion's Lady (1988) Kadere İnanır mısın? 2. Guardian Angel (1990) 3. The Gift (1991) 4. Castles (1993) http://hulyami.blogspot.com.tr/2014/04/kadere-inanr-msn-julie-garwood.html

Baskı: İmkansız Aşk (Warenne Dynasty, #10)

Orjinal Adı: An İmpossible Attraction Edisyon Adı : İmkansız Aşk Yazar : Brenda Joyce Goodreads Puanı : 5:/3.88 Puanım : 5/5 Brenda Joyce'in kalemini tam anlamı ile yansıtan bir roman idi ..Uzun zamandır ayaklarımı böylesine yerden kesen bir roman olmadı..Serinin en çok beğendiğim Maskeli Balo'dan sonra en güzel romanı..Belki de en güzeli idi..Aşkı tam anlamı HİSSETTİRDİ... Kitabı baştan sona kadar elimden bırakamadan bitirdim..Bittiğinde de çok üzüldüm..Monica McCarty'in,n Gazap romanından sonra İmkansız Aşk'ı çok da sevemeyeceğimi düşünürken aksine bu roman beni ters köşeye yatırdı..Tekrar okunacak romanlarımın arasına girdi.. Romandaki kadın karaktere bayıldım.. Alexandra Bolton,vefakar,sadık,onurlu,çalışkan ..Ailesi için çok sevdiği nişanlısı ile evlenmekten vazgeçen annesinin ölümünden sonra nişanlısı Owen'dan ayrılan Alexandra kendisini ailesine zayıf karakterli ve ayyaş babasına ve kız kardeşlerine adamıştır. Annesini çok özlemektedir.Maddi durumları ise çok kötüdür.Eve destek olabilmek için terzilik yapmaya başlamıştır. Tabii ki bu yetmemektedir.. Babası bulunduğu çıkmazdan kurtuluş olarak onu isteyen iki kat yaşında bir soylu ile evlenmesini planlamaktadır.. Nişanlanacağı kişinin zorlaması ile uzun zamandır katılmadığı bir sosyete toplantısına gittiğinde orada Clarewood Dükü Stephen ile tanışır..Ama ne tanışma .. Romanın erkek kahramanı ne kadar karizmatik,yakışıklı olsa da beni sinir etti.. Stephen Sert, kalpsiz, başarılı, en yakışıklı, zengin, en gözde bekar soylularından... Doğduğu andan itibaren, zalim babası tarafından ünvanına yaraşır şekilde, kusursuz bir dük olmak için yetiştirilmiş ise de malikanesinde ölmüş babasının gölgesi ile savaşmaktadır.. Zira annesi Clarewood Düşesi Julia her ne kadar da ona siper olmaya çalışsa da bu yıllarca süren cehennem hayatından sertlik,soğukluk en başta sevgisizlik ona miras olarak kalmıştır..Bunlar Dük olabilmek için gerekli meziyetlerdi... On yıldır evlenmemek için epey uğraşmıştır. Ama eninde sonunda bir varis için evlenmesi gerekecektir.Annesi Julia bu evliliğin oğlunun seveceği bir kadın ile olmasını ummaktadır.. Julia'yı tanıyoruz Rex De Warren'in sabık nişanlısı..Oğlunun annesi yani Stephen'in.. De Warren ailesi ile görüşmeye başlayan Stephen ailenin içindeki mevcut sıcaklığa ve sevgiye daha alışamamıştır..Annesi Julia kocasını kaybettikten sonra özgürlüğüne kavuşmuş bir daha da asla evlenmeye niyeti olmayan özgür ruhlu bir kadındır..Ama bir Amerika'lı çiftçi onun da yerden ayaklarını kesecektir.. Romanda onlarında hikayeleri vardı ve çok güzel bir aşktı..İkinci Baharı anlatan bir hikaye idi.. İşte; Alexandra ve Stephen'in karşılaşması bu şartlarda olmuştu..İkisi arasında ki çekim ve bağı okurken ister istemez aklıma Maskeli Balo geldi..Tyrell ve Lizzie aşkını anımsattı bu roman bana.. Bu iki aşık arasındaki sınıf ve mevki farkı onları birbirine iten inanılmaz çekim..Stephen'in sunduğu ahlaksız teklif..Israrı.. Alexandra'nın ailesi,onuru ve aşkı arasında ki çaresizliği direnmesi... Çok güzeldi..Özellikle Alexandra'nın çektiği zorlukları okurken adeta yaşadım o zorlukları..O zorluk ve güçlüklere rağmen dimdik durmaya çalışması.. Stephen'in yakıcı öfkesi... Aşkı hissetmek isteyenlere tavsiyemdir...Okuyun..... de Warenne Dynasty 1. The Conqueror (1990) 2. Scandalous Love (1992) 3. Promise of the Rose (1993) 4. The Game (1994) 5. House of Dreams (2000) 6. The Prize (2004) bir Avuç Aşk 7. The Masquerade (2005) Maskeli Balo 8. The Stolen Bride (2006) Kaçak Gelin 9. A Lady at Last (2006) Aşka Yelken Açanlar 10. The Perfect Bride (2007) Kusursuz Gelin 11. A Dangerous Love (2008) Tehlikeli Aşk 12. An Impossible Attraction (2010) İmkansız Aşk 13. The Promise (2010) http://hulyami.blogspot.com.tr/2014/04/imkansz-ask-brenda-joyce.html

ÖncekiSayfa 4 / 31Sonraki