
Puanlar ve değerlendirmeler
Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.
Baskı: Leyla'nın Evi
Bu roman için kullanılacak en güzel kelime "yumuşacık" sanırım.. Rahat bi koltuğa kıvrılıp sakin sakin okunmalı ,hüznü içiinde hissetmeli insan.. Yerinden yurdundan olanların, fakirin zenginin, soylunun sıradanın hikayesi bu :) Hele sonundaki hüzün ve umudun karışımı tam kararında :) Yine kaçırılmayacak bir Livaneli :)
Baskı: Kürk Mantolu Madonna
Saf aşk gerçek aşk bu işte sanırım.. Okurken yaşanan çıkmazı da, duyulan aşkı da, çekilen acıyı da insan derinden hissediyor. Ayrıca kitabın kendi öz haliyle, kelimeler güncellenmeden yayımlanması da çok hoş, insan gerçekten bir edebiyat eseri okuduğunu hissediyor. Şiddetle tavsiye :)
Baskı: Küçük Mucizeler Dükkanı (Blossom Street Serisi 1)
Kapağına bakınca bile çok huzurlu bir kitap olduğu anlaşılıyor daha başlamadan.. 4 kadının kendi hayatlarındaki tamamen farklı sağlık, aile, ilişki vs konularındaki problemlerini birbirleriyle arkadaşlıklaırndan sonra yavaş yavaş halledişlerini konu alıyor.. Açıkçası çok edebi cümleler ya da derin anlatımlar bekleyenler için hayal kırıklığı olabilir, dili çok basit. Ancak arada böyleleri de lazım diyorsanız güzel bir nefes alma kitabı diyebiliriz. Anlatım basit olduğu için yarıdan sonra biraz sıkmaya başlıyor ama sona yaklaştıkça toparlayıp insana huzur veriyor. Şimdiden iyi okumalar :)
Baskı: Kuyucaklı Yusuf
Kürk Mantolu Madonna'dan sonra aynı yoğunlukta bir aşk ve anlatım bekleyenler için biraz az gelebilir bu roman. Hem yetim olmak, hem sözünün geçmediği bir evde aile babası olmaya çalışmak, hem kocasına sadece bir vazife olarak değer vermek, hem de fakirlikle savaşmak uğruna beklenmeyecek hatalar yapmak.. Hepsi aynı çatı altında yaşanıyor ve bu hayat gerçek edebiyat kokan bir dille anlatılıyor.. Keyifle okunabilecek bir klasik :)
Baskı: Kumral Ada Mavi Tuna
Okuduğum ikinci Buket Uzuner kitabı ve çok çok geç kaldığım bir kitap.. Bir iç hesaplaşmanın bir iç savaşla içiçe geçtiği geçmişle bugünün birbirine kenetlendiği mükemmel bir eser gerçekten. 4 yaşam ve bu 4 yaşamın etrafında dönen bir dünya. Farklı aile yapıları, aşka farklı bakış açıları, farklı yaşam tarzları en güzel nasıl biraraya gelir. İşte böyle gelir :) Aşk buymuş dememek elde değil mutlaka okunmalı.
Baskı: Koloni
Diğer Grange romanlarını okuyanlar için hayal kırıklığı olacak gibi geldi bana.. İlk kez bir Grange romanı okurken yoruldum ve bitmesini dilediğim anlar oldu. Kurgu ve hikaye ebetteki beklenildiği gibi çok başarılı ancak ,insanı sıkan ve buraları hızlı geçseymiş dedirten çok yer var bu kez.. Yine de cinayet-polisiye okurlarının es geçmemesi gereken bir roman.
Baskı: Koku
Uzun zamandır okuduğum hiç bir kitaba benzemiyordu gerçekten. İzlemedim ancak filminin birkaç yıl önce neden bu kadar sükse yaptığını anlamak zor değil. Yazarın anlatımı oldukça ilginç, okurken konu çok hızlı ilerliyor gibi gelmesine rağmen genele bakınca aslında gayet oturaklı ilerlediğini farkediyor insan. Çok detaylı betimlemeler okumaktan zevk almamama rağmen, bu kitapta kokular öyle güzel anlatılmış ki insan okurken kokuyu resmen duyuyor.. Mutlaka okunmalı.
Baskı: Kış Günlüğü
Paul Auster ile tanışma kitabım :) Ve iyi ki bununla başlamışım diyorum.. Kendi hikayesini çok naif bir dille, hiç sakınmadan ortaya dökmüş olması çok hoşuma gitti.. Anı kitabı okumayalı uzun zaman olmuştu, kitaptan mutlu ayrıldım :) Tavsiye ederim..
Baskı: Kırmızı Pazartesi
Herkesin gerçekleşeceğini bildiği bir cinayet var ortada, kurban hariç.. Herkes susuyor ve gözgöre göre bu cinayet işleniyor. Günümüz Türkiyesinin en büyük sorunlarından olan "Bana dokunmayan yılan bin yaşasın" bu kısacık romanda en büyük suça, bir cinayete yol açacak raddeye geliyor. Yer yer sıkıcı gelse de bu kadar kısa bir romanla insanların koyun gibi sürüye uyuşu gayet güzel kurgulanmış:) İyi okumalar..
Baskı: Kedi Mektupları
Can Yayınları yine beni yanıltmadı ve gerçek bir edebiyat eseriyle daha tanıştırdı. Yazarın okuduğum ilk kitabı Kedi Mektupları ve gerçekten Oya Baydar okumak beni çok mutlu etti. Kitabı okumaya başladığımdan beri gördüğüm her kedinin hareketleri, çıkardığı sesler şimdi şunu demek istiyor, işte bizi şu an şöyle görüyor gibi düşünceler yaratıyor beynimde :) Kedi bakış açısıyla insan halleri, kitabın başlarında arka planda olan ancak ortalarından sonra anlatımı neredeyse tamamen ele geçiren siyasi yaşanmışlıklar mükemmel biraraya getirilmiş.. Bu değişik anlatımla herkesin tanışömasını isterim. Okuyun okuyun :)
Baskı: Kediler Güzel Uyanır
Yekta Kopan'ın okuduğum ikinci kitabı. Gece yatmadan önce bikaç sayfa kitap okuyup uykuya dalmak isteyenler, özellikle yalnızlık üstüne bişeyler okumak isteyenler için hoş bir seçim.. Matruşka ve Fil Mezarlığı favorilerim oldu.. İyi okumalar :)
Baskı: Karayel Hüznü
Sivas katliamı kurbanlarına güzel bir jestle başlıyor kitap. Başlangıçtaki şiiri sakin sakin sindire sindire okumalı. Ardından gelen 3 hikaye de birbirinden güzel ancak 1. hikayeye oranla 2. ve 3. hikayeleri daha rahat okuduğumu söylemeliyim. Hikaye severler ve Buket Uzuner okumaktan zevk alanlara iyi okumalar:)
Baskı: Kapak Kızı
İnsan şiddetle bu hikayeyi, bir de baş kahramanının ağzından dinleme ihtiyacı duyuyor.. Ve yazar sanıyorum bunu düşünerek Yeşil Peri Gecesi 'yle buluşmamızı sağlamış sonradan.. :) Başlarda fazla karakter olduğu ve boğulacağını hissediyor insan ama pes etmeden devam edince su gibi akıyor.. Mükemmel bir kend,n, sorgu kitabı.. 3farklı karakterin 1 kişi etrafında kendi hayatlarını sorgulayışı.. Mükemmel :)
Baskı: İstanbullular
Ne çok farklı kültür ne çok farklı inanç ve ne çok farklı sosyo-ekonomik seviyeyi içinde barındırırmış güzel İstanbul.. Hep bilirdik ama bu kadar gerçek hissederek, karakterlerin içine bu kadar girip onları hayatımızın bir parçasıymış gibi anlayarak yorumlamamışız hiç. Romanın hepsi de birbiriyle habersiz ancak ilişkili 15-20 karakteri de, düşünce yapıları da, kalabalık telaş ve debdebesiyle her ayrıntısı İstanbul'a ait İstanbul kokan bir roman. Yazar huzurlu bir aşkın sorgulamasını yaparken aslında , türban sorunundan aleviliğe, eşcinsellikten besleme bir yaşama, birçok azınlık durumunu ve insanların bu durumdaki kişilere bakış açısı altında neler hissederek nasıl bir yaşam sürdüklerini de sorguluyor. Oturup düşünerek,dinlenerek okuma ihtiyacı hissediyor insan. Bitince de insan şöyle bir nefes alıp "İşte İstanbul bu" diyor.. Mutlaka okunmalı :)
Baskı: İstanbul Hatırası
Ahmet Ümit'in kendi sınırlarını aştığı romanı demek yanlış olmaz sanırım. Kurgusuyla insanı öyle bir sürüklüyor ki kalınlığından gözünüz korkmasın, insan bir solukta sonuna gelmiş buluyor kendini. Ayrıca okurken insan hikayeye kendini kaptırmakla beraber zaman zaman kendini sorgularken buluyor. Tarihle ilgili olup polisiye-cinayet seven okurların asla kaçırmaması gereken bir roman.
Baskı: İskender
Aşk'ı okuduktan sonra Elif Şafak'ın en iyi kitabının hep o kalacağını düşünmüştüm ancak İskender daha ilk sayfalarından Aşk ile yarışacağının sinyallerini veriyor. İlk 20-25 sayfada pes etmezseniz eğer sonrası sizi asla pişman etmeyecek, emin olabilirsiniz. Romanı bitirdikten sonra ise rahatlıkla okuduğum en iyi Elif Şafak romanı olduğunu söyleyebilirim. Yazarın her karakteri ayrı ayrı ele alması, hepsinin geçmişine inmemizi sağlaması ve son 100 sayfadaki mükemmel kurgu insanı hayran bırakıyor. Elif Şafak okurları kesinlikle es geçmemeli diye düşünüyorum..
Baskı: İki Yeşil Susamuru: Anneleri, Babaları, Sevgilileri ve Diğerleri
Bu kitapla Buket Uzuner'in kesinlikle bir karakter romancısı olduğu kararını rahatlıkla verebiliriz. Baba-kız ilişkisi, kadın-erkek ilişkisi, babanın sevgilisi-kız ilişkisi, babanın sevgilisi-kızın sevgilisi ilişkisi şeklinde uzayıp giden bir ilişkiler analizi bu roman . :) Sonu okuduğum hiçbir sona benzemiyor ve kafa karışıklıklarıya insanı şöyle bir oturup "Ee n'oldu şimdi?" dedirtiyor.. "Değişik" , doğru kelime olabilir..
Baskı: Hüzün Dürbünümde Kırk Sene 1964 - 1983 / 2. Kitap
Hayat ile çocukluk ve gençlik yıllarına tanık olduğumuz Ayşe Kulin, bu kez çocuklarıyla ilişkileri, iki evliliği ve getirdiği olumlu olmusuz sonuçları, hem sosyal hem de ekonomik olarak var olma çabasını okuyucuyla paylaşmış.. Kendi anıları ekseninde dönemin Türkiye koşullarını, çalkantılarını da oturmuş bir kişilik ve bakış açısıyla ortaya koyuyor. Serinin son kitabı, ve zevkle okunacak bir kitap..
Baskı: Hayat Dürbünümde Kırk Sene 1941 - 1964 / 1. Kitap
Veda ve Umut'un ardından, Ayşe Kulin aileye hoşgelir :) Anı ve otobiyografik kitaplardan roman kadar zevk almamama rağmen, "Hayat", oldukça akıcı ve sade üslubuyla yazarın bizi özel yaşamı hakkında detaylara girereken, dönemin siyasi ve sosyal durumunu da içtenlikle ortaya koydugu bir eser olmuş..Tavsiye ederim..
Baskı: Halime Kaptan
Bu ülke nasıl kazanıldı, kadınıyla çocuğuyla ne emeklerle bu noktaya gelindi. Mükemmel bir kesit. Kısa oluşu bile o dönemin şartlarını hayal edebilmemizi engellemiyor.. Tavsiye ederim.
Baskı: Gözlerini Sımsıkı Kapat (Dave Gurney, #2)
John Verdon gitgide yeni bir Grange geliyor fikrini doğruluyor aklımda. İlk kitaba göre hareketlenme ve bağlanma biraz daha uzun sürdü bende bu kitap için. Ancak olay örgüsü, çözümlemesi, mantık dışı bir nokta bırakmamasıyla yine ustalıkla işlenmiş bir cinayet.. Tüm polisiye sevenler için John Verdon kaçırılmaması gereken bir yazar.. 3. kitap için sabırsızlanıyorum :)
Baskı: Foto Sabah Resimleri
Hikaye okumayı roman kadar çok sevmiyor olsam da Foto Sabah Resimleri bu fikri kolaylıkla yerle bir edebildi :) Pek çoğumuzun bildiği Bir Kırık Bebek filminin hikayesini okumak izlemekten çok daha keyifliydi.. 2 hikayeye çok fazla bağlanamadan okumuş olsam da elbette ki Ayşe Kulin bu işi biliyor demekten kendimi alamıyorum.
Baskı: Firarperest
Elif Şafak'a romanlarındaki olay kurgusunun mükemmelliği ve bol karakterli hikayeleri için hayran olanlar, Firarperest'de aradıklarını bulamayacaklar elbette ki. Ancak yazımını dilini beğendikleri bir yazarın ülke gündemi, insan ilişkileri vs hakkındaki duygu ve düşüncelerini direk onun ağzından duyma fırsatı yakalamak hoş olmuş doğrusu :) Oturup kitap okuyayım diye değil de yatmadan önce ağrı kesici niyetine okunacak duru, hoş, huzur veren bir kitap olmuş.;)
Baskı: Doğmamış Çocuğa Mektup
İsmi bile "Derhal bu kitabı okumalıyım." dedirtmişti ilk duyduğumda.. İyi ki dedirtmiş.. Anneliği henüz tatmadığım halde, yazar öyle derinden hissettirmiş ki karakterin içinde yeşeren yepyeni bir hayatla iletişimi, hayata dair paylaştıkları gerçekten etkileyiciydi.. Yalnız büyütüleceği dşünülen bir çocuğun nelerle karşılaşacağından, annenin psikolojik gelgitlerine pek çok şey var bu incecik kitapta.. İncecik ama dopdulu..