Burak Uzun kapak
Burak Uzun
@Burak Uzun

Puanlar ve değerlendirmeler

Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.

Otranto Şatosu
6/1006.02.2015

Baskı: Otranto Şatosu

Gotik Edebiyat'a Giriş-1 dersinde okutulabilecek bir kitaptı. Türünün ilk temsilcilerinden biri olduğunu duyunca fazla bir beklentiyle okumadım. Günümüz gözüyle bakıldığında öyle çarpıcı bir hikayesi yoktu, tiyatral bir havası vardı. Açıkçası önsözü kitabın kendisinden daha çok hoşuma gitti. Gotik edebiyata dair, Walpole'un bir ev alıp gotik tarzda döşemesi ve önce kendi, sonra başkalarının kitaplarını da bu evin yanında kendisinin basmasına dair filan, ilginç bilgiler vardı önsözde.

Baskı: Oyun İmparatorluğu Olgunluk Çağı Üçlemesi 3

Bir üçlemenin son kitabıydı. Olgunluk Çağı Üçlemesi bir distopya, edebiyatımızın en önemli bilimkurgu çalışmalarından biri bence. Dünya üzerinden ilerleyen bir evren savaşı. Bu savaşa Zürafaları Lekeleme Komitesi de karışıyor, Beyaz Mantolu Adam da. Baskısı olmadığı için, eğer bir sahafta filan karşılaşırsanız okumanızı tavsiye ederim.

Aksi Gibi
8/1004.02.2015

Baskı: Aksi Gibi

Kafamda Bir Tuhaflık
8/1003.02.2015

Baskı: Kafamda Bir Tuhaflık

Yaşlı bir yazardan duygusal bir "ömür" hikayesiydi. Bitince geriye tatlı ve huzursuz bir seda bıraktı. Adı hariç her şeyiyle sokaktaki kişilerden bir kişi olmanın, gerçek olabilirliğin çekiciliğini taşıyan Mevlut Karataş'ın hikâyesiydi kendisi. Güzeldi, sıcaktı, diğer Orhan Pamuk kitaplarındaki "dur şurada bir hinlik yapayım, bir oyun katayım" yoktu. Bu, kitabın akışını diğerlerine göre epeyi hızlandırmış. Bir çok yazar için karşılaşınca soracağım sorular diye aldığım notlar arasına "niye Mevlüt değil de Mevlut?" sorusunu da eklemeden edemiyorum tabii. Velhasıl iyiydi. Ayrıca, kesin ileride bunun dizisini filan da yaparlar serisindendi.

Piksel
9/1029.01.2015

Baskı: Piksel

Naj
10/1027.01.2015

Baskı: Naj

Alıntı yapmamak için kendimi zor tutuyorum. Hangi cümleyi alsam tek başına manasız kalacak, çünkü her biri birbirini öykü içinde öyle güzel bütünlemiş. Her öyküsü akılda kalıcı, akılüstü anlatımlı nefis bir kitaptı. En sevdiğim öykü kitapları arasında ilk beşe gireceği kesin. Hakan Şenocak'ı daha önce nasıl ıskalamışım bilmiyorum.

Resul
9/1026.01.2015

Baskı: Resul

Önce Molloy, sonra Dönüşüm okuyor hissi veren; kapalı anlatımı şiirsel bir dile evrilmiş nefis bir kitaptı. Kapalı anlatımın neredeyse kitabın sonuna kadar sürmesine, ne oluyor ne bitiyor kavramanın güç olmasına rağmen bu kadar akıcı olmasına şaşırmadım desem yalan olur. Yalnız dili için bile okunabilir.

Kalfa ile Kıralıça
10/1023.01.2015

Baskı: Kalfa ile Kıralıça

Kalfa bir tarih anlatıcısı ama öyle janti anlatıcılardan değil, argoyla yakın akraba olanlardan. Büyük İskenderi bir de ondan dinlemelisiniz.

Baskı: İşaretname ve İntermezzo

Edebiyatı mimaride eriten bir yazarla karşı karşıyayız. Bir bakmışım bir kat planının eskizi, bir bakmışım o eskizdeki bir odada yaşayan bir hanımefendinin masanın üzerindeki notlar, sonra Perec mevzusu ortaya çıkıyor ara ara Yaşamı Kullanma Kılavuzu üzerine Şentürk'ün notlarıyla ve bir bakmışsınız ki intihar etmenin kanunuyla karşımızda kendisi. Yani her an neyle karşılaşabileceğiniz meçhul bir kitap kendisi. Ve kesinlikle diğer kitaplarını da edineceğim bir yazar.

Baskı: Benim Kitaplarım 35 İsim 35 Kütüphane

Kitabı, tabirimi mazur görün, ağzımın suları aka aka okudum. Bir yandan heveslendim, diğer yandan sanki onca kitap benimmiş gibi yoruldum. Hayran kaldım, çokça kıskandım. Öyle bir duygu karmaşası işte. Birazdan da gidip ağlayabilirim, fena! Bu kitabı okusanız bir çoğunuz bio'sundaki kitap delisi, kitap sever, bibliyofil filan gibi lafları utanarak silersiniz, demedi demeyin.

Kara Kitap
10/1001.01.2015

Baskı: Kara Kitap

Yaralı Kalmak
8/1025.12.2014

Baskı: Yaralı Kalmak

Selçuk Altun'un övgülerine mahzar olduğu için nicedir okumaya niyetlenmiştim İbrahim Yıldırım'ı. İlk bu kitabı olacakmış meğer. Nerden bilebilirdim manyak bir yazarla karşılaşacağımı! Karakteri kitap boyu hikayeyi bırakıp benimle konuştu durdu. Susmak bilmedi hayta! Öncelikle söyleyeyim roman'ın hikayesinden fazla bir şey beklemeyin ama sırf yazarın dil ve üslup denemeleri için okunabilir. Karşımızda kafayı yemek üzere, yazmayı ölmek sanan, ruh dokyorunun tavsiyesiyle uzun zaman sonra yazıya dönmeye -bir nevi intihar etmeye- niyetlenmiş bir karakter var. Kitabın ortasında yoruldum deyip size üç sayfa boyunca Wagner'dan Parsifal dinletip, ardından geri dönüp artık devam edebiliriz diyebiliyor. Öyle bir kitap işte.

Ricakeş
10/1013.12.2014

Baskı: Ricakeş

Pencereden
10/1010.12.2014

Baskı: Pencereden

Bol ödüllü yazarlara hep temkinli yaklaşırım ama Güray Süngü'yü ne zaman okusam, aldığı ödüllerin yetersiz olduğunu, hatta Süngü sayesinde o ödüllerin kıymet kazandığını düşünürüm. "pencere'DEN"; yalnız, kibar, dünyaya alışamamış ve bütün bu özelliklerinden ötürü toplum tarafından ötekileştirilmiş bir insanın korkarak gerçekleştirdiği arayışının hikayesi. Okumam boyunca, içinde geçen monologların aslında benim de içimden geçtiğini düşünmeden edemedim.

ÖncekiSayfa 7 / 13Sonraki