
Puanlar ve değerlendirmeler
Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.
Baskı: Suflör
Yine okumakta çok geç kaldığım bir kitap ile karşınızdayım. Olaylar, beş küçük kızın sadece sol kollarının toprağa gömülü bir şekilde bulunmasıyla başlıyor. En büyükleri sadece on üç yaşında olan Debby. Anneke. Sabine. Melissa. Caroline. . Ve bulunması gereken bir altıncı kurban !!! Başından sonuna kadar soluk soluğa okuduğum her yönüyle mükemmel bir kitaptı. Müthiş bir kurgu. Kitabı okumadığım anlarda hep aklım ondaydı "ben şimdi buralarda başka başka işlerle uğraşıyorum kim bilir neler oluyor oralarda" diye geçirdim hep içimden. Ben bayıldım ve eğer hala okumayan varsa şiddetle öneriyorum...
Baskı: Uzunyuva'da Uyanış
Uzunyuva'da Uyanış birkaç farklı türde yazılmış bir kitap. Ben polisiye bir roman olarak okumaya başladım. Elbette içinde arkeoloji, mitoloji, din, felsefe barındırdığını biliyordum ama bu kadarını gerçekten tahmin etmemiştim. Kurgu mitolojik tanrılarla özdeşleştirilmiş ama o kadar çok bilmediğiniz hatta bildiğinizi sandığınız ama tamamen yanlış olduğunu gördüğünüz mitolojik hikayeler var ki. Bende böyle bir durum oldu da :) Eğer arkeoloji ve mitoloji seviyorsanız bu kitabı sadece bunun için bile okumalısınız. Birde benim gibi polisiye sizin için en uygun tür ise bundan daha iyi bir seçim olamaz. Hikayenin sonu ise hiç tahmin edilebilir değil onu da belirtmek isterim.
Baskı: Fener Balığı
Öncelikle şunu söylemeliyim. Türk yazarlardan böylesi güzel, keyifli, akıcı bir solukta okunabilen polisiyeler okuduğumda gerçekten çok mutlu oluyor ve gurur duyuyorum. Ben Tüyap Kitap fuarında #polisiyeyebaşlamak konu başlıklı bir söyleşiye katılmıştım, Nuray hanımı orada tanıdım. İyi ki katılmışım ve iyi ki tanımışım. Bu arada ilk romanını imzalı olarak okumak kısmet oldu :) #fenerbalığı #polisiyeseverlergrubu'nun Aralık ayı kitaplarından biriydi. (Bende ayın sonuna doğru dahil oldum:😉) Kurgusu ilmik ilmik işlenmiş, bağlantıları çok akıllıca yapılmış, her ipucu olayı şimdi aydınlatacak derken daha karmaşık hale getiren bu nedenle sizi sürekli aktif halde tutan bir roman olmuş :) Siz olayları kendinizce çözmeye çalışırken diğer taraftan karakterleri tanıyor onların iç dünyasına giriyorsunuz. Karakterler demişken , Barlas senden nefret ettim !! Çok fazla karakter olması bazı kitaplarda bizleri rahatsız edebiliyor ama bu hikayede böyle olmadı. Yazarımız bu durumun üstesinden başarıyla gelmiş. Bu bir serinin ilk kitabı, devamını dört gözle bekliyoruz :)
Baskı: İyi Adam
İyi Adam , anlatımı çok sade olmasına rağmen , sanırım her satırında okurunu ters köşe yapan, eee ne oldu şimdi , hangisi gerçek bunların diye zorlanmaktan insanın beynini yakan, inanılmaz bir psikolojik gerilim. Bir ara kafam o kadar karıştı ki "yok yok ben bu kitabı anlayamayacağım galiba" diye düşündüm. Son derece başarılı bir kurgu. Ted evli , iki çocuk babası, çok zeki ve her şeye sahip olmasına rağmen intihar etmeyi kafasına koymuş ve tüm planlarını bu doğrultuda yapmış bir adam. Tam tetiği çekecek iken kapının ısrarla çalması ile başlayan olaylar silsilesi.. Kitaplığınızda varsa hemen okumaya başlayın , eğer yoksa alınacaklar listenize ekleyin diyor ve keyifli okumalar diliyorum :)
Baskı: Kuşlar Yasına Gider
Hasan Ali Toptaş kitapları okuyanlar iyi bilirler onun anlatımlarının sakin, yumuşacık ve sımsıcak olduğunu. Kuşlar Yasına Gider de yine böyle anlatılmış bir baba-oğul hikayesi. Neredeyse her satırını yaşıyorsunuz. Yol boyunca türküleri sanki sizde dinliyorsunuz, dayının telefonu her çaldığında o at kişneme sesine sizde sinir oluyorsunuz bir taraftan da kaybından dolayı dayıyı anlamaya çalışıyorsunuz, kapıdan içeri girerken o asma ve erik dallarını sizde ellerinizle kaldırıp yan yan geçmeye çalışıyorsunuz, ecel atı her ortaya çıktığında sizde geriliyorsunuz, duguk kuşunu sizde elinize aldığınız bir sopa ile kovalıyorsunuz. Demem o ki ; bu hikaye de bol bol yutkunduğunuz, gözlerinizin dolu dolu olduğu, öyle anlatımlar, altı çizilesi öyle çok kelimeler, cümleler var ki.. İşte sadece bir kaç alıntı.. "Kendini anlatmak için hayat bazen beklediğimizden hızlı davranıyor." (s25) "Siktir et, dedi birden; dava mava açma! Kazansa da kaybetse de fark etmez, her iki sonuç da rahatlatır onu. Çünkü hesap bu dünyada görülmüş olur. Amacı her neyse, onu elde edebilmek için Allah'ı da aldattı yani o şahıs. Bu sebeple sen onu Allah'a havale et! En münasip zamanda, en isabetli silleyi Allah'tan başka kim vurabilir ?" (s144) "Çünkü, diye devam etti babam; hırs atına binenler, çoğu kez ne vakit düştüklerini anlayamazlar. O şahıs, Allah vere de çoluk çocuğunun üstüne düşmese." (s.145) "Bir şey söyleyeyim mi, sana da zaten aldatılmak yakışırdı oğlum."(s145) “Öyledir, dedi Zübeyir; bazı canlıları yara öldürmüyor, muhatapsız kalmak öldürüyor.” (s. 167) "Büyük ihtiyaçların küçüldüğü, küçük ihtiyaçların büyüdüğü döneme yaşlılık diyorlar." (s 204)
Baskı: Tünel (David Raker, #3)
http://meropex.blogspot.com.tr/2016/12/t-u-n-e-l.html
Baskı: Kısa Kollu Ahtapot
http://meropex.blogspot.com.tr/2016/12/ksa-kollu-ahtapot.html
Baskı: Ben Bir Gürgen Dalıyım
Yorum'a göz atmak isterseniz ) http://meropex.blogspot.com.tr/2016/12/ben-bir-gurgen-dalym.html
Baskı: Ölüm Patikası (David Raker, #2)
http://meropex.blogspot.com.tr/2016/12/olum-patikasi.html
Baskı: Kapkaranlık Ormanda
Kitap yorum :) http://meropex.blogspot.com.tr/2016/12/kapkaranlik-ormanda_2.html
Baskı: 29. Oda
Kitap yorumu için göz atmak isterseniz :) http://meropex.blogspot.com.tr/2016/11/29oda-jennifer-mcmahon.html
Baskı: ADA- SIRLAR ÇÖZÜLÜYOR
Valla ben bayıldım. İlk kitabı da çok beğenmiştim. Okuma listelerinize eklemenizi öneririm.
Baskı: Bataklığın Kayıp Tanrıları (Ruth Galloway, #1)
Bataklığın Kayıp Tanrıları, benim uzun süre önce aldığım ancak bir türlü fırsat bulup da okuyamadığım kitaplarımdan biri. Arkeolojik suç ve cinayet romanı. 2014 yılında En İyi Suç Romanı ödülünü alan bir kitap Kitabımızın kahramanı Ruth Galloway. Kuzey Norfolk Üniversitesinde ders veren, otuzlu yaşlarının sonlarında, ıssız bucaksız Saltmarsh kıyılarında bulunan birkaç ufak kulübenin birinde iki kedisi ile yaşayan bir adli arkeoloji uzmanı. Hikaye ; Bir sabah dedektif şef Harry Nelson’un kendisinden bir cinayet soruşturması ile ilgili yardım istemesi ile başlıyor. Ruth taş yapıtta bulunan bir çocuk cesedi ile ilgili araştırma yapacaktır, taş yapıt denilen yer ise , demir çağı’ndan kalma su ile karanın birleştiği Pagan’ların kutsal bölgesidir . Kurbanlar verilen ve ayinler yapılan bir mistik alan. Ruth kendini bir anda birbirleri ile ilişkili olduğu düşünülen çocuk kaçırma ve cinayetlerinin ortasında buluyor. Bulunan kemikler yüzlerce yıl öncesinden bir kız çocuğuna ait. Ancak araştırmalar ve kazılar devam ederken ortaya çıkan kemikler, sadece geçmişte yapılan acımasız ritüellere, kurban sunma ayinlerine değil son yıllarda ortadan kaybolan küçük kızların akıbetlerine de ışık tutuyor. Sonra gelen gizemli mektuplar var… Veee tüm bunlar Ruth’u denizle bataklığın birleştiği, gel-gitlerin insanı bir anda yuttuğu fırtınalı bir geceye götürüyor ve Ruth için gerçek manada bir ölüm kalım savaşı başlıyor.. Bu kitap ; benim zaman zaman soluğumu tutarak okuduğum ve bu kadar uzun zamandır beklettiğim için kendime kızdığım bir kitap oldu. Fırsat bulduğunuz bir zamanda okumanızı tavsiye ederim, zaten çok akıcı bir anlatımı olduğu için çabucak ilerliyor..
Baskı: Kördüğüm
Kitabımızın baş kahramanı Naomi; Naomi 20 yaşlarında üniversite öğrencisi bir genç kız. Anlattığı şeylerde bir gariplik yok, aşık olduğu bir adam var Lachlan, yakın arkadaşı Lana var, sonrasında bir partide görüp aklını başından alan Max var. Ve bir gün en yakın dostu Lana' nın bir sırrını öğreniyor.. Ancak asıl hikaye Dr. Rutledge'nin Naomi'yi ona her şeyi anlatması konusunda ikna etmesi ile başlıyor diyebilirim. Yazarın bu arada geçmişe gidip olan olaylara değinmesi benim zaman zaman " hadi ama geçelim şimdi bunları" dememe sebep olmasına rağmen çok güzel oturmuş. Şimdi burada nasıl anlatsam bilemiyorum, ne desem açık vereceğim ve büyüsü kaçacak diye endişeleniyorum. Çünkü mutlaka bu kitabı okumanız gerek diye düşünüyorum... Bu arada bir uyarı !! . Kitabı kesinlikle başlarda çok sıradan bulup bırakmayın, sonuna kadar devam edin.. Her şey orada !!!
Baskı: Uyku Kaçıran
http://meropex.blogspot.com.tr/2016/01/uyku-kaciran.html#more
Baskı: Savcı
Savcı'yı biraz önce bitirdim. Başlarda biraz sıkıcı gelmişti, zaten bu nedenle biraz da uzadı, ancak daha sonra öyle olayların içine giriyorsunuz ki oldukça akıcı bir hal alıyor elinizden bırakamıyorsunuz ve Allah Allah sende mi ??? deyip daha bir hızla ve merakla okumaya devam ediyorsunuz. Ve sonuç mu.. " Herkesin bir sırrı vardır"
Baskı: Lola ve Komşu Çocuk (Anna and the French Kiss, #2)
Lola ve Komşu Çocuk... Şimdi Bitti.. Fazlaca kafa karışıklığı olan güzel bir aşk hikayesi.... Ama şöyle bir düşününce hangi aşkın içinde kafa karışıklığı yok ki :) Hikayeyi ana kahraman Lola' dan dinliyoruz. Sonunda verdiği mesaj ise.. "KENDİN OL"..
Baskı: Ölmek İçin On Üç Sebep
Bu kitabı okurken üzülmemek,acaba dememek inanın mümkün değil. Bu kadar hafif sebepler nasıl olur da bir çığ gibi büyüyerek bu sonuçları doğurur. İnanamıyorsunuz, inanmak istemiyorsunuz!! Kitabın son sayfasını okuyup kapattıktan sonra ben Hannah için mi yoksa Clay için mi o kadar üzgündüm bilemedim