Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: murathan mungan
İlk kez yayımlandığı 1992den bu yana birçok yaz mevsimi geçti ama Yaz Geçere okurun ilgisi sönmedi, tersine giderek büyüdü. Yaz Geçer, Munganın 1986-1992 yılları arasında yazdığı ve üç alt bölümde topladığı, farklı uzunluklarda 10 şiirden oluşuyor.

Yazar: murathan mungan
Çocukluk, yakın akrabalar, Mardin, kitaplar, sevgiler, eski fotoğraflar... Murathan Munganın 1988-96 arasında yazdığı on metnin biraraya gelmesiyle oluşmuş otobiyografik bir anlatı Paranın Cinleri. Okurunu kendine çok yakın hisseden, paylaşan, içten dilinin yanı sıra, Mungan yapıtlarının biyografik kökenlerine işaret etmesiyle de özel bir kitap... Kitabın arka kapağında şunları söylüyor Mungan:O…



Yazar: murathan mungan
Şairin 13+1 toplamı içinde yer alan, 1997de birlikte yayımlanmış son üç kitabından biridir Mürekkep Balığı. Şiirler 1977-97 gibi geniş bir zaman diliminden. Buraya aldığımız şiir 1991-92 tarihli, kitabın Cam Yaz ve Anahtar Külü başlıklı ilk bölümünden:Raspa Raspa Ras!alık prensesmemur masallarda sevdiğine kavuşanborsa söylentileri kadar gündelik hayatalışmakla kirlenirken her şeyraspa raspa ras!…

Yazar: murathan mungan
1990-94 tarihlidir Metalde yer alan şiirler. Kitap yayımlandığında Mungan okurları için tam bir şenlik oluşturdu, çünkü daha önce hiçbir yerde yayımlanmamış 62 şiir vardı Metalde. İstisna yapmaya layık bir kitapla karşı karşıya olduğumuz için, bir değil, iki şiir alıntılayalım Metalden:MaskeMaske ölmek isteğidir sevgilimgerisingeriye dönen etiketbak gökyüzünde takma bulutlarümitlerini yükseğe aya…

Yazar: murathan mungan
1990-97 arasında yazılmış 51 şiiri kitaplaştırıyor Başkalarının Gecesi. Açılış şiiri, aynı zamanda kitaba ismini de veren 1990 tarihli Başkalarının Gecesi: Görünmeyeni görmenin azabıİçimizde durmadan ödediğimizne ruhumun ay ışığıne yırtıcı hayvanlarla güreşenyorgun bedenimihtiyar atlar gibi kapandım içimeyasını tutuyorum sonsuz bir kehanetinGörünmeyeni görmenin azabıÇılgınlıklar otu ağzımdaKırlar…

Yazar: murathan mungan
Yalnızca yaratmanın, üretmenin sorunları değil, aynı zamanda okumanın, seyretmenin, dinlemenin, izlemenin, anlamanın, kavramanın, değerlendirmenin yolu yordamı benim zihnimi meşgul ettiği kadar okurun da aklını kurcalasın istedim. Ben yazarlık yaşamım boyunca okuruma hep sıra arkadaşım muamelesi yaptım. Benim gördüğüm filmi o da izlesin, benim okuduğum kitabı o da okusun, benim üzerine kafa yord…

Yazar: hakan günday
Hiç uykum yok. Hiç uyuyamıyorum. Domuz gibi içiyorum. Ama gözlerimi kapalı bile tutamıyorum. Sabaha beş saat var. Annemi düşünüyorum. Nerededir şimdi? Aynada kendime bakıyorum bazen. Ve tek kelime etmesem bile vücudum yaşadıklarımı, hayattan ne anladığımı anlatmaya yetiyor. Sağ omuzuma kendi çizdiğim kelebek, beğenmediğim için üzerine attığım çarpı işareti ve altında aynı kelebeğin bir Japon tara…

