RU
@ruuya

Puanlar ve değerlendirmeler

Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.

Ay Büyürken Uyuyamam
10/1001.08.2014

Baskı: Ay Büyürken Uyuyamam

Okuduğum en iyi öykü kitabi. Anadoludaki sakli ustu ortulu cinsellik

Mucizevi Mandarin
8/1006.02.2014

Baskı: Mucizevi Mandarin

Ilk hikaye 10 puan, ikincisi 7 puan.

İçimizdeki Şeytan
10/1004.02.2014

Baskı: İçimizdeki Şeytan

Türk edebiyatının en sevdiğim romanidir. Sabahattin Ali'nin yasadigi dönemdeki toplumsal yapiyi, aydin gecinen insanlari, kisilerin ic dunyalarini, kendileriyle hesaplasmalarini, hatalariyla yuzlesmrlerini muthis anlatır. Macide karakteri en çok etkilendiğim karakterlerden olmuştur.

Doğu Öyküleri
10/1004.02.2014

Baskı: Doğu Öyküleri

Müthiş bir seçki olmus. On dört yazarin Doğu kaynaklı oykuleri derlenmiş. Hepsi de birbirinden acı , o topraklarin caresizliginin yoksullugunun tabloları.

Cemo
9/1004.02.2014

Baskı: Cemo

Destan gibi anlatilmis. Bir kismi Cano'nun bir kismi Memo'nun tarafindan. Hem keyifli hem hüzünlü bir kitap.

Baskı: Başkalarının Acısına Bakmak

Cok tekrara dusulmus bazi yerlerinde. yazar ortaya koydugu durumlara farkli acilardan bakmis. O durumlar acisindan tek dogru yok kitapta baktigin yere gore her sey mumkun. Amerika'ya getirdigi elestiriler de bir Amerikalinin görüşü oldugu icin ayrica dikkate deger.

Yürümek
9/1003.02.2014

Baskı: Yürümek

Her okuduğum kitabında Sevgi Soysal'ı daha bir çok seviyorum. http://www.sosyalarastirmalar.com/cilt1/sayi3/sayi3_pdf/yuce_sefa.pdf Bu linkte kitap üzerine yapılmış bir incelemeyi bulabilirsiniz.

Baskı: Bizim Büyük Çaresizliğimiz

Su gibi yazıldı diyor arka kapakta. Öyle de okunuyor... Ama Sinek Isırıklarının Müellifi'nde yakaldığım gerçeklik hissini bu kitapta bulamadım.

Küçük Arı
5/1016.01.2014

Baskı: Küçük Arı

İyi bir reklamla pazarlandığını düşünüyorum okumasam da olurmuş.

Baskı: Ve O Hiçbir Şey Demedi

Kitabi bir gunde bitirdigimi hatırlıyorum. Savas sonrasinin getirdiği yoksulluk , yoksullugun uzaklastirdigi insanlar, bu atmosferdeki bir evlilik, saglam ve guclu Kaete'nin acilar karsidindaki ezilmeden dik duruşu, karakterlerin yalnizligi nefis bir tasvirle anlatilmis.

Gece Sesleri
2/1008.01.2014

Baskı: Gece Sesleri

Çabucak yazaılıp bitirilmiş gibi. Öyle de çabuk okunuyor ama bir lezzet alamadım kitaptan

Baskı: Bu İşte Bir Yalnızlık Var

Ben de ilk gençlik döneminde okumuştum epey de sevmiştim...

Kumru ile Kumru
8/1030.11.2013

Baskı: Kumru ile Kumru

Eşyanın hayatımızdaki hakimiyeti... Köyden göç etmiş bir insanın büyük şehri o hayatı kendi algılarıyla yorumlaması ona angaje olmaya çalışması...

Yılanı Öldürseler
10/1030.11.2013

Baskı: Yılanı Öldürseler

Okuyalım da görelim toplum baskısı nelere kadirmiş...

Baskı: Küçük Şeylerin Tanrısı

Kitaba biraz sabretmeniz gerekiyor. Yazar son yüz sayfada kitap boyunca geriye dönüşlerle anlattığı konuyu sonuca müthiş bağlamış. Başta kimin ne olduğunu kiminle akraba olduğunu oturtmak zor oldu. Kast sisteminde farklı iki tabakadan insanın birbirine olan aşkı var kitapta.Kitap boyunca yazara sinirlenebilirsiniz ama son 100 sayfada okuyucuyu edebi doyuma ulaştırdığını düşünüyorum.

Baskı: İsimle Ateş Arasında

Niye okudum bilmiyorum tavsiye falan da yoktu halbuki. Başlarda altını çizdiğim bazı cümlelerin ve Osmanlı'yı yıkıma götüren bazı yanlışları vermesınin dışında hiç beğenmedim.

Baskı: Yıldırım Bölge Kadınlar Koğuşu

Herkesin okumasını öyle çok isterdim ki... Benim için çok farklı bir yerde. Diğer okuduğum romanlarda da çok duygulandığım zamanlar olmuştu. Ama bu satırların gerçekten yaşandığını bilmek beni oldukça yaraladı diyebilirim. Hapiste olmak ezilmek aşağılanmak dik durmak dışarı özlemi ... Sanki gerçekten yaşadım ve Sevgi Soysal ı daha çok sevdim. Hem de çok... Ayrıca Sevgi Soysal Yenişehir'de bir Öğle Vakti kitabını da Yıldırım Bölge'de yazmış. O koşulları çektiği yetmiyor gibi bir de şaheser çıkarmış. "Ben herşeyin bir bir yok olmasına o kadar alıştım ki Ve her şeyin bir bir varolmasına o kadar alışacağım ki"

Baskı: İçimden Kuşlar Göçüyor

İlerde menopozda yaşayacağım sıkıntılar hakkında bol bilgi sahibi oldum:). Kitaptan aldığım tek şey bu gibi hissediyorum. Dili çok basit geldi bana sanki günlük yazar gibi sıradan. Diğer romanlarının iyi olduğunu duymuştum belki de bundan başlamam bir hataydı. Ama diğer kitaplarının nasıl bir ruh haliyle yazdığını anlamak isteyenler için iyi bir kaynak olabilir.

