ME
@merve0zcan

Puanlar ve değerlendirmeler

Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.

Baskı: Osmanlı Kadın Alemleri

Kurşun dökmeyi bile anlattıkları harika bir kitap. ilk başladığımda ilgimi çok çekmişti ama ilerledikçe dahada ilgimi çekti pek derinlemesine bu olaylara dalınmadığı doğru ama verildiği kadarıyla beni eylendirmeyive kitaba bağlamayı başardı açıkçası.Yeni camiye gidipte ardından bu kitapta onunla ilgili ufak bir şey öğrenmek beni gerçekten çok sevindirdi. Merkezefendinin önünden haftada iki kez geçiyorum gidiş geliş dört, orada bir mezarlık varmış osmanlı zamanında hala var mı bilmiyorum. ama öğreneceğim

Baskı: İkiz Bedenler (Rizzoli & Isles, #4)

Kitap pek benim tarzım olmasa da güzeldi, anlatımı akıcıydı.Bir kitapta aradığım bir çok vardı.(özellikle sert kadınlar) Tek sorun olanları çoğu zaman önceden anlıyordunuz. Ballard'ın annaya aşık olması ya da Maura!nın annesini tekrar görmeye gidip babasının o canavar olması ya da Anna'nın Mauranın kardeşi olması. Biz bunları anında görüyoruz okuyucular olarak.Karakterlerin se bunu görmesi çok uzun zaman alıyor ve bu tür kitaplar beni sıkıyor. Bu ufak kişisel olayın dışında Kitap Dönüşümlü olarak anlatılıyordu bazen iki kadın arasında paslaşma yaşanırken bazende kurbanların bakış açısına yöneliyordu. Maura ve Rizzoli, Maura'nın yeni öğrendiği ikizinin cinayetini araştırırken bir dizi kaçırılma ve cinayeti araştırıyor. Kitabın temelinde Maura'nın aile ilişkisi DNA ve diğer şüpheleri yatıyor. Bu türü sevemedim.Yazarla ilgili belkide benim genelde okumadığım bir tür bu yüzden. En sonunda Bayan Purvis'in aklını başına toplaması çok güzel oldu. Boşanırlar mı bilmem, ki gönlüm boşanmalarından yan, adama her şey müstahak. Karısı kaçırılmış hala arabanın lastiğinin derdinde ALlahın öküzü!!! http://i221.photobucket.com/albums/dd112... Rizzolinin kocayı çok merak ettim. Belki sırf onun için tanıştıkları kitabı okurum, ya da ilişkileri hangi kitapta gelişiyorsa onu.Merak adama sevmediği türde kitapları bile okutturur. Şimdi düşününce belkide sıkılmama neden olan şey yazarın dönerek anlatmasıdır. Sadece önemli detaylar bize sunuluyor ve bu, karakterlerin dünyasından kopmamıza neden oluyor. Isınamama nedenimin bu olması çok yüksek.

Işık Prensi
5/1003.02.2012

Baskı: Işık Prensi

Bir Türk yazardan okuduğum ilk doğaüstü kitaptı. Beklediğimden iyiydi. Yalnız "olsundu" gibi kelimeler gözüme çok battı.Nedenini bilmiyorum ama okuduğum kitaplarda bu kelimeleri görmekten hoşlanmıyorum. Bana Edward ve Bella'nın ilişkisini çok hatırlattı kitap. Biraz sıkıldığım anlar oldu. Elod'a bayıldığımı söylemeliyim. Kitabın kapağı ise çok hoşuma gitti. Ah bu arada bende İngiliz Dili Ve Edebiyatı'nı İstanbul üniversitesinde okuduğum için kitap dahada çok hoşuma gitti. Ah birde Hell yerine keşke başka bir kelime kullansaymış okurken gözlerimi yuvarlamadan edemedim :D Yer yer sıkıldım, ama ilginç olduğuda bir gerçek. Emirin bu kadar duygusal olması beni sinir etti açıkçası. İnsan bu kadar uzun yaşadığını söyleyen adamdan dhaqa bir kapalılık bekliyor.O ise ilk kez aşık olmuş bir genç gibi davranıyor. Orçun ve Aylin bakalım ve göreşlim Esin üniversitede hem okuyup hemde çalışmak zorunda olan bir kızdır.Bir gün Emir le karşılaşır.Onu Hellosluların elinden sakarca bir şekilde kurtarır. Emir ise Geçiti aramaktadır ve İStanbul üniversitesinde de araştırma yapmak için öğretim görevlisi olmuştur Kızımız ve uzaylımız birbirine aşık olur.Ve devam eder. Bu arada bu kitabın ikincisi olur mu merak ediyorum. Olursa okur muyum oda bi ayrı soru.