Yazar: haruki murakami
Bir yolculuk sırasında Beatles'ın Norwegian Wood adlı parçasını duyan kahramanımız 37 yaşındadır ve bu parça onu Tokyo'da geçirdiği üniversite yıllarına götürecektir. En yakın arkadaşının intihar edişi, geçen zamanın ardından onun kız arkadaşıyla yakınlaşması, araya giren zorunlu ayrılık ve yeni bir kız arkadaş. İmkânsızın Şarkısı yalın, çarpıcı ve sıcak bir aşk hikâyesini anlatıyor. Ya…

Yazar: nikos kazancakis
Zorba, Yunanlı ünlü yazar Nikos Kazancakis'in olgunluk dönemi ürünü (1946). Ağır ve suskunlukla yüklü geçen karanlık bir dönemin tadı buruk ilk meyvesi. Nikos Kazancakis, çağdaş Yunan edebiyatının ancak buzlucam ardından seçilebilen, tedirgin ve büyük kişiliklerinden biri olarak çok tartışıldı, yanlış bilindi, az sevildi. Zorba adlı bu romanı, onun kendisiyle giriştiği bir tür sessiz hes…

Yazar: jerzy kosinski
İlk olarak 1965'te yayımlanan Boyalı Kuş, Jerzy Kosinski'yi edebiyat dünyasının aranan simalarından biri yaptı. Los Angeles Times'ın son on yılın en etkileyici romanlarından biri saydığı eser otuzdan fazla dile çevrildi. İkinci Dünya Savaşı sırasında ailesi tarafından terk edilen bir çocuğun oradan oraya savruluşunun sinirleri hırpalayan hikâyesi olan Boyalı Kuş, dehşetle vahşetin,…

Yazar: stefan zweig, yahya kurtkaya, nihal dağlı
New York'tan Buenos Aires'e giden bir yolcu gemisinde yolcular arasında bulunan bir milyoner, dünya satranç şampiyonu Mirko Czentovic'e, ücreti karşılığında, bir parti satranç oynamayı teklif eder. İkisinin oyununu izleyen Avusturyalı bir göçmen, Dr. B., oyun sırasında kendini tutamayıp onlara karışınca şampiyonla karşılaşması önerilir kendisine. Gestapo tarafından bir otel oda…

Yazar: suzanne collins
Bütün engellere rağmen, Katniss Everdeen Açlık Oyunları'ndan iki kez sağ çıkmıştır. Ama şimdi kanlı arenadan sağ çıkmayı başardığı halde hâlâ güvende değildir. Capitol kızgındır. Capitol rövanş istemektedir. Uğradıkları bozgunun bedelini ödetmek istedikleri kişi kimdir? Katniss. Daha da beteri, Başkan Snow başka hiç kimsenin de güvende olmadığını açıkça belirtmiştir. Ne Katniss'in ailes…

Yazar: suzanne collins
Kıvılcımlar Parlıyor Alevler Yayılıyor Ve Capitol İntikam İstiyor! Her şeye rağmen, Katniss Açlık Oyunları’nın galibi oldu. O ve 12. Mıntıka’dan arkadaşı Peeta Mellark hayatta kalabilmeyi başarabildiler. Her şeyden sonra Katniss, ailesine ve en yakın dostu Gale’e geri döndü. Gale ona karşı soğuk davranmaktadır. Peeta ise ona tamamen sırtını dönmüştür ve Capitol’e karşı bir isyan olduğuna dai…

Yazar: suzanne collins
Bir zamanlar Kuzey Amerika olarak bilinen bir yerin yıkıntıları içerisinde Panem ulusu yaşamaktadır. Başkent Capitol'ün etrafında 12 bölge bulunmaktadır. Capitol şiddetli ve acımasızdır ve bölgeler bir hat boyunca sıralanmıştır. Onların her biri her yıl yapılan Açlık oyunlarına katılmak zorundadır. Yarışma için her bir bölgeden yaşları 12 ila 18 arasında değişen birer erkek ve bir kız çocuğu…

