Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: sunay akın
Her hafta yüzlerce çadırın kurulduğu Kuşdili çayırında intihar eden Hamdi Beyi nasıl kıskanmasın, beton ve çelikten gökdelenlerin yükseldiği Manhattanda yaşama gözlerini yuman Kızılderili? Ki bir geyik olarak gelir dünyaya hiç doğmamış çocuğu...Ve Resneli Niyazinin hürriyet mücadelesine katılır Balkanların dağlarında. Haliç kıyısındaki şadırvanın çatısında bir yerde saklıdır, sırtına sıkılan kurş…

Yazar: sunay akın
İşte Sunay Akının beklenen kitabı... Kız Kulesini, batan gemileri, Kızılderilileri, bayrakları, İstanbulu, zürafaları yazarken, kıyıya, köşeye itilmiş, kırılmış, unutulmuş oyuncakların da izini sürdü. Bir edebiyat dalgıcı gibi, anı denizinin en derin köşelerindeki oyuncakları okurlar için günışığına çıkardı. Andersenin İstanbul yolunda karşılaştığı kız çocuğunun elindeki oyuncaktan, Nâzım Hikmet…

Yazar: engin geçtan
Engin Geçtandan iklimin altüst olduðu 2012 yýlýnýn Aralýk ayýnda geçen bir Ýstanbul romaný: Kuru Su. Sabah. Fýrtýna durmuþ, kar yaðýþý sürüyor, tanecikler giderek incelerek. Þehrin her zamanki uyanýþ sesi bu sabah suskun. Klakson sesler…

Yazar: engin geçtan
Tren en son Kızarmış Palamutun Kokusu romanını yayımladığımız Engin Geçtanın baş döndüren yeni romanı. İnsanlık tarihi boyunca yaşamış ve artık hayatta olmayan herkes trenin dışındaydı, mağara adamından çağdaş görünümlülere kadar. Çoğu ileri yaştaydı, daha az sayıda da olsa çocuklar vardı aralarında. Hayatta iken kendilerine özgü renkleri, ifadeleri, titreşimleri olmuş olmalı, şimdi ise küçüğüyle…

Yazar: engin geçtan
Terk etmiş olduğum ya da terk etmek üzere olduğum insanlar beni terk etmişlerdi... Burada ya da geldiğim yerde de olsam, geçmişi yeniden yakalama umudu boş bir beklenti, insan hiçbir şeyi bıraktığı yerde bulamıyor, kızarmış palamutun kokusunu bile...Namevcutluğun hüznü, yerini, insanları onların haberi olmadan gözleyebiliyor ve dinleyebiliyor olmanın üstünlüğüne bırakıyor. Bir şeyi kaybedince bir…

Yazar: engin geçtan
Yakıcı sıcak bir yaz günü öğleye doğru. Bir kaldırım kahvesinde birbirinden uzak masalarda kendi başlarına oturan bir kadın ve bir erkek. Masa örtüleri, duvarlar, her şey beyaz. Arada bir görünen uzun boylu, sıska garsonun gömleği ve papyonu da öyle. Beyaz ve tenha kahvenin önündeki kaldırım ise her türden, her sınıftan, çeşitli kıyafetlerde insanlarıyla rengârenk bir mozaik.Te, yirmi sekiz yaşın…

Yazar: engin geçtan
İlk kez yayımlandığı 1983ten günümüze defalarca baskı yapmış ve okurla kurduğu yapıcı ilişkiyi kanıtlamış olan bu kitabında Engin Geçtan insan olmanın ikilemini şöyle anlatır: Çağdaş toplumlar kendine özgü bir olguyu da birlikte getirmiştir. İnsan eskisinden çok daha fazla sayıda insanla, çok daha kısa süreli, daha yüzeysel ilişkiler kurma eğilimindedir. Bu, soğuk bir günde karşılaşan bir grup ki…

Yazar: engin geçtan
Hayat, psikiyatrist Engin Geçtan'ın, uzun yıllardır sürdürdüğü klinik deneyimin ardından psikiyatriye, ülkemiz insanına ve bugün kaosun kenarında yaşanan süreçlere bakışını dile getirdiği bir çalışma. Özellikle büyük kent insanının günlük yaşamında hiç düşünmeden gerçekleştirdiği onlarca ayrıntıyı sade bir dille gözlemleyen Geçtan, bunların hayatımızda aslında ne büyük boşluklara karşılık ge…

