Burak Uzun kapak
Burak Uzun
@Burak Uzun

Puanlar ve değerlendirmeler

Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.

Günlük
10/1011.04.2015

Baskı: Günlük

Güneşli Gece
8/1017.03.2015

Baskı: Güneşli Gece

Şair, üniversite öğrencisi bir gencin, bildiğini sandığı kavramları yeniden anlamlandırdığı bir arayış romanı. Sürekli sorular dönüyor ve sorulara gelen cevaplar göz kamaştırıcı bir anlatıma sahip. Özellikle şiir konusunda sağlam eleştiriler ve tanımlamalar var. Fahrettin Çiloğlu'nun çeviri dilini ise okuyarak görmenizi tavsiye ederim.

Kasımpaşalı Oedipus
10/1014.03.2015

Baskı: Kasımpaşalı Oedipus

Son zamanlarda yazılmış en sıkı taşlama örneği olabilir kesinlikle. Devir Antik Anadolu devri, karakterler o devrin insanları, iktidar hırsı her zamanki iktidar hırsı yine. Dil bir şiirsellik üzerine kurulu. Homeros anlatıyor sanki yaşananları. Okumaya başladıktan itibaren hangi karakterle yazar, günümüzdeki hangi kesimi anlatmaya çalışmış diye düşünmeye başlıyorsunuz. Okudukça açık ediyor karakterler kendini tabii. Kalender'in daha önce Kayıp Gergedanlar'ını okuyup sevmiştim, bu kitabına ise sevmekten öte, bayıldım. Bakın bu geziyi anlatıyor, bakın şu ne önemli bir taşlama örneği diye popüler yazarların kitaplarını önümüze sürüp ahvalden kâr elde edenlere okutulmalı. Çünkü, en azından bana göre, Kasımpaşalı Oedipus gerçekten mükemmel bir taşlama örneği.

İtlaf
8/1014.03.2015

Baskı: İtlaf

Baskı: Avcısını Taşıyan Ceylan

Okurken Mucize filmindeki gibi her şeyden uzak, yolları kardan kapalı bir köyde gibiydim. Ve ateşin başına oturup Erkan Aslan'dan masal dinler gibi hayatı dinledim. Huzur ve huzursuzluğun arafında, sıkmadan saran nefis bir dil kurmuş.

Blitzkrieg
8/1011.03.2015

Baskı: Blitzkrieg

Kün
10/1010.03.2015

Baskı: Kün

İstanbul Türkçe'si dediğimiz dilden çok Konya ağzıyla yazılmış olmasına rağmen akıcılığına, okurken içine çekişine diyecek laf yok. Ayrıca yerel'e fantastik öğeler eklenmesi hoşuma gidiyor. En son Murat Başekim'in öykülerinde bu tadı almıştım. Ne diyebilirim, daha ilk tanışmamız Sezgin Kaymaz'la ama son görüşmemiz olmayacağı kesin.

Kağıt Ev
10/1027.02.2015

Baskı: Kağıt Ev

Belki de kitapçokseverlik üzerine yazılmış en iyi kitaplardan biriyle karşı karşıyayım bilemiyorum. Yalnızca; oku oku nereya kadar, kitap al al nereye kadar sorularına alternatif ve manyakça bir son sunduğu için bile okunabilir bir kitap. Bu kitap için Jaguar Kitap'ı ne kadar övsem azdır. Kitapçokseverlere tavsiyedir.

Şakird
6/1026.02.2015

Baskı: Şakird

Lilliput Masallar
9/1024.02.2015

Baskı: Lilliput Masallar

Her ne kadar kitabın adında masallar yazsa da, benim için Levent Şentürk'ten çok çok kısa öykülerdi hepsi. 70 sayfalık kısa ama tadı damakta bırakan öyküler. Hangisini okuduysam deli gibi bu öykülere uzun öyküler yazasım geldi. Şentürk'ün daha önce "İşaretname ve İntermezzo" kitabını da okumuş ve sevmiştim. Rastlaştıkça her kitabını okuyabilirim.

Dolambaç
8/1019.02.2015

Baskı: Dolambaç

Demirel'in 85-91 yılları arasında tuttuğu defterlerden derlenen bir çizim kataloğuydu. Güzeldi.

Beşir Fuad
8/1018.02.2015

Baskı: Beşir Fuat

Kitap esas metne sadık kalındığı için benim gibi Osmanlıca'ya hakim olmayanlar tarafında zorla okunabiliyor ama her sayfanın altında kelimelerin manaları verilmiş. Beşir Fuat hakkında Ahmet Mithat Efendi ile tanışmasından damarını keserken kullandığı kokaini kendisinden önce ilk olarak bir kedi üzerinde denemesine kadar bir çok ilginç ayrıntı var kitapta. İlgilisine tavsiye ederim.

Yok
9/1015.02.2015

Baskı: Yok

Sert, acımasız, sözünü sakınmadan yazılmış, kadın-erkek ilişkilerine dair öykülerden müteşekkil, iddialı bir kitaptı. Çıkalı üç ay mı ne olmuş, halen ödül almamış galiba, hayret. Benim için geç ama hakkıyla kutlanılmış bir öykü günü okuması oldu kendisi.

Körleşme
10/1015.02.2015

Baskı: Körleşme

Sivrisinek Şehirde
9/1012.02.2015

Baskı: Sivrisinek Şehirde

Dedalus Kitap ne güzel bir iş çıkarmış Gürcü Edebiyatı'na el atarak. Rize'de bu kadar iç içe yaşadığım bir halka ait bir metni ilk kez okumuş oldum ve nefisti. Özellikle de hayatında hiç sivrisinek öldürmemiş biri olarak daha bir ilgiyle okudum. Her bölümü ayrı bir hikâye gibi yazılmış bir romandı. Yaşam ve ölüm vardı, aşk ve sıtma vardı, sivrisinek ve diğer her şey dile geldi, bir yazar aşkı ve hastalığı tattı. Velhasıl, değişik bir kitaptı.

Baskı: Göçmenler / Joseph Cornell`in Operaları

Vaktiyle Cem Akaş'ın dizi editörlüğünü yaptığı Yeni Yazı serisinden, Aslı Tohumcu'dan sonra, ikinci olarak Norman Lock'u okumuş oldum. İki yüzlü bir kitap kendisi; bir yüzü Göçmenler, öteki yüzü Joseph Cornell'in Operaları başlıklarını taşıyor. Ve her ikisi de kısa kısa hikâyeler, anlatılar içeriyor.

ÖncekiSayfa 6 / 13Sonraki