Puanlar ve değerlendirmeler
Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.
Baskı: Ay Büyürken Uyuyamam
Okuduğum en iyi öykü kitabi. Anadoludaki sakli ustu ortulu cinsellik
Baskı: İçimizdeki Şeytan
Türk edebiyatının en sevdiğim romanidir. Sabahattin Ali'nin yasadigi dönemdeki toplumsal yapiyi, aydin gecinen insanlari, kisilerin ic dunyalarini, kendileriyle hesaplasmalarini, hatalariyla yuzlesmrlerini muthis anlatır. Macide karakteri en çok etkilendiğim karakterlerden olmuştur.
Baskı: Doğu Öyküleri
Müthiş bir seçki olmus. On dört yazarin Doğu kaynaklı oykuleri derlenmiş. Hepsi de birbirinden acı , o topraklarin caresizliginin yoksullugunun tabloları.
Baskı: Cemo
Destan gibi anlatilmis. Bir kismi Cano'nun bir kismi Memo'nun tarafindan. Hem keyifli hem hüzünlü bir kitap.
Baskı: Başkalarının Acısına Bakmak
Cok tekrara dusulmus bazi yerlerinde. yazar ortaya koydugu durumlara farkli acilardan bakmis. O durumlar acisindan tek dogru yok kitapta baktigin yere gore her sey mumkun. Amerika'ya getirdigi elestiriler de bir Amerikalinin görüşü oldugu icin ayrica dikkate deger.
Baskı: Yürümek
Her okuduğum kitabında Sevgi Soysal'ı daha bir çok seviyorum. http://www.sosyalarastirmalar.com/cilt1/sayi3/sayi3_pdf/yuce_sefa.pdf Bu linkte kitap üzerine yapılmış bir incelemeyi bulabilirsiniz.
Baskı: Bizim Büyük Çaresizliğimiz
Su gibi yazıldı diyor arka kapakta. Öyle de okunuyor... Ama Sinek Isırıklarının Müellifi'nde yakaldığım gerçeklik hissini bu kitapta bulamadım.
Baskı: Küçük Arı
İyi bir reklamla pazarlandığını düşünüyorum okumasam da olurmuş.
Baskı: Ve O Hiçbir Şey Demedi
Kitabi bir gunde bitirdigimi hatırlıyorum. Savas sonrasinin getirdiği yoksulluk , yoksullugun uzaklastirdigi insanlar, bu atmosferdeki bir evlilik, saglam ve guclu Kaete'nin acilar karsidindaki ezilmeden dik duruşu, karakterlerin yalnizligi nefis bir tasvirle anlatilmis.
Baskı: Gece Sesleri
Çabucak yazaılıp bitirilmiş gibi. Öyle de çabuk okunuyor ama bir lezzet alamadım kitaptan
Baskı: Bu İşte Bir Yalnızlık Var
Ben de ilk gençlik döneminde okumuştum epey de sevmiştim...
Baskı: Kumru ile Kumru
Eşyanın hayatımızdaki hakimiyeti... Köyden göç etmiş bir insanın büyük şehri o hayatı kendi algılarıyla yorumlaması ona angaje olmaya çalışması...
Baskı: Yılanı Öldürseler
Okuyalım da görelim toplum baskısı nelere kadirmiş...
Baskı: Küçük Şeylerin Tanrısı
Kitaba biraz sabretmeniz gerekiyor. Yazar son yüz sayfada kitap boyunca geriye dönüşlerle anlattığı konuyu sonuca müthiş bağlamış. Başta kimin ne olduğunu kiminle akraba olduğunu oturtmak zor oldu. Kast sisteminde farklı iki tabakadan insanın birbirine olan aşkı var kitapta.Kitap boyunca yazara sinirlenebilirsiniz ama son 100 sayfada okuyucuyu edebi doyuma ulaştırdığını düşünüyorum.
Baskı: İsimle Ateş Arasında
Niye okudum bilmiyorum tavsiye falan da yoktu halbuki. Başlarda altını çizdiğim bazı cümlelerin ve Osmanlı'yı yıkıma götüren bazı yanlışları vermesınin dışında hiç beğenmedim.
Baskı: Yıldırım Bölge Kadınlar Koğuşu
Herkesin okumasını öyle çok isterdim ki... Benim için çok farklı bir yerde. Diğer okuduğum romanlarda da çok duygulandığım zamanlar olmuştu. Ama bu satırların gerçekten yaşandığını bilmek beni oldukça yaraladı diyebilirim. Hapiste olmak ezilmek aşağılanmak dik durmak dışarı özlemi ... Sanki gerçekten yaşadım ve Sevgi Soysal ı daha çok sevdim. Hem de çok... Ayrıca Sevgi Soysal Yenişehir'de bir Öğle Vakti kitabını da Yıldırım Bölge'de yazmış. O koşulları çektiği yetmiyor gibi bir de şaheser çıkarmış. "Ben herşeyin bir bir yok olmasına o kadar alıştım ki Ve her şeyin bir bir varolmasına o kadar alışacağım ki"
Baskı: İçimden Kuşlar Göçüyor
İlerde menopozda yaşayacağım sıkıntılar hakkında bol bilgi sahibi oldum:). Kitaptan aldığım tek şey bu gibi hissediyorum. Dili çok basit geldi bana sanki günlük yazar gibi sıradan. Diğer romanlarının iyi olduğunu duymuştum belki de bundan başlamam bir hataydı. Ama diğer kitaplarının nasıl bir ruh haliyle yazdığını anlamak isteyenler için iyi bir kaynak olabilir.
Baskı: Dirilen Şehir
Bir yabancının ruhsuz üretmeyen tembel bir kasabayı bir cümleyle nasıl değiştirdiğini görüyoruz. Sözün gücü budur...
Baskı: Peri Gazozu
Öykü kitabı olduğunu düşünerek almıştım ama bir anı kitabı. Anılarla ülke gerçeklerine temas edilmiş. Ercan Kesal'in ilk kitabı galiba doktorluk oyunculuk senaryo yazarlığı derken bu işi de başarmış görünüyor...
Baskı: Gökyüzü Sineması - İki Film Birden
İki hikayenin de kahramanları birbirinden yalnız. Kitap da bu tema üzerine kurulu bi de şunlar var kurulan hayaller sonrasında bunların çöküşünün verdiği keder gündelik hayatın ayrıntılarındaki büyük hüzün hapishaneler aynı kandan insanların yabancılığı... Okuyucuya verdiği edebi tad harika şiir gibi dili var. Ama ikinci hikaye çok acıydı bee ne bileyim Ferhat da mutlu olaydı ne vardı parçalandı içim... Biraz umut verseydi yazar ikinci hikayede...
Baskı: Yenişehir'de Bir Öğle Vakti
Kitap başlarında bana hikaye tadı vermişti birinin hikayesi bitiyor ve o biterken diğeri onun yaşamının içinden geçiyor ve diğerinin hikayesi başlıyor. İlk defa bu tarzda bir roman okudum. Roman ilerledikçe insanlar kalabalıklaşıyor. Farklı konumlardaki insanların iletişimleri, birbirlerini suçlamaları, küçük görmeleri kısacası bir çok insanlık hali akıcı ve oldukça duru bir türkçeyle dile getirilmiş. Karakterlerin diğerlerinin kişiliği ve mevkisi üzerinde ne düşündüğü nasıl düşündüğü ayrıntılı anlatılmış.Kitap bittiğinde bitmemiş hissine kapıldım sanki yaşamaya devam ettiler. Hiç sıkılmadım. Sevgi soysal In diğer kitaplarını okumak için can atıyorum :)