Yazar: dan brown
İsviçre'deki Nükleer Araştırma Merkezi'nin (CERN) başarılı fizikçilerinden Leonardo Vetra cinayete kurban gitmiştir. Vetra'nın tek gözü oyulmuş ve göğsü Illuminati sembolüyle dağlanmıştır. Ancak CERN'in tek kaybı Vetra değildir. Ünlü fizikçinin son derece tehlikeli buluşu "karşı madde" de çalınmıştır. Cinayeti büyük bir özenle gizleyen CERN'in direktörü, Harvard…

Yazar: dan brown
NASA uydusu, kuzey kutbunda buzların derinliklerine gömülü az bulunur bir nesnenin varlığını belirleyince herkes şaşkına döner. Uzun süredir yeni arayışlar içinde bocalayan Uzay Dairesi bu buluşu bir zafer olarak niteler. Bu durum, Amerika Birleşik Devletleri uzay politikası ve eli kulağındaki başkanlık seçimlerini derinden etkileyecek bir zaferdir aynı zamanda. Oval ofisin yeni sahibinin kim ola…

Yazar: dan brown
Bir Da Vinci Muamması: Şifre Dan Brown, bir gazetecinin Siz komplo teorisyeni misiniz? sorusuna Kesinlikle hayır. Aslında bunun tam aksiyim. Benim için daha çok kuşkucu tanımı uygun olur. diyerek cevap verir. Söz konusu konuşma yazarın son romanı The Da Vinci Code - Da Vinci Şifresi üzerine yapılmaktadır ve gazeteci sorusunda yerden göğe kadar kadar haklıdır. Da Vinci Şifresi The Da Vinci Code&…

Yazar: john steinbeck
Genç yaşlı, kadın erkek, binlerce emekçinin verimli topraklara yolculuğunu ve bir ulusun yaşadığı dönüşümü işleyen Gazap Üzümleri, 1930´larda ABD´de yaşanan Büyük Göç´ün destanı... ************ Pulitzer armağanını da kazanan bu dev romanda, topraklarından koparılan ve iş bulma umuduyla yollara dökülen tarım emekçilerinin, kendilerine bir lokma ekmeği bile çok gören bir sistemin kanlı…

Yazar: tom robbins
'Oyunculuk uçarılık değil, bilgeliktir' diyerek çılgınlık derecesinde 'oyuncul' romanlar yazan Tom Robbins, bu romanda hayatımızı var eden en temel kavramlar hakkında düşünmeye ve insanın doğayla ilişkisinin kopma sürecinin anlatıldığı düşsel / tarihsel bir yolculuğa çağırıyor bizi. Batı'dan Doğu'ya, oradan da Yeni Dünya'ya uzanan, ölümsüzlüğü kovalayan ve yüzyı…

Yazar: ihsan oktay anar, ilban ertem
Yeniçeriler kapıyı zorlarken Uzun İhsan Efendi hâlâ malûm konuyu düşünüyor, fakat işin içinden bir türlü çıkamıyordu... Rendekâr doğru mu söylüyor? Düşünüyorum, öyleyse varım. Oldukça makûl. Fakat bundan tam tersi bir sonuç, varolmadığım, bir düş olduğum sonucu da çıkar: Düşünen bir adamı düşünüyorum. Düşündüğümü bildiğim için, düşlediğim bu adamın da varolduğunu biliyorum. Böylece o da benim kad…

Yazar: sabahattin ali
"Her gün, daima öğleden sonra oraya gidiyor, koridorlardaki resimlere bakıyormuş gibi ağır ağır, fakat büyük bir sabırsızlıkla asıl hedefine varmak isteyen adımlarımı zorla zapt ederek geziniyor, rastgele gözüme çarpmış gibi önünde durduğum Kürk Mantolu Madonna'yı seyre dalıyor, ta kapılar kapanıncaya kadar orada bekliyordum." Kimi tutkular rehberimiz olur yaşam boyunca. Kolları…