Trueblue
@Trueblue

Puanlar ve değerlendirmeler

Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.

Vanya Dayı
10/1002.02.2014

Baskı: Vanya Dayı

40'lı ve 45'li yaşlar kişinin kendisi ile geçmişi ile hesaplaşma yıllarıdır. Keşke şöyle yapsaydım, keşke bunu yapmasaydım dediği yıllardır. Vanya Dayı'nın hesaplaşması bu yönde. Anton çehov'un bu tiyatro oyununda oluşturduğu kişilikler içinde en ilginci Doktor karakteri. Doktor, çevrenin ormanların katledilmesinin insanlığın felaketine olduğunu, gelecek zarar göreceğimizi düşünen, et yemeyen bir vejateryen. Oyunun yazıldığı 1900 yılı için çok sıradışı ve garip gözüken bu karakter, günümüze çok uygun bir karakter. Tak suçu zamanın ötesinde olması.

Son 18 Saniye
8/1001.02.2014

Baskı: Son 18 Saniye

Kitabın başı fantastik bir şekilde başladı. Kör bir kadın ölen insanların yaşadıkları son 18 saniyesinde yaşadıklarını veya hatırladıklarını görerek polise yardımcı oluyordu. Karakterler birbirlerinden bağımsızdı. Ama yazar ikinci yarıda tüm karakterleri anlamlı bir şekilde birbirleri ile bağlantılandırmış.Sonunda cevapsız soru bırakmamış. Kendi mantık dizisi içinde anlamlı ve başarılı bir eser.

Vişne Bahçesi
10/1031.01.2014

Baskı: Vişne Bahçesi

Bu kitap bir tiyatro eseri. Çarlık Rusyasında feodal düzen sonrası yani toprak köleliğinin kalkmasından sonra yeni düzene ayak uyduramamış paranın yönetimini bilmeyen, müsrifçe yaşamak dışında toplumun gelişmesine hiç katkısı olmayan Rus aristokrasisi ile yeni yeni ortaya çıkmaya çalışan küçük ve orta burjuvazi, sorunların çaresini bir halk devriminde gören ümit dolu devrimcinin anlatıldığı çok güzel bir eser. O zamanki Rus toplumunu çok iyi bir şekilde yansıtıyor. Anton Çehov'un dehasını gösteriyor. İflas etmiş aristokratları kurtarmak için elde kalan son şey olan ve çok sevilen Vişne Bahçesi etrafında geçer olaylar. Aşk fikrine bir erkekten çok daha fazla aşık toplumda işlevsiz kadınların üzücü hikayesi de oyunun içinde çok güzel verilmiş. Okumayanlara tavsiye ederim.

Baskı: Tutsak Yüreğim (Tudor Gülü Üçlemesi, #1)

Tarihsel gerçeklik tam olmasa da güzel bir aşk romanı. Astım konusunda ilginç bilgiler vardı sonunda.

Dostluk Ekmeği
6/1023.01.2014

Baskı: Dostluk Ekmeği

Yüksek teknoloji toplumuna ulaşan günümüz insanı sosyalleşmeyi sanal hale getirdiğinden toplumsal paylaşım, kişisel iletişimin yarattığı duygusal ve psikolojik desteği kaybetti. Sonuçta psikolojik hastalıklarda patlama yaşandı. Dostluk ekmeği paylaşım, insan ilişkileri ve dostuluğun sıcaklığın anlatması yönünden çok güzel bir konuya sahip. Tek sorunu konunun akışının biraz tutuk olması, daha akıcı olabilirdi.

