Puanlar ve değerlendirmeler
Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.
Baskı: Sadist
Psikolojik yanı ön plana çıkaran kitapları severim. Bu da onlardan biri, Okuyalı 2 sene oldu, unuttum detayları haliyle ama okunması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum. Yazarımıza takıntılı bir hayranının, onu serbest bırakmak için kendisine kitap yazmasını istemesi ve daha sonra gelişen olaylar. Özellikle ana karakterimizin psikolojisine fazlasıyla odaklanıyoruz. Son bir yorum olarak da kitap sanki filmi çekilsin diye yazılmış gibi. Bir Stephen King fanı değilim ama onun film için kitap yazdığını çok duymuştum. Ve evet Filmi de var, güzel vakit geçirmek isteyenlere önerilir.
Baskı: Kurban
Kitabın önündeki "Doğarsın, Yaşarsın, Ölürler" yazısı fazlasıyla ilgi çekici, bu kitabı sırf bu yüzden alan tek kişi değilimdir eminim. İlgi çekici başlığını dikkate aldığımızda benim beklentilerimi fazla karşılayamadı. Kötü bir kitap değil. Zaman geçirmek için tercih edilebilir.
Baskı: Tristan İhaneti
Şu kitabın 6.7 puan olması komik değil mi ? Mükemmel bir roman. Kar Kurdu'yla aynı konu olduğu için onunla karşılaştırıyorum; Ondan bile daha iyi. Ludlum'ın başyapıtlarından biri kesinlikle.
Baskı: Şeytan Yemini
-Etkileyici bir konu seçimi, -Klasik olarak parlak zeka ürünü bir Grange kurgusu, -Korkudan ziyade gerilim, -Satanizm ve hristiyanlık argümanları kullanılarak yapılan bir iyilik-kötülük karşılaştırması, -Klasik bir Grange usulü olarak yine yerinde durmayan, ülke ülke, şehir şehir dolaşan bir ana karakter... Kitabı 3 kısıma ayırırsak; Başlangıcı iyi, Olayların gelişimi muazzam, Final tatmin edici değil. Zaten kurgu ustası yazarların genel problemi finallerdir. O kadar iyi kurgularlar ki, kitabın sonuna geldiğinizde beklentiniz büyür son bir öldürücü darbe beklersiniz. Grange bu konuda maalesef başarısız, Kızıl Nehirler dışında tatmin edici bir son okutmadı bizlere.
Baskı: Taş Meclisi
Ortalama bir Grange romanı. Düşük temposuna rağmen kurgusuyla yine okutuyor kendini.
Baskı: Alaycı Kuş (Açlık Oyunları, #3)
Kötü bir final bence.
Baskı: Dokuzuncu Hariciye Koğuşu
Mükemmel bir psikolojik roman.
Baskı: Ateşi Yakalamak (Açlık Oyunları #2)
Serinin en iyi kitabı.
Baskı: Sefiller
Tam 3 defa okuduğum, burada yorum yaparak değerlendirilmeyecek kadar büyük bir baş yapıt.
Baskı: Fareler ve İnsanlar
Küçükken okumuştum, beni o zamanlar fazlasıyla etkilemişti. Olgunlaşıp tekrar okuduğumda yine aynı etkiyi gösterdi. Verdiği mesaj ise çok çarpıcı. Baş yapıt.
Baskı: Da Vinci Şifresi (Robert Langdon, #2)
Kurgu biraz fazla zorlamaydı ama elden bırakamadım kitabı. Keyifli zaman geçirmek için güzel bir tercih olur.
Baskı: Açlık Oyunları (Açlık Oyunları, #1)
Popüler kitapları almaktan genellikle çekinirim. Bazıları tamamen satmaya yönelik olduğu için yapmacık gelir ve bu konuda bir önyargım vardır. Açlık Oyunları'na da böyle bir şüpheyle başladım ama kesinlikle şaşırdım. Farklı konusu, zengin hayalgücü ve verdiği mesaj ile unutulmazlardandır.
