TELHAPPY
@TELHAPPY

Puanlar ve değerlendirmeler

Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.

Hayatın Anlamı
1/1009.10.2017

Baskı: Hayatın Anlamı

çok uzun,anlaşılması zor,eleştiri tarzında cümleler,hayatın anlamıyla ilgili en ufak bir şey yok

Baskı: Daktiloya Çekilmiş Şiirler

Aradığım intihar edecek birisinin ruh halleri; aşırı bir bunalım, hayatın anlamını bulamayış, ölümle dans ediş vb. temalı şeylerdi; aradığımla hiç alakası yok tabi. Şiirler çok anlaşılmaz,kapalı,okuması zor ve başarısız,iki kere okudum hepsini, neden bu tarzı tercih etmiş acaba..

Baskı: Aşkın İstilası - Yol

Aşkın istilası yol ve sufi nefesi deyince programlarda; kitapta sufilikle iyi bir şeyi birleştirip farklı bir sentez yaratmıştır diye hayal ettim. Çok basit bir reiki kitabından başka bir şey değil.Ki topu ve çakraları hiç okumadıysan okumaya değebilir. Aşk şudur budur çok havada laflar la sentezlemiş. Ki toplarını çok basit geçmiş. Yinede topları çakralara atmaya kaç gün dayanırım bilmiyorum, deniyorum. Okuması kolay, diğer kitaplarını sırf nasıl olduğunu görmek ve belki bir şey vardır umuduyla okumayı düşünüyorum.

Oblomov
1/1015.11.2016

Baskı: Oblomov

Yarısının vasat aşk romanı olduğunu bilseydim böyle şok olmazdım.Okuması çok kolay,beş kuruş etmez,altını çizdiğim cümle yok,Mehmet Rauf’un Eylül’ü bundan çok daha iyiydi. Zengin,çok tembel,evden çok az çıkan bir soylunun aşkı ve vasat hayatı.210. sayfada yataktan çıkıyor.300 sayfa aşk anlatıp 2 sayfada bitirmesi çok garipti.Eski, yeni rusya durumu önemsiz. “Hayat hayattır,bir ödevdir,ödev dediğinde çetin bir iştir.O halde ödevimizi yapalım.”

Otomatik Portakal
2/1003.10.2015

Baskı: Otomatik Portakal

2nci okuyuşumda,5 kat daha az irrite oldum.Fazla anarşist,antitest,tecavüz ,şiddet,tabi olmazsa olmaz sisteme siyaset eleştirisi filan olduğunu hemen çakozladım kankalarım.Anlatıcı eline almış,karakterin içine girmesi ve olaylar örgüsü kasnak gibi olduğunu dikizledim ey kardeşlerim.Ayrıca kara mizahta güldürüyor argoyla beraber.Hikaye çok akıcı,film süper.3 kişinin garip rast gelip intikamlarını almaları dandik,kitabın finalinin kısalığı dandik,iyiliğe dönmesi güzel.Eşine benzer bir saldırı olmuş,son bölüm silinmiş,kitabı 3 haftada yazmış,10 dil biliyomuş,kompozitör,hristiyanmış güya,otobiyografisinden nasıl yazdığıyla ilgili bilgiler var… “İyiliğin sebebini aradıkları yok,öyleyse neden tersini merak ediyorlarki?”“Seni insanlıktan çıkarmışlar.Artık seçme şansın yok.Toplumun onayladığı eylemlerin dışına çıkamıyorsun,sadece iyilik yapabilen küçük bir makinesin.” Yazar kitapla ilgili konuşuyor;http://kitap.radikal.com.tr/makale/haber/otomatik-portakal-50-yasinda-349875

Eylül
1/1026.08.2015

Baskı: Eylül

Aşırı sıkıcı,aşırı tekrar,bendekinde kitabın orjinali sol sayfalarda verilmiş,sadeleştirilmiş 250 sayfalık versiyonu, kelime öğrenme çalışması güzel olabilir, ist yazında güzel doğa tasvirleriyle acabamı dedim,yazar denizi seven ve evli kadına bir aşk duymuş birisi bence, "ah saadeti ruhuna sığmıyordu” tarzı onlarca sayfa devam eden tekrar aşk tanımlamaları çok sıktı, 1900 de freud psikolojiyi patlatırken bu romanda psikolojinin p si yok, baskıda 6-7 eksik harf hatası,kitabın sonunu çok dar,hızlı ve kötü bağlamış.. Servet i fünuncunun bahriyeden pornografik roman yüzünden atıldığı,t.fikretin eşiyle yasak aşk yaşadığı (halasının kızıyla evlenip aynı malikanede yaşamışlar),bazı eşlerinin romanı okuyup ona evlenme teklifi ettikleri ve uşaklıgil’in aşk-ı mennu’sundan etkilenerek yazdığı iddia ediliyor..toplam 6-7 sayfalık çizdim en basitleri; ..layık olan mesut olur yahut Goethe’nin dediği gibi layık olan kazanır, kazanamayan laik değildir./..kendisinde daima mevcut olan tahlil vesvesi ile bu saadetin de derinliklerine girip hakikatini görmek merakına düştü../..“mayıs malum ya ,büyük adanın tam mevsimidir!.. /..Sabahleyin uykunun rahatlığıyla ,akşam yorgunluğunun tozuyla deniz sinirlerine büyük bir şifa tesiri veriyordu./Hiç bir kadın böyle aşk ne kadar saklanırsa saklansın ,hissetmemesi mümkün olmazdı../..henüz kızken kendi de fena kocaya düşseydi sabreden kadınlar gibi sabredemeyeciğini ve susmaya cağını zanneder ,öyle iddia ederdi..

