gurkanse
@gurkanse

Puanlar ve değerlendirmeler

Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.

Baskı: Cehennem (Robert Langdon, #4)

Okuduğum ilk Dan Brown kitabı idi, açıkçası çok fazla bir beklentim de yoktu. Sürükleyici bir kitap ama daha iyi bir sonu hak ediyordu bence okuyucu. Genelde bu tür kitaplarda sona doğru her şeyin birdenbire toparlanıp önceden anlatılanların anlamını kaybetmesi hissi oluyor hep.

Koca Gringo
7/1021.02.2016

Baskı: Koca Gringo

Kitabın ilk yarısına kadar biraz sıkıldım ama sonradan keşke filmi olsa bu kitabın diye okuyup bitirdim. Ve bir baktım ki filmi yapılmış. Eski bir yapım ve hakkında iyi şeyler söylenmemiş ama çok merak ediyorum, yani izleyeceğim. Anlatımı epey farklı bir roman. Bir de kişilere, ortama ve olaylara alışmak biraz zaman alıyor. Bir de bazı olaylar çok iç içe anlatılmış.

Açlık
8/1022.01.2016

Baskı: Açlık

Çok etkileyici bir anlatım... Hele kitabın başındaki kısa biyografiden sonra anlatılanların gerçek olduğunu bilmek insanın içini acıtıyor. Zaman zaman kahramanın yaptıkları insanı şaşırtıyor, mesela parmağını ısırdığı kısımda az kalsın çığlık atacaktım. Bir de onur ve gurur insana neler yaptırıyor, onu görüyoruz kitapta. Hiçbir şeyi olmayan bir insanın sahip olduğu en önemli şey onuru olabiliyor. Behçet Necatigil çevirisi de gayet iyi, zaten eser çok rahat okunuyor.

Masumiyet Müzesi
8/1018.01.2016

Baskı: Masumiyet Müzesi

Genel olarak Orhan Pamuk'u, dilini ve üslubunu seviyorum. Ancak her romanının aynı seviyede olduğunu düşünmüyorum. Bu hariç diğer eserlerini kronolojik okuyordum ama bu bir şekilde araya girdi. O yüzden ilk üç romanı ve Masumiyet Müzesi arasında bence en iyisi bu değil ne yazık ki... Şimdilik Sessiz Ev'i tek geçiyorum. Romanda anlatılan aşk ve ana karakterlerin kişiliklerini bir türlü benimseyemedim, dolayısıyla da gerçekçi gelmedi. Ancak romanlarda olacak cinsten bir aşktı bence. Nedense bunu Orhan Pamuk'a yakıştıramadım. İnsanın aşk, tutku uğruna akıldışı birçok şey yapabileceğini biliyor ve buna inanıyorum ama Kemal Basmacı'nın bunu yıllarca sürdürmesini aklım almadı. Bu yüzden de aşk bana katiyyen duygusal görünmedi. Zaten bütün roman boyunca tenlerin uyumu anlatılıp durmadı mı? Peki ya Füsun'un davranışlarının sebebi?.. Bir iki cümle ile olsa açıklanamaz mıydı? Mecburiyet, toplum, gurur vs. dışında. Çünkü okur onun ne düşündüğünü ve ne hissettiğini hiç bilemedi. Sadece Kemal'in varsayımlarını okuduk biz. Bilmiyorum, sanki içimde bir şeyler kaldı. Hatta içimde bir yerlerde ben Füsun ile Kemal'e mutlu olacakları bir başka evren oluşturdum, büyük hatalar yapmadıkları, geri adım atabildikleri, özür diledikleri, inat edip gurur yapmadıkları bir evren... Çok büyük bir aşkın en mutlu anı on dakikalık bir zevk anı olamaz çünkü bence.

Aydaki Adam Tanpınar
4/1016.05.2015

Baskı: Aydaki Adam Tanpınar

Tanpınar denince insan daha çok şey bekliyor açıkçası. Okuduğum ilk Nazlı Eray kitabıydı ve pek beğenmedim. Çok fazla tekrar vardı ve aslında hiçbir şey yoktu. Tanpınar'ı bu kitaptan öğrenemezsiniz...

Baskı: İvan İlyiç'in Ölümü

Hasta psikolojisini çok çok iyi anlatan bir kitap... Ve hayatı sorgulatan... İnsanda mutlaka bir duygu değişikliğine bir farkındalığa sebep olan... Kısa ama güçlü bir roman.

Baskı: Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu

İkinci okuyuşum... Unutmuşum haliyle ama hatırlamak güzeldi. Sonu ise acıtıcı... Çok güzel bir uzun hikaye...

Anadolu Yakası
8/1023.06.2012

Baskı: Anadolu Yakası

Mustafa Kutlu'nun nehir söyleşi açılımı... İlginç bir yöntem olmuş. Büyük bir hazla okudum, insan okurken kurmaca mı gerçek mi ikileminden kurtaramıyor kendini. Özellikle de gerçek isimler geçtikçe ve sonra da başlıyorsun bu kanal hangi kanal diye:)) M. Kutlu severlerine hassaten tavsiye, hiç bilmeyen tanımayanlara da güzel bir başlangıç olabilir.

Baba ve Piç
10/1009.05.2012

Baskı: Baba ve Piç

Bu kitabı ben yazmak isterdim, o kadar beğendim yani... Özellikle kurgusunu... Tebrikler Elif Şafak!