hulyami
@hulyami

Puanlar ve değerlendirmeler

Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.

Baskı: Wessex Kurdu (The DeBurghs, #1)

Bu ayki Harlequinn'in Historical sayisi büyüleyici idi. Aslında Serinin ilk kitabi idi bu okudugum daha önceki bilge kardeş Goeffrey De Burgh'un hikayesidi bu da ikinci macerasıydi. Simdi okudugum ise Wessex Kurdu lakapli Dunstan De Burgh'un hikayesi idi. O kadar güzel ve akici idi bunda cevirmen Nirgül Özborek'in büyük katkısi oldugunu düsünüyorum.Kralın Buyruğunu da aynı çevirmen çevirmişti..Okurken kesinlikle büyük bir zevk aldım hatta Kralın Buyruğu'ndan beni bu macera daha fazla etkiledi.. Ladx Marion Warrenne ugradigi saldirida hafızasini kaybetmistir. Onu bulan De Burgh kardesler yasadiklari kaleye götürürler.Baba De Burggh'un Marion'un kim oldugunu bulmak icin yaptığı arastirmada zengin ve toprak sahibi bir lady olduğunu dayısinin onu aradigini ogrenirler.DFayısı Marion'u geri istemektedir.. Marion'u dayisina teslim etmek icin baba De Burgh ayni zamanda şovalyede olan Wessex Kurdu lakaplı Dunstan De Burgh'u görevlendirir. Dunstan De Burgh pervasız gözüpek ve oldukça iri yarı ve yakışıklı bir şövalyedir..Marion'u ilk karşılaştıkları anda etkisi altına alır...Ama babasının ona verdiği görevden de hiç de hoşnut değildir..Marion'u bir an önce dayısına teslim edip kendi topraklarına dönmeyi planlamaktadır.. Bu planlarında Marion'un azmi ve çok isabetli olan sezgileri dahil değildir.. Marion hatırlamaya çalıştıginda simsiyah bir boşluk olan gecmişinde dayisina giderse cok kotü seyler olacagini hisseder. Bu yüzden yolculuk sırasinda defalarca kacmaya çalisir Dunstan'ida dayisina teslim etmemesi ikna etmeye de calisir. Bu uzun ve zorlu yolculuk ikisini de cok yakinlastirır. Aralarindaki çekim ise inanilmazdir. Marion Dunstan'a asik olmuştur. Asik olsada onunla kalmamaya kacmaya kararlidir. Harika bir romandi tavsiye ederim. Bulursaniz Kralin Buyrugunu'da arkasindan okuyun derim.

Baskı: Mezarın Yüzü (Gece Avcısı, #5)

Mezarın Yüzü-Jeaniene Frost Mezarın Yüzü Goodreads Puanı:5/4,26 Yine severek mest olarak okudum..Cat'in Kızıl Melek olan lakabı bu macerada Kızıl Azrail idi:)) Çeviridenmi? Kitabın orjinalindemi öyle anlayamadım..Ama çok akıcı ve heyecan dolu bir maceraydı her zamanki gibi...Fazla bir yoruma gerek yok..Alın ve okuyun.. Artık Cat tam anlamı ile vampir olmuştur..Diğer vampirlerdenfarklı olarak insan kanı ile değil vampir kanı ile beslenmektedir..Ama beslendiği kişinin tüm özelliklerini de adeta kopyalayarak almakta bire bir etkilenmektedir.. BU sıradışı özelliği dengeleri bozacak kadar büyük bir güçtür de aslında.. bunu hem vampirler hem de gülyabaniler Cat'ı yok etmek için bir bahane olarak görebilirlerdi..Ortalıktan kaybolan vampirlerin akıbetini öğrenmekiçin Car ve Bones Gülyabaniler kraliçesi Marrie'den yardım isterler.. Bu bölümde Spade,Dennis,Mencheres,vee Vlad'da vardı..Severek okudum..BU kadın okutturuyor kendini..Catve Bones'ın aşkını okumak yine çok güzeldi.. Bu sefer Cat'in amcası hasta idi..bakalım sonsuz yaşama Cat amcasını ikna ederek kurtaracakmıydı.. Tavsiye ederim.. Geecek maceradaki Vlad'ı deyim yerinde ise ip ile çekiyorum...

Baskı: Vazgeçmem Senden (The Hathaways, #2)

Hathaway Serisinin ikinci kitabı Goodreads puanı 5/4,07 Bu aileyi çok özlemişim..Harika bir yazar egzotik bir aile,okuduğum her satırından çok büyük bir keyif aldım..Bu hikayede Wallflower serisindeki Simon Hunt ve güzel eşi Annabel'de vardı..Yazarımız kahramanları hiç ummadığımız herhangi bir kitabında çıkarabiliyor..İşte tam da bu yüzden diyoruz kiiii..Lütfen bu yazarın kitaplarını sırasında verin diye..Lütfen 2,5 yıl daha bizi bekletmeyiniz.. Hikayemiz de herhangi bir kopukluk olmasın diye yazarımızın ince bir özeti de var aslında..Yine de Vazgeçmem Senden'i okumadan önce Benmle Kal'a şöyle bir göz atmakta fayda var bence.. Bu roman da ta çocukluktan başlayan bir aşk var..Winnifred Hathaway ile yakışıklı egzotik çingenemiz Kev Merripen..Dayısı tarafından öldürülesiye dövülüp terkedilen Merripen'i baba Hathaway bulup eve getirir onu iyileştirir...Yaralı bir hayvan gibi olan Merripen ve o günden sonra ailenin yanında kalmaya başlar ..O güne kadar hiç görmediği sevgi ve ihtimamı bu ailenin içine bulur...Herbirini ayerı ayru sever ve gözetmeye çalışır..Birine olan sevgisi ise bambaşkadır.. Win'i ilk gördüğü andan itibaren değişik duygular hisseder..Win ile çocukluktan bu yana yakınlaşmalrı bambaşkadır..Ama onu kendinden korumak adına da ümit vermek istemez Win'i kendine layık görmez.. Onu kendinden bu kadar uzaklaştırmaya çalışırken de hastalandığında sevdiği kız ölürse arkasından ölümü seçecek kadar da çok sever Win'i..Ama Win hastalıktan bir türlü kendini toparlayamaz ve Fransadaki bir senatoryuma yatmasına ailece karar verilir..Onun yokluğunda Merripen adeta ruhunu kaybedecek kadar acı çeker... Win'in azmi aşkına ve sevdiği erkeğe sahip çıkmasını okumak bambaşkaydı..O hastalıklı ufak tefek zayıf kızın azmi ve dev Merripen'in inadını kırıp yola getirmesi bambaşka bir kaeyif verdi bana.. Cam ve Merripen'in Polka dövmesinin sırrı bu kiatpta çözülüyor..Cam bu sırrı didiklerken Merripen ise hiç ama hiç umursamıyordu..Bu sırrın çözülmesi ile hiç beklenmedik sürprizler gelişiyordu kitapta..Çok severek beğenerek okudum..Hele çeviri harikaydı..Bu kadar su gibi akan bir kitap epeydir okumadım..Bunu Seden Gürel'e borçluyuz....Dileğimiz yazarın diğer kitaplarını da aynı çevirmenin çevirmesi... Tavsiyemdir..Tarihi Aşk Romanı seviyorsanız..Bu kitap tam size göre...

