
Puanlar ve değerlendirmeler
Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.
Baskı: Hayatın Anlamı
çok uzun,anlaşılması zor,eleştiri tarzında cümleler,hayatın anlamıyla ilgili en ufak bir şey yok
Baskı: Şu Hortumlu Dünyada Fil Yalnız Bir Hayvandır
o kadar vasatki üstüne 100 lira isteyin.
Baskı: Daktiloya Çekilmiş Şiirler
Aradığım intihar edecek birisinin ruh halleri; aşırı bir bunalım, hayatın anlamını bulamayış, ölümle dans ediş vb. temalı şeylerdi; aradığımla hiç alakası yok tabi. Şiirler çok anlaşılmaz,kapalı,okuması zor ve başarısız,iki kere okudum hepsini, neden bu tarzı tercih etmiş acaba..
Baskı: Aşkın İstilası - Yol
Aşkın istilası yol ve sufi nefesi deyince programlarda; kitapta sufilikle iyi bir şeyi birleştirip farklı bir sentez yaratmıştır diye hayal ettim. Çok basit bir reiki kitabından başka bir şey değil.Ki topu ve çakraları hiç okumadıysan okumaya değebilir. Aşk şudur budur çok havada laflar la sentezlemiş. Ki toplarını çok basit geçmiş. Yinede topları çakralara atmaya kaç gün dayanırım bilmiyorum, deniyorum. Okuması kolay, diğer kitaplarını sırf nasıl olduğunu görmek ve belki bir şey vardır umuduyla okumayı düşünüyorum.
Baskı: Oblomov
Yarısının vasat aşk romanı olduğunu bilseydim böyle şok olmazdım.Okuması çok kolay,beş kuruş etmez,altını çizdiğim cümle yok,Mehmet Rauf’un Eylül’ü bundan çok daha iyiydi. Zengin,çok tembel,evden çok az çıkan bir soylunun aşkı ve vasat hayatı.210. sayfada yataktan çıkıyor.300 sayfa aşk anlatıp 2 sayfada bitirmesi çok garipti.Eski, yeni rusya durumu önemsiz. “Hayat hayattır,bir ödevdir,ödev dediğinde çetin bir iştir.O halde ödevimizi yapalım.”
Baskı: Otomatik Portakal
2nci okuyuşumda,5 kat daha az irrite oldum.Fazla anarşist,antitest,tecavüz ,şiddet,tabi olmazsa olmaz sisteme siyaset eleştirisi filan olduğunu hemen çakozladım kankalarım.Anlatıcı eline almış,karakterin içine girmesi ve olaylar örgüsü kasnak gibi olduğunu dikizledim ey kardeşlerim.Ayrıca kara mizahta güldürüyor argoyla beraber.Hikaye çok akıcı,film süper.3 kişinin garip rast gelip intikamlarını almaları dandik,kitabın finalinin kısalığı dandik,iyiliğe dönmesi güzel.Eşine benzer bir saldırı olmuş,son bölüm silinmiş,kitabı 3 haftada yazmış,10 dil biliyomuş,kompozitör,hristiyanmış güya,otobiyografisinden nasıl yazdığıyla ilgili bilgiler var… “İyiliğin sebebini aradıkları yok,öyleyse neden tersini merak ediyorlarki?”“Seni insanlıktan çıkarmışlar.Artık seçme şansın yok.Toplumun onayladığı eylemlerin dışına çıkamıyorsun,sadece iyilik yapabilen küçük bir makinesin.” Yazar kitapla ilgili konuşuyor;http://kitap.radikal.com.tr/makale/haber/otomatik-portakal-50-yasinda-349875
Baskı: A Way of Life: His Final Word ; Over Thirty Years of Blood, Sweat and Tears Paperback
Baskı: Eylül
Aşırı sıkıcı,aşırı tekrar,bendekinde kitabın orjinali sol sayfalarda verilmiş,sadeleştirilmiş 250 sayfalık versiyonu, kelime öğrenme çalışması güzel olabilir, ist yazında güzel doğa tasvirleriyle acabamı dedim,yazar denizi seven ve evli kadına bir aşk duymuş birisi bence, "ah saadeti ruhuna sığmıyordu” tarzı onlarca sayfa devam eden tekrar aşk tanımlamaları çok sıktı, 1900 de freud psikolojiyi patlatırken bu romanda psikolojinin p si yok, baskıda 6-7 eksik harf hatası,kitabın sonunu çok dar,hızlı ve kötü bağlamış.. Servet i fünuncunun bahriyeden pornografik roman yüzünden atıldığı,t.fikretin eşiyle yasak aşk yaşadığı (halasının kızıyla evlenip aynı malikanede yaşamışlar),bazı eşlerinin romanı okuyup ona evlenme teklifi ettikleri ve uşaklıgil’in aşk-ı mennu’sundan etkilenerek yazdığı iddia ediliyor..toplam 6-7 sayfalık çizdim en basitleri; ..layık olan mesut olur yahut Goethe’nin dediği gibi layık olan kazanır, kazanamayan laik değildir./..kendisinde daima mevcut olan tahlil vesvesi ile bu saadetin de derinliklerine girip hakikatini görmek merakına düştü../..“mayıs malum ya ,büyük adanın tam mevsimidir!.. /..Sabahleyin uykunun rahatlığıyla ,akşam yorgunluğunun tozuyla deniz sinirlerine büyük bir şifa tesiri veriyordu./Hiç bir kadın böyle aşk ne kadar saklanırsa saklansın ,hissetmemesi mümkün olmazdı../..henüz kızken kendi de fena kocaya düşseydi sabreden kadınlar gibi sabredemeyeciğini ve susmaya cağını zanneder ,öyle iddia ederdi..