Şato
1/1026.08.2015

Baskı: Şato

K =kafka=Kendisini yazmış = Memur,zengin,otellerde kalmış,kadınlarla evliliğe varmayan sorunlu ilişkiler,son 10 yılı hastalıklı ve emekli sürdürüyor,yahudi sorunları, politikaylada uğraşmış, köylerde çok zaman geçirmiş; bunları yarım kalmış romana sanatsal olarak yansıtmış.3. nişanlısının oda hizmetçisi olması pepi’yide açıklar. Benim asıl şok olduğum nokta bu adamda aşırı sosyal ve aşırı depresifliği bir potada götürmeye çalışmış olmasının büyük acısı var.Ve edebiyat figürü olmasını brod’a borçlu olmasıda ayrı bir konu. Kitapta bürokrasinin trajikomikliğinin eleştirisi ana gövdesinde,aşırı akan ve geçen depresif bir tema ,sırasıyla hiciv,zekilik,gariplik,ataklık,insanların cehennemlik ilişkileri ,absürdlük,varoluşçuluk,olamayacak bir adam. Yapı olarak baksam bile cidden çok sıkıcı ve aşırı saçma,sabretmeside çok zor olan bir kitap, klamm devlet galiba, ilginç kimse görmüyor,karakterlere iyi girmiş gibi ama çok sıkmış, yardımcıların komiklikleri ve sınıfta basılmalarına iyi güldüm, onlar gidince iyice sıkıcı oldu.Bendeki versiyonda nette konferans notları var diyordu ama yok,çevirmenin kadın olması,resimlerde çok sıktı,tasarım güzel.

Baskı: Beyoğlu'nun En Güzel Abisi

Sonuçta vasat,polisiye sevmem,ilk polisiyemdi, yazarın dedektif ve emniyetçilerden yardım alması güzel.Yurt dışına en çok satan yazarda abartılı yabancı sevgisi ,birazda ydışı ilgisini çekmesi için istte dolaştırması sıkarken ülke eleştirileri,bazı eski sözcükleri hoştu.Mafya karakterleri diyalogları iyiydi,ama son 5 sayfaya kadar bekletip katile çok az yer ayırması garipti, komiserin günlük kırıklıkları uzaması sırıttı, iyi filmi olabilir… akıcı ve örgüsü sağlam..Olabilecekler; “Büyük yazarlardan bahsediyordu babam.Bunun gibi sıradan polisiye yazarlarından değil.”,“Aksine her insan bir düzine örgüte üye olmalı.”,“Sahi,kadınlar bu sanatçıları neden hoş görürüler,hep olumlu bir önyargıyla bakarlar.”,“O kadar korkunçtu ki yaşadıkları hayat,kaçmak için her türlü maddeyi çekiyorlar ciğerlerine..”, “Yanlışa düşmekten başka seçeneği olmayan birine,neden doğru yolu seçmedin demek kadar ahlaksız bir davranıştır bu.”,“Her gece otursanız buraya her gece caddeden geçenleri seyrettseniz yinede bıkmazdınız gördüklerinizden.”,“İstanbul’un taşı toprağı altın,biz nasiplenmessek başkaları nasiplenir diyen soysuzlar var ya işte…”,“..gibi toplumun dibindeki adamlar değil,hepimizin ortak vurdumduymazlığı ,ortak acımasızlığı,ortak cahilliği bitirmişti bu şehri.”,“Paran varsa her şeyi satın alabilirsin,elbette başta insanları,doktorları,hakimleri,savcıları,polisleri,yanlış anlamayın herkesi.”,“Kadınlardan asla kurtulamzsın, hayaletleri seni hayatın boyunca takip eder.”,“İnsan ne iyidir ne kötü,hem şeytan vardır içimizde hem melek.Hangisini uyandırırsak hangisini beslersek,o ele geçirir ruhumuzu.“,“..yabancı seyyahların bir zamanlar dünyanın en güzel gelini olarak tarif ettikleri bu yer..”

Bulantı
1/1015.08.2015

Baskı: Bulantı

işkence,devamlı gezip ,duvardaki pisliğine kadar varoluşuyor,olmıyacağını bile bile çözümlemeye uğraşıyor,vs.Ama otobiyograikse nispeten biraz tat bırakıyor ağızda..

Baskı: Sıfırdan Başlamak (Benim Hikayem)

müziği nasıl yaptığıyla ilgili diye içine çok bakmadan aldım,yolsuzdum,çıkmadı öyle tabii,kitabı hibe ederkende kıymete bindi neyse.. rüyalardan şarkı yazmaktan,fakir bir yaşam,şarkı sözlerinin türkçesi ağırlıklı bir kitap hatırladığım kadarıyla,tamemen kendi sözleriyde,kendisi yazmış bi anlamda,wever,okumaya değer bir kitap bcuz şarkı sözü yazarı,şair yani ve tam paket egzantrik bir sanat ikonu..

Günlük
1/1011.07.2015

Baskı: Günlük

Postmodern romanı başlatan yorumlu tutunamayanlar gibi zeki,çok derin ve açık yazan atay’ın bu günlük seçkisi atay’a yakışmamış bence.70 sayfa sadece 2 tiyatro oyununu içeriyor ve her sayfanın solunda orijinal el yazısıyla kitap iki kere yazılmış, bu kadar kapalı ve az olmazdı kendisi yayınlasaydı bence,okuduğu kitaplar hakkında notlarda var.. “Bizim yazarlarda içimi eziyor.X bir X yazmış,yürekler acısı.Mantık ve köy romanı karışmış.Yılın en iyi bilmemnesi diyorlar.” “Halit ziya’nın dili bugünkü kuşaklar için ağır,ithal edilmiş depresyon” “Belki,bir iki kşinin dediği gibi ancak kendini ve aklına nasıl geliyorsa öyle yazan biriydim;ben de son zamanlarda buna gittikçe daha fazla inanıyorum.”

Hamlet
1/1015.06.2015

Baskı: Hamlet

Danimarka prensinin insanların kötü yanları, hayatın çelişkileri,derin entrikalarını,varolma problemini etkin hiciv, akıcı, absürd, psikolojik tatlarla eleştirdiği ve ortaya koymaya çalıştığı oyununda kitap ortasındaki olmak veya olmamak (işte yaşamak felaketine dayanabilmemiz bundan,yoksa kim katlanırdı bu dünyanın kürürüne ,kamçısına?)’dan başka bir şey yok,bunuda netten okumuştum zaten.

Baskı: Martı Jonathan Livingston

Kişisel gelişim ambalajlı ağır antiteist çocuk kitabı.Protest antiteist bir adamın yanlış,yanlı bir çocuk kitabı için çok ağır din eleştirisi!cennet yoktur vs.dir cümleleri kanıtdır bence. Çocuklara okutulurken,her kitaptan ne anladığı sorulmalıdır,çünkü kitaplardan bazıları çocuklarda çok daha kolay karaktere yerleşebilir ve hayatları boyunca zarar verebilir.Haricindeki motivasyon tarafıyla çok erdemsel kasnak,vurucu,kısa ve dolu öyküsü; toplumun insanları yapamazsınlarla mahvettiği ve kendine inanıp sınırlarına mahkum olamamayı öğreten ve düşünmeyi öğütleme anlamında güzel ilham verdi.Verdiği öğütlerde bir sınırlamadır bi yandan ama iyi yanları eklemek gerekir ruha. İş olsun diye; “Hikayeler komiteler ve dilbilgisi ile oluşturulmaz,kendi sessiz hayal gücümüzü etkileyen bir gizemden çıkarlar” (noktalama karşıtıyım). “ Sen kendini bulmaya ,her geçen gün daha bir gerçek ,daha bir sınırsız olan Martı Fletcher’ı bulmak için çalışmaya ihtiyacın var .Senin gerçek öğretmenin bu.Onu anlamaya ve öğrenmeye çalış.”

Yazarın Kitabı
1/1010.06.2015

Baskı: Yazarın Kitabı

50 civarında yazarın çocuklukları,ilk kitapla tanışmaları,yazmaya iten şeyler,yazarlık hayatları,okuma ve yazmanın onlara ifade ettikleri,etkilendikleri kitaplar vs.,ünlülerde var,fena değil okunur,şu aklımda kaldı köy enstitülerinde kitap ekmekten önce gelir.

