
Puanlar ve değerlendirmeler
Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.
Baskı: Doğu'nun Limanları
Tanrım, gökyüzü o gün ne kadar maviydi! yazar, hikayeye dair merakımızı gideriyor gibi ama aslında bizi başka sorulara yöneltiyordu.. clara, isyan’dan ümidini kesip başka biriyle evlenmiş, ondan çocukları olmuş olabilirdi. mutlu bir hayat yaşıyor olabilirdi ve isyan’a bunları anlatmak için gelmiş olabilirdi. ben bu sonu yazacak kadar gaddar olamadım.
Baskı: Bozkırkurdu
Kişilik, insanın kendi kendini hapsettiği bir hapishanedir.
Baskı: Sınırın Güneyinde, Güneşin Batısında
Murakami'nin okuduğum ilk kitabı. Kitap hakkında ne düşüneceğimi bilemiyorum açıkçası beğendim mi? Beğenmedim mi? -karar veremiyorum.- Akıcı bir kitaptı, beni Murakami okumaktan alıkoyacak bir kitap değildi ama yine de Hacime'nin izumi'ye haksızlık ettiğini düşünüyorum. Kitabın sonuna kadar hep onun için bir şeyler yapacak diye bekledim ama hayal kırıklığına uğradım diyebilirim.
Baskı: Çivisi Çıkmış Dünya: Uygarlıklarımız Tükendiğinde
bir ülke çökerken, her zaman oradan başka bir ülkeye göç etmeyi deneyebilir insan; buna karşılık, bütün dünya tehdit altındaysa, gidecek başka bir yer kalmaz. hem kendimiz hem de gelecek kuşaklar adına, gerilemeye boyun eğmek istenmiyorsa, olayların akışını değiştirmeye çalışmalıyız.
Baskı: İnsancıklar
İnsanların çoğu kendileri için değil, başkaları için giyinir. Daireye gelen pasaklı bir köylü ile iyi giyimli bir çiftlik ağası aynı muameleyi görmez. Pasaklı köylüye bağırır çağırırlar; bugün git yarın gel derler. Çiftlik ağası, general gibi itibar görür; işleri tıkır tıkır yürür. General deyince aklıma geldi. Bir general kişiliğinden dolayı mı, yoksa omuzundaki yıldızlardan dolayı mı itibar görür? Hayat bazen ölümden daha acı verici, değil mi Makar Alekseyeviç?”
Baskı: Stepançikovo Köyü ve Sakinleri
kitapta foma fomiç ve aile bireylerinin( özellikle dostoyevskinin iyi insan ülküsünü çok net bir şekilde yansıttığı albay yegor ilyiç in) arasındaki tuhaf ilişkiden şu sonuc çıkarılabilir: " eğer bir kişide kibir, dalkavukluk, ikiyüzlülük, arsızlık gibi özellikler bulunuyorken bu kişinin karşısındaki kişiler bu özelliklerden hiçbirini bünyesinde barındırmıyorsa yahutta oldukça az barındırıyorsa; bu kötü özelliklere sahip insan, sahip olmayan insan üzerinde bastırıcı bir etkiye sahiptir ve her koşulda zeytinyağı edasıyla üste çıkar.misal bir suç düşünün ve bu suçun, saydığımız kötü huylara sahip olan insana ait olduğu apaçık ortada olsun.işte bu durumda dahi suçlu her zaman, saydığımız kötü davranışlara sahip olmayan insanlar olarak görülecektir." yaşasın karpinski dansı, yaşasın falaley!