Yazar: engin geçtan
Dersaadette Dans, nasıl ve ne zaman girildiği bilinemeyen bir çağın baş döndürücü dansından öylece seçilivermiş, sıradan bir mikrokozmosun masalı. Bir şeylerin sürekli öğütülüp yenilerinin varedildiği, gitgide hızlanarak, kaosun düzenle buluşup ayrıldığı yerde, kaosun kenarında sürüp giden bir dans. Korkuya kapılıp yadsınmaya çalışıldıkça içinde daha çok sürüklenip savrulunan bir çağ; uzun bir uy…

Yazar: engin geçtan
Dört kişi var hikâyemizde, kahraman sayılıp sayılmayacakları okuyucuya bırakılmış. Yaşamı düşlerinde sürdürmeyi seçmiş, dik başlı eski zaman bakiresi; dünyaya kaydını bir türlü yaptıramamanın tragedyasını komik bir imgeye dönüştürerek yadsımaya çalışan hüzünlü palyaço; yaşamla buluşmasına, bitişe çok az kala yetişen geçmişi karışık yalnız kadın; ve doğmak için ölen yaşayamamış yazar eskisi. Birka…

Yazar: ıtalo calvino, emanuele luzzati
Avusturyalılarla Türkler arasındaki bir savaşa katılan Terralbalı Vikont Medaryoyu, bir Türk güllesi ortadan ikiye böler. Vikont, ülkesine yarım insan olarak döner. Bu çarpıcı giriş, bir bale gibi gelişen bir masalı başlatır. Masal boyunca yarım-vikontun çevresinde, kendisinden daha da parçalanmış insanlar devinirler, dertlenirler. Italo Calvinonun bitip tükenmez buluşlarından biri mi söz konusud…

Yazar: michel del castillo
Yayınevimiz, Fransız yazar Michel del Castillo'nun, Çağımızın Çocuğu, Karar Gecesi ve Başına Buyruk Bir Kadın adlı romanlarından sonra Gitar'ı yayınlıyor. Michael de Castillo, 1933 yılında Madrid'te doğdu. Babası Fransız, annesi İspanyol. Çağımızın Çocuğu'nda anlattığı cehennemi çocukluğunda yaşadı. 1973'te Le Vent de la Nuit ile 'Kitapçılar Ödülü' ve 'Deux…

Yazar: marge piercy
Altmışlarda dünya, bir büyük değişim düşüne uyanmıştı. Bu değişimin ufkunda büyük ve soylu kavramlar bekliyordu insanı: Barış, kardeşlik eşitlik gibi. Bu kavramlar ufuktan hiçbir zaman kaybolmadı. Ama birçok kadının dünyasında daha çetin bir mücadelenin konusu olan, daha derinden etki eden ve daha devrimci sonuçlar getiren asıl dönüşüm, küçük değişimlerdi.Kapitalizmi, cinsiyetçiliği, militarizmi…

Yazar: john steinbeck
Sardalye Sokağının karmaşasında, hayatın bir yerinden tutunmaya çalışan uyumsuz insanlar -kumarbazlar, fahişeler, ayyaşlar, serseriler ve sanatçılar- yanyana yaşarlar. Sahibi olduğu genelevi sanat gibi işleten kızıl saçlı Dora, Salaş Palası mekan seçen Mack ve onun iyi niyetli zavallılar çetesi, Salaş Palasın ve yerel dükkanının uyanık sahibi Lee Chong, korkak ressam Henri ve bu marjinal topluluk…

Yazar: frank mccourt
Frank McCourtun çocukluğunu anlatan Angelanın Külleri dünyanın her yerinde büyük bir okuyucu kitlesi tarafından okundu ve çok sevildi. Büyük bir yoksulluğu anlattığı halde, McCourtun kalemindeki sevecenlik ve ince mizah, satırların arasından sızan umutla birleşince, ortaya bir kurtuluş, bir başarı öyküsü çıkmıştı. Kitap birçok ödül aldı (Pulitzer Ödülü - Ulusal Kitap Kriterleri Çevresi Ödülü - Lo…

Yazar: frank mccourt
''Geriye bakıp çocukluğumu anımsadığımda, nasıl hayatta kalabildiğime hala şaşarım. Kötü bir çocukluktu; mutlu bir çocukluğun pek kayda değer yanı yoktur zaten. Sadece mutsuz bir çocukluk geçirmiş olmak da, mutsuz bir İrlandalı çocuk olmak kadar kötü değildir. Bundan da kötüsü, mutsuz bir İrlandalı Katolik çocuk olmaktır.'' Ekonomik kriz sırasında, Amerika'ya yeni gelmiş…






