Trueblue
@Trueblue

Puanlar ve değerlendirmeler

Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.

Yeraltı Saatleri
3/1010.12.2013

Baskı: Yeraltı Saatleri

Sonu tam bir hayal kırıklığıydı.

Baskı: Kurtlar İmparatorluğu

Olay 2002’de geçiyor ama konu 23-24 sene geride kalmış. Ülkücülerin yıldızı parlamadığı meclise bile giremedikleri bir dönemde hem de. Yazar konu kıtlığında kalmış herhalde. Dört Hilal altında uluyan Bozkurt’lu yeni amblem karşısında küçük dilimi yuttum. Üç Hilal varda 4 Hilali neresinden uydurmuş acaba? Aslında çoğu kişi 3 Hilal amblemini Osmanlı İmparatorluğunun sanırlar. Ama aslında Göktürk Hakanlarının karısı olan Hatunlar 3 Hilalli taç takarlardı. Ayrıca Uygur Paralarının üstünde 3 hilal vardı. Bulunan arkeolojik kanıtlar bunu bize gösteriyor. Türk Şaman inancında 3 Hilal yeryüzüne hükmeden 3 gücün simgesidir. Sonradan 3 hilale başka bir çok anlam yüklenmiş olsa da. Yer, Gök, Su. Orta Asya Türklerinin hayatının bağlı olduğu 3 şey. Herhalde Jean-Christophe Grange Avrupa inancındaki, Su, Toprak, Ateş, Su 4 ana element ile ilişkilendirmek istemiş. Kitapta ki ülkücü mafya babası –ülkü ile mafyanın ne alakası olduğunu çözebilmiş değilim. Tabii ülküden kasıt para ve güç sahibi olmaksa o zaman durum değişir.- İsmail Kutsi’nin kilim dokuyan kadın hakkında söyledikleri, İsmail’in yetiştirmesi olan ve cinayetleri işleyen Azer Akarca’nın koyu ülkücü ve Türkçü olmasına rağmen kadınları küçük görmesi ve onlardan nefret etmesi çok garip olmuş. Nedenine gelince Orta Asya Türkleri hakkında bildiğimiz şeyleri özetlersek Şaman inancına sahip oldukları, Oğuz Han ile Şaman inancına Tek Tanrı inancının karıştığı. Ayrıca Şaman inancına göre aynı Avrupa’da ki Pagan inançları gibi Türk toplumlarının kadının doğurganlığına büyük saygı duydukları kadınların adet döngüsü ile aynı seyreden ayın döngüsü nedeniyle dünyamızın uydusu Ay’ı kutsal saydıklarıdır. Toplumun devamlığını kadınların doğurdukları çocuklar ile sürüyordu. Kadın doğurgan olduğu için saygı gördüğü gibi toplumda aktif rol alıyordu. Kadınlar ata biniyor, silah kuşanıyor, sürü güdüyor, savaşıyordu, bunun dışında ev için de üretim yapıyordu. Kadın erkek ile eşitti, hatta daha üstündü. Kadınlar erkek meclislerinde yer alıyordu. Erkekler ise kadınlara saygıdan saç uzatırlardı. Türkler Müslüman olduktan sonra bile kadının toplumdaki saygınlığı devam etti. Ancak, göçerlikten yerleşik düzene geçiş kadın hakları açısında felaket oldu. Osmanlı ordusunda bile Bacı Bey gibi kadınlara ait makamlar vardı. Zamanla bu tür makamlar Arapların İslamiyet öncesi uygulamalarının İslamiyet gibi algılanması nedeni ye yok oldu. Hala yaşlı kadınların görüşlerine toplumda değer verilir. Hatta “Ana sözü” çiğnenmez. Bu o zamanlardan kalma bir gelenek. İslamiyet öncesi Türk Devletlerinde Hakanlarının emirleri okunurken Hakanın ve Hatunun buyruğudur diye ilan edilirdi. Eğitimli ve ülkücü biri olan bu kişilerin Şaman geleneğini okumuş ve kadına saygıyı görüşünü paylaşmış olmalıydılar. Bu karakterlerin hiçbir şeyden haberleri yok o zaman. Yazar bunları bilmeyince romanda ipe sapa gelmez oluyor. Kadına saygı ve kadının toplumsallığı Türk-Alevi Bektaşi toplumunda hala gözlemleniyor. Kadın erkek karışık oturuluyor, kimse kimseden rahatsız olmuyor, erkelerde kadınları taciz etmiyor. Bu Şaman inancının sürdürülen bir öğesidir. Adıyaman’daki Nemrut Dağındaki timülüs ve heykelleri, sapık seri katil Azer Akarca’nın Adıyamanlı olması ile kitaba dahil etmiş. Ama Turancılık nerede Adıyaman nerede, hele Kommagena Krallığı nerede bağlantıyı anlayamadım gitti. Herhalde Kommagena Krallığı’nı bir kenar süsü yani tarihsel zenginlik olarak ekleme gereği duymuş.