Baskı: Benimle Kal (The Hathaways, #1)

Lisa Kleypas'ı ilk tanıdığım kitaptı..okuduğumda o kadar çok sevdim ki defalarca okudum..Hikayede egzotik çingene Cam Rohan ve Hathaway ailesinin büyük kızı Amelia'nın hikayesi vardı..Sevgilisi kızıl hummadan ölen ağabeyi Leo büyük bir bunalımdaydı..Ona ve kardeşlerine bir anne şefkati ile seven ve sahip çokan Amelia..Bir gece yanlarında yıllardır çalışan ve aileden sayılan Merripen ile ağabeyini gecenin karanlığında ararken Cam Rohan denilen egzotik adamla yolları kesişti... İlk andan itibaren aralarındaki çekim inanılmazdı... Cam Rohan bir Romandı ve asiller ile iletişimi iyi idi..Ama çingene özleri onun yaşam felsefesi idi..Asillerle olan ilişkilerinde sınırlarını iyi biliyordu.. Amelia'nın içindeki tutkuyu adını koyamadığı hisleri canlandırıyordu..Amelia daha önce nişanlısından ayrılmı ve kendini ailesine adamıştı...Yaşının ilerlemiş olduğunu düşünerek kendini evde kalmış bir kız olarak da düşünüyordu....Ama bazen hiç ummadığınızda hayat size güzel sürprizler sunar..İlişkilerinin her bir evresini okumak müthişti.. Özellikle Amelia'yayı atın terkisne atıp kaçırdığı sahne inanılmazdı..Hala daha bu güzel kitabı okumadıysanız tavsiye ederim..

Baskı: Sonsuz Karanlık (Gece Avcısı Dünyası, #2)

Sonsuz Karanlik -Jeaniene Frost Orijinal Adı Eternel Kiss Of Darkness Goodreads puanı 5/4,19 Ah bu Frost beni tam anlami ile kendine bagimli yapti..Okuduğum tüm kitaplarında hayranlığım daha da artıyor bu büyücü yazara.. Yan karakterlerin islendigi Kizil Damla'da Cat'in en samimi arkadaşı Dennis ve Spade'dan sonra  Sonsuz Karanlıkta da vampirlerin piri ve Bones'un ustasi Mencheres'in hikayesi vardi..Binlerce yılın yükü vardı omuzlarında.. Ben bu macerayi daha cok begendim. Resmen hikayeye esir oldum.Benim puanım ise 10 üzerinden 10 veriyorum . Mencheres karısını kendisini çok sevmediğini bildiği halde adeta bile bile lades demişti..Çünkü onu çok seviyordu..Aşkta her yol mübahtır sözünü doğrular şekilde onu elde etmişti..Elde ederken de hile de yapmıştı..Ama karısı bunu öğrenince ona ve tebasına yok etmek için savaş açmıştı..Her tülü kötülüğü de yapmaya çalışmıştı..Bu yaptığı kötülüğe rağmen Mencheres karısının canını almaya eli varmamıştı..Onun yerine bu işi Bones yapmıştı.. Ama bu büyük vampiri bu son yaşadıkları adeta hayata küstümüştü ki bir de artık geleceği göremiyordu onun yerine hep karanlığı görür olmuştu...Onun gibi uzun yaşayan usta vampirlerin ve ustasınıda gitttiği intihara sürükleniyordu..Görevlerinin büyük bir kısmını da Bones'a devretmişti..Her na bu kararının uygulayabilirdi.. Bunu uygulamaya karar verdiği bir gece dedektif Kira Grdceling ile yollari kesisti. Kira bu intihari bilmeden engellerken hic bilmedigi hayal bile edemedigi bir dünyanin icinde buldu kendini bu güzel dedektif...Olaylar onlari oyle birbirlerine bagladıki. Karanliğı Sonsuz ölümü bekleyen Mencheres icin tüm yaşam gücü Kira oldu. Ask onlari öyle cabuk sarmaladi ki birbirleri icin yapabildiklerine kendileri bile sasirdi.Birbirleri ile tamamlandıklarını hissettiler..Yazarın aşkı hissttirmedeki başarısı inanılmazdı..Veee Cok sürpriz bir konuk da vardi bu macerada..Muhtemel gelecek kitaptaki kahramanimiz Vlad'da bu hikayede ve Bones ile catişmaları izlenmeye degerdi. Hala daha bu seriye başlamadıysaniz cok sey kaybediyorsunuz. 

