Puanlar ve değerlendirmeler
Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.
Baskı: Raintree: Cehennem (Raintree #1)
Detaylı yorumum blogumda beklerim : http://vemutluson.blogspot.com/2013/06/linda-howard-cehennem-yorumum.html İlk kez şunu söylüyorum ki Harlequin'den Özür dilerim. Çünkü ben kendilerinin yetişkine hitap eden kitaplardan çok pembe dizi gibi durmadan mıc mıc olan aşklara yer verdiğini düşünürdüm. Müthiş kalemlerin olduğunu araştırdığımda ögrendim . Yani neymiş önyargı ile yaklaşmamak lazımmış Kitap Fantastıkti ama inanın soluksuz okudum bitmesin diye çıldırdım bitti daha çok çıldırdım. Hayır tamam seri olduğunu biliyorum ama en can alıcı yerde de kitap bitmez ki ya.. Bütün gün sinirden yeni kitaba başlayamadım öyle böyle değil can alıcı yerde kitabın son sayfası gelmişti . Allahtan bu ay yeni kitap geliyor yoksa gerçekten şuan Harlequin Facebook adresi 'ne baya kızıyor olurdum Kitabın içeriginden bahsetmem gerekirse bizim yakışıklımı yakışıklı bir Ateş ustamız var ve kendileri Raintree Klanının Kralı olur. Kumarhane ve otelin sahibidir. Bir gün her oyunu kazanan bir kadınla karşılaşır ve kadındaki enerji Dante'yi olasından daha etkiler. Kadının adı Lorna'dır ve Lorna'da basit bir insan değildir. Hele Dante ile tanışınca hiçte basit olmayacaktır ki olmadıda:) Karşılaşmalarının ilk dakikası çıkan yangın ise belanın hiç eksik olmayacağının göstergesidir. Bela Dante'den gelecekse gelsin diyorum ve yorumumu bitiriyorum Keyifli okumalar dilerim
Baskı: Başka Öyküler
detaylı yorum için bloguma beklerim : http://vemutluson.blogspot.com/2013/05/bahadr-icel-baska-oykuler-yorumum.html Kendime okuma ayı - haftası - günü ilan ettim ve şu yoğun geçen günlerimden boş kalan anlarda ALTIN BİLEK YAYINLARI kitaplarını okuyorum. Türk yazar tutkum geldi bir anda elimin tersiyle tüm yabancı yazarları ittim ve önceliği Türk yazarlarına verdim. Bahadır İçel de bu tutkunun örneklerinden.. Tarzım olmayanı yapıyorum ve farklı tarzlar okuyorum . Normalde kişi zaman ve olayın baştan sona kadar gitmesini isterken Başka öyküler ile 10 tane farklı öyküler var. Hepsi birbirinden farklı ve bazıları cidden ibretlik :) Öykünün 1.si zaten siz istemeseniz de okumaya itiyor çünkü bir anda bir adam çıkıyor ve insan mı yaratık mı belli değil , kendisi tüm kitaplardan haberdar (biz kitap kurtları gibi ^.^) ve bir adama hikaye hediye ediyor sonra 5 yıl sonra geleceğini ve ona kimse de olmayan bir hikaye yazmasını ve geldiğinde ona vermesini söyleyip gidiyor . Adam ünlü oluyor sayısız kitap yazıyor ve 5 yıl geçip bu yaratık adamın kapıyı çalıyor :) Adam kaçıyor yaratık yakalıyor adam kaçıyor yaratık yakalıyor :) Derken size de devamını okumak kalıyorrr :)
Baskı: Duman ve Kemiğin Kızı (Duman ve Kemiğin Kızı, #1)
bence 16-18 yaş grubu insanların okuyup keyif alabileceği benim fantastik kurgusunu çok basit bulduğum bir kitap oldu. Sevmek için çok uğraştım ama sevemedim..
Baskı: Gizli Anların Yolcusu
Detaylar blogumda :) http://vemutluson.blogspot.com/2013/05/ayse-kulin-gizli-anlar-yolcusu-yorumum.html Ayşe Kulin'in tüm kitapları elimde olmasına ragmen neden bu kitapla tanışmak istedigimi bir türlü anlamamıştım .. Önyargılıydım ve okurken bu ön yargımın kırılması acıkcası beni sinirlendirdi. Böylesine güzel bir kalemden kendimi bunca zaman uzun tutmak beni çok üzdü. Günümüzde keyifle okuyabilcegimiz kalemler var ama her yazar bence böyle bir kurgu düşünemez bu kurgu ciddi bir deneyimden ve eşsiz bir ufuktan özgünlükten gelir düşüncem Ayşe Kulinle tanışınca bana iyi bir örnek oldu. Şuan Önerilerim arasında kesinlikle bu kitap yazarlardanda Ayşe Kulin yerini almış bulunuyor benim için. Kitap konusuna fazla inmek istemiyorum ama Konu zaten kitap baş harflerinden anlaşıldıgı gibi GAYler üzerine yazılmış .. Yeri geldi kalbim acıdı yeri geldi aklım almadı bu kitabı okurken zihniyetim bu düşünceyi hala algılayamıyor ama muhteşem bir anlatımla gerçekten böyle hayatlarda var Buse demeden kendimi alamadım ve kalbim paramparca oldu. İlhami bey evli ve 2 çocugu var ancak oglunun ölümüyle tüm hayatları altüst oluyor eşi kendi içine çekiliyor ve İlhami bey ciddi bir yalnızlıga bürünüyor. Yayınevinin sahiplerinden biri olan İlhami bey kendini iyice işine veriyor ve ortagı Handanla yakınlaşmaları iş boyutunuda aşıyor. . Ancak yaptıgı hatadan utanan İlhami bu yanlıştan dönüyor ve Bora adında iyi , hırslı , çalışkan bir grafikerle yakınlaşıyor ama bu yakınlaşma abi kardeş boyutunda .. Handan Boranın arkadaşına ait bir kitabı İlhamiye basılması için ikna etmeye cabalıyor .. Ama bu kitap Aslında kimin ..?? .. Borayla İlhaminin gittikleri iş gezisiyle aralarındaki iletişim aşk boyutuna geliyor ve kitap bundan sonra resmen kördügüm halini alıyor.. Nefes almadan okudugum ve ciddi anlamda etkilendigim bir kitap Gizli Anlar Yolcusu farklı hayatlar okumak isteyenlere tavsiyemdir.
Baskı: Tanrıça (Tanrıça, #1)
Detaylar blogumda http://vemutluson.blogspot.com/2013/05/amee-carter-tanrca-serisinin-ilk-kitab.html İlk önce bir alıntı : Henry dudaklarını alnıma bastırdı.Bu o kadar yalın bir öpücüktü ki bana adamakıllı veda edip etmeyeceğini düşünmeye başlamıştım. Muhtemelen etmeyecekti. En azından annem bizi izlerken.''Döndüğünde seni bekliyor olacağım'' dedi.''Ve seni seviyorum.'' Bu kez bunu hayal etmemiştim. Gerçekten beni sevdiğini söylemişti. Bir sınav, bahis ya da mecburiyetten değil. Bunu gerçekten söylemek istediği için. İçimde bir şeyler kabardı ve kendimi patlayacak gibi hissettim ..''Bende seni seviyorum .'' Bu noktadan sonra Henry yüzümün gözyaşı ve makyaja bulanmış olmasını önemsemedi ve beni tutkuyla öptü. Şimdi yorum :) Kitap muhteşem ötesi bir fantastikti.. Uzun zamandır historicale öyle bir kapıldım ki hiçbir fantastık hoşuma gitmiyor bırakıyordum ama Tanrıça şuan beni mahvetti diyebilirim..Bu hafta Ephesus yayınları kitapları haftam olsun dedim ayy ne güzel demişim diyorum şuan kendime uzun zamandır hiç bu kadar keyifle kitap okumadım .. Ephesus fantastıkte gerçekten benim favorim oldu .. Tanrıça gibi birçok kitap çıkmasını ve bu yazardanda kopmamalarını rica ediyorum :)) Hayır öyle bir hale geldim ki bunun konusunu bile anlatamam , anlatsam her satırını yazmak ısterim detay veririm diye korkuyorum ama şöyle azıcık değineyim Kate annesine bakan fedakar ve coooook iyi kalpli bir kızdır .. Annesinin hastalığının son zamanlarında Eden adında bir kasabaya taşınırlar ve kate bur da lise hayatına devam eder okula başladığında Ava , Dylan ve James'le tanışır ve sıkı dost olurlar yada kate böyle zanneder.. Ava ve Dylan sevgilidir ve Dylan'ın Kate karşı ılgısı Ava'da kıskançlığın yaşanmasına neden olur.. Ve Kate'i korkutmak içim yaptığı bir şaka Ava'nın ölümüne sebep olur .. Kate napacağını sasırmış bir haldedir ve birden karşısında beliren Henry'nin sunduğu yardıma mecburen evet der ve hayatı o andan itibaren tamamen değişir. Ava'nın hayatına karşı Henry'nin Tanrıçası Ölüler diyarının Kraliçesi olucaktı ? Kitap muhteşemdi gerçekten anlatıp kitabı bozmaktan korkuyorum Mükemmel çeviri mükemmel konu ve mükemmel uyum diye buna denir herhalde .. Tavsiye ne kelime resmen ŞİDDETLE ÖNERİYORUM
Baskı: Tatlı Bela (Beautiful, #1)
Öncelikle blogumdaki giflerle Travisi anlattım bakmanızı tavsiye ederim :) http://vemutluson.blogspot.com/2013/04/tatli-bela-kitabini-okudum-simdi-sira.html Şuan acım gerçekten çok büyük ve sanırım umutsuz bir haldeyim .Çünkü artık Travis'im yok kitabın son sayfasıyla ona veda ettim. Onca kitap okudum ben böyle harika bir adam gör-me-dim . Şimdi hiç bir kitaptaki erkek karakterleri sevemeyeceğim. Sanırım haremimin , kalbimin , platonik aşkı Travis ♥ Öyle çok okumak istediğim ama böyle bir aşk kitabının yazılmayacağını anlayıp pes ettiğim tarzdan bir kitaptı. Her kitapta ana erkek karakterlerimiz alıngan, tripli , çekilmez , şımarık tipteydiler ve hep kız karakterlere üzülürdüm. Ama Tatlı Bela'da tam tersi Travis'i sarıp sarmalamak herkesten korumak gibi acayip kurgular geçti aklımdan hele o Abby var ya saçını başını yolabilirdim yemin ederim :) Hayır Travis gibi adamı buldu bir de hala üzüyor . Ama onunda haklı nedenleri varmış sonlara doğru anladım kabul ediyorum :)Travis yasa dışı dövüşler yaparak para kazanan tüm okulun korkulu rüyası ve tüm kızların ise hatası bir adamdır. Çünkü Travis bir kadınla sadece günlük ilişkiler yaşayan geceden sonra bir daha yüzüne bakmayan bir adam. Yine bir dövüş zamanı karşısına çıkan Abby'e kadar.. Gördüğü anda sevmeye başladığı Abby aslında onun için olmaz bir duayken Travis ve Abby 'nin aşkının gücü tüm kitapta soluksuz hissedilecek cinsten. Sırf Abby'e yakın olabilmek için girdiği iddealar ve herkesten Abby'i koruyup kollaması , bir adamın Abby'e baktığındaki çığrından çıkmış halleri ise sizi kitabı okurken daha fazla aşık olma isteğine bırakacak. Travis böyle serseri bir tip ama kendisi Ceza Hukuku eğitimi hukuku görüyor ve tam bir inek aynı zamanda . Abby'e biyoloji çalıştıracak kadar zeki tabi ki bu biyoloji derslerini de aşık etmek için harika kullandığını söylemeliyim :) Yanyana yattıklarında bakmaya kıyamayan , uyurken Abby'i izleyen , kıskanc, romantik, sürprizlerle dolu bir adamı her sayfada okuyup sadece Abby'i kıskanıyorsunuz :) Açıkçası konular , aile ilişkileri ve Amerika - Abby arasındaki dostluk , aşk, sadakat , kıskançlık öyle güzel birleşmişti ki bir ara hiç bitmesin diye ağlamayı düşündüm ..Kitabın son 30 sayfasında öyle bir olay oldu ki tansiyonum fırladı ve cidden ağlamak istedim . Soluksuz nefes almadan okuyabileceğiniz harika bir kitap diyebilirim. Tavsiye Ederim ve Edeceğim de:) Keyifle okuyun :)
Baskı: Kağıt Kız
Uzun tanıtımlardan sonra geldik şimdi detaylı yorum kısmına . Kitap kesinliklikte tüm övgü ve iltifatı hakedicek tarzda. Hiç bir yazarda görmediğim bir kaliteyle yazılmış ince bir kalem Guıllaume Musso'da ki .. Konu olarak ilk zamanlar fantastik diye düşündüğüm kitabın sonunda ''aaaaa'' diye şaşırdığım aslında fantastik olmayan bir kitaptı. Kitabın sonunu ilk sayfada tahmin etmeme rağmen yazar öyle bir hale getirdi ki '' yok bunun sonu böyle olmayacak vazgeçtim '' dediğimi kabul etmeliyim. Kitapta harika bir dostluk ve harika bir aşk var. Aslında böyle aşktan boğulmuyorsunuz Çünkü kitaptan fırlamış bir kız var ortada :) Kitabın en sevdiğim sayfaları 100. sayfadan sonrası.Soluksuz nefes almadan en fazla 4 saatlik zamanı olan bir kitap okuyucuyu öyle bir etkisine alıyor ki bitmesin bitmesin diye ağlayabilirsiniz bile. Kitaptan paylaştığım alıntılar; https://www.facebook.com/photo.php?fbid=440950969322475&set=a.225654660852108.56916.225632300854344&type=1&theater¬if_t=like https://www.facebook.com/photo.php?fbid=439913542759551&set=a.225654660852108.56916.225632300854344&type=3&theater https://www.facebook.com/photo.php?fbid=439910059426566&set=a.225654660852108.56916.225632300854344&type=3&theater Tavsiye edilmeyecek bir kitap degil ki eger Musso ile tanışmadıysanız çok şey kaybettiğinizi söyleyebilirim. Şahsen şuan tüm kitaplarını okumayı düşünüyorum. Şimdiden keyifli okumalar ^.^
Baskı: Kıyısızlar
Tam bir Kahraman Tazeoğlu hayranı olarak kıyısızlar bana göre tam bir faciaydı.. Evet bu kitabında da aşka dokunmuştu ama diğer kitabında ki derlemelere bu kitapta da rastlamak gerçekten benim için üzücü oldu. İlk sayfalarda ki durmadan ''Katilim '' demesi hele .. Son sayfalara doğru tekrar kalbimi kazanmış olabilir ama hiç bir şey ''ARAZ'' kitabı kadar soluksuz olamaz. Ben kıyısızları pek begendiğimi söyleyemem.. Belkide tüm kitaplarını okuyup en son Bambaşka kitabıyla Aşık olduğum kahramandan sonra bu kitap ona pek yakışmadı. Kitaba puanım 10\6 ..
Baskı: Sen Yokken
Açıkcası uzun zamandır aradığım kitabı bulduğumu düşünüyorum. Hiç bir kitap ruh halime bu kadar uymadığı için hep yarım bıraktığım şu Mart ayında bana en iyi gelen şey dostluğun , aşkın , evlat sevgisinin, ölümün , küslüğün , kıskançlığın bir arada olduğu Sen Yokken kitabı oldu.. Kitap Çiceğin kanser hastası olmasıyla beraber bir bebeğinin olucağını da ögrendiği zamanla başlıyor. Tüm ailesi en iyi arkadaşı olan İpek ,sayesinde gözü kapalı bu bebeğini dünyaya getirip ölümü bekliyor. Cemal bir bebeğinden bile haberi olmadan yaşadığı bir haftalık ilişkideki Çiceği düşünüyor. Sonra aldığı mektupla tüm hayatı tamamen degişiyor.. Çicegin ölümüyle İpek artık bir kız annesi oluyor ve babasının soyadını alması için minik Duygu'yu babasıyla tanışmaya götürüyor. Kitabın detayına girmek istemiyorum ama benim keyifle okuduğum kısımlarda da Diyar ve Lale çiftide vardı. Lalenin inatçılığı sanırım bendekiyle aynı :) Not: Cemal kadar odun , sevgisini gösteremeyen , kıskanç bir erkek görmedim. Bir ara yanımda olsa ben bile bogazlayabilirdim sanırım ^.^ Genel olarak detaya girmeden de anlatmak gerekirse.. Eger benim gibi sizde ruhsal bunalımdaysanız bence çok ideal bir kitap Sen Yokken. Günlük konuşma diliyle yazılan bu kitap hepinizin hayatında ilişkilerinizde yaşadığınız olayları da size sunuyor . Ben İpek olsam böyle fedakar olur muydum ? demeden de geçemedim. Sanırım olamazdım. Bu kadar büyük sorumluluk alamazdım .Cemal gibi adamla da yapamazdım öldürürdüm valla ^_^ Tavsiyelerimden biridir bu kitap okuyup begeniceğinize inanıyorum. 10 \ 8 verebilirim. Kırmamın nedeni de imla hatalarından dolayı .. Olimpos Yayınları biraz dikkatli olmalı.
Baskı: Soğuk Öpücük (Cold Kiss, #1)
Hayatımda ilk kez bir kitabın sonuna ulaşamadım . Yazarın kalemi gerçekten icler acısıydı. Kimseye tavsiye dahi etmem . Verdigim 3 puanda tamamen dexin çeviri ve kapagı için .
Baskı: Balayı
Susan Elizabeth Phillips – Balayı Yorumum Bu kitabı Kitap dünyası sayfasından kazanmıştım ve böyle mükemmel bir yazarla beni tanıştırdıkları için teşekkür ederim. Kitabın adıyla konusu arasındaki ince espiri yüzünden bir süre hayal kırıklığı yaşamadım degil .. Karakterimizin Adı Honey Moon ( Balayı ) .. Ama sonra kitabın 70. 80. 90. Sayfalarına geldiğimde muazzam bir kurguyla karşılaştım . Açıkçası bu kitapta hee sonunda böyle olur diyerek tahmin dahi yapamıyorsunuz çünkü yazarın kurgu anlayışı kesinlikle taktirlik . Eric karakterinin hayatı kitaptaki en içime işleyen karakterdi. Gerçekten öyle bir adamın böyle bir kaderi içler acısıydı. Ericle ilgili her sayfayı nefesimi tutarak okudum diyebilirim.. Konusuna deginmek gerekirse ; honey ailesini kaybettikten sonra Sophie teyzesinde kalmaya başlar. Eniştesi Honeyin sızlanmaları yüzünden sinirlenip hız treni olan Kara Şimşege bindirir ve Honey o gün Kara şimşege kutsal bir şeymiş gibi baglanır.Çünkü korkusunun kaybettiklerini getirip Honey’i yeniden özgür kıldıgını düşünmektedir. Eniştesinin ölümüyle teyzesi hayata küser ve kızı Chantal’in tüm sorumlulugu Honeyin üzerindedir. Honay oyuncu seçmeleri icin kuzenini götürür ama kuzeni elemeleri geçemez bu duruma sinilenen honey yapımcılara çıkışır ve asıl aranılan karakter Honey olur ve bir anda Honey herkes tarafından bilinen bir oyuncu olmuştur. Hep aşık oldugu Eric Dillonlada Aynı filmde oynayacaklardır. Ancak hayat Honeyin karşısına Dash gibi bir adamı çıkarır ve işler gerçekten karışır. Kitapta kesinlikle bir aşk üçgeni yok .. Bu 3 karakterin hayatları birbirleriyle sonradan gelişecek yakınlıkları gibi konular ağırlıklı.. Aile , Acı , Kaybetme ve Aşkın muhteşem harmanlandığı bir kitaptı . Epsilon yayınlarına da böyle bir yazarla bizi tanıştırdıkları için teşekkür ederim. Kitaba oy verecek olsam kesinlikle 10\9 derim .9 dememin nedeni de başta dediğim gibi Honey Moondan dolayı ismin Balayı olmamasını daha çok tercih ederdim.. :) Kesinlikle okuyun derim .
Baskı: Şah ve Sultan
Ben bu kitabı almadan önce hep İskender Pala kitabını çok ağır bir dille yazıyor okuyamam bana ağır gelir diye düşünerek ön yargılarda bulunuyordum .Sonra kitapçıda kitabın ortasından bir kısmı okudum ve dünya güzeli olarak bilinen bir kadının aşkı tarifine vuruldum ve benim olmalı bu kitap dedim aldım :) Ahh ne iyi etmişim alarakkkkk :) Gelelim kitabımızın ne anlattığına Bu kitapta Müslüman Müslümanı , Kardeş kardeşe nasıl kıydığına .. Kızılbaşlılık ve Sünnilik kavgasında Müslümanlığın parçalanmasına..Şahın eşleri arasındaki mücadeleye şahit olunuyor ve bu kısımlar bu kadarda olamaz dedirtiyor ..Sultan Selimin Devrini konu alan bu kitapta Selimin Sunnilik yolunda hırsına hiç düşünmeden milyonlarca cana nasıl kıydığına şahit olup tamam iyi yaptın hoş yaptın da kardeşle kardeşe Müslümanla Müslümana nasıl kıydın demeden edemedim .. Taçlı Sultan ah Taçlı Sultan Ömer'in (Selil'in) ; gözbebeği , dünyası uğrunda canını tereddütsüz verebileceği kadar seven ilk aşkı .. Şah'ın ; Tüm Tebrize söz geçirip bu dünya güzeli Taçlıya hakim olamayan eşi olmasına rağmen ellerine dokunamadığı karısı.. Sultan Selim'in; gördüğü an vurulduğu Taçlı'nın düşmanın eşi olmasına rağmen vurulduğu ölümde bile taçlı diye öldüğü sevdiği...Kamber Can'ın ; efendisi , aşkı , vazgeçilmezi , beklediği , özlediği herşeyi .. Ah bu kitap anlatılmıyor bile ya hele finali ben hayatımda böyle final görmedim Resmen gece beni 1 saat uyutmadı vay be vay be dedim :D Neyse uzatmayayım Güzel kitaptı ne güzeli Dehşet bir kitaptı ..Tavsiye ederim:)
Baskı: Kördüğüm
Nasıl bitti? neden bitti ? bitmeseydii :( Uzun zamandır okuduğum en keyifli ve komik kitaplar arasına girdi kördüğüm. Kitabın ilk 100 sayfası neredeyse aralıksız güldüm. '' Ronnie tam bir çılgın ya '' demekten kendimi alamadım ki şuan mesleğimi bırakıp köşe yazarlığını düşünmeye bile başladım:) Kitabımız seri bir kitap ama öyle off seriye başlanır mı demeyin bu seriye başlanır.Dylan ile Ronnie'nin o köşe yazılarında kapışmaları ve birbirlerine zor şeyler yaptırmaları mükemmeldi. Yazarın farklı bir ufku var çünkü okuduğum en farklı tarz kitaplardandı. Örgü örmek ve köşe yazarlığı ancak böyle bağlanılabilirdi.Yorum yazmakta zorlanıyorum çünkü kitabı anlatmış olacağımdan korkuyorum :) En iyiisi siz alın bu kitabı okuyun.
Baskı: Beni Hatırladın mı?
Kitap okumaya başladığım ve şuan sayısını bilmediğim zaman içerisinde okuduğum en iyi kitaplardan kesinlikle herkesin bu kitabı okuyup gülmesi gerekir. Hayatın yoruculuğundan uzaklaşmak için Sophie'yle tanışmalısınız. :)
Baskı: Yûsuf ile Züleyha
Bayıldım.. Aşık oldum.. Bir kez dahi kalbimin derinindeki ilahi nefesi hissettim. Gerçekten imrenilesi bir aşk Züleyha ve Hz. Yusuf'un aşkı ve ibret alınası bir hayat. Beklediğimden bin kat daha mükemmel çıktı .. Gerçekten takdirlik. Hepiniz Nazan hanımın kalemi ve Yuzuf ile Züleyhayla tanışmalı
Baskı: Beklediğim Sendin
Kitap güzeldi ama beni benden alan sayfalar en baş ve en son sayfalardı .. Yazarın kaleminden kaynaklı agır betimlemeler yada konunun agır ilerlemesi bazı zamanlar sıktı diyebilirim. Herkese uyar mı bu kitap işte orası soru işareti.. Gerçekten iyidi ama tarzı olan için. Konu olarak harika anlatım olarak agırdı. Ephesusa diyebilcegim birşey yok kapak bir harika sadece kapagı için bir kez daha okurum. Ama işte..