Baskı: Senden Önce Ben (Senden Önce Ben, #1)

Bir insanın gelişimi, aşk nedir, hayat ne zaman yaşamaya değerdir, insanlar niçin yaşar gibi sorulara cevap arayan bir kitaptı.

Baskı: Küçük Mucizeler Dükkanı (Blossom Street Serisi 1)

Kitabı okurken hep mutluluk duydum. Hiç gerilmeden, sevgi, ümit ve mutlulukla okudum, huzursuz olmadım. Debbie Macomber'ın bu umut dolu, hayatın bir şekilde işleri yoluna koyan dünyasını çok sevdim. Bu tarzı sevenlere rahatlamak isteyenlere tavsiye ederim.

Serenad
7/1025.11.2013

Baskı: Serenad

Füreya
8/1023.11.2013

Baskı: Füreya

Veda
8/1023.11.2013

Baskı: Veda

Umut
8/1023.11.2013

Baskı: Umut

Ölüm Büyüsü
8/1017.11.2013

Baskı: Ölüm Büyüsü

Agatha Christie doğup büyüdüğü Kraliçe Victoria ve V. George dönemlerine takılı kalmadan değişen zamana, gelişen teknolojiye kitapların nasıl uydurduğunu gösteren bir kitap.

Baskı: Beyoğlu'nun En Güzel Abisi

Gezi parkı olaylarını arka plana alan romanda Başkomiser Nevzat'ın geçmişinden de bir şeyler öğrendik. Olayları Gezi parkı olaylarından 6-7 Eylül olaylarına bağlamış Ahmet Ümit. İstanbul'un rant uğruna parçalanmasını anlatmak için o olaylara değinmiş. 6-7 Eylül olayları olmasa da durum aynı olacaktı. Tüm yerleşim yerlerinde ir zamanlar yükselen yerler sonradan sürünüyor. İnsanoğlu yeniliğin peşinde koşarak eskiyi yok ediyor. Bu insanın içgüdüsü. Acı olsa da gerçek bu. Katil konusunda ise hiç şaşırmadım. Yazarı kitabın içinde bir karakter olarak görmek, karakterleri ile tanıştırmak ilginç bir kurgu olmuş. Özellikle kitabın sonu bana Sofie'nin Dünyası'nı hatırlattı.

Baskı: Şeytan Ayrıntıda Gizlidir

Ahmet Ümit'in yazdığı 18 polisiye öyküden oluşuyor kitap. İlk kez bu öykülerle tanıştım Başkomiser Nevzat ile. Okunması kolay, bizden öykülerden oluşan bir polisiye. Nasıl Agatha Christie romanları 1 İngiltereyi ve toplumunu anlatırsa Ahmet Ümit'de Türkiye ve toplumunu anlatan hikayeler kurgulamış. Okumayanlara tavsiye ederim

Baskı: Yıldız Parşömeni (Ejderha Prens, #2)

Sıkıcı, ağır anlatımlı bir seri.

İnsan Ne İle Yaşar
9/1012.11.2013

Baskı: İnsan Ne İle Yaşar?

Yazılmış belkide ilk kişisel gelişim kitabı. Her insanın ihtiyacı olan onsuz, mutsuz, hasta ve eksik olduğumuz duygu ,Sevgi'yi anlatıyor. Tolstoy inançlı bir insandı, iyilik, sevgi ve inanç ile örülü bir eser.

Kehanet
8/1010.11.2013

Baskı: Kehanet

Her şey göründüğü gibimidir. Televizyonda duyduklarınızın ne kadarı gerçek ne kadarı size empoze edilendir sorularını çok değişik bir akış açısı ile cevaplıyor. 11 Eylül 2001 tarihinde düzenlenen saldırılarına çok başka gözle bakmanıza neden olacak bir kitap. İngiliz Haber Alma servisi Camileri bombalayan teröristlerin gerçeğine ulaştığında o kadar dehşet verici ya da o kadar tahmin edilebilir bir gerçek ile yüzyüze geliyor ki o gerçeğin üstünü örtmeyi tercih ediyor. Tavsiye ederim.

Asi Melekler
7/1009.11.2013

Baskı: Asi Melekler

Yazar iyi bir mantıksal yapı kurmuş, Kendi içinde tutarlı bir konusu var. Ala kitap akıcı değil. İnsana uzun sayfalar boyunca sıkıntı içinde bekliyor ne olacak diye. Finali ilginçti.

ÖncekiSayfa 10 / 14Sonraki