Puanlar ve değerlendirmeler
Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.
Baskı: Gıcık Üvey Kardeş Zengin Züppe
Hiçbir kitap hakkında bu kadar acımasız yorum yapmaktan haz etmem. Neticede bir emek vardır arkasında. Ama ilk kez bir istisna yapacağım. Çünkü en ufak bir emek kırıntısı hissetmedim. Tam tersine çok fazla kandırılmışlık duygusu var içimde. Kitap demeye bile dilimin varmadığı bu ne olduğu belirsiz şeyi yazan arkadaşımız muhtemel yaşça küçük. O yüzden kendisini fazlaca rencide etmek istemem. Ancak yazmaya devam etmeyi düşünüyorsa gerçekten çooook fazla fırın ekmek yemesi lazım. Lakin bunu okuyup yayımlamaya değer bulan, bu kitap için onlarca ağaç heba eden, benim paramı ve zamanımı harcamama sebep olan yayıncı ve bilimum emeği geçenlere içimden fazlasıyla sövdüm. Ben kitap yarım bırakmaktan hiç haz etmem. Bu nedenle zorla da olsa verilen emeğin kıymetini bilmek için sonuna kadar okurum. Ama kitabın sonuna vardığımda harcadığım zamana cidden üzüldüm. Haaa çok zamanınızı almıyor. Çünkü çocuk kitabı puntosu ve marjinleriyle yazılmış. Kurgu diye bir şey olmadığı gibi dialoglar da iki üç kelimelik cümlelerden oluştuğundan birkaç saat içinde okuyup bitiriyorsunuz, ama keyifle değil. Konular arasındaki geçişler bizim doldurmamız için epeyce boş bırakılmış. Araya roman yazsanız sığar, o kadar... Karakterler deseniz ne istediğini, dediğini, konuştuğunu bilmeyen sığ, özentilik yapmayı bile beceremeyen, altı boş tipler. Öyle ki benim 11 yaşındaki erkek yeğenim bile bundan iyisini yazar. Hani okumazsanız bir şey kaybetmezsiniz denen kitaplar vardır ya; hah işte bu kitap için söyleyebileceğim en doğru şey okursanız çok şey KAYBEDERSİNİZ..
Baskı: Yorgun Hayaller
Havada serisini seven ve yazarın anlatımını beğenen birisi olarak bu kitap beni hiç tatmin etmedi. Serinin diğer kitaplarından tanıdığımız Danika ile Tristan'ın hikayesi kitabın başlangıcında güzel olsa da sonrasındaki gelişmeler saçmalıklarla dolu. Özellikler kitabın son sayfalarındaki olaylar fazla zorlama olmuş. Ancak kitaptaki en büyük problem çeviri hatalarındaydı. Çevirideki yanlışlıklar muazzam boyutlarda. Çift anlamlı kelimelerin çoğu yanlış anlamlarıyla çevrilmiş. Bazı cümleler o kadar saçma olmuş ki sizi kitaptan soğutuyor. Anlamak için cümleyi önce İngilizceye, sonra diğer anlamıyla Türkçeye çevirmem gereken durumlar oldu. Çeviri böyleyken yazım hatalarından bahsetmiyorum bile. Öyle sıradan bir kitaptı ki elimde günlerce süründü. Merak edenler yine okusun ama çok büyük beklentileriniz olmasın.
Baskı: Karanlık Aşk 1
Tecavüz olgusunu basitleştirdiği yönündeki eleştiriler benim kitabı alıp okumama vesile olmuştur. Bu nedenle ilk olarak bu eleştirinin doğruluk payının olmadığını söylemeliyim. Bu eleştiriyi getirenler ya kitabı okumayanlar ya da okudukları haricinde biraz da kafalarında yarattıkları kurgudan etkilenenler. Benim kitapla ilgili en büyük eleştirim kitabın lise sıralarında geçiyor oluşuna. Keşke üniversite falan olsaymış da inandırıcılığı artsaymış. Bundan sonrası spoiler içerir demedi demeyin!! Kitabın ana karakteri Elif tecavüze uğrayan ve hayatını değiştirmek zorunda kalan bir lise öğrencisi. Yeni hayatı ve yeni okuluna alışmaya çalışması, yaşadığı ikilemler çok güzel anlatılmış. Bazı sitelerde okuduğum yorumlarda Demir'in kendisinin tecavüzcüsü olduğu ya da Demir'in çetesiyle kanka olduğu ya da kız arkadaşına çeteden birilerini ayarladığı ifade edilmiş ki alakası yok. Ya onlar farklı bir versiyonunu okudu ya da okumadan yazar itham ediliyor. Devamı olan bir hikayeymiş; wattpad'de yayımlamış; devamında neler oluyor bilmiyorum. Belki anlatılanlar devamına ilişkindir; onu da bilemem. Ben sadece okuduğum bu tek kitaptan yola çıkarak söyleyebilirim ki her ne kadar bazı kurgu hataları olsa da kesinlikle güzel bir hikaye. Yani mesela Elif hastanede günlerce komada kalıyor ve ailenin bundan haberi yok gibi görünüyor. Yok haberi var diyorsanız; Biricik kızlarına bu kadar düşkün olan anne babanın hastanede yatıp kalkması lazım. Öyle Demir geldiğinde başıboş yatıyor olamaz Elif. Dediğim gibi bazı hatalarına rağmen kesinlikle devamı çıktığında okuyacağım ve size de kötü eleştirilere kulak asmadan okumanızı tavsiye ederim.
Baskı: Bekir (Bir Türk Masalı, #3)
Ali'm ile yaşadığım beklenti tatminsizliğinden korkuma Bekir'i elime aldığımda 8 gün boyunca bir türlü cesaret edip başlamadım. Bir yanım okumak için yanıp tutuşurken diğer yanım bahaneler üretip geciktiriyordu. Duygu ile her karakteri ayrı ayrı sevdiğimden ve Ali'm ile Ali'ye sinir olduğumdan ya o çok sevdiğim Bekir de gözümden düşerse diye Bekir'i okumaktan da korktum. Ehhh sekiz günün sonunda merak korkuyu yendi ve ben iki solukta okudum bitirdim Bekir'i :) Yeri geldi gözyaşlarımı, yeri geldi kahkahalarımı durduramadım. Ve tek kelimeyle bayıldım.. Duygu ile birlikte okunsa yeridir. İki kitap birbirini çok güzel bütünlemiş. Hiç gereksiz tekrara düşmeden, birinin uzun uzadıya anlattığını diğeri kısaca bahsedip geçmiş. Ya da Askerlik dönemleri gibi Duygu'nun olmadığı yepyeni olayları okuma imkanı elde etmiş olduk bu kitapla. Ayrıca bazı konularda özellikle iş konularında Duygu dışarıda bırakıldığından Duygu'da bunları okuyamamış ya da tam olarak neden öyle olduğuna anlam verememiştim. Bekir ile tüm bunlar netlik kazandı. Hatta Bekir sayesinde tam olarak ifade edemediğim Alim'deki eksikliğin de adını koymuş oldum. Ama Sedat yazılmadan asla seri tamam olmayacak. Sedat çıkana kadar Duygu ile Bekir'i dönüşümlü olarak okumaya devam. :))