Uyumsuz (Uyumsuz, #1)
9/1011.01.2014

Baskı: Uyumsuz (Uyumsuz, #1)

Benim yazacağım yorum kitaptaki öykü ile ilgili değil. Hatta bir çok kişi zırvalamış, incir çekirdeğini doldurmayan şeylerden bir sürü şey üretmiş diye düşünebilir. Kusura bakmasınlar. Ben kitabın hikayesinin arkasındaki düşünce yapısı ile ilgili şeyler yazmak istiyorum. Veronica Roth bir öykü çerçevesinde insanlık değerlerini sorgulamış. Cesaret nedir? Cesaret, adrenalin hormonunun vücutta neden olduğu uyuşturucu etkisine benzer etkiyi hissetmek için, hayatını aptalca tehlikeye atmak mıdır? Cesurların tren hareket ederken binip inmeleri gibi. Gerçek cesaret korkularına rağmen korkunu kontrol altında tutarak yapılması gerekenleri yapmaktır. Kitabın sonunda Tris acılarına, kayıplarına rağmen Fiziksel, ruhsal acılarını bastırarak, korkuların kontrol ederek yapılması gerekeni yaptı. Bilgelik nedir? Eğitim insanı geliştirir, eğitim artan insan tevazu sahibi olmalıdır. Eğer bilgi gurur ve kibir ile birleşirse insan ruhunu sarar ve onun dondurur. Bilgelik grubunun hatası buydu. Yüzlerce yıl önce Yunus Emre bunu güzel bir şiir ile açıklamış. İlim ilim bilmektir İlim kendin bilmektir Sen kendini bilmezsin Ya nice okumaktır Haddini bilmeyen Bilgelik üyeleri içinde okumanın bir anlamı yok. Fedakarlık nedir? Birilerin mutlu etmek, birilerin bir şeyden korumaktır fedakarlık. Ama yapılan fedakarlığın karşısında bir şeyi elde etmek önemlidir. Tris’in anne ve babası her anne babanın yaptığını yaptılar, kendilerin evlatları için feda ettiler. Ama onların fedakarlığı sadece evlatların kurtarmak için değil, diğer insanalrı kurtaracak birini kurtarmak için yapılmış bir fedakarlıktı. Kitabın en başında Toplulukların ortaya çıkışı tanıtılmış. Saldırganlığı suçlayanlar Dostluk Topluluğunu Cehaleti suçlayanlar Bilgelik Topluluğunu İkiyüzlülüğü suçlayanlar Dürüstlük Topluluğunu Bencilliği suçlayanlar Fedakarlık Topluluğunu Korkaklığı suçlayanlar Cesurlar Topluluğunu Kurmuşlar. Başta iyi niyetle başlan her yönetim gibi onlarda iyi niyetliymişler ama insanoğlunun yozlaşmış yanı her sistemi de yozlaştırdığı gibi onları da yozlaştırmış. En sonunda gençlerin yani ergenlerin zekaları, yetenekleri ve yaptıkları seçimlerin geleceklerini belirlemede nasıl etkili olduğunun aytını çiziyor Uyumsuz kitabı. Ergenlikte yapılan seçim geleceğini nasıl şekillendirmesine bir örnek verecek olursak, eşit zekada ve ailelerinin okumaları için her türlü imkanı sağladığı iki erkek kardeş düşünelim. Kardeşlerden biri ders çalışırken öbürü dışarıda futbol oynuyor. Biri liseyi bitirip okumayı bırakırken öbürü üniversite okuyor, bir kariyer yapıyor. Lise bitiren kardeş düşük maaşlı bir iş buluyor, işten çıkarılmasa bile aldığı yeterli gelmediğinden hep ailesinin desteğine muhtaç kalıyor, okuyan kardeş üniversitede kariyer yaparken değişik topluluklara dahil olur ve daha iyi bir hayat standartı sağlarken, okumayan kardeş hem parasal sıkıntı çekiyor, yetişkin olmasına rağmen ailesine bağımlı kalıyor, hem de bulunduğu çevre dışına çıkamıyor. Kardeşler evlendikleri zaman yaşam şekilleri, eşleri, çocuklarının yaşam kaliteleri daha da farklı hale geliyor. Tris ve onun gibi uyumsuzlar her tür yönlendirmeyi ret eden bir yapıdalar. İnsanlar genelde yaşadıkları topluluğun değerlerin sorgulamadan kabullenirler. Çocukken öğrendiklerimiz zihnimizde bir çeşit refleks haline geliyor. İçinde bulunduğumuz toplulğa uygun bir birey haline geliyoruz. Ama her toplumda aykırılar çıkar. Uyumsuz kelimesi günümüz siyasi literatürüne göre isimlendirirsek Anarşist demek daha uygun olur. Çünkü Anarşizm, her koşulda her türlü otoriteyi reddeder. Kitapta değinilen bir başka güzel nokta ise gençlerin anne ve babaların hiç sorgulamadan kabullenmeleri. Ergenler anne ve babalarının da bir zaman ergen olduklarını, onlarında okula gidip, denklemlerle boğuştuklarını, sivilcelerinin olduğunu, ergenlik sorunları yaşadıkların düşünmezler. Annelerinin yakışıklı delikanlılara uzaktan aşık oldukların, onlarla flört ettiklerini, babalarının güzel kızların yolunu gözleyip onlara aşık oldukların düşünmezler. Gençler için anne babaları yetişkin olarak doğdular ve anne-baba formatında yaratıldılar. Gençlik, ergenlik sadece onların hayatında vardır. Tris’de Cesurluk’a gelene kadar annesinin geçmişini hiç sorgulamamıştı. Annesi hakkında çok şey bilmiyordu. O sadece Beatrice ve Caleb’ın annesiydi. Ama fedakar annesi ele avuca sımaz bir Cesur’du. Annesinin gerçeğini Tris ilk kez o zaman gördü. Kitabı okumayanlar tavsiye ederim.