Kağıt Kesikleri
8/1003.02.2012

Baskı: Kağıt Kesikleri

Bu kitap hakkında söyleyecek pek bir sözüm yok.İclal'in okuduğum ilk kitabı. Sevdiğimi söylemeliyim. Kelimeleri gerçekten çok güzel kullanıyor. Çok güzel şeyler söylüyor ve çok akıcı. Kitaplar ve filmlere, ressamlara, sanatçılara deyiniyor. Son zamanlarda okuduğum Renklerden Mor adlı kitabın filmindende bahsediyor. Sevdim gerçekten. Haberimin olmadığı bir çok konuyu ele almış . İnsan bu tür kitaplar okuyunca daha çok okumam lazım demeden duramıyor. Ah Celie, içim bir garip oldu. Sophie'nin seçimi. İnsanı hem düşünmeye hemde kederlenmeye iten bir havası var, diğer kitaplrı merak ediyorum

Baskı: Lawe's Justice (Breeds #26)

Dün gece bitirdim bu serinin çıkan son kitabını gerçekten çok hoşlandığım bir seri. Kabul etmeliyim ki içinde gereğinden çok fazla sex sahneleri var ve o sahneleri genellikle atlıyorum. Bu yazarın özellikle Breedlerin hayatlarındaki dramı, eziyeti ve acıyı anlatma biçimine bayılıyorum. Onun bir kitabını okuduğumda karakterlerle gülüyorum, ağlıyorum, acı çekiyorum sonu her zaman mutlu bitiyor ve tahmin edilebilir oluyor ama bu asla onun kitaplarını okumama engel değil. ÖYle akıcı bir uslübu varki her kitabını okumaya çalışıyorum :) Bu kitapta Lawe Justice ve Diane Broen'in hikayesini okudum., ama öncelikle breed kavramını açıklamalıyım sanırım. Bunalr hayvan Dna'sı ve insan Dna karıştırılarak yapılmış, askeri amaçlarla kullanılan insanlar. Bazı kurt adam özellikleri taşısalarda çogunun şekil değiştirme özelliği yok. ve çok sadıklar kendi türlerine ve kendilerine eş olarak aldıkları kişilere karşı onlar sadece bir kere eş alırlar.(her kadın onların eşi deildir ruh ve beden açısından en uyumlu olanlar). Diane bağımsız bir kadındır ve Lawe da koruyuu bir kişiliğe sahiptir. Bukitapta onların bir uzlaşma yolu bulup hayatlarına naıl devam ettiklerini oudum. Gerçekten harika ve okuması çok zevkli bir kitaptı. Bildiğim kadarıyla seri türkiyede çevrilmiyor ama ingilizce okuyan arkadaşlar seriye bir göz etsınlar, eğer but tür kitapları seviyorlarsa

Baskı: Spider's Bite (Elemental Assassin #1)

Gen(evere), Donovan, Finn, Jojo, Fletcher. Ah kitap güzeldi güzel olmasına ama çok açıktı, saplantılıydı ve oturmamış karakterler vardı.Gen ana karakter.Fletcher onun eğitmeni, ,iş vereni, menajeri... Donovan bir suikastciye aşık olan dürüst bir polis, doğrucu davud.Ama karakteri tam oturmadığını söylemek zorundayım. sürekli ikilemde olması beni yordu ve kitabın akıcılığı etkiledi.Finn ise karizmatik erkek karakterdi. Gen ile aralarında bir şeyler geçmiş, bir kaç kez tekrar edildi ama nerede, ne zaman, nasıl olduğuna dair bir bilgilendirme yok.Kitabın en başında kimin Fletcher'i öldürdüğüne dair bir fikir edindim. Mab'in bu kızın ailesi ile ilgili bir şeyleri olduğunu tahmin ettim.(bu arada Ailesinin ölümünün nasıl olduğuna dair kesin olmayan bir resim çizilse de, nedenine dair pek bir bilgi yok) Kitapta bir çok tekrar vardı. masumları, hayvanları çocukları öldürmem... kaç defa geçti. Ayrıca Fletcheri bu hayatın gerçeklerinden koruma isteği nedir.Söyle adamın ortağının bir çocuk tecavüzcüsü olduğunu, bu yüzden onu öldürdüğünü. Oda rahat etsin sende değil mi ama. Sanki hiç öğrenmeyecek.Böyle yaparak neyi kanıtlamaya çalıştığını merak ediyorum. Final beklendiği gibi bitsede, taş elementi(ki gerçekten bir element mi taş, toprak varken?) ni kullanmayı(gerektiği gibi) becerememesi dikkat çekici ve hayal kırıklığı vericiydi. Eğer çetin ceviz bir karakter olacaksan, büyü gücünün hepsini en etkin şekilde kullanmayı bileceksin arkadaş! Gizli tarif ve dükkanın Gen'e kalacağıda su götürmüyordu zaten. Bir "çok açık" nokta daha. Kimyonmuş bu arada. Fahişelik yapan vampirler biraz garip geldi. bunlar zengin olamıyorlar mı? onca yıl yaşayıp. Aslında düşününce kitabın beklenen sonu zayıftı. Donova'nın gelip kızı kurtaracağını adım kadar iyi biliyordum. Şarşırtacak hiç bir şey olmadı kitapta. Akıcıydı güzeldi. espiriliydi. Finn ile olan atışmalar güzeldi. Gen'in kendine olan güveni, işindeki etkinliği, insanların hareketlerini kontrol etme becerisi, ileri gürüşlülüğü karaktere gereken özellikleri vermişti. Ama hikayenin sonlanış biçimi biraz daha kapalı olmalıydı sanırım. Finninde bir kız için pantolonları yaktığını görmek isteriz bu arada. Sofia'nın olayı nedir merak ediyorum. Yiyor mu cesetleri ne yapıyor? orada hileli bir şeyler belli ki. Sonraki kitabı okuyacak kadar meraklıyım. İnşallah bu açıklık devam etmez. kitabın her şeyini tahmin ediyorsam okumanın ne anlamı var ki?

ÖncekiSayfa 5 / 5Sonraki