Baskı: Kızıl Damla (Gece Avcısı Dünyası, #1)

Jeaniene Frost..Tek kelime ile süper bir yazar..okuduğum tüm kitaplarına bayıldım diyebilirim..Yazarın hayal gücüne hayranım..Bir de o hayal gücü aşk ile taçlandırıldığında da okurken aldığım zevk inanılmaz.. Karakterlerin yerine o macera ve aşkları okumuyorsunuz resmen yaşıyorsunuz..Cate ve Bones'ın macedralarını her kitapta okumak ayrı bir keyif..Gelelim Kızıl Damla'ya Orjinal adı: First Drop of Crimson (2010) olan Kızıl Damla Goodreads Puanı 5/4.15 oldukça iyi.BU macerada ki kahramanlarımız Denise Ve Spade'in maceraları var..Daha önceki maceralarından biliyoruz ki..Denise Cat'in yakın bir arkadaşı Cat'in yarı vampir olduğunu öğrenmişti..Kocasını da bir vampir saldırısında kaybetmişti...Sevdiği insanın kaybetmenin acısını yüreğinde hissediyordu ki..Onun gibi sevdiği inasanı feci bir şekilde kaybeden Spade ile yolları bir iblisin onu damgalamasından sonra ailesini mutlak bir ölümden kurtarmak içi yardım ararken kesişti.. Kocasını kaybetmeden önce aralarındaki olan ama önemsemediği çekim bundan böyle daha da artacaktı..İkiside çok sevdikleri kişileri kaybetmenin acısı ile başkasına bir daha bağlanmamak istiyordu..En azından Spade kendi soyuna göre oldukça kısa olan insen soyundan birine aşık olmamayı seçmişti ama işler hiç de planlandığı gibi gitmiyordu.. Kendisini damgalayan iblisten kurtulmak için Spade'in yardımına ihtiyacı vardı,Spade'in karanlık dünyasını ve kalbini aydınlatmak için ise Dennise'e..İkisi de evre evre bu çetin sınavı verebilecek miydi? Okuyun..Frostun hayal dünyasına ve aşkı iliklerinize kadar hissetiren büyülü kalemine bir daha tanık olun.. TAVSİYEMDİR...

Baskı: Aşka Şans Ver (Chesapeake Shores #1)

Aşka Şans Ver- Sherryl Woods Doğruyu söylemek gerekirse bu kitap hakkında pek de ümidim yoktu..O sıkıcı aile ilişkilerini işleyen bir roman zannetmiştim..Vee kitaba da öyle başladım..Ama 20-30 sayfa okuduktan sonra görüşüm tamamen değişti.. Goodreads sitesinde de 5/3,95 puanı Aşka Şans Ver 9 kitaplık bir serinin ilk kitabı... Serilerin ilk kitaplarında genellikle karakterlerini tanımamız bakımından yazarlar daha detaylı yazarlar..Hikayenin kurgusunu okumak daha bir dikkat gerektirir..Bu hikayede de beş kardeş ve ana,baba bir de büyük anneden oluşan bir aile vardı..Ama çok kolay okunan bir kitaptı.. O'Brien ailesi kısaca..Her bölümde ailenin bir ferdi..işleniyor anladığım kadarıyla..Megan ve Mick O'Brien'in beş çocuğu olduktan sonra Koca yani Mick'in işlere ailesinden daha çok ilgilenmesi,işi dolayısı ile yaptığı seyahatlerden aylarca evden uzakta olması Megan'ı çileden çıkartıp evliliği bitirmesine sebep oluyor..Hem de beş çocuktan sonra.. Bu boşanma ailenin üzerinde çok derin izler bırakacaktır en çok da o zaman yedi yaşın da olan Jess'i çok hırpalayacaktır.. Hikaye tam da Jess'in otel açmaya karar vermesi ama aylar geçtiği halde aldığı krediyi ödemekte zorlanması sebebiyle Büyük abla Abby'den yardım istemesi ile başlar..Jess krediyi Abby'nin terk ettiği sevgilisi Trace'in babasından almıştır..Abby Trace'i bırakıp New York'a yerleştikten sonra evlenmiş harika kız ikizleri olmuş bir hesap uzmanıdır..İşinde de çok da iyidir...Çocuklarının velayetini ise eski kocası Wess ile paylaşmıştır.. Anlaşılacağı gibi tam da bir ikinci şans romanı..Abby,Trace için değil sadece Mick ve megan için de..Ama anne ve babaların hikayesini ilerleyen kitaplarda okuyacağız sanırım..Hikaye de en çok Abby'nin ikizlerini sevdim..Hele hikayenin bir sahnesinde evden kaçtıkları sahne çok güzeldi..Trace'in onlar ile ilişkisini çok sevdim...Hele ikizleri teskin ettiği sahne çok güzeldi..Bayıldım o sahneye.. Yazarın kalemini çok beğendim...Serinin ilk kitabı olması nedeniyle biraz duraganlık hissediliyordu..Ama genel anlamda güzel bir kitaptı..Hikayedki sevgi,aşk,tutku,aile bağlarını yazar çok güzel tadında harmanlamış....Tavsiye ederim... Chesapeake Shores Serisi: 1. The Inn At Eagle Point (2009)Aşka Şans Ver 2. Flowers on Main (2009) 3. Harbor Lights (2009) 4. A Chesapeake Shores Christmas (2010) 5. Driftwood Cottage (2011) 6. Moonlight Cove (2011) 7. Beach Lane (2011) 8. An O'Brien Family Christmas (2011) 9. The Summer Garden (2012)

Baskı: Acılarla Gelen (MacEgan Brothers, #3)