Çingene Tarotu
5/1007.01.2014

Baskı: Çingene Tarotu

Kitabın içeriğini çok beğenmesemde kartlar çok güzel çizilmiş. Sana eseri gibiler.

Baskı: Erbakan Eziyet Edilerek Yalnızlığa Yükseltilen Bir Siyasal Liderin Portresi

Oldukça ilginç bilgiler içeriyor. Konular hakkında, insanlar hakkında bir sürü şey öğrendim bu kitaptan. Günümüz Türkiye siyaseti hakkında bilgi almak isteyenlere tavsiye ederim.

Baskı: Nemesis (Harry Hole, #4)

Kitabın adı ve eserin Norveçli bir yazara ait olması beni çekmişti. Ayrıca Norveç'in başkenti Oslo'da geçmesi ilginç geldi. Alkole kendini kaptırmış bir polis olan Harry Hole'un hikayesi. Bir dedektif romanı değil daha çok macera romanı bu eser. Çünkü dedektif romanında katil, ipuçları verilir sonuçta çözümü okuyunca anlarsınız yazarın bunları verdiğini. Ama Nemesis'de birden çok olay ve düğüm oldukça sıra dışı şekilde çözülüyor. Kitabın düsturu "Hiç bir şey göründüğü gibi değildir."

Baskı: Safir Gül (Elenium #3)

Safir Gül ile Elenium serisi sonuca bağlanıyor. Bitiş kitabı olduğundan ilk kitaplara nazaran daha uzun ama hiç sıkıcı değil. Hiç beklenmedik sonuçlara bağlanıyor hikaye. Hele final de büyük bir sürpriz var. Bu seri bittiğinde üzülmüştüm.

Baskı: Yakut Şövalye (Elenium #2)

Serinin ikinci kitabı olarak ilk kitaba nazaran çok daha akıcı. Normalde ikinci kitaplar geçiş kitaplarıdır. Burada ise tam bir yolculuk ve araştırma kitabı. Yazar heyecanı düşürmeden devam ettiriyor. Sir Sparhawk'ın Elenium serisini çok severek okudum. Hatta üçüncü kitap Safir Gül'ün çıkmasını dört gözle bekledim. Neler olacağını merak ediyorsunuz Yakut Şövalye'nin sonunda.

