
Puanlar ve değerlendirmeler
Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.
Baskı: Leonardo
Mafya liderinin kızı olan Alessandra ailesini geride bırakıp İngiltere’ye kaçarak kendine yeni bir hayat kuruyor; ta ki iki yıl sonra karşısında babasının avukatı Leonardo’yu bulana kadar. Kaçtığı yere geri dönen Alessandra’yı hiç iyi şeyler beklemiyor.. Asıl olaylar bundan sonra başlıyor. Leonardo’nun gizemi, duygularını fazla belli etmemesi; Alessandra’nın da kendisine karşı kaba davranışlarını görmezden gelmesi ve duygularının esiri oluşu ara ara karakterlere karşı bende bir ön yargı oluşturdu. Kitap sürükleyiciydi ama karakterlerin arasından en çok Shepard’ı sevdim . ******* “Beni kontrol etmene izin vermeyeceğim. Tüm kararları birlikte alalım istiyorum. Beni koruduğunu söylerken bile beni kırmaktan başka bir şey yapmıyorsun.” dedim.
Baskı: Gothikana
Kitap çıktığından beri o kadar çok ses getirdi ki merak ettiğim kadar beni bir o kadar da tereddüde düşürdü. Hep acaba çok mu abartılıyor şüphesi vardı. Ama merakım galip geldi; sonunda alıp okudum. Başlarda ilk birkaç bölüm tam durağan geçecek derken kurgunun oturmasıyla kitabı elimden bırakamadım. Corniva Clemm’in esrarengiz bir şekilde kimse tarafından bilinmeyen bir üniversiteden kabul mektubu almasıyla asıl kurgu başlıyor. Corniva’ya yaşadığını hissettiren gizemli adamımız Vad Deverell’i unutmamak gerekir. Kitabın devamı var görülüyor ama umarım fazla beklemeyiz. ******* Adam piyona çalarken siyahla beyaz arasında bir yerdeydi. O anda Corniva da onunla birlikte o yerde olmak; onun gördüğünü görmek, duyduğunu duymak ve hissettiğini hissetmek istiyordu. Onu izlerken içinde bir şey sıkışıyor, çözülüyor… tekrar sıkışıyordu.
Baskı: Seninle Tanışana Dek
Tek kelimeyle Hannah'a bayıldım. Ne istediğini bilmesi ve onun için gösterdiği çaba, der susarım.. Fox'un tereddütlerini, korkularını yenmesinde büyük rol oynadı. Fox ile birbirini çok güzel tamamladılar.
Baskı: Sparta’nın Kızı
Uzun bir süredir Yunan Mitolojisini konu alan bir kitabı bu kadar keyifle okumamıştım. On yedi yaşındaki Daphne, kendini bildi bileli dışlandığı Spartalılar’ın arasında yer edinebilmek için durmadan çaba sarfediyor; halk tarafından kabul görmeyi umuyordu. Ama Tanrıların Daphne için farklı planı olduğunu, Daphne ile birlikte biz de öğreniyoruz.. Benim için Daphne ile Apollon’un dünyasına yolculuk çok keyifliydi. Umarım devam kitabı en kısa sürede çıkar ve Yunan mitolojisini konu alan fantastik türe daha ağırlık verilir..
Baskı: Elf Kralı ile Anlaşma
Elise Kova yeni serisinin ilk kitabı ile bizleri elflerin, perilerin dünyasına davet ediyor. Elflerle insanlar arasında üç bin yıl önce yapılan anlaşma nedeniyle, her yüzyılda insan kraliçenin büyüsüne sahip olan genç kız, Elf Kralı’nın yanında yer almak için Ortadiyar’a götürülüyor. Bitkibiliminde uzman olan Luella kendini, geleceğin ona ne getireceğinden habersiz, sadece insanların diyarında hastalarına şifa olmaya adamıştır. Elf Kralı ile karşılaştıktan sonra artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktı.. Keyifli bir kitaptı. Serinin devam kitabını sabırsızlıkla bekliyorum. ***** “Hayal kuracak yaşı çoktan geçtim ben.” Boş, soğuk gözleri bu sözlerini destekliyordu. “Belki yeniden başlamayı denemelisin. Çok zor değil; yalnızca hayal kur, Eldas ve sonra o hayallerin peşinden koş.” Koluna hafifçe dokunduğumda gözleri benimkileri buldu.
Baskı: Ötanazi Okulu 2
Yazarın kalemini severek okuyorum. Her kurgusu ayrı güzel.. Ötenazi okulunu okumak ise ayrı bir keyif verici.. Emily, Marcus, Deborah, Stew, Drew.. Bu ekibi okurken çok keyif alıyorum ve Yeşil’e öz ailesinden daha çok destek oldukları içinde seviyorum. Kitap öyle bir yerde bitti ki devamı nerede diye isyan edesim var; umarım devamı için çok beklemeyiz. ---------- “Beni kaybetmekten ölesiye korkuyorsun demek?” Kaşlarımı yukarı kaldırıp ona takıldığımda, “Uydurma,” diyerek beni tersledi. “Öyle bir şey demedim.” “Hayır, dedin.” “Ölesiye demedim!” diye karşı çıktı. Başımı omuzuma doğru eğip tebessüm ettim. “Ölesiye değil mi?” Gözleri dudaklarımdaki tebessümde oyalandı, iç çekti ve “Ölesiye,” diyerek bana karşı olan yenilgisini kendi elleriyle sundu. Evet, aramızdakiler öylesine değil ölesiyeydi. ******* “Güneş…” diyerek gülüşüme baktı. “İyi,” dedi gözlerini dudaklarımdan ayırmadan. “Fazla iyi hissettiriyor,” dedi mest olmuş bir sesle. “İnsanın içini ısıtıyor, kanını kaynatıyor. Işığıyla aklını alacak kadar eşsiz, dokunduğunda küllerini savuracak kadar da tehlikeli.” Düşünceli gözleri gülüşümde oyalanırken sadece bu kelimeler dökülmüştü dudaklarından. ***** O belki onlarca can almış bir seri katil olabilirdi fakat küçük bir kız için kendi hayatından vazgeçmesini de bilirdi.
Baskı: Efsane
The World of the Narrows serisinin iki kitabında ilk kitapta bulamadığım heyecanı, aksiyonu buldum. Fable, bir yandan yakalandığı esaretten kurtulmaya çalışırken bir yandan da çekildiği oyunu çözmeye çalışıyor. Saint’i bu kitapta çok sevdim. Konusuna değinip spoiler vermek istemiyorum. Serinin son kitabını merak ediyorum; çünkü bu kitap ile seri bence tadında bitmiş olurdu.
Baskı: En Parlak Gece
Origin serisinin üçüncü kitabını ancak okuyabildim. Normalde aldığım gibi okuyacağım yazarın bir kitabı.. Ama bu sıralar açıkçası elime kitap alasım gelmediği için bu kadar gecikti. Tabi bu isteksizliğim de kitabın başlarından zevk alamamamın da baş sebebi.. Ama iş adapte olduktan sonra su gibi aktı. Serinin bir önceki kitabında Evelyn ile Luc, diğer luxenlerin yanına ulaşmışlardı. Evelyn ile ilgili her yeni bir gizemin çözülmesiyle paniğin, endişenin daha da arttığına ama buna rağmen birbirlerine destek olmak için ellerinden gelen neyse yapmaya çalışmalarını okuyoruz. Ayrıca ekibin diğer üyelerini, Deamon ile Luc’ın tuhaf dostluklarını okumak da çok güzeldi. Kitaba renk katmışlardı. Seri üç kitapla bitecek diye düşünüyordum. Ama finalinde ters köşe oldum. Devam kitabını merakla beklesem de henüz serinin dördüncü kitabının çıkmamış olması bekleme süresinin uzun olacağının da göstergesi maalesef.. --------- “Muhtemelen seni öldürmediğimden emin olmak için buradadır.” Luc sırıttı. “Beni öldürmeyeceksin Şeftali.” “Peki, ya Grayson’ı öldürürsem?” Durakladım. “Kazara?” Grayson cebine uzanıp ekşi elmalı bir lolipop çıkarırken tek kaşını havaya kaldırdı. “Bu beni üzüyor” diye mırıldandı Luc. “Gray faydalıdır.” Grayson lolipopunun paketini açarken, “Tahta tava kadar faydalı” diye mırıldandım. ******* “Onu hissedemiyor musun?” “Hayır. Luxen’ler de hissedemiyor” diye cevapladı Luc. “İlginç” diye mırıldandı Hunter. “Senin yapamadığın bir şeyi yapabiliyorum.” “Bu harika bir duygu olmalı” diye yanıtladı Luc. “Bunu hiç tatmadım. Tüm hayatımı senin yapamadığın şeyleri yaparak geçirdim.” Ah. Hunter kıkırdadı. “Tam bir pisliksin.” “Benden bu yüzden hoşlanıyorsun.”