Dirilen Şehir
10/1009.11.2013

Baskı: Dirilen Şehir

Bir yabancının ruhsuz üretmeyen tembel bir kasabayı bir cümleyle nasıl değiştirdiğini görüyoruz. Sözün gücü budur...

Peri Gazozu
9/1004.11.2013

Baskı: Peri Gazozu

Öykü kitabı olduğunu düşünerek almıştım ama bir anı kitabı. Anılarla ülke gerçeklerine temas edilmiş. Ercan Kesal'in ilk kitabı galiba doktorluk oyunculuk senaryo yazarlığı derken bu işi de başarmış görünüyor...

Baskı: Gökyüzü Sineması - İki Film Birden

İki hikayenin de kahramanları birbirinden yalnız. Kitap da bu tema üzerine kurulu bi de şunlar var kurulan hayaller sonrasında bunların çöküşünün verdiği keder gündelik hayatın ayrıntılarındaki büyük hüzün hapishaneler aynı kandan insanların yabancılığı... Okuyucuya verdiği edebi tad harika şiir gibi dili var. Ama ikinci hikaye çok acıydı bee ne bileyim Ferhat da mutlu olaydı ne vardı parçalandı içim... Biraz umut verseydi yazar ikinci hikayede...

Baskı: Yenişehir'de Bir Öğle Vakti

Kitap başlarında bana hikaye tadı vermişti birinin hikayesi bitiyor ve o biterken diğeri onun yaşamının içinden geçiyor ve diğerinin hikayesi başlıyor. İlk defa bu tarzda bir roman okudum. Roman ilerledikçe insanlar kalabalıklaşıyor. Farklı konumlardaki insanların iletişimleri, birbirlerini suçlamaları, küçük görmeleri kısacası bir çok insanlık hali akıcı ve oldukça duru bir türkçeyle dile getirilmiş. Karakterlerin diğerlerinin kişiliği ve mevkisi üzerinde ne düşündüğü nasıl düşündüğü ayrıntılı anlatılmış.Kitap bittiğinde bitmemiş hissine kapıldım sanki yaşamaya devam ettiler. Hiç sıkılmadım. Sevgi soysal In diğer kitaplarını okumak için can atıyorum :)

Onca Yoksulluk Varken
10/1014.10.2013

Baskı: Onca Yoksulluk Varken

Kökenlerini bilmemenin getirdiği bunalım ,hafızasızlık, kimsesizlikten doğan şiddetli bir sevgi açlığı... Öyle bir açlık ki Momo kah eve aldığı hayali dişi aslanın kendisin yaladığını hayal eder kah asasına bez dolayıp kendine arkadaş eder. İlgiye, mutlu bir kucakta nefes almaya hasrettir. Roman Momonun ağzından aktarılır. İronik ve dokunaklı... Romandaki bu dil Momonun yalnızlığını tüm gerçekliğiyle hissettirir. Momo ya eski fahişe Madam Rosa sahip çıkmıştır , birbirlerinden başka kimseleri yoktur Momonun tek tutacak dalı bu hasta ve yaşlı kadındır. Momo bu yaşlı kadına yaşından beklenmeyecek olgunlukta sadık kalacaktır. "Gece üşüdüm, kalktım gittim, madam rosa'nın üzerine bir battaniye attım." Böyle bir bağ vardır aralarında o sebze gibi yaşamda bile Madam Rosa'yı bırakmayı düşünmez hatta bir kere dışarıda biriyle tanışıp keyif almıştır hemen ardından bir vicdan azabı gelir. Elini tutar bir saat boyunca hiç bırakmadan öper güzel laflar eder. Momo'nun ağladığı anlar yürek parçalar. ''mösyö hamil, mösyö hamil' dedim ona. hiç nedensiz, öylesine. hâlâ onu seven, adını bilen birileri olduğunu anımsasın, tek bir adı olduğunu bilsin diye.'' Belki de Momo hiç çocuk olmadı olamadı... Sevmek gerek ...

Sevgili Arsız Ölüm
10/1029.09.2013

Baskı: Sevgili Arsız Ölüm

Kitabın alışık olmadığımız bir tarzı ve masalsı bir anlatımı var. İçinde gerçeküstü unsurlar ve bir çok karakter barındırıyor. ilk sayfalarda çok zorlanılsa da sonradan etkisi altına alıyor okuyucuyu. Yazarın hayatıyla da benzerlikler taşıyor. Dirmit karakteri sanırım yazarın kendisi. Dirmit engellenen sürekli sorgulanan ve kendini savunmak zorunda bırakılan biri durumunda. Farklı olmanın acısını çekiyor. Latife Tekin de dokuz yaşında köyden İstanbul a göçmüş. Hayatını anlatırken inkar ve baskının binbir çeşidiyle karşılaştığını söylüyor. Dİrmit de bunları kendi ailesinden bolca görüyor. Son olarak yazar bu kitabı henüz yirmi altı yaşında yazmış.

ÖncekiSayfa 1 / 2Sonraki