Baskı: Tutkunun Dansı (Cynster, #15)

Sıkıcı bir kitap hele sonuna doğru yazar iyice uzatmış. Aşk romanı olarak bile resmen vakit kaybı. Bu yazarı bir daha okumam.

Ruhlar Evi
9/1028.12.2013

Baskı: Ruhlar Evi

Şili'de bir ailenin üç neslinin hikayesini anlatır Ruhlar Evi. Özellikle Salvador Allende'nin devrilip yerine gelen Pinochet'nin yarattığı terörü çok güzel anlatır. Kitabın en ilginç karakteri Clara'dır. Isabel Allende'nin ilk yazdığı kitap olmasına rağmen inanılmaz akıcı ve okuyucuyu kendine bağlayan bir eserdir. Ben ilk filmini izlemiş sonrasında kitabını okumuştum ama konuyu bilmek kitabı okurken beni rahatsız etmedi. Ama kitap filmden daha etkileyici geldi bana. Filmde Meryl Streep, Glenn Close, Jeremy Irons, Winona Ryder'ın başrolleri paylaşmıştı.

Baskı: Buz Gibi Soğuk (Rizzoli & Isles, #8)

Tess Geritsen bu sefer modern hayattan kaçıp doğal hayat yaşamak eski mutlu günlere dönmek isteyen insanların nasıl bir cehenneme düşebileceklerini oldukça güzel anlatmış. Bu sefer kitabın başrolünde Dr. Maura Isles var.

Baskı: Kayıp Sembol (Robert Langdon, #3)

Bence yazarın en zayıf kitaplarından biri. Kitabın sonu beni hayal kırıklığına uğrattı. Dan Brown Kayıp Sembol'ü sanki Roma Katolik Kilisesinden Da Vinci Şifresi için özür dilemek için yazmış gibi geldi. Bu benim şahsi fikrim.

Çirkin
5/1019.12.2013

Baskı: Çirkin

Sürü
7/1015.12.2013

Baskı: Sürü

Bu kitap birden çok soruyu sorguluyor. 1) İnsanoğlu evrende kendisi gibi akıllı canlılar olup olmadığını merak ederek uzayı izliyor ve uzaya mesajlar yolluyor ama bilincinin bir tarafından egosu ve dinlerle desteklenen özel yaratılmış zeki tek varlık olduğunu düşünüyor. İnsalar ekosistemin bir parçası olduğunu değil egosuyla dünyanın sahibi olduğunu düşünerek dünyayı yavaş yavaş yok ediyor. Buna karşı çıkacak bir güç zeki bir ırk olsa insanlar ne hissederdi. 2) Kitap 2004'de yazılmış. O dönemin tek Süper Güçü olan ABD'nin Dünyamızı kendi malı gibi gören egosantirik bakış açısı çok güzel verilmiş. 3) Kitapta çok güzel bilgiler var. Özellikle teknoloji ve çevre ile ilgili. 4) Yazar konuları çok fazla uzatmış ve karakterlerle ilgili fazla detay vermiş ve kitabı çok fazla bilgi ile doldurmuş. Sonuçta konunu akışkanlığını durağana çevirmiş ve kitabın ritmini bozmuş. Bu nedenle 7 verdim kitaba yoksa 9'u hak edebelirdi. Giriş çok uzun tutulmuş, gelişmede ona keza ama sonuç bölümü çok kısa tutulmuş. Durağan giden kitap sonunda aniden atağa kalkıyor. 5) Film yapılsa çok güzel bir senaryo çıkar bu kitaptan.

Baskı: Kozmos - Evrenin ve Yaşamın Sırları

Çok güzel bir kitaptı. Daha önce belgeselini izlemiştim. Kozmos okunması kolay ve akıcı bir kitap.

ÖncekiSayfa 9 / 14Sonraki