
Puanlar ve değerlendirmeler
Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.
Baskı: Ve Dağlar Yankılandı
Hosseini bu kez çok katmanlı,çok karakterli ve oldukça uzun zaman aralıgına dayandırdığı hikayeyi kotarammaış gibi geldi bana:( Aynı anda pek çok karakteri tanıtmak,bunları uzun sürelere yaymak hem yazar hem de okuyucu için yorucu olabiliyor.Bu kitabı okurken kelimenin tam manasıyla yoruldum.Her yeni bölüm başlangıcında bu kez kimleri tanıyacağız,zamanda ileri mi geri mi gideceğiz ,dünyanın hangi ülkesinden devam edeceğiz diyerek gerildim :) Her hikaye ve hikayelerin odak noktası karakterler başlı başına ayrı bir roman konusu olabilecek kadar derinlikliyken neden hepsi tek bir kitaba sığdırılmış anlayamadım. Peri-Abdullah-Nebi-Melankolik şair üvey anne-içekapanık üvey baba-Masume-Pervane-Sabır arasında kalabilirdi öyküler.Yunanistan-ABD cografyasında olup bitenler - kahramanların zorunlu yaşlılık halleri zorlama gibi geldi. Afganistanın siyasi panoraması , orada olup bitenler, dönemin gerçekleri sanırım yazarın diğer 2 kitabında fazlasıyla yer buldugundan bu kez gözardı edilmişti.Bu ise bana göre yazarın ilk kez kitabını okuyanlar için tam bir haksızlıktı!! IG de yazdığım gibi ; çok satan ve başlangıçta inanılmaz başarılar yakalayan yazarların lanetidir bu;çıta ve beklentiler her daim yüksektir.Hosseini hızlı koşup çabuk yorulanlardan olmaz umarım....
Baskı: Öteki
Tam bir zaman kaybı.İçi boş özenti ve ''tutturur muyum'' inancıyla yazılmış bir kitap.
Baskı: Bir Nefes İstanbul
Herşeyden, her telden , tüm ülke ve dünya meselelerinden bahsetmeye çalışmış ancak çuvallamış kişisel gelişimci romansı kitap...Olmamış...Kitabın adına aldanıp içeriği tatminkar olur diye düşünmüştüm..Yanılmışım :(
Baskı: Yıldız Yaralanması
Çok farklı beklentilerle almıştım kitabı.Benım açımdan tam bir hayal kırıklığı oldu .( Marilyn Monroe nun Türk uyarlaması bir karakterle , üstelik M.Monroe hakkında bunca kitap yazılmış,filmler çekilmiş ve analizler yapılmışken nasıl yeni birşey söyleyebilirsiniz ki? Perihan Mağden'in bu saplantılı anne-kız ilişkilerinden biraz farklı söylemleri olabilmeli artık...
Baskı: Biz Burada Devrim Yapıyoruz Sinyorita
Latin Amerika gerçeği ve VENEZÜALLA devrimi bir Türk'e ancak bu kadar net-sade ve bizim dilimizle anlatılabilirdi. Hiçbir zaman gidemeyeceğini bilsen bile uzaklardaki bir ülkenin iç dinamiklerini ve sosyolojisini öğrenmek seyahat kadar olmasa da oldukça zevkliydi...Yazarımızın kalemine sağlık....
Baskı: Ambulansla Dünya Turu
''Dünyaya yeni bir yazar geldi, beraberinde yeni bir dil getirdi!'' Demiş Gündüz Vasaf...Kimse kusura bakmasın ama ben bu yazarın ne demek istediğini de o dili de bunca yıllık okur olarak çözemedim.Kitaba 60 sayfa tahammül edebildim.Deneysel çalışmalar ne yazık ki bana göre değil...
Baskı: Sınırın Güneyinde, Güneşin Batısında
Su gibi , nehir gibi akıp giden kitap..Ne ara başladım ne ara bitirdim anlamadım :)
Baskı: Yıldırım Bölge Kadınlar Koğuşu
Kitap Sevgi Soysal ın 12 Mart Muhtırası sonucunda tutuklanması ve Ankara'da bulunan ''Yıldırım Bölge Kadınlar Koğusu''ndaki tutukluk dönemini kendi ağzından anlatıyor.Tamamen gerçek olaylar ve kişilerden yola çıkılarak yazılmış zaman zaman sinirlenerek zaman zaman gülerek okunan bir anlatı.O dönemi merak ediyor ya da ilgi duyuyorsanız öneririm.Yine benzer bir kitap olan Oya Baydar ın ''İki Dönem İki Kadın'' isimli eseri de ilginizi çekebilir bu arada. Keyifli Okumalar...
Baskı: Düğümlere Üfleyen Kadınlar
Ece temelkuran in kendini aştigi ve çıtasını fazlasiyla yukselttigi bir kitap...Kadinlar icin yazilmis harika bir kadin romani...ozellikle muhammed in amira ya yazdigi mektuplar harikaydi...
Baskı: Kırmızı Köpek
Okuması bir günde bitiveren sıcacık bir hikaye...Tüm hayvanseverlerin okuması hatta hayvansevmeyenlerin de okuyup hayvanları sevmesi dileğiyle:)
Baskı: Hipnozcu
Heyecanı ve gerilimi hep en üst seviyede tutan,isveç in soğuk kapalı ve karlı havasını hissettiren kolay okunur ancak zihinde iz bırakır türden bir u.arası bestseller :)
Baskı: Ruhundaki Zehirle Yüzleş
O eski TESS kitaplarından eser yok !!! Ne oldu bu kadına böyle!!??
Baskı: Fısıltı (Fısıltı, #1)
Asla bir ''Alacakaranlık'' ya da ''Açlık Oyunları'' serisi gibi değil...
Baskı: Yolgeçen Hanı
Sayıca bir hayli karakteren barındıran bu nedenle zaman zaman bölüm başlarında ''bu şimdi kimden bahsediyor acaba'' diye sorduran kitap.Ancak kolay okunuyor , sonunun nereye varacagını merak ettiğinizden galiba.Yazar sanırım bir sosyolog olarak tek romanda herşeye dair fikirlerini zikretmek istediğinden hemen hemen her konuda tespitler-olaylar-sonuçlar mevcut:''Türkiyede kadın olmak-ermeni olmak-kürt olmak-hayatkadını olmak-vasıfsız işçi olmak-12 eylül mağduru olmak-mahalleli olmak vs vs.''
Baskı: Çavdar Tarlasında Çocuklar
Ergenlik çağının içinde, yetişkin dünyanın düzenine karşı isyankar bir çocuğun, bir Noel öncesi başına gelenler... Bu sürecin bir psikiyatri kliniğinde noktalanışı. Holden Caulfield'in masumiyet arayışının iç burkucu romanı. Belki de Salinger'ın... Bana beat kuşagını anımsatan kitap oldu bilmiyorum belki de yakın zamanda okuduğum için.Holden i tüm tutarsızlıklarına,haytalığına rağmen çok sevdim...
Baskı: Şibumi
“İnsanı en mutlu eden şey, ihtiyaçlarıyla varlıkları arasında bir denge olmasıdır. Bütün sorun, bu dengenin nasıl sağlanacağı. İnsan bunu belki varlıklarını yükseltip ihtiyaçlarının düzeyine çıkararak yapabilir ama bu, budalalık olur. Bunu yapmak, arada bir sürü doğa dışı şeyler yapmayı da gerektirir. Pazarlık etmek gibi, çalışmak gibi, çabalamak gibi… Öyleyse? Öyleyse akