hulyami
@hulyami

Puanlar ve değerlendirmeler

Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.

Kiralık Nişanlı
7/1027.07.2012

Baskı: Kiralık Nişanlı

En güzel eseri bence..Çok da severek okumuştum:))

Ejderha Kraliçesi
7/1018.07.2012

Baskı: Ejderha Kraliçesi

Seri beş kitaptan oluşuyor devamı gelecek mi bilmiyorum..Serinin diğer kitaplarına göre biraz daha vasattı sanki..Son okuduğum Rüya Avcısı bana göre daha güzeldi...Bu serinin bir talihsizliği de farklı yayın evinden çıkmaları..İlk kitap Duman Hırsızı Erko Yayın'dan çıkmış..Seri bir bütün bence olaylar birbirini takip ediyor..Kolleksiyon Yayın evi serinin ilk kitabı Duman Hırsızını yayınlayabilseydi çok iyi olurdu..Çünkü serinin asıl kahramanları Christophe ve Rue'!yu okumak bambaşka bir keyifdi... Ejderha Kraliçesi'nde kitabın sonlarına doğru büyük sürprizlerde var...Ama yazar bağlamamış diğer maceralara bırakmış ki diğer kitapların daha da heyecanlı olacağını tahmin ediyorum... Romantik,Fantastşik kitap seviyorsanız bu seri tan size göre,,Hem historical hem fantastik...Tavsiye ederim...

Geçmişi Unut
6/1015.07.2012

Baskı: Geçmişi Unut

Geçmişi Unut-Ashley March İlk başta konu çok güzeldi bunu belirtmeden geçemiyeceğim..Yazarın tarzını biraz Sherry Thomas'a benzettim..Bu benzetmemde ki sebep ise yazarın Anlaşmalı Evlilik romanın ile konusu oldukça benzeşiyordu..Ama onun kadar usta henüz olamamış..Yeni bir yazar orjinal adı Düşes Seducing 'ın goodreads puanı 5/3,66 hikaye ben 166'cı sayfaya geldiğimde henüz tam oturmamıştı..Çok güzel bir konu yakalanmış ama ne yazık ki heba edilmiş..Bazı yerlerde gereksiz ayrıntılar hikayenin en kilit noktasında ise geçiştirilmesi canımı sıktı... Ama sonrada yazar konuyu toparladı ve hikaye atağa geçti bitirmeden kitabı bırakamadım..Yazar için karar ermiyeceğim yeni bir eseri çıkarsa onu da okumayı düşünüyorum.. Ama bu hikayede beni ister istemez usta historicalcilerimizin elinde olsaydı nasıl bir hikaye ortaya çıkardı demekten kendimi alamadım ..Aklımın bir kenarda hep bu ihtimal kaldı. Konudan bahsetmek istiyorum.. Rutherford Düşesi Charlotte üç yıl önce kocası Rutherford Dükü Phılıp Burgess ile evlendiğinde Onun kendisini ağabeyi Ethan'dan intikam almak için evlendiğini bilemezdi..Onunla evlenip evliliği tamamladıktan sonra Phılıp acımasızca onu terk ederek metresine döner..Bir daha da Charlotte'yı ne arar ne de sorar..Charlotte'nın bir anlamda hayatını mahveder...Ama Charlotte bu evlilikten kurtulmak için kocasına bir anlamda savaş açar..Hatta kendisini ucuz meşrep bir kadın hatta fahişe olark göstermeyi de göze alır.. Amaa Phılıp birden karısını çok sevdiğini farkeder..Onu tekrar geri kazanmak için kolları sıvar...Amaa Charloote buna hiç de hazır değildir..Geçmişte kendizini bir mendil gibi kullanıp atan kocasını affetmek pek de kolay olmayacaktır...Aralarında bir nevi savaş başlar..Bunu kazananı ve kaybedeni olmayan bir savaştır bu...

Baskı: Sır Gibi Sakladım (Hellions of Halstead Hall, #3)

Sır Gibi Sakladım - Sabrina Jeffries Orjinal Adı How to Woo a Reluctant Lady (Hellions of Halstead Hall 3) Serinin üçüncü kitabı idi.. Daha önce büyük ağabey Oliver ikinci kitapta Jarret 3.macera ise Lady Minevra Sharpe ve Giles Masters'ın macerası idi.. Serinin 3.macerası Sır Gibi Sakladım 5/4,01 Goodreads puanı serinin diğer okuduğum kitaplarına göre daha başarılı buldum.. Lady Minevra Sharpe ailenin sıra dışı genç kızı Büyük annelerinin evlilik emri onuda kapsamaktadır biri evlenmezse mirası kazanmak hayal olacaktır.Ama bu onun umrunda değildir..Büyükannesinin bu dayatması yüzünden cemiyetin sıcak bakmadığı bir yaşam sürmüştür bunuda bilerek yapmıştır.Küçüklüğünden beri tek erkeği sevmektedir,Giles Masters Sıradışı bir gecenin ardından onun kalbini kırsa da onu sevmekten vazgeçsede kalbinden onu söküp atamamıştır... O geceden sonra ikili tam dokuz yıl bir araya gelmemiştir...Minevra bilerek ondan uzak durmuştur..Taa ki iki ay önceki balodaki danslarına kadar.Bu dans gizlide kalan tüateş tekrar körüklemiştir..Görüşmedikleri süre içinde Giles çok başarılı bir avukat ve ikili bir hayatı olan genç bir adam, Minevra'da sıra dışı gotik roman yazan sıradışı bir kadın haline gelmiştir...Yalmız romanıda yazdığı karakteri kimse farketmemesine rağmen sevdiği tek erkek Giles'ten esinlenerek yaratmıştır...Romanlarını takip eden Giles ise bunu farkındadır..Buna da bir son vermek istemektedir..BUna bir anda onunla evlenerek engel olabileceğini kavramıştır..Evlenmek için aşık olmasına gerek yoktur..Bunun için iyi bir plan yapmalıdır..Ama fırsat ayağına kadar gelir. Veee Minevra büyük annesinin evlilik zorlamasını son yazdığı romanından ilan vererek bulmaya karar verir..Gelen adaylar arasında hiç ummadığı bir kişi Giles Masters'da vardır..Diğer adayları engelleyebilen ağabeyleri samimi arkadaşları Giles'in Minevra ile görüşmeye geldiğini tahmin etmedikleri için engellemezler ve Minevra ile Giles aralarındaki bir nevi hesaplaşmaya rağmen görünüşte nişanlı olmak için anlaşırlar..Ama büyük annesi Hetty'i kandırıp ikna etmek o kadar da kolay olmayacaktır. İki macera devam eden anne ve babalarının ölümündeki sır perdesini aralamak pek de kolay olmayacaktır..Bu olay için Giles yardım ederken Minevra'da ona mesleğinin önemli olayında yardım edecek ve güvenmeyi öğretecektir.. Kitabı bu kadar beğeneceğimi de tahmin etmiyordum..Ama goodreads puanlarına ve yorumlara göre yazarın bu serisi gittikçe de güzelleşiyor..Bundan sonraki maceralar Gabe ve Celia Sharpe'ın hikayeleri..Anladığım kadarı ile Gabe ölümünden sorumluluk duyduğu rakibinin kızkardeşi Virginia Waverly Celia ise tam sürpriz bir karakter büyükannelerinin araştırmacısı Bay Pinter ile:)) Şİmdiden sıradışı kız kardeş Celia Sharpe macerasını merak etmekteyim... Bu seriyi gün geçtikçe daha çok seviyorum.Aile sıcaklığını,tutkuyu,sadakatı herşeyi içinde barındırıyor... Sabırsızlıkla serinin 4.kitabını bekliyorum... Seri Sıralaması: Hellions of Halstead Hall 1. The Truth About Lord Stoneville (2010) Bozulan Yeminler 2. A Hellion in Her Bed (2010) Yatağımdaki Serseri 3. How to Woo a Reluctant Lady (2011) Sır Gibi Sakladım 4. To Wed a Wild Lord (2011) 5. A Lady Never Surrenders (2012) 6. 'Twas the Night After Christmas (2012)

Baskı: Tanrıça (Tanrıça, #1)

Aime Carter yeni ve genç bir yazar okuduğum Tanrıça Orjinal Adı:The Goddess Test (GoodReads Puanı 5/3,89) Kurgulama yönünden diğer fantastiklere göre başlarını durağan buldum..Olayların canlanmasını beklerken açıkçası sıkıldımda..Ama 100.sayfadan sonra kitap açılıp beni sarmalamaya başladı...Daha çok genç serisi gibi geldi bana...Yunan Mitolojik kahramanları ile bezenmiş bir romandı.. Mitolojik kahramanlardan Ölüm Tanrısı Hades'in eşi Persephoneonu terkedip trajik bir şekilde başka bir erkeğe bir ölümlüye aşık olup ölümü seçtikten sonra kendine yeni bir Tanrıça arayışlarına giren Hades on genç kızı bu uğurda ölümlerine sebep olmuştu..Ama var olmaya devam etmek istiyorsa yeni bir yol arkadaşı yanında olmalıydı.. İşte bu yol arkadaşı sıradan genç bir kız olamazdı bir çeşit sınava tutalacaktı..Herşey bu sınav için kurgulandı ve Kate'in sınavı başladı... 7(Yedi) ölümcül günahtan olacaktı sınavı ama Kate'in beklediği şekilde değildi bu sınavlar..Her anını yaşayarak öğrenerek geçirdi...Yaptığı seçimlere ve kişiliğine,karakterine göre verdi sınavlarını bu sınavların her birinden başarılı olmalıydı..Bu sınava girmesi için ikna edilmeliydi..Gerekiyorsa en sevdiği annesi ve arkadaşının hayatı uğruna sınavda olmalıydı... Onu ikna edecek kişilerin başında Henry yani (Hades) geliyordu..Başlarda pek istekli olmasa da..Aşkta en acı deneyime sahip de olsa da..Kate sonunda ona mücadele edebilecek bir şey sevgisini aşkını vermişti... Beğenerek okudum..Devamını merak ediyorum..Ephesus Yayınlarına Orjinal Kapak kullandığı için ayrıca tebrik ediyorum ve çevirisi çok başarılı idi bana göre..Mitolojik kahramanları seviyorsanız bir de bu genç yazar AiMee Carter gözünden bakın diyorum...

Baskı: Geçmişin Gölgeleri (MacGregor Ailesi, #3)

Geçmişin Gölgeleri-Nora Roberts The MacGregors Ailesinin tiryakisi oldum ben..Şu ana kadar en beğendiğim hikayee bu oldu..Hele Alan MacGregor kişiliği kararlılığı ile tam da karizmatik ne istediğini bilen bir erkek modeli idi.. Shelby Camppbell o da bir İskoçyalı ama Klanı farklı biri ötekinin topraklarını almış:)) Ama asıl derdi Shelby'nin başka babasıda Alan gibi siyasetçi imiş ama kızının gözlerinin önünde bir suikast sonucu öldürüldüğünde Shelby on yaşında..Ömür boyu sürecek bir travmaya sebep olan bu olay yüzünden Shelby Alan'ı hayatına sokmamakta kararlı.. Ama Alan'da vazgeçmeiyor o da çok kararlı.. Bazen duygulandığım,bazende kahkahalarımı tutamadığım bir hikaye idi..Serinin ilk kitabından itibaren seri yi okurken giderek daha fazla zevk almaya başlıyorum..Çevirmenin hakkını da vermek lazım kitap akıyordu..Veee bu hikayelerde en sevdiğim karakter Daniel MacGregor bu babaya bayılıyorum okurken..Çocukları üzerindeki etkisini çok seviyorum... Şimdi bakalım hangi hikayeyi okuyacağız? Sırada sanırım Grant var onu da bir an önce okumak istiyorum.. Seriyi Sıralaması: 1.Kumarbaz Aşk 2.Kader Bağladı Bizi 3 .Geçmişin Gölgeleri..

Baskı: Her Şey Senin Uğruna (Highlander Serisi 1)

Herşey Senin Uğruna-Mary Wine Yeni bir yazar yeni bir seri ve yine İskoçlar.)) Tam Beş kitaplık bir seri bu.. Highlander Serisi 1. To Conquer a Highlander (2010) Herşey Senin Uğruna 2. Highland Hellcat (2010) 3. Highland Heat (2011) 4. My Fair Highlander (2011) 5. The Highlander's Prize (2012) Roman 15 yüzyılda geçiyor...Halkının uğradığı korkunç katliamdan sonra Torin Mcleren bu saldırıdan sorumlu Randal McBoyd'un kızını evllenmek üzere iken kaçırır muhtemel bir ayaklanmanın ve birleşmenin de önüne geçmiştir.İntikam için kaçırdığı düşmanın kızı Shannon McBoyd babası tarafından hor görülerek sevgisiz yetiştirilmiş bir klan resinin kızıdır.. Mcleren Klanında işten pestili çıkartılasıya kadar çalıştırılsa da pes etmez çünkü o zaten bu muameleye alışıktır.. Torin Mcleren ile başlayan kavgaları zamanla tutkulu bir aşka dönüşür..Aşkları için iki düşman kabileden oldukları için mutluluğa yelken açabileceklermi?...Konu tanıdıktı ama çeviri kurgulama güzeldi..Yazar seksi çok fazla işlemiş...aşkı çok fazla hissedemedim..Kitap sonlara doğru dahada güzelleşti... Ama yazarda bariz Garwood etkisi vardı onu belirtmeliyim.Serinin ikinci kitabını da okumak istiyorum..Umarım bunun için fazla beklemeyiz.İskoç hikayelerini,klanları okumak istiyorsanız bu kitap tam size göre.Yazar hakkındaki düşüncemi ikinci kitapta karar vereceğim.. Birde kapağa değinmek istiyorum konuya çok uygundu ama bana çok itici geldi..Adam romandaki karakteri kesinlikle yansıymıyordu kapakdaki kadın çok sevmsizdi.. Bu yazarın çıkış kitabında daha güzel bir kapak olmalıydı..

Baskı: Gece Yarısı Çığlığı (Gece Yarısı Nesli, #4)

Gece Yarısı Çığlığı-Lara Adrian. Lara Adrian Bu son kitabını okuduğumda yazarı ne kadar özlediğimi anlamışım..Bu maceramız Rio'muzun macerası idi..Rio en sevdiği tarafından ihanet uğramış bir savaşçı idi..Vücudundaki yaralardan çok ruhundaki yaralar daha derindi...Kendini aylardır Avrupa'da bir mağaraya kapatmış k kendini öldürmeyi planlıyordu ama araştırmacı gazeteci Dylan Alexander yoluna çıktı..Rio'nun planlarını bozmuştu ve resimlerini çekmişti..Oldumu şimdi...Hiç soylu savaşçının resimleri çekilirmi:))).. Hemen yapılması gereken Dylan'n peşine düşüp resimleri almak idi..Ama bu planlarda tutmadı..Resimleri aldı ama resimler bir kaç kişiye gönderilmişti bile..Bu da ne demekti? İkili birbirini daha sık görecekti en azından bu iş sonuçlanana kadar.. Dylan'ın Soyeşi olduğunu da öğrenince Rio onu sığınaklarına almak istedi başka bir Soylu savaşçı ile birleşsin diye düşüncede güzel ama pratikte hiç de öyle kolay değildi ki.. Aralarındaki çekim gün geçtikçe alevlenirken..Dylan'ın olağanüstü bir yeteneği varken..Dylan ölmüş soyeşlerinin ruhları ile konuşabilyordu bilgi alabilyordu..Anlaşılan işlerine çok da yarayabilirdi... Daha fazla ayrıntı vermeyeyim..Bu macerada çok güzeldi..Ama güzel şeyler çabuk biter..Yeni macera için da çok beklemesek..Ne iyi olurdu. Tavsiye ederim ama bağımlılık yapıyor...Dikkatli Olun....

Baskı: MacEgan Olmak (MacEgan Brothers, #6)

MacEgan Olmak-Michelle Willingham Bu yazar benim orta çağ romanlarımın favorisi...Harikulade bir seri...Bu seriyi bulan hiç kaçırmasın okusun bence..Yine benden tam puan aldı..Romanda kusur yok..Çeviri mükemmel kitap akıyor..Kapak orjinal hikayeyi olduğu gibi yansıtıyor..Kusur aradım bulamadım...İşin en güzel tarafı ise seriyi yayınevi arka arkaya yayınlayarak biz soğumadan yayınlaması..Buda seriden daha çok zevk almamı sağladı ki...Teşekkürler Harlequin..Yazarın diğer kitaplarını da bekliyoru(m)z.. MacEgan Olmak'da en küçük kardeş Trahern'in hikayesi vardı hem ozan hem dövüşçü sevdiği kadını hunharca kaybetmiş Trahern'in hikayesi çok dokunaklı idi.. Vee Morren O'Relly kız kardeşini korumak için köyünü basan haydutlara kendini sunacak kadar gözü pek cesur bir kadın..Daha fazla ayrıntıya girmek istemiyorum..Okuyun ..Özellikle MacEgan olmanın ayrıcalığını farkedin..Erkeklerinin dayanılmaz cazibesini...

Baskı: Bana Aşkını Söyle (Legend of the Four Soldiers, #2)

Bana Sevdiğini Söyle-Elizabeth Hoyt Legend of The Four Soldiers Serisinin ikinci kitabı.. To Seduce a Sinner(Bana Sevdiğini Söyle) Ahhh Elizabeth Hoyt beni yine büyüledi..Serinin ilk kitabı kadar hem de...Yine muhteşem bir çeviri kapak Orijinal tam istediğim gibi..okurken deyim yerinde ise zevkten dört köşe oldum...Demek olabiliyormuş:)) İlk kitapta Lord Vale Lady Emeline tarafından Samuel Hartley ile evlenebilmek için onunla evlenmekten vazgeçmiş vee onunla Amerika'ya gitmeyi kabul etmişti..Emeline'in dostı,arkadaşı Melisande Fleming'i kitabı okuyanlar hatırlar.. Sanırım Melisande kadar gizemli ve sır dolu bir kadına zamanımızda da zor rastlanır..Kendisini kahverenginin değişik tonlarına kapatmış 28 yaşında başından hoş olmayan bir nişanlılık geçmiş kadındı...Ama kimse onun aslında ne hissettiğini,istediğini bilmiyordu..Kendisini herkese,her şeye kapatrmıştı..Çektiği acıları da içine gömmüştü..Terkedilmenin yakıcı acısını herkesten saklamıştı..Dostu sırdaşı Lady Emeline'den bile...Ama onunda sonunda patladığı zamanlar oluyordu..Lord Jasper Vale yine evliliğin ucundayken terkedilmişti..Hem de bir papaz için...Bu Melisande için son damla idi..Yeni terkedilen çiçeği burnundaki damadı yıllardan beri deyim yerinde ise umutsuzca seviyordu.. Son kez evleneceği gün terkedilen Lord Vale'nin karşısına dikillip ona evlenme teklifi etti..Jasper ise soyunun devamı için evlenmesi gerekiyordu..Bu teklife çok şaşırsa bile her zamanki pratikliği ile evliliğin gerçek bir evlilik olup olmayacağını sordu sadece..Gerisi onu ilgilendirmiyordu..Bu sade gösterişsiz kişiliksiz can sıkıcı kadın ile diğerlerinde de olduğu gibi hiç bir ortak noktası olamazdı zaten..Ve kabul etti..Evlendiler... Evlilikleri sıradışıydı...Ama iki tarafta çok yaralı idi...Jasper Vale Spinner Falls savaşında deyim yerinde ise ruhunu kaybetmişti...Yavaş yavaş birbirlerini tanımaya başladılar..Melisande kocasının hiçde duyarsız olmadığını çok acı çeken bir erkek olduğunu öğrendi..Jasper'de karısının o deyim yerinde ise saklandığı teneke kutu içindeki cevherini....Yavaş yavaş birbirlerini keşfedip yaralarına liaç oldular,merhem oldular...Çok güzel anlamlı bir hikaye idi..Elizabeth Hoyt'un alem gücüne yine hayran kaldım.. Bölüm başlarındaki hikayelerede bayıldım yine bu sefer ki hikayemiz Gülen Jack'in hikayesi idi.. Üçüncü hikayemiz İskoçya'ya uzanacak münzevi Dük Allister'in hikayesi..Sanırım yalnızlığı sona erecek zira yanına eşi bulunmaz bir kahya gidiyor...Melisande o işe de el attı...Bu sefer onun ruhu kurtarılacak..Okuyun... Bence Historical türünün en iyi yazarlarından....

Baskı: Seninim (The Brand Clan Serisi, #1)

Seninim Maureen Smith Ilk defa okudugum bir yazardi. Cok akıciydi kitap okurken akıyordu. Konusunu cok sevdim unutulmaz Özel Bir Kadin'ın konusuna cok benziyordu. Her satırından büyük bir zevk alarak okudum. Keske kıtabın +18 uyarısı kapakta olabılseydi cünkü oldukca erotik sahneleri vardi. Ama konu geregi bence tam kararında idi yazar iyi bir denge kurmuştu. Ciftin arasindaki cayir cayır yanan seksüel gerilimide,birbirlerine aşık olmalarini,sahiplenmeleri cok iyi işlenmişti. Özellikle romanin erkek karakteri Bay Mükemmel romanindaki erkek karakteri sollayacak bir karakterdi bence. Hicmi kusur olmaz ki.BU karakterde neredeyse hiç kusur yoktu.. Romanin konusuna gelince Lena Eskortluk yapan genc bir kadindır. Hayatta kızkardesi ve büyük babasindan da başka kimsesi yoktur. Bir kaza geciren büyükbabasinin tedavi masraflarini ödeyebilmek icin eskortluğu ek iş olarak yapmaktadir. Asıl meslegi ise bir para bağışlayan bir vakıfin yazarlık işidir.... Gündüz masum gece ise vamp bir kadın rolunü iyi oynamaktadır...Kız kardeşi işvereni ve arkadaşı Zandra dışında kimse bilmemektedir... Ünlü iş adami Roderick Brand'la tanısincaya kadar hicbir müsterisi ile iliskiye girmemistir. Ama bu sefer bu kurali uygulamak zor olacaktir. Karsisindaki erkek öyle sıradan bir adam değildir... Daha onu görür görmez Lena başının dertte olduğunu anlamıştır aslında...Tavsiye ediyorum ama +18 Yaş üstündekilere:))) Yazarı sevdimmm takip edeceğimmm...

Baskı: Günahkar Aşık (Legend of the Four Soldiers, #1)

Dört kitaplık bir serinin ilk kitabı..Çok severek okudum Şimdiye kadar yazarın okuduğum kitaplarının hepsini beğenerek okudum..Günahkar Aşıkda da kural bozulmadı çünkü bu kitabıda çok beğendim..Yazarın belli bir standardı var asla altına düşmüyor..Günahkar Aşık da çeviri mükemmel derecede akıyor idi..Söylememe gerek varmı tabii ki Seden Gürel farkı vardı bu kitapta da ..Ama ta başından beri eleştirdiğim kapağı kitabın tek eksisi idi..Bu kapak ile hem yazar hem hikayeye büyük bir haksızlık yapıldığını düşünüyorum... Romanın karakterleri tam birbirinin zıddı idi..Okurken çok severek okudum..Karakterlerin içlerindeki hesaplaşmaları yazar çok güzel işlemişti..Spinner Falls savaşı gazisi Samuel Hartley ve bu savaşta oğlan kardeşini kaybeden Leydi Emeline Gordon birbirlerinin tam anlamı ile zıd karakterleri yazar hikayeye güzel adapte ettirmişti.. Samuel yeni dünyayı simgeliyor idi Leydi Emeline ise eski dünyayı ..Samuel'in kızılderili makoseleride romanda oldukça dikkat çekiyordu...Özellikle Lady Emeline'nin.. Samuel Londra'ya birazda Spinner Falls savaşında tüm birliğe ihanet eden kişiyi arıyordu..Onunla hesaplaşmayı planlıyordu..Çünkü yüzlerce siah arkadaşı gözünün önünde hunharca katledilmişti.. Ama Londra'ya gelirken de peşine kız kardeşi Rebecca'nın da takılmasını engelleyememişti..Rebecca'nın sosyetede kendine yer bulmasını sağlamak için şaperonluk yapan Leydi Emeline'den yardım ister ama ikili arasından kelimenin tam anlamı ile kıvılcımlar çakar.. İki tarafında korkuları vardır..Emeline arka arkaya kaybettiği ailesi,eşi son olarak da ağabeyi yüzünden hayatta tek başına kalmış ayakta kalma mücadelesini kazanmış güçlü bir kadındır.. Samuel ise savaşda yaşadıkları yzüzünden hem ruhen hem bedenen yaralanmış bir askerdir..Emeline'i görür görmez ondan çok etkilenmiştir..Başlarda birbirleri ile olan çekişmeleri sonradan tutkulu bir aşka dönüşecektir..Emeline bir daha bağlanmamak ve onu kaybetme korkusu yaşamamak için elinden gelen her türlü engeli ortaya koysa da bu çekimden o da sonunda kaçamayacak hale gelecektir.. Hikayede bölüm başlarında Demir Yürek Masalı da çok güzeldi..Bölüm başlarında onu da severek okudum... Şimdi sıraa Bana Aşkını Söyle'deee.. Hala okumayan varsa Tavsiyemdir!!...

Baskı: Issız Bir Aşkın Kıyısında (Kız Kardeşler #2)

Sayfa6 Yayınları'ndan çıkan Kızkardeşler Serisinin 1.Grace - (Kalbim Evine Döndü) 2.Faith - (Issız Bir Aşkın Kıyısında) Romanlarını okudum..Yayınevini aslında bir seriden ardaarda iki romanı yayınladığı için tebrik etmek istiyorum...Bu uygulama sanırım bir ilk romans grubunda ..Umarım bu uygulamayı diğer yayın evlerimizde uygulamaya başlar... Denane Clark'ı ilk defa okuyorum..Judith McNaugh'tan çok etkilenmiş olsada asla onun kalem gücü yok..Bunu peşinen belirteyim..Ama bu iki kitabı ard arda okuyunca okuma sürecim çok keyifli oldu...Özellikle Issız Bir Aşkın Kıyısında'yı daha çok beğendim kurgulama bakımından.. Kalbim Evine Döndü Judith McNaught'un İçinde Aşk saklı romanından alıntılar olsada yazar sanki sıkılmış gibi Nişanlık sözleşmesini es geçiverdi vee olaylara bir de bir kaçırma macerası ekledi...Bu ilk kitapta Grace Ackeryl ve Kont Travor Caldwell'in hikayesi vardı.. İkinci hikayede ise KIzkardeş Faith Ackeryl ve GAreth Lloyd'un hikayesi idi... İkinci hikayedeki kız kardeş Faith Grace'e nazaran daha içe kapanık,dingin ablası ise daha fevri tabiatlı idi..Ama bu iki genç kızın aşklarındaki gel gitlerin okurken bazen yorulduğumu hissettim.. Yine de Judith McNaught'ubu adar özlemişken okurkenkeyifle okudum.. Serinin Devamını sabırsızlıkla bekliyorum..Özellikle en küçük kızkardeş Mercy'nin Dük Sebastian ile hikayesi çok ilginç olacağa benzer..Yazar umarım yayın evi ile sorunu halleder... Faza beklenti içine girmeden okursanız büyük bir keyif alacağınıza inanıyorum...

Baskı: Kalbim Evine Döndü (Kız Kardeşler #1)

Yayınevini aslında bir seriden ardaarda iki romanı yayınladığı için tebrik etmek istiyorum...Bu uygulama sanırım bir ilk romans grubunda ..Umarım bu uygulamayı diğer yayın evlerimizde uygulamaya başlar... Denane Clark'ı ilk defa okuyorum..Judith McNaugh'tan çok etkilenmiş olsada asla onun kalem gücü yok..Bunu peşinen belirteyim..Ama bu iki kitabı ard arda okuyunca okuma sürecim çok keyifli oldu...Özellikle Issız Bir Aşkın Kıyısında'yı daha çok beğendim kurgulama bakımından.. Kalbim Evine Döndü Judith McNaught'un İçinde Aşk saklı romanından alıntılar olsada yazar sanki sıkılmış gibi Nişanlık sözleşmesini es geçiverdi vee olaylara bir de bir kaçırma macerası ekledi...Bu ilk kitapta Grace Ackeryl ve Kont Travor Caldwell'in hikayesi vardı.. İkinci hikayede ise KIzkardeş Faith Ackeryl ve GAreth Lloyd'un hikayesi idi... İkinci hikayedeki kız kardeş Faith Grace'e nazaran daha içe kapanık,dingin ablası ise daha fevri tabiatlı idi..Ama bu iki genç kızın aşklarındaki gel gitlerin okurken bazen yorulduğumu hissettim.. Yine de Judith McNaught'ubu adar özlemişken okurkenkeyifle okudum.. Faza beklenti içine girmeden okursanız büyük bir keyif alacağınıza inanıyorum...

Baskı: Tenimdeki Mühür (Coin, #1)

Andrea Kane Tenimdeki Mühür Uzun zamandir elimde bulunan kitaplardan di.Keşke öne alip daha önce okusaymisim. Stephanie Laurens,Amanda Quick,Liz Caryle stilini sevenler bu yazara bayılacaklar bence. Bu yazarlardan daha basarili bile buldum Benim fikrim tabii ki. Kitabin edit ve cevirisi cok başarılı idi. Cevirmen gerekli yerlerde notlar düşmüstü. Siyah Inci Yayınlarini bu basarili kitap için kutluyorum ki kapak da cok başarıli idi. Aile sırlari kisisel tutkular yumagi ve cok da güzel bir aşkla süslenmis bir kitapti. Roman birbirlerine tipatip benzeyen ama bir o kadar farkli olan Anastasia ve Brenna Colby'nin hikayesi var bu romanda. Babalarinin birbirlerine adeta düşman olmalarinin ardindaki sir. Büyükbabalarinin ailelerinin gelecegi icin bu iki kıza biri gümüs digeri altin sikkeleri emanet eder. Bu olaydan kisa bir zaman sonra vefat eder. Büyükbabalarinin ölümünden sonra Anastasia'nın babası Henry Colby Amerika'ya ailesini taşir. Amerika'da Anastasia daha özgür ortamda yetisir ve Brenna ile iletişimlerini hic kesmezler. Bu Anastasia'nin anne ve babasini arka arkaya kaybetmesine kadar devam eder. Brenna'nin israrlari ile tekrara vatani Ingiltere'ye döner.Vatanina ve Brenna'ya dönmekten her ne kadar mutlu da olsa ondan Nefret eden amcasinin kurdugu haince planlardan kisa bir zamanda tek basina kurtulamayacagini fark eder. Babasinin kendisine mali vasi olarak atadigi Sheldrake Markisi Damen Lockewood ona yardim etmege hazirdir. Amcasi ise Damen ile kizinin evlenmesini planlamaktadir. Buna engel olacak herseyi ezip gecmekte kararlidir. Ama Anastasia ile Damen'in arasindaki olusan tutkulu yakinlasmadan ise haberi yoktur. Damen'e hem cok kötülesen mali durumunu düzeltmesi icin siddetle ihtiyaci vardir. Ama yegeni ile bu genc adamin yakinlasmasini destekleyen öz kızi Brenna'dan baskasida degildir. O kadar ki kuzeni ile yer degistirerek yardim edecek kadar. Sonunda George Colby hem babasindan hem kardesi Henry'den kalan mirasi elde etmek icin cok daha tehlikeli oyunlari planlamaya başlar. Tavsiyemdir. Bu polisiye,tarihsel kurgu ve tutkulu bir aşk ile harmanlanmis hikayeyi okuyun. Siyah İnci Yayınları'ndan isteğim bu ronaını devamı olan Gümüş Para'yı basmaları...

Baskı: Bana Bir Aşk Borçlusun (Lone Star Sisters #1)

Bu kitabı ilk elime aldığımda çok beklenti içine girmeden okumayı planladım.Ama bu kitabın kapağını açıp da okumaya başladıktan sonra ise muhteşem bir kitap ile karşı karşıya olduğumu gördüm.. Romanın Goodreads Puanı 5/3,94 bence 5/5 olmalıydı..Pegasus Yayınlarına olan kızgınlığım bir nebze olsun dindi bu muhteşem roman ile.. Lone Star Serisinin ilk kitabı bu...Işıldayan serisinden de daha çok sevdim... Lone Star Sisters 1. Under Her Skin (2009)(Bana Bir Aşk Borçlusun) 5/3,94 2. Lip Service (2009) 5/3,84 3. Straight From the Hip (2009) 5/3,98 4. Hot On Her Heels (2009) 5/4,05 5. Wild Hearts (2009) 5/3,53 Seride üç kız kardeş var Lexi Titan en büyükleri dğier kızkardeşlerinden annesi ayrı.Ondan küçük iki kızkardeşi de var..Annesi babası Jed'i terkettikten sonra evlenir ve iki kız kardeşi daha olur.. Skye ve İzzy Titan..İlişkileri her zaman çok sıcak olsa da bazaen Lexi dışlandğını da hisseder.....Romanın ortalarında da babalarının başka kardeşleri ağabeyleri olduğunu öğrenirler... Aşk Romanları severler bu kitaba bayılacaklar bundan eminim...Bir de Seden Gürel'in muhteşem çevirisi de olunca..Okuma zevkim ikiye katlandı..Aile,aşk,çocuk sevgisi ,hırs,tutku üzerine yazılmış Masalımsı bir tadı olan bir romandı.. Romanın ilk sayfalarından itibaren olaylar tüm hızı ile başladı..Özellikle Harlequin Roman severler bu kitaba bayılacaklar bence.. Romandaki Jed Titan gibi bir babası olmasını veya öyle bir erkeğe aşık olmak her kadın için tam bir kabus sanırım.. Lexi Titan en üstteki Titan olmak uğruna küçük bir kız çocuğunun babasına kendisini daha fazla sevdirmesi de vardı..Ona kendini kabul ettirmesi de..Lexi üniversite yıllarında atıldığı hayatının en büyük macerasını Cruz Rodrigez ile yaşamıştı..Her şey birden oluvermişti..Ona çok doğru da gelmişti...Ama ertesi gecenin sabahında horlanmayı küçük düşürülmeyi beklemyordu tabii ki.Bu ilk deneyim onun ruhunda derin izler bırakacaktı..Cruz'dan sonra asla kendini öyle kaptırmadı..Ama kimse ile de öylesini yaşayamadı.. Babası ile çalışmamak için kurduğu Spa şirketinin ilk yıllarında aldığı kredi ile ilgili sorun çıkmasını hiç de beklemiyordu..Çok aci İki Milyon Dolara ihtiyacı vardı..Bunu üç hafta gibi bir zaman diliminde bulması gerekiyordu.. Buldu da...Cruz Rodrigez'den on yıl öncesinin deyim yerinde ise hergelesi çok zengin bir adam olmuştu..Şimde daha da büyük zirveye oynuyordu hedefine ulaşmak için is Lexi'ye ihtiyacı vardı..Bunun için İki Milyon'u ona ödemeyi teklif etti karşılığında altı ay nişanlı kalacaklar,aynı evi,aynı yatağı paylaşaaklardı...Bu korkunç bir teklifti.aynı derecede çok cezbedici...Çünkü Cruz'un sevgilisi olmak demek ateşle kavrulmak demekti....Bundan hem korkuyor hemde çok istiyordu....Cruz Rodrigez ise gençlği büyük bir acılar içinde geçmiş deyim yerinde ise 18 yaşına kadar var olma mücadelesi vermiş bir adamdı..Onun en zayıf yanı annesi idi..En sevdiği de ..Sevme ona göre insanı acizletiyordu..Bunun için aşıkolmak planlarında yoktu...O planı tasarlar ve uygulardı... Tavsiye ederim okuyunnnn....

Baskı: Özgürlüğe Koşanlar

Özgürlüge Koşanlar - Sandra Brown Goodreads Puanı 5/3,77 Ben 5 üzerinden 5 veriyorum bu romana..Şimdiki günümüz de okuduğumz romanların çoğundan çok daha iyi idi hikaye.. Bence 1994 yılinda Altin Kitaplardan çıkmış bu romani bulabilen sakın kaçırmasın. Yazarın kalem gücüne hayran kaldim.Kurgulamadaki üstünlügüne. Yok yok bu romanda ask,tutku,macera,intikam ne ararsan var. Uzun zaman önce bulmuş ama okumamıstim. Bu kadar geçe bıraktigıma çok pişman oldum. Hikayenin karakterleri ise bol hepsinin bir hikayesi var..Karakterleri yazar bence çok güzel tahlil etmiş.Hale baş kadın karakterin gücüne sabrına hayran oldum..İster istemez benim başıma bu olay gelseydi ne yapardım diye düşünüyorsunuz.. Lara Mallory romanin kadin kahramani o kadar güçlü bir karakter ki hayran oldum. Key Teckett romanin erkek karakteri serseri tipli günah kadar yakışıklı bir serseri. Ama bu duyarsızlığınız ve serseriliğinin altında yatanlar da trajik bir aile dramı aslında.. Lara Ve Key hikayemizin baş kahramın ikili birbirlerini yıllar öncesinden tanıyor zaten. Lara'nin yillar önce Key'in agabeyi olan Clark Teckett ile uygunsuz bir şekilde hem de başkasi ile evli iken basılmasi üzerine herşeyini kaybetmis bir kadın olması...Bu baskının altında yatan çok acı bir sır..Bunu yazmıyorum kitabın tadını bozarım... Bu skandal yüzünden cok sevdigi doktorluk meslegini yapamamasi. Key ise ağabeyini kaybettikten sonra yaşadigi yere 5 yıldır gelmiyordu. Ailenin yaramaz,haşarı serserı çocuguydu. Annesi ile hiç sıcak bır ilişkisi olmamısti.Bunda belki de onun dogdugu gün babasinin baska bir kadınla oldugu gercegini hatırlatmasi yüzündendi. Birde Teckett ailesinin gösterişsiz cirkin kizi Janellen vardi 33 yaşinda evde kalmış kiz kurusu yazar onun adeta güller acmasini cok güzel kurgulamısti.Aşka ve hayata Janellen cezaevinde çıkmış bir mahkum ile yelken açması çok manidardı.. Okurken elimden bırakamadım..Aile ilişkileri,entrikalari,cinayetleri ve tutkulu aşklari Sandra Brown ismine yakişir bir şekilde hikayeleştirmişti tavsiye ederim.

Av Mevsimi
10/1018.06.2012

Baskı: Av Mevsimi

Av Mevsimi - Linda Howard Aşk,polisiye,mizah,gizem türünde roman okumak isteyenler bence Linda Howard'ı sakın es gecmeyin ki,Nora Roberts.Sandra Brown severler bu yazara bayılacak.Ozellikle dışı sert maco erkekleri tam Alfa erkegi... Av Mevsimindeki Jack Russo'da tam anlamıyle bir Alfa erkeği:)) 34 yasindaki kız kurusu Daisy ile eski Sawa elemani polis şefi Jack'ın hikayesi. Gösterişsiz Daisy Kasabanin kütüphanecisi idi. 34 yaşina geldigi halde basindan ne ask macerasi gecmiş ne de evlenme durumu olmuştu. Artık bu durumu değiştirmak için kolları sıvamanın zamanı gelmişti..Kız kardeşi güzel olan o zeki olandı..Kızkardeşi evlenip çoluk çocuğa karışmıştı bile..Daisy Minör daha fazla beklememeye karar verdi kasabadaki eşcinsel bir erkek olan Todd Lawrencw'den yardım istemeye karar verir...Böylece değişim süreci başlar.... Jack ise eski Sawa elemani idi cok aktif ve tehlikeli olan meslek yasami karısından boşanma sebeplerinden biridir..İri yarı atletik bir kas yığınıdır Daisy'ye göre:)) Jack Russo Cocukken yaz aylarinda yanina geldigi teyzesi vefat ettiginde ona bu sakin kasabadaki evini bıraktiktan sonra artık bu tehlikeli meslek yaşamına son verip sakin bir hayata geçiş yapmaya karar vererek bu kasabaya yerlesir...Şansı da yaver giderek bu kasabının emniyet şefi olur..Belediye Başkanı Temple Nolan'dan çoğu sert:)) ve becerikli özelliklerini de saklar...Vee göreve başlar...Kütüphane ile emniyet binası aynı binadadır vee Ikili birbirlerini tanimaktadir aslinda bazen burnumuzun ucundakini görmeyiz ya Daisy'de durum aynen böyle idi. Daisy dış görünüşünü değiştirip çok çarpıcı bir kadın olduktan sonra ilk işi kasabanın gece kulüplerine gidip şansını denemeye karar verir...Deyim yerinde ise avlanmaya çıkar...Ve olaylar zinciri çorap söküğü gibi başlar.Hiç olmadık bir yerde olmadık bir sahneye tanıklık eder..Kasabanın şefi de onu olaylardan korumakta kararlıdır..Ama baştan çıkarmada da..Baştan çıkarmakta ne lazımsa yapmakta kararlıdır..Onu ölen Betsy Teyzesine benzetmektedir:)) Başlarda ciddi olmadan başlayan ilişki kasabaya tam anlamı ile bomba gibi bir gündem konusu olur...Daisy ne kadar kaçarsa kaçsın Jack yoluna çıkar adeta kısmetini kapatır...Ne yapsa bu kas yığını adamdan kurtulamaz:)) Hele ikilinin eczaneden bir prezervatif alma sahnesi vardi ki okurken kahkahalarimi tutamadim... Asla sıkılmadan okuyacağınız bir roman..Belki O Gecenin Ardından gibi değil ama yazarın yine de güzel kitaplarından..Ne çeviride ne de edisyonunda bir hata görmedim..Kitap beni öylesine bir sarmaladı ki..Olaylardan başka ve Jack ile Daisy'nin çekişmeli aşklarından başka bir şeyin farkına varamadım.. Bence vakit geçirmeden bu güzel kitabı okuyun..Tavsiye ederim...Moralinizi düzgün bir şekilde kitap kapağınıı kapatacaksınız..

Bedel (Scotland #2)
10/1016.06.2012

Baskı: Bedel (Scotland #2)

Bedel- Marsha Canham İlk roman Gurur öyle bir yerde kaldı kiii öyle kalakaldım...Alahtan iki kitabı arka arkaya okumak şansına sahiptim...Yoksa ikinci kitabı bekleyiş süresi biraz sıkıntılı olabilirdi... Yazarın daha önce Arunas Yayıncılıktan çıkan Benim Ebedi Aşkım,(My Forever Love ) ve Demir Gül (The İron Rose) isimli kitaplarını okumuştum..İkisinide çok başarılı buldum..Marsha Canham öyle bir kalem ki sizi yazdığın dönemin diyarlarına götürdüğü gibi o zaman ki tarihi olayları beyninize adeta kazıtıyor.. Daha Önce okuduğum Kathleen F.Woodwiss'nin Rüzgarda Savrulan Küller (Ashes İn The Wind) romanında da çok detaylı bir tarihi anlatım olsada Marsha Canhamın kurgusu hikayesi tarihi olaylara daha gerçekçi bir anlatım ile monte edilmişti adeta..Benim Ebedi Aşkım'da haçlı savaşlarını adeta yaşadığımı hatırlıyorum.. Kısaca Gurur ve Bedel kesinlikle arka arkaya okunması gereken hikaye..Bu hikayeyi okurken hislerimi anlatacak kelime bulamıyorum..Yazar benim bu sefer ayaklarımı resmen yerden kesti..O ne anlatım,o ne duygu sağanağı öyle.. Sadece romanın kahramanları Catherine Assbrooke ve Alexander Cameron'un hikayesi yoktu bu hikayede ki..Arkadaşı ve onbeşyıılık yoldaşı Aluinn ve Catherine'nin can yoldaşı,hizmetlisi Diedre'nin,Ağabeyi Damien Ashbrooke,Annesi Caroline 'nin aşkları,tutkuları da vardı bu hikayede ki yazar biraz daha keşke Catherine'nin annesini de işleseydi ki bu kadının hayatı iki çocuğunda da kilit noktası idi gibi geldi bana.. Hikaye tam da yazarın bıraktığı yerden kesintisiz olarak devam ediyordu,şımarık bencil,istediğini hep iştediğğini elde etmeye alışmış olan bu soylu kadının giderek olgunlaşmasını izlemiştik ilk kitapta..İkinci kitapta ise kocasının ruhu olmasını,onun için güçlü olması yanı sıra karakterinin gizli yanlarının açığa çıkmasını izlemek..Harikaydı..Alex'in sevdiği kadını iliklerine kadar özlemesi.hele aylardan sonraki görüştükleri ilk sahne çok duygusal ve tutkulu idi.. Okurken zaman zaman savaş detayları canımı biraz sıksada yinede çok zevkli idi bu iki kitabı okumak.. Okuyun bu özel yazarı,tarihin tozlu sayfalarında kaybolun ve iki özel insanın aşkını bire bir yaşayın...Tavsiyemdir...

Gurur (Scotland #1)
10/1011.06.2012

Baskı: Gurur (Scotland #1)

Gurur- Marsha Canham Üç kitaplık bir seri olan Highlands 'ın ilk kitabı Goodreads puanı 3,89 1)The Pride of Lions (Gurur) 2)The Blood of Roses (Bedel) 3)Midnight Honor Marsha Canham yine yaptı yapacağını Benim Ebedi Aşkımda Haçlı Savaşlarına,Demir Gül'de Korsan Savaşlarını anlatırken adete yaşattı diyebilirim.. Belki biraz fazla detaylı anlatıyor diye düşünülebilirse de bence olayları size kazıtarak anlatıyor adeta dönemi yaşıyorsunuz.. Yazar bu kitabında bizlere İskoçya tarihini adeta öğretiyor.Va tadına doyulmaz tutkulu bir aşk ilede hikayeyi süsleyip taçlandırmış.... Hikaye 16 yüzyılda İngiltere ve iskoçya'nın en kanlı tarihlerinden 1745'de başlıyor..Catherina Ashbrooke soylu bir İngiliz asilzadenin şımarık kızı Alexander Cameron oda savaşçı ve onurlu,cesur inanılmaz yakışıklı bir İskoç savaşçısı inatçı kararlı..Şngiliz topraklarına kılık değiştirerek tüccar kılığında giriyor..Catherinenin ağabeyi Damien ile sıkı bir arkadaş.. Catherine kendisini bir İngiliz subayı ile neredeyse nişanlı olarak adetmektedir...Tüm erkekleri parmağının ucunda oynatmaktan da büyük bir zevk alır..Amaa Kendi topraklarında bir anda karşılaştığı Alex ile yolları kesiştiğinde hayatının plamladığı gibi gitmeyceğini bilemezdi tabii ki.. Baloda Hamilton Garner'i kıskandırmak için kullandığı Alex ,le Hamilton'un düello yapmasına sebep olması düelloyu kazanan Alex'in Carherine ile evlenmeye mecbur kalması çok çarpıcıydı..Şımarık ve Sorumsuzca yaptığı bu hareketin bedeli Alex ile evlenip İskoçya'ya gitmekti..Her ne kadar bu zoraki kocasında kurtulmaya kalktıkça onunla daha da yakınlaşması oldukça da manidardı.. Hikaye ilerledikçe Alex'in kişiliğini olayların akışı ile bu insanları önyargısız değerlendirmeyi onlar gibi olmayı olgunlaşmayı öğrenecektir..Kurtulup kaçmaya çalıştığı kocasına sahip çıkışını okumak beni mestetti diyebilirim..Klasik bir historical değil ve tam da yerinde kesildi hikaye.... İskoç ve İngiliz savaşını okumak o dönemin siyasi olaylarına şahitlik etmek istiyorsanız vee bu şahane aşk ile taçlandırılmış hikayeyi tavsiye ederim...

Baskı: Parıltı (Gökyüzü Üçlemesi, #1)

Parıltı - Amy Kathleen Ryan Yeni bir seri ile karşı karşıyayız..Gökyüzü Üçlemesinin ilk kitabı..Muhtemel Açlık Oyunlarını andıran bir kitap olduğu lanse edildi ama ben Açlık Oyunlarını hiç okumadım..Bu kitabı okurken kendimi daha çok Yıldızlar Savaşı veya bir zamanlar Trt'de oynayan Uzay 1999 dizisini anımsattı bana.. Parıltı daha çok Bilim Kurgu türünde bir roman..Uzay Gemileri,Galaksiler var bu hikaye de..Tabii ki bir aşk üçgeni de:)) Dünya kavrulmuştur insanlık yeni gezegen bulmak için arayış içerisindedir..İki müttefik uzay gemisi New Horizon ve Empyrean bu iki gemi yeni bir dünya ararken üreyememe sorunu ile karşı karşıya kalır....Aslında bu daha çok bir sabotajdır..En azından New Horizon Kaptanı Anne Mather öyle düşünmektedir..Empyrean gemisinde ise üremek için iki gence umut bağlanmıştır Kieran ve Waverly ikisinide evlenerek gelecek nesil için üreme olanağı sağlanacaktır.. Ama New Horizon yani sözde kardeş gemi tarafından Empyrean'deki tüm kız çocukları kaçırılır..Kaçırılanların arasında Waverly'de vardır..O kaçırma sahneleri ve dehşeti yazar çok güzel aktarmıştı..Ve çevirisi çok akıcıydı kesinlikle çok rahat okunuyordu.. Daha fazla ayrıntı vermek istemiyorum..Eğer Yıldız Savaşlarını sevdiseniz bilim kurgu ve galaksilere düşkünseniz bu kitap tam size göre.. Olimpos Yayınları bu seriyi umarım arasını fazla açmadan yayınlar...Çünkü kitap heyecanlı yerinde bitiverdi..:)) Kaçırmayın derim...

Baskı: Kralın Buyruğu De Burgh Serisi II

Bu ayki Harlequin Historical sayısının hikayesi harikaydı..Bayıldım Mallory Fitzhugh ilk kocasını gerdek gecesinde kalbinden hançerleyerek öldürmüştü..Vahşi ve cahil bir kadındı...Babası ona hiç değer vermemişti..Sadece babasımı çevresindeki insanların tümü neredeyse..Kral onu bağışlamıştı..Ama o dönemlerde kadınlar kendi mülklerine sahip çıkamıyordu..BAbası öldükten sonra Kralın emri ile tekrar evlenmesi gerekiyordu.. Hemde aralarında kan davası olan bir ailenin oğlu ile..O olmasa başkası ile evlendirilecekti.. Geoffrer De Burgh kardeşleri arasında en bilgili,aklı selim kişidi..Mallory ile evlenmek çekilen kura da ona düşmüştü.. Ailesinin selameti için bunu yapacaktı...Evleneceği kadın daha önceden gerdek gecesi başka bir erkeği öldürmüş olsa bile ailesi için bu fedakarlığa girişecekti.. Vee evlendiler..başından itibaren çok sıra dışı bir evlilikti..Evliliklerinin ilk gecesi Geoffrey canını korumak için tetikte uyumuştu..Çünkü karısı vahşi bir kedi gibiydi..Ama zamanla birbirlerini tanıdıkça birbirlerine güvenmeyi,konuşmayı,anlamayı öğrendiler..Özellikle Geoffrey'in engin sabrı ile birbirlerinin arasında yakınlaşma da doğmaya başladı..Tüm evreleri yavaş yavaş emin adımlarla geçmeleri.birbirlerine alışmaları..Çok anlamlıydı.... Mallory başta onun öldürürse yine başkası ile evleneceğinden korkuyordu..Ama zamanla kocasına güvenmeye başladı..Zamanlada sevmeye.. Özellikle Geoffrey'in Mallor'nin saçlarını tarama sahnesi çok anlamlı,duygusal,baştan çıkarıcıydı..

ÖncekiSayfa 16 / 31Sonraki