Acılarla Gelen-Michelle Willingham Bu yazarın daha önceki sayısı olan Yasaklı Gelin'den hemen sonra okudum.. Çok çok beğendiğimi söylemeliyim..Harika bir yazar bu kesin..Bayıldım..Hikayenin kurgulaması,duygu yoğunluğu müthişti..Şiddet gören dramıda vardı bu hikayede.. Bu hikayede MacEgan kardeşlerden Bevan'ın hikayesi vardı..Bir yıl sonraya gidiyoruz..Genevieve de Realt Norman bir asilzadenin kızı idi..Nişanlı olduğu adam ile isteyerek hatta babasını ikna ederek sözlenmişti.Bir süre sonra sözlüsünün acımasız hatta kalpsiz bir adam olduğunu anlamıştı..Sözlüsü ona şiddet uyguladığı gibi cinsel tacizde bulunuyordu..Bu şiddet canına tak ettiği bir gün kaçmaya karar verir ve Bevan ile yolları kesişir..Bevan karısını ve çocuğunu kaybetmiş hala onların yasını tutan bir daha evlenmeyi kesinlikle düşünmeyen kendini kesiş hayatına mahkıum etmiş bir İrlandalı klandan gelen soyludur..Yasaklı Gelindaki Patrick'in kardeşidir.. Genevieve'nin bulunduğu durumu görmezden gelemez ve ona yardım eder.Ama onu yanında tutmak ve yakınlık kurmak istemesede kadının görmüş olduğu şiddet karşısında duyarsız kalamaz..Genevieve ölen karısı Fiona'ya benzesede çevresindkei ve ailesindeki kişler Fioana'yı pek sevmemeiştir..Genevieve'yi herkes çok çabuk benimsemiş ve sevmişlerdir.. Ama Hugh'da kendisinden kaçan sözlüsünden o kadar çabuk vazgeçmeye niyeti yoktur..Hatta bu durumu İngi,iltere Kralı'na kadar taşımaya karar verirsede..Genevieve'de bu sadist adam ile evlenmeye niyeti hiç yoktur.. Sonrasında patlayan olaylar Bevan ile Genevieve'nin dahada yakınlaşmasını sağlarsada Bevan'ın hayatına bir daha kadın sokmak istememesi ama ne yaparsa yapsın ona doğru çekilmesini sevdiklerini kaybaetmenin acısını yazar çok güzel işlemişti..Çok beğendim ve etkilendim bu hikayeden..

Baskı: Kader Bağladı Bizi (MacGregor Ailesi, #2)

Kader Bağlayınca - Nora Roberts Mayıs ayı Stars Of Romance serinde Nora Roberts'in The MacGregors serisinin ikinci kitabı Kader Bağlayınca romanını severek büyük beğeni ile okudum..Goodreads'te 5/4,02 Puanı bu romanın..Bu seri tam tamına 12 kitaplık bir seri..Maşallah bayağı da büyük bir aile.. İlk Kitapta Justin Blade ile Serena MacGregors'un hikayesini anlatan Kumarbazın Aşkı isimli romanı okumuştuk..İkinci Romanda ise İki avukatın aşk ve korkularını,aile bağlarını anlatan Kader bağladı Bizi..Bu ikinci hikayeyi daha çok sevdim..daha duygusal idi.. Ağabeyinde küçük yaşta ayrılmak zorunda kalan Diana Blade çok incinmiş idi..Teyzesi onu pekde sevgi olmadan büyütmüştü..O yüzden bir daha incinmememk için kimseye bağlanmayı düşünmüyordu.. Fakat yengesi Serena Blade onunla tanışmak istiyordu ve iki kardeşin de kaynaşmasını hemen bir plan uygulayığ Diana'yı çağırdı..Diana sadece meraktan gittiği bu ziyarette aile bağlarının sıcaklığının ne olduğunu görecek ve ailede avukat oğul Caine MacGregor ile hiç ummadığı bir aşkın içinde kendini bulacaktır..Çok güzel duygusal bir romandı tavsiye ederim:))

Baskı: Sadece Sen (MacEgan Brothers, #5)

Bu yazarda ne kalem gücü var bilmiyorum..Her yeni bir hikayesini okuduğumda hayranlığım daha da artıyor..O hikayelerdeki kurgulama duygu yoğunluğuna bayılıyorum..Hem tarihi mekanları hem de aşkı çok güzel hissettiriyor bana..Bu yüzden de 5 üzerinden 5 veriyorum.. Yeni hikayelerini de okumak için sabırsızlanıyorum.. Hikayemize gelirsek: Patrick,Bevan,Connor'dan sonra en küçük kardeş Evan Macgregorun hikayesi vardı bu hikayeyi de beğenerek okudum... Evan Macgregor en küçük kardeş olduğu için maddi anlamda pek parlak durumda değildi..O yüzden para ve maddi durumdan iyi olan bir kadınla evlenmesi gerekiyordu..Bunun içinde bir aday belirlemişti bile kendine..Katherine Montford idi bu kadın ama ondan başka yedi aday daha vardı..Katherine'nin babası bu yedi adayı bulundukları klana çağırıp aralarında yarışma düzenlemişti.. O sırada Katherine'nin ablası Honora St Leger'de vardı klanda..Kocası ölmüş geri dönmüştü ama hiç de mutlu bir evlilik yapmamıştı..Kocasının ölümü onun için bir nevi kurtuluş olmuştu..Bir daha da evlenmeye hiç niyeti yoktu.. Honora ile Evan küçüklükten birbirlerini tanıyorlardı Honora kızkardeşi Katherine'nin aksine erkek gibi kılıç kullanıp dövüşebilen bir kadındı bunu Evan'dan da öğrenmişti. Ayrıca kendisinin çok çirkin beceriksiz bir kadın olduğuna inanıyordu..Bir erkeği mutlu edemeyeceğine inanıyordu.. . Evan'a Honora küçükken aşık idi .. Bu iki genç yıllar sonra karşılaştıktan sonra aralarındaki oluşan çekim şaırtıcıydı..Evan Katherine ile evlenmeyi planlarken etkilenip hoşlandığı kadın Honora idi..Ona çekimine karşı koymak ise gün geçtikçe daha zor geliyordu.. Honora'nın üvey oğlu John ile de başı beladaydı..Bir türlü peşini bırakmıyordu..Çok mutsuz geçen evliliğinde kocası öldükten sonra üvey oğlununda tacizlerine direnmişti..John ayrıca babası öldükten sonra babasından kalan hazinenin Honora'da olduğuna inanıyordu ve bu yüzden kadının peşini bırakmıyordu.. Çok güzel etkileyici bir hikayedi..Çok severek okudum....Orta çağ romanı seviyorsanız kaçırmayın derim...