Baskı: Şeker Portakalı (Zeze, #1)
Ortaokulda okuduğum, bana "okuma alışkanlığı" kazandıran kitaplardan birisi.
Baskı: Siyah Kan
Hayatım boyunca şüphesiz beni en çok etkileyen kitaptı. Yazarın diğer kitaplarına göre oldukça farklı bir tarzdaydı bu kitap. Konu aslında kitabın geneli gibi ilgi çekici ve biraz da ürkütücü. Kötülük. Bu kitapta Grange kötülüğü inceliyor. Ve kabul etmemiz gerekiyor ki hayran olunacak bir seri katilimiz var.
Baskı: Leyleklerin Uçuşu
Okuduğum ilk gerilim romanı, Grange ustayla ilk tanışıklığım... Kitabı akşam başlayıp gece bitirmiştim ve uykumu kaçırmadığını söylersem yalan söylemiş olurum.
Baskı: Kurtlar İmparatorluğu
Grange'ın ortalama kitaplarından birisi. Kurgusu tabi ki parlak bir zekanın ürünü, ama daha iyi Grange'lar okumuştuk.
Baskı: Kızıl Nehirler
Bundan 3 yıl kadar öncesine kadar tamamen fantastik kitaplar okuyan biriydim. Daha sonra yeni arayışlara girdim, ülkede ve dünyada oldukça popüler olan, genel adıyla "Suç, cinayet" romanlarını denemeye karar verdim. Tabi eğer Türkiye'de yaşıyorsanız size ilk önerilen Jean Christophe Grange'dır. Ben de bu tavsiyeye uydum ve bir kaç Grange kitabı aldım. İlk olarak Leyleklerin Uçuşu'nu okudum, oldukça etkilendim. Sonrasında ise Kızıl Nehirleri aldım elime. Çok kısa sürede okudum. O günden sonra tam bir "polisiye - gerilim - suç romanları delisi" oldum. Çok kitap okudum bu süreçte, aralarında %90'ı gayet iyi veya harika veya tekrar okunacak kadar mükemmeldi. Ama hiç değişmeyen bir şey varsa, ben hala Kızıl Nehirler'den daha iyi bir kurgu okumadım. Eğer daha iyi bir kurgu okuyacaksam, eminim ki yine Grange'dan olacaktır. Kitabın benim için öneminden bahsettiksen sonra, biraz da konusuna değinip yorum yapayım kısaca. Kitap Niemans adlı polisin cinayet soruşturması için küçük bir yerleşim yerine gitmesiyle başlıyor aslında. İlk başta bu cinayet ve yer hakkında bilgi sahibi oluyoruz, biraz olaylar öncesi tanıtım gibi düşünelim. Daha sonra diğer karakterimiz Karim devreye giriyor. Ve kitap iki taraflı olarak yürüyor. Başta çok farklı olaylarla ilgilenen bu iki polis daha sonra aynı noktada birleşecekler. Kitabın içeriğine pek girmek istemiyorum ama okumayanlar varsa mutlaka okumalarını tavsiye ediyorum. Kurgunun olağanüsü sağlamlığı dışında, klasik Grange usulü olarak çok çarpıcı karakterler var romanda. Yine klasik Grange usulü fazlasıyla detay ve anlatım var. Ama klasik Grange usulünün dışında tek bir şey var o da şu ki; diğer tüm Grange romanlarında olduğu gibi düşük tempolu ilerlemiyor kitap. Sürekleyicilik 10 / 10. Detaylar fazla ama boğmuyor sizi. Ve hep derim Grange'ın zirvesidir bu kitap. Kısaca, okumadıysanız mutlaka okuyun diyorum sevgili Vikitap üyeleri. Bu benim ilk değerlendirmemdi. Umarım yardımcı olur :)