Baskı: Şato
K =kafka=Kendisini yazmış = Memur,zengin,otellerde kalmış,kadınlarla evliliğe varmayan sorunlu ilişkiler,son 10 yılı hastalıklı ve emekli sürdürüyor,yahudi sorunları, politikaylada uğraşmış, köylerde çok zaman geçirmiş; bunları yarım kalmış romana sanatsal olarak yansıtmış.3. nişanlısının oda hizmetçisi olması pepi’yide açıklar. Benim asıl şok olduğum nokta bu adamda aşırı sosyal ve aşırı depresifliği bir potada götürmeye çalışmış olmasının büyük acısı var.Ve edebiyat figürü olmasını brod’a borçlu olmasıda ayrı bir konu. Kitapta bürokrasinin trajikomikliğinin eleştirisi ana gövdesinde,aşırı akan ve geçen depresif bir tema ,sırasıyla hiciv,zekilik,gariplik,ataklık,insanların cehennemlik ilişkileri ,absürdlük,varoluşçuluk,olamayacak bir adam. Yapı olarak baksam bile cidden çok sıkıcı ve aşırı saçma,sabretmeside çok zor olan bir kitap, klamm devlet galiba, ilginç kimse görmüyor,karakterlere iyi girmiş gibi ama çok sıkmış, yardımcıların komiklikleri ve sınıfta basılmalarına iyi güldüm, onlar gidince iyice sıkıcı oldu.Bendeki versiyonda nette konferans notları var diyordu ama yok,çevirmenin kadın olması,resimlerde çok sıktı,tasarım güzel.
Baskı: Beyoğlu'nun En Güzel Abisi
Sonuçta vasat,polisiye sevmem,ilk polisiyemdi, yazarın dedektif ve emniyetçilerden yardım alması güzel.Yurt dışına en çok satan yazarda abartılı yabancı sevgisi ,birazda ydışı ilgisini çekmesi için istte dolaştırması sıkarken ülke eleştirileri,bazı eski sözcükleri hoştu.Mafya karakterleri diyalogları iyiydi,ama son 5 sayfaya kadar bekletip katile çok az yer ayırması garipti, komiserin günlük kırıklıkları uzaması sırıttı, iyi filmi olabilir… akıcı ve örgüsü sağlam..Olabilecekler; “Büyük yazarlardan bahsediyordu babam.Bunun gibi sıradan polisiye yazarlarından değil.”,“Aksine her insan bir düzine örgüte üye olmalı.”,“Sahi,kadınlar bu sanatçıları neden hoş görürüler,hep olumlu bir önyargıyla bakarlar.”,“O kadar korkunçtu ki yaşadıkları hayat,kaçmak için her türlü maddeyi çekiyorlar ciğerlerine..”, “Yanlışa düşmekten başka seçeneği olmayan birine,neden doğru yolu seçmedin demek kadar ahlaksız bir davranıştır bu.”,“Her gece otursanız buraya her gece caddeden geçenleri seyrettseniz yinede bıkmazdınız gördüklerinizden.”,“İstanbul’un taşı toprağı altın,biz nasiplenmessek başkaları nasiplenir diyen soysuzlar var ya işte…”,“..gibi toplumun dibindeki adamlar değil,hepimizin ortak vurdumduymazlığı ,ortak acımasızlığı,ortak cahilliği bitirmişti bu şehri.”,“Paran varsa her şeyi satın alabilirsin,elbette başta insanları,doktorları,hakimleri,savcıları,polisleri,yanlış anlamayın herkesi.”,“Kadınlardan asla kurtulamzsın, hayaletleri seni hayatın boyunca takip eder.”,“İnsan ne iyidir ne kötü,hem şeytan vardır içimizde hem melek.Hangisini uyandırırsak hangisini beslersek,o ele geçirir ruhumuzu.“,“..yabancı seyyahların bir zamanlar dünyanın en güzel gelini olarak tarif ettikleri bu yer..”