Gelin Avcısı
6/1005.05.2012

Baskı: Gelin Avcısı

Konusunu begenerek almıstim ama büyük bir hayal kırıklıgi oldu benim icin. Özel hayatinda mutlulugu yakalayamamis olan Becca'nin Londra'daki bekar erkeklerin cöpcatan kralicesi ve iş maceralarını anlatıyordu bu kitap Kapak çarpıcı . Konudan da çok ümitliydim maalesef bana pek hitap etmedi.Ama çiklit severler sevebilirler bu romanı..Umarım sizler keyif alırsınız okurken...

Saklı Öpücük
8/1002.05.2012

Baskı: Saklı Öpücük

Saklı Öpücük Simdiye kadar okudugum historical romanlarda okudugum kahramanlar gibi dük,düşes,lordlar,leydiler veya klan reisleri yoktu bu sefer kovboylar,banka soyguncuları,şerifler vardı bu hikayede.. Çok degisik bir tat bırakti bendeonu söylemeliyim ki, okurken büyük bir zevk aldim. Yazarın o akici ve büyüleyici kalemini de ózlemisim. Yazdıgi dönemi cok da güzel canlandirmisti ki bazi kahramanlarini gercek hayattan alıp hikayeye eklerken gercekte o kahramanlara can vermiş gibiydi. Hikaye 20 yüzyıl başlarında Amerika'nin o ünlü kovboylarının oldugu Texas Eyaletinde geçiyor. Polis Lucious Landrum azılı Comer Cetesini yakalamak icin kılık degistirerek telefon sirketinin elemani olarak Frank Comer ve çetesinin yakin oldugunu düsündügü Brenham'a gider. Orada cevreci feminist Georgie Gail ile calışma arkadasi olur. Georgie güzelligi,sicakligi,siradışılıgı ile Lucius yani Luke Palmer'i etkisi altına alır. Ama bu karşılıksız degildir. Lucious Landrum hayatta Afrodite ve Georgie isimli colt marka tabancaları , kaliteli giyimi mesleği dışında ailesi olmayan bir adamdı..Kardeşinin ölümünden hep kendini suçluyordu.. Georgie ile karşılaştıktan sonra mesleğini ve hayatını sorgulamaya başlamıştır...Bir yandan Fran Comer çetesini yakalamya çalışırken,bir yandan Georgie'ye olan hisleri ondan vazgeçip vazgeçemeyeceğini sorgulamaya başlar.. Georgie ise üç yıldır kasabada telefon santralinde çalışmaktadır..Kasabadaki kadınlar ona özenmektedirler,çünkü o kendi parasının kendi evinin kısaca hayatının sahibidir...Ama bununda bedelleri yok değildir..Üç yıldır her yıl eğlenen panayırda kimse ona kur yapmamıştırrrr...Taaa ki adınla dalga geçtiği Lucious Landrum yaniiii Luke palmer'e kadar.. Okurken çok eğlendim..tebessüm etmek istiyorsanız birebir.))) Tavsiye ederim...