Fareler ve İnsanlar
1/1005.06.2015

Baskı: Fareler ve İnsanlar

Yani basit çocuk kitabı.akıcı,üzücü,çekici,kısa ama içerik olarak bir şey yok,lennie’nin bazı diyologları hüzünlendirdi,filmini merak ettim,meb 100 temel içindeymiş,lennie gerçekmiş, john çifliklerde çalışmış, tiyatro şekilde oyananabilir yazmış, İş olsun diye altını çizdiğim iki cümle ; “kitaplar işe yaramıyor, insanın yanında birisinin olmasına ihtiyacı var”.. “konuşuyorlar ya da hiç konuşmadan karşılıklı oturuyorlar ya ,önemli olan budur işte”. Farelerin okşanırken ölmeleri en sevdiğimiz şeylere en çok zararı veririz,onlara nasıl davranacağımızı bilmediğimizimi vurguluyor? George lennie’yi neden vurdu?zaten vurulucaktı kolay bir ölümmü gerçekleştirdi yoksa yoksa ihanetmi etti, kaçırabilir kurtarabilirdi.insanlar dostlarının faydası zararını geçtiği zaman ortak geçmişe bakmadan biletlerini aniden kesebildiklerine gönderme olabilir.George un lennie’yi öldürmesi içindeki çocukluğu başkası yok edeceğine kendimi yok etmesinimi imgeliyor?..

Yabancı
1/1031.05.2015

Baskı: Yabancı

hızlı okunan ama saçma bir kitap,gözüne güneş vurduğu için adamı öldürmesi ve kendini adeta savunmaması..çok saçma..tabi içindeki felsefe ve makaleleri sonradan okuyup tekrar değerlendirecem..her şey anlamsız ama bu kadarda değil,iyi anlatamadığını düşünüyorum..sartre bulantı beni delirtmşti ama bundan çok daha anlamlıydı..

Yeraltından Notlar
2/1029.05.2015

Baskı: Yeraltından Notlar

İlk bölüm saçma 35 sayfa,ikincisi kaybeden bir memur kendini aşırı aşağılayan, yorum yaptıktan sonra hemen tersiyle artistik çelişkiyi yaratan,okura konuşan ve soran, psikolojisine sokan,kendini yerin dibine sokan,hayatın çok dövdüğü.sonradan okuduğum kitap içi yorumlarda determinizmin diyalektiği,parodi,kişilere siyasi gönderme gibi janjan kılıflara sokulmuş bunlar,çok derin şeyler aramaya gerek yok bence,felsefe vs,fena değil,tavsiye..

Siyah Süt
1/1022.05.2015

Baskı: Siyah Süt

Ağır feminzm,annelik ve yazarlık çelşkisi,annelik korkusu,loğusa depresyon,vasat 3 harfli konuşmaları,bitsin diye dua ettim yarısından sonra östrojen zehirlenmesi yaşadım.. deneme,dert anlatımı ,biyografi karışımı olarak içeriği vasat erkeklere hiç tavsiye etmem.kitabı unutmaya temizleyici yok..

Yazma Büyüsü
2/1028.04.2015

Baskı: Yazma Büyüsü

Yazarlık hayatının çok zor olduğunun (yazmakta çok çok haklı ama),insan üzülmek istemiyor, edebi kurallara takılı,hemde istisnalardan söz ediyor (oradada haklı olduğu kısımlar var),cümle tarzı standart eski yapay resmi.Ama kitabın içi çok dolu,samimi,ilginç bilgiler var..cesurluğunu yazmaya gerek yok,kesinlikle tavsiye ederim.şu anki benle bunlar.

Yazarlık Okulu
1/1022.04.2015

Baskı: Yazarlık Okulu

Çelişen kurallar ve geneldeki parantezdeki yumuşatma amaçlı yazıların çocuksu olması dışında ,samimi üslup,bilimsel takılmaması ve bu tarzlardan ilk okuduğum olmanında etkisiyle parasını çıkaran bir kitap bence.

Yazma Sanatı
3/1022.04.2015

Baskı: Yazma Sanatı

İlkokulda mahalle gazetesi,ortaokulda kitap basmış,nasıl yazdığını,roman fikirlerinin nasıl çıktığını,yazarlara öğütler verek çok az terimlere girerek, çok aşırıda dolu bir şekilde düz,argo,alaycı,espirili ve zeki üslupla yazmış.para boşa gitmedi.

Baskı: Puslu Kıtalar Atlası

Bence zaman ve para kaybı,ne üslup,ne bilgi,nede kurgu;dilenciler isthibarat teşkilatını yok ediyor ,beynimmin hücreleri öldü,asıl sormamız gereken soru bu popüler kitapları kim belirliyor bunun üzerine bir kitap yazmalı,20-30 kelime öğrendim ve habire konstantiniye diyor.

ÖncekiSayfa 1 / 2Sonraki