
Hadula - Bir Ada Öyküsü
Hadula - Bir Ada Öyküsü
7/10
27.06.2015

Kahvekolik, yerine göre uyuşuk yerine göre arı gibi çalışan, münzevi, yağmurlu ve rüzgarlı havaları pek seven, kalabalığı ve gürültüyü pek sevmeyen, müziği hep kısık seste dinleyen biriyim.

Hadula - Bir Ada Öyküsü
7/10
27.06.2015

Uykusuzlar
8/10
İnci Aral'dan okuduğum ilk kitaptı. Dili hem edebi hem de akıcı. Çoğu yazar bunu gerçekleştirmeye çalışırken ağdalı bir üslupta kayboluyor maalesef ama İnci Hanım akıcılık konusunda başarılı. Bir dönemin aynası gibi olmuş kitap. Siyasi sebeplerden hapiste yatanlar, parçalanan aileler, çekilen acılar... Özellikle "Kıyıda" öyküsünü beğendim.
27.06.2015

Uyumsuz Defne Kaman'ın Maceraları: Su
6/10
Buket Uzuner'in yeni kitabı "Toprak" çıkınca, serinin birinci kitabını tez elden okuyup ikinciye geçeyim bari diye düşündüm ama kararımdan caymış durumdayım. Çünkü yazarın dili bana hiç çekici gelmedi. Örneğin, "handiyse" kelimesini o kadar sık kullanmış ki, üşenmeyip sayacaktım neredeyse. Mezhep konusu yüzünden ayrılan aşıklar, kadın hakları, hayvan sevgisi, aile ilişkileri vs. konularda verilmek istenen mesajlar var ve bunlar kitaba iyice yedirilememiş maalesef. Konu ilginç, Defne'ye ne olduğunu merak ediyorsunuz, olanlar kitabın sonuna doğru netleşiyor. Hele sondaki olay pek fenaydı, Toprak'ta devamı gelecektir muhtemelen ama biraz başka denizlere yelken açmam lazım sanırım.
12.06.2015

Ağrı Dağı Efsanesi
7/10
Yaşar Kemal, eserlerini okumayı ertelediğim bir yazardı. İsmini duyunca birçok kişi saygı duruşuna geçiyor, bu yüzden beklentim yüksekti ancak kitaplarının konuları itibariyle pek de ilgimi çektiği söylenemez. Yine de bir eserini okumak istedim. Ağrıdağı Efsanesi de hem kısa olması hem de ünü nedeniyle seçtiğim kitap oldu. Kitap, kısa bir masal. Yörenin tasviri çok güzel yapılmıştı. En sevdiğim karakter Memo'ydu. O nasıl güzel sevmekti öyle. İçim acıdı resmen olanlara. İkinci azap da Gülbahar için yazılmıştı. Kitabın sonunda şaştım kaldım. Böylesine güzel bir masal için bu fazla gerçekçi sonu beklemiyordum. Gerçi zaten Ahmet'in başkaldırışının sebebi hak aramak değil, geleneğe ve töreye bağlılıydı. Kitabın sonunu da bu bağlılık belirledi. Yazık oldu gerçekten.
26.05.2015

Bakele
8/10
Son zamanlarda okuduğum en iyi öykü kitabıydı. Kâh duygulandım, kâh güldüm. Olayları anlatan kişinin Hülya karakteriyle birlikte yaşadıklarını, Hülya'yı anlatış şeklini okumak zevkliydi. Hele "Azmin Zaferi" adlı hikayeye bayıldım. "İkinci Şık", "Kadın Gibi", "Gözünün İçindekini Göremezsin" de pek güzeldi. Hatta hikayelerin tamamı pek güzeldi. Sezgin Kaymaz'ın diğer eserlerini de okumak istiyorum. Yeni bir favori yazar kazanacağım galiba.
23.05.2015

Bir Noel Şarkısı
8/10
İngiliz Edebiyatı'nı ve onun en önemli temsilcilerinden Charles Dickens'ı pek severim. Bu onun okuduğum üçüncü kitabı ve her biri de ayrı güzeldi. Yılın en sevdiğim zamanı yılbaşı vaktidir. İşte fazla çalışmaktan belimiz bükülse ve bir şey anlamasak da, o ruha bürünmek yeterli oluyor. Kitapta da yılbaşı zamanı (Noel) fondaydı. Onca yoksulluk içinde mutlu olmayı başarabilen insanlar bana da yaşama sevinci aşıladı. Hikayeyi daha önceden bildiğimden pek bir sürprizle karşılaşmadım. Scrooge gibi paragöz, bencil, sevgisiz birinin yola gelişini adım adım okumak keyifliydi.
21.05.2015

Tehlikeli Temayüller
6/10
20.05.2015

Yaz Üçgeni
7/10
Kitabın başkahramanı, kaymak tabakadan bir ailenin üyesi olan Barış. Kendisi yirmili yaşlarının sonlarında, yalnız yaşıyor. İyi bir eğitim almış, kültürlü biri. Ailesiyle arası çok iyi sayılmaz, babasının şarap üretme işine dahil olmak istemiyor. Kendisi bir dergide çalışıyor ama aile işine girmemesine rağmen onlardan gelen paraya da hayır demiyor. Barış adlı arkadaş çok da şanslıydı bu arada. Göz kamaştırıcı bir kariyeri olmamasına rağmen hem Umberto Eco'yla, hem de Paul Auster'la röportaj yapıp onlara kendisini sevdiriyor hem de iş yerindeki düşmanlarını çatır çatır çatlatıyor. Kitaptaki olaylar üçüncü ağızdan anlatılmış ama sanki yaşananları Barış anlatıyor gibiydi. Diğer karakterlerin ne düşündüğünü ve hissettiğini kısmen öğrenebildik. Zaten çok ilgi çekici bir karakter de yoktu. Hatta hemen hepsi itici kişilerdi. Hele Melis! Doğrusu Barış'la beraber olmaya başladıklarında “Tencere yuvarlandı, kapağını buldu” dedim. Ama heyhat! Barış'ın ne istediğini bilmeyen, bağlanma sorunu yaşayan biri olmasından mütevellit olaylar çok başka yönlere ilerledi. İris, Sezen, Deniz...ve tabi Hale....Barış'ın kafasında sürekli dolanıp duran düşünceler... Kendisini her boşlukta hissedişinde intiharı düşünmesi...Kitabın sonuna doğru su gibi tükettiği içkiler yüzünden hasta olup öleceğini düşündüm kendisinin. Kitabı okurken, bir sanat filmi izler gibiydim. Edebi referanslar, Fransızca dizeler, şairlere ve yazarlara göndermeler havada uçuşuyordu. Daha önce adını duymadığım eserler vardı satırlarda, onları araştırdım. Özellikle klasik müzik dağarcığıma katkısı oldu bu durumun. Okuması kolay, sade bir romandı.
19.05.2015

Yazar: aleksandros papadiamantis
"Modern Yunan nesrinin en büyük yazarı." -Milan Kundera- "Kurgunun mucizevi doğasını bize Hadula: Bir Ada Öyküsü gibi kitaplar gösterir." -Gabriel Josipovici- Hadula, yaşadığı adadaki dertlilerin kapısını çaldıkları yoksul bir kadındır. Şifalı bitkilerden hazırladığı ilaçlarla şifa dağıtır hastalara. Ve yaşlı Hadula, sonunda her şeyin kökeni olan bir soruna da çözüm…
7/10
Yazar: aleksandros papadiamantis
"Modern Yunan nesrinin en büyük yazarı." -Milan Kundera- "Kurgunun mucizevi doğasını bize Hadula: Bir Ada Öyküsü gibi kitaplar gösterir." -Gabriel Josipovici- Hadula, yaşadığı adadaki dertlilerin kapısını çaldıkları yoksul bir kadındır. Şifalı bitkilerden hazırladığı ilaçlarla şifa dağıtır hastalara. Ve yaşlı Hadula, sonunda her şeyin kökeni olan bir soruna da çözüm…

Yazar: inci aral
Yakın geçmişte yaşanan toplumsal sancıları ve onların bireylerdeki yansımalarını yazına aktarmanın, bunu yazınsallıktan ödün vermeden yapmanın oldukça güç olduğunu biliyoruz. (...) Aklın ve duygunun uyum içersinde elele vermesiyle kotarılmış, toplumsal ve bireysel diye adlandırılıp ayrı çekmecelerde saklanan yaşam boyutlarının, karşılığı gerçek yaşamda da bulunabilecek iyi bir birleşimini buluyor…
8/10İnci Aral'dan okuduğum ilk kitaptı. Dili hem edebi hem de akıcı. Çoğu yazar bunu gerçekleştirmeye çalışırken ağdalı bir üslupta kayboluyor maalesef ama İnci Hanım akıcılık konusunda başarılı. Bir dönemin aynası gibi olmuş kitap. Siyasi sebeplerden hapiste yatanlar, parçalanan aileler, çekilen acılar

Yazar: inci aral
Yakın geçmişte yaşanan toplumsal sancıları ve onların bireylerdeki yansımalarını yazına aktarmanın, bunu yazınsallıktan ödün vermeden yapmanın oldukça güç olduğunu biliyoruz. (...) Aklın ve duygunun uyum içersinde elele vermesiyle kotarılmış, toplumsal ve bireysel diye adlandırılıp ayrı çekmecelerde saklanan yaşam boyutlarının, karşılığı gerçek yaşamda da bulunabilecek iyi bir birleşimini buluyor…

Yazar: aleksandros papadiamantis
"Modern Yunan nesrinin en büyük yazarı." -Milan Kundera- "Kurgunun mucizevi doğasını bize Hadula: Bir Ada Öyküsü gibi kitaplar gösterir." -Gabriel Josipovici- Hadula, yaşadığı adadaki dertlilerin kapısını çaldıkları yoksul bir kadındır. Şifalı bitkilerden hazırladığı ilaçlarla şifa dağıtır hastalara. Ve yaşlı Hadula, sonunda her şeyin kökeni olan bir soruna da çözüm…