Fatıma'nın Eli
10/1030.04.2012

Baskı: Fatıma'nın Eli

Fatıma'nın Eli-Ildefonso Falcones Son zamanlarda okuduğum en güzel tarihi romanlardı.Yazarın kitap ile ilgili çok da araştırma yaptığı belli idi..16 Yüzyıl İspanyasında Morisko denilen Gizli Müslümanlar cemaatinin yaşadığı zorlukları, imkansızlıklar ve haksızlıkları oldukça tarafsız bir şekilde sergileyen bir kitaptı.. Kitabın baş karakteri Hernado Ruiz müslüman bir anne ve ona tacavüz eden babası hristiyan bir babadan dünyaya gelmiştir.Annesi Ayşe'nin babası hamile kalan kızını fakir bir adam olan evlendirebilmek için bir katır verir ve İbrahim'le bir katır karşılığında evlenirler. Bundan böyle Hernando İbrahimin bitmek bilmeyen nefreti ile boğuşmak zorunda kalacaktır.Yaşamının her döneminde İbrahim tüm acımasızlığı ile Hernando ile uğraşmaya,dövmeye,aşağılamaya devam eder... Ama kader Hernando'yu yıllar geçtikçe yükseltirken İbrahimi ise korsan olasıya kadar aşağılara da çekecektir.. Asıl mücadele ise,sevdiği kadın Fatıma ile ilgili olandır..Hristiyanların yaptığı katliamlardan birinde onu kızkardeşi sanarak kurtarır ve orada yolları çakışır Fatıma ile kız daha 14 yaşında evli ve bir çocuk sahibidei..Aralarında önceleri masumca bir arkadaşlı sonraları ise çok masum bir aşk doğar..Ama İbrahim de Fatıma'ya göz koymuştur.Onu muhakkak ikinci karısı yapmak gibi niyetide vardır.. Önceleri iki gencin birleşmesinde engel olur,hatta görüştürmez bile..Ama AYŞE oğlunun aşkına yardımcı olarak birlikte olmalarını sağlarsa da.İbrahim tehdit ve zulüm ile Fatıma'yı ikinci karısı yapar.. Hernando ise üvey babasının tüm engellemelerine karşın önce Moriskoların kralının güvenini kazanarak yükselmeye başlar..Kader zamanla onu çok önemli bir adam olmaya itecektir.. Yanlız ne kadar uğraşırsa uğraşsın,devamlı iki din arasında kalmaya devam eder.İsyanlar savaşlar hep Moriskoların aleyhine işlemeye devam etmektedir,bir türlü Osmanlı Sultanından istenen yardım eli uzanmamaktadır.Cemaat gittikçe sindirilmekte hristiyanlığı zorla geçirilmekte,geçmeyenlar katledilmektedir. Ekonomik olarak da cemaat zorlanmakta en alt işlerde çalıştırılmakta,devamlı zulüm görmekte,katledilmektedir.Bu yıllarca böyle devam eder.Olan hep Morisko halkına olur hatta liderleri bile zevki ve rahatı için Morisko halkına ihanet eder.. Bu isyanlarda İbrahim kralın yanında yükselse de kralın Hristiyanlarla olan savaşı kaybetmesinden sonra gözden düşer..Evce sadece Hernandonun kazancı ile bakılır.Morisko cemaatinin ileri gelenleri Fatımaya akıl vererek boşanmayı talep edebileceiğini söyledikten sonra Fatıma Morisko cemaatinin kadısına başvurup boşanma talep eder. ((Bu arada tüm Moriskolar zorla hristiyanlaştırılmıştır,cemaattekilere zorla şarap içirtilip klisedeki ayinlare gelmeleri klise nikahı ile evlenmeleri sağlanır.Onların inancına göre iki kadınla evlenemeyen İbrahimim ikinci karısı görünüşte Fatıma ile nikahlatılmıştır..)) Bu sayede boşanan Fatıma ile Hernando sonunda evlenirler çok da mutlu olurlar.Ama İbrahim onları ayırmaya yemin ederek intikam yemini eder..Çok mutlu geçen bir dönemden sonra tekrar meydana gelen siyasi çalkantılarla ve İbrahimin tekrar ortaya çıkması ile Fatımayı Hernandodan olan çocukları ile birlikte ve Ayşele kaçırtır.Yıllarca bir eşkiyenın yanında çalışarak yükselip çok zengin bir korsan haline gelmiştir.Parasını Hernando ve ailesini bulmak için harcamaktan hiç çekinmez..Onları bulur da hatta Hernando'nun annesini geri gönderip ona haber gönderir ama Fatıma ona kocasına çocukları ile birlikte öldüğünü söylesini ister.Çünkü İbrahimin onu öldürmesinden korkmaktadır.. Annesi da aynen Fatımanın dediğini yapıp onun eşkiyalar tarafından öldürüldüğünü (eski bir düşmanı ubeyd)söyler.Bundan sonra Hernando için çok acı yıllar başlamıştır. Yıllarca kendine gelemez karısının katili bildiği Ubeydin cezasını kendi eliyle verememek onu mahveder.. Şartlar onu daha sonra yıllar önce onu iç oğlanlığa isteyen Barrax adlı adamdan hayatını kurtardığı Monterreal Dükü ile yolları tekrar kesişti..Dük ona çok büyük ayrıcalıklar ve HAKLAR TANIR... Bu iltimas sayesinde Hernando çok büyük ayrıcalıklarla Dükün kütüğphanesine kadar ulaşarak,Daha önce sığındığı bir kliseden rastlaltı sonucu bulduğu Barnabas İncilinin kopyasını çıkarmaya başlar.Bu yıllarca sürer bu esnada hristiyanlarla yakınlığından dolayıda cemaati tarafından,hatta annesi tarafından rededilir.. İşte Fatımaının Eli hakkında ki önemli ayrıntılar.daha fazlasını kitaptan okuyum şimdiye kadar okuduğum en güzel tarihi romanlardı.Bu romanda her türlü duyguyu bulabilirsiniz.Tarihsel ayrıntıyı da.Yanlızca yazar ilk kitabı gibi yaptığı araştırmalarıın kaynağını yazmamış.Ama bunların bence gerçek olduğu belli... Müslümanların,inançlarını,adetlerini,geleneklerini çok güzel araştırmış..Öyle duygusal öyle gerçekçi yazmış ki sanki olayları bizzat yaşadım..

Ya Hep Ya Hiç
8/1027.04.2012

Baskı: Ya Hep Ya Hiç

Ya Hep Ya Hiç - Elizabeth Elliott (Orjinal Adı : Warlord) Goodreads Puanı: 5/4,4 Yeni bir yazar yani bir hikaye ile tanışmış bulunmaktayım..O ne kurgu ne duygu sağanağı öyle..Çok beğenerek okudum..Yazarın kalemi ise müthişşş..Çok akıcı aşk,mizah,tarihi mekanların kurgusu tek kelime ile muhteşem bir roman bence.. Biraz internetten araştırdığımda yazar şimdiye kadar 3 kitap yazmış 4.cüsü ise yolda 2012 olarak yeni kitabı görülüyor.. Gittikçe orta çağ romanlarını daha çok sever oldum..Sanki o dönem daha çetin olduğu gibi daha da sıcak..O dönemde ki kadınların toplumdaki yerini de çok çarpıcı bir şekilde anlatan bir romandı bence.. Kinley MacGregor'dan sonra bir yazar daha ekledim kütüphaneme çünkü Elizabeth Elliott kesinlikle takip edeceğim bir yazar olacak.. Warlord'a gelirsek roman 1996 Yılında Rita Ödülü kazanmış.. Gerek kurgu,gerek anlatım harkulade idi..Elime aldım bırakamadım.. Hikayeye gelecek olursak çok özel güzel bir hikaye okudum.Kenric of Montague Galler Kasabı lakaplı bir savaş lordu..Romanın ilk sayfalarında babası tarafından kiralık katillere öldürtülmeye çalışıldığına tanık oluyoruz..Çünkü mirasının ona değil küçük oğluna kalmasını arzu ediyor ama bu da ayrı bir hikaye ama anlatıp fazlaca da detay vermek istemiyorum....Anlaşılacağı gibi de Kenric hiç sevgi görmemiş ve sevilmemiş bir adam... Vee Lady Tess Remington babası şüpheli bir şekilde öldükten kısa bir süre sonra da annesini kaybetmiştir..Bundan sonra Tess için zor günler başlar. Beş yıl boyunca üvey babasının ve kardeşinin elinde acı çekmiş,amcası ile birlikte yaşadığı kabustan rahibe olmak için kaçarken,Bu kaçtığı yol onu Galler' in Kasabı diye bilinen Kenric of Montague ile evliliğe götürecektir.. Çünkü bu evlilik Kral Edward tarafından siyasi bir hamle olarak emredilir..Bu hareket ileolası bir anlaşmazlık muhtemel İskoç ve İngiliz savaşı olmaktan çıkıp Kenric'in özel savaşı haline gelecektir.. Kenric ve Tess kendilerini hiç de akıllarında olmayan bir evlilikle karşı karşıya bulurlar.. Çok beğenerek okuduğum bir roman oldu..Umarım Koridor Yayınevi bu yazarımızın kalan iki kitabını da bir an önce çıkartır.. Bu yeni muhteşem yazarı bir an önce okumanızı tavsiye ederim...

Kördüğüm
8/1025.04.2012

Baskı: Kördüğüm

Kördüğüm -Heidi Betts Orjiinal Adı: Tangled Up İn Love Üç kitaplık bir seri ve Chicks with Sticks Serinin ismi 1.Tangled up in love 2.Loves Me, Loves Me Knot 3.Knock Me for a Loop Üç erkek arkadaşın hikayelerinden oluşuyor incelediğim kadarıyla ve puanları bence iyi .. Birinci hikayede Dyla ve Ronnie ikinci hikayede Jenna ve Gage Üçüncü hikayede ide Grace ve Zack Üç çiftin hikayesi..İlk hikaye Dylan Ve Ronnie'nin hikayesini çok eğlenceli,romantik buldum..Tam da benim istediğim gibi bir aşk vardı ortada..Birbirlerinden ölesiye nefret eden bu iki kişi ikiside köşe yazarı idi..İkisinin de amacı ilerde daha da yükselmek..Ama köşe yazılarından başlayan iddialaşma sonunda işin içinde çıkılmaz boyuta geliyor..Örgü kulübüne üye olan Ronnie sonunda bu sonu gelmez iddialaşma ve inatlaşmayı örgüye getiriyor..Çünküü Dylan'ın sonunda rezil olacağından adı gibi emin:)) Amaaa işler hiç de öyle gitmiyorrr ve Dylan Ronnie'nin karşısına hiç de umulmadık bir teklif ile çıkageliyor!!!..Bir ay için örgü dersi vermesi için para bile teklif ediyor!!!..Bizim tasarruflu hatta hasisi kızımız da bunu kabul ediyorrr.. Bu arada ikilinin inatlaşmasına hiç umulmadık bir kişi el altından müdahalede bulunuyor..Charlotte o da örgü kulübünde bulunan yaşı nilerlemiş ama iş bitmemmiş hanımlardan birisi..Ama Ronnie ve Dylan'ın arasındaki çekimi görecek kadar da tecrübeli..Bu ikilinin örgü derslerinde kullanmaları için Sihirli Örgü Çıkrığından başlarına çorap örer gibi yün eğiriyor..Vee Ronnie'ye veriyorrr.. gerisini kitaptan okuyunnnn..Ben çok sevdim bu hikayeyi:)) Tam da kafa dağıtmak eğlenmek için bire bir romanlardan..Tavsiye ederim!!!!..

Tarihçi
8/1023.04.2012

Baskı: Tarihçi

Tarihçi-Elizabeth Kostova Son zamanlarda okuduğum en iyi kurgulanmış bir eser bence.. Fantastik Severlerin muhakkak okuması gerek ..Bunca Kont Dracula hikayesi okuduktan sonra kesinlikle es geçilmemesi gereken bir eser.. Yazar o kadar güzel kurgulamış ki olayları sahici sanıyorsunuz.. Bir avuç tarihçinin Eflak Prensi ve zamanında Osmanlı İmparatorluğunun belası Drakula'nın yaşayıp yaşamadığını araştırıyor..Bu acımasız sapık katil..zamanında babası tarafından Osmanlı İmparatorluğuna bir şey yapmayacaklarının garantisi olarak rehine verilmiş ve 5yıl düşman topraklarında yaşamış ama burada da öğrenebileceği her şeyi öğrenmiş.Fatih Sultan Mehmet'in amansız düşmanı..Fatih bu meseleyi gizli bir örgüt kuracak kadar ciddiye almış.. Ve sonra da ülkesinde hüküm sürmeye başladıktan sonra binlerce kişiyi kazıktan geçirmiş Prens Drakula'nın yaşayıp yaşamadığını araştıran tarihçilerin inanılmaz maceralarını içeriyor bu kitap... Tarihçi bir babanın kızı babasının kütüphanesinde bir gün çok garip bir kitap bulur ve babasına bunu sormak zorunda kalır çünkü incelemelerini babasından saklayamaz..Bu hikayeyi tarihçi baba hep seyahat için gittikleri yerlerde anlatmaya başlar.. Öyle bir maceraya dalınır ki..Macaristan,Romanya,Türkiye'ye kadar süren araştırma maceralarını okumak ve iki tarihçinin aşkına tanık olmak çok güzeldi..Çok özel bir kitaptı.. 1930Lu yıllardan 1974lü yıllara kadar süren bir dizi araştırmanın maceraları..Tavsiye ederim...

Dantel
9/1015.04.2012

Baskı: Dantel

Baskı: Hep Aşk Vardı (Texas! Tyler Family Saga, #2)

Aşk Hep Vardı-Sandra Brown Texas! Serisinin 4.kitaptan oluşuyor. 1. Texas! Lucky (1990) (Yarınlar İçin) 5/3,85 2. Texas! Chase (1991)(Hep Aşk Vardı) 5/3,92 3. Texas! Sage (1991) 5/3,89 4. The Texas! Trilogy (omnibus) (1992) 5/4,15 İlk üç kitapta Tyler Kardeşlerin hikayeleri olduğu bu seri goodreadsta iyi puan almış olduğunu görüyorum.. Yarınlar içinde Tyler Kardeşlerden Lucky'nin hikayesi vardı..Ağabeyi Chase'in hikayesini okuduğum ikinci hikayenin kurgusu daha güzeldi....Duygu yoğunluğunu güzel vermişti yazar..kitap çok akıcıydı nasıl bittiğini anlamadım bile..Ama Kaza Kurşunu,Acılar Dinecek,Görgü Tanığı,Sis Perdesi,Şahidin Korkusu isimli romanları bence çok daha iyi olsa da büyük bir keyif alarak okudum..Şunu hemen belirteyim ki Martı Yayınlarından çıkan en iyi Sandra Brown kitabıydı bence.. Bir erkeğe ümitsizce aşık olan bir kadının hikayesini okuyoruz aslında bu romanda..Dile kolay lise çağlarından beri aşık olduğu erkeği gizlice bir kadının hikayesi var..Bu hikayeden sakın kadının güçsüz olduğu sanmayın..aksine çok güçlü..Onun mutluluğu içinde geride kalacak kadarda fedakar.. Yaptığı şey cesaret ister yürek ister..Yıllarca ümitsizce aşık olduğu adamın başka birine aşık olup evlenmesini yuva kurmasını sessizce izlemiş bir genç kadın..Hatta sevdiği adam ve karısına ev bakıp onlara hayallerindeki evi bulmuş bir kadın..Yaptığı bence yürek ister.. Belki de bu yüzden Marcie karakterini çok sevdim,takdir ettim..İnsan ister istemez öz eleştiri yapıyor ben olsaydım ne yapardım diye..çünkü o kadar güç ki bulunduğu yer..Yine de yılmıyor sevdiği adam için mücadele ediyor..Bu mücadeleyi verirken de bir sapık tarafından taciz ediliyor.. Öte yandan Chase sevdiği taptığı karısının ölümünden sonra yaşayan bir ölüye dönüyor diyebilirim..Kendini yıllarca cezalandırmak için en kötü ortamlarda yaşamaya çalışıyor..Kendisini tam da ölürmeyi başaracağı sırada yolları Marcie ile kesişiyor.. Marcie onun yanında en rahat olduğu kişilerden arkadaşı,dostu..Ama Chase için işler hiçde umduğu gibi gitmiyor..Marcie onun bulduğu andan itibaren bırakmıyor..Onu kazanmak için deyim yerinde ise yapması gereken her şeyi aşkta her şey mübahtır sözünü doğrular şekilde yapıyor.. Çok zevk alarak okudum..okurken bir kadının aşkı için verdiği mücadeleyi ve kazanmak için neler yapabileceğini okuyun..Emek verilmeden mutluluk ayağımıza kadar gelmiyor..Çok güzel mesajlar vardı bu romanda..Tavsiye ederim...

Seni Sevmek İstemedim
10/1013.04.2012

Baskı: Seni Sevmek İstemedim

Seni Sevmek Istemedim Pinar ve Dogan ikiside birbirlerine çarpildilar.Zengin karizmatik yakisikli bir erkek sosyetik dilber Pinar'ın karsilasmasi tam bir FMArsal hikayesi idi. Uzun kusursuz erkeklerin en alayci,şupheci ve kayitsiz erkegi idi Dogan. Diger zengin erkekler gibi rahat bir hayati olmamisti. Pinarin agabeyi ve erkek arkadasi ile geçmişe dayanan bir hesaplaşmasi vardi. Pinarin agabeyinin kumar tutkusu biriken borclar,alacakli olan Doganda işin içinde olunca işin rengi degisiyordu tabii ki. Pinari ünlü cemiyet hayatindan biliyordu. Onun gibi bir dilberle hoşca vakit geçirmekti niyeti başlarda...Ama hayat sürprizlerle doludur.. Onu üstünde sadece bikinisi ile kaçırdi ikisi içinde macera baslamiş oldu.... Hem de ne macera bazı bölümlerde nefesim kesildi..Pinar şok icindeydi bu yakışıklı karizmatik adamdan çok etkilenmisti. Ama bu adam çıldırmiş olmalıydı ki böyle bir teklif yapabiliyordu..Teklifi duydugunda kulaklarina inanamamisti. ama Dogan çok ciddiydi 5 ay metresi olacakti ve agabeyinin borçları karşılıginda. ..İsyan etti bağırdı çağırdı ama eli mahkumdu baktı ki Mecbur kabul etti. Sosyetik dilber bu gizemli adamin metresi oldu... İkisinin de ayakları yerden kesildi..İlk beraberliklerinde veee işin icine duygular da girdi. Pinar Dogandan nefrette etse ondan cok etkileniyordu. Ayaklari yerden kesiliyordu. Dogan ise deneyimli olmasini bekledigi bu sosyetik güzelin saf bir genc kiz çikmasi hem hosuna gitmis hemde saşirtmisti dogrusu... Pinar ondan nefret etmek ıstedikce daha cok etkileniyordu. Birbirlerine daha da baglandilar. Muhteşem bir hikaye idi. Pinar nefretini canlandirmak,Dogani kirmak icin hıc bir firsati kacirmiyordu..Ama ona kötü davrandıkça yanınıda olmadıkça onu özler oldu her yerde gözleri onu arar bir şekilde buldu kendini... Dogan ise hafif mesrep sandigi Pinar ile evlenmeyide düşünür olmuştu. Birbirlerine baglandikca daha çok kiriyorlardi. Özellikle Pinardan başka herkes onun Dogan'a nasılda aşik oldugunun farkindaydi. Hele Pinarin dikbaşliliginin sonucu gecirdigi büyük talihsizlikte Doganin caninin nasil yandigini görmek beni resmen çarpti diyebilirim. Bu yarim kalan hikayeyi muhakkak okuyun. Aski hissedin...Gözyaşı.sevinç.macera.sadakat.her şey var hikayede..Eski kahramnlarımızda var...Kaçırmayın bu güzel aşkı..:))

Baskı: Gerçek Yalanlar - Skandalın Bedeli

Sandra Morton'un Orsini Kardeşler serisinin bu romanını beğenerek okudum..Orsini Kadeşlerin en gösterişsiz ve deneyimsiz olanı İzzt Orsini ve Gizemli yakışıklı milyarder Rio D'Aquila nın hikayesi.. İsabelle Orsini bu gizemli yakışıklıyı görüşmeye geldiği Rio'nun bahçıvanı Matteo Rossi olarak biliyordu ve bahçesinin düzenleme işini alm ak için gelmişti..Ama çiftin tanışmaları çok olaylı olmuştu...Güzel bir hikaye idi.. İkinci hikaye Skandalın Bedeli Kim Lawrence oda güzeldi..Bu hikayede dış görünüşün çoğunlukla aldatıcı olduğunu anlatan bir hikayedi..

ÖncekiSayfa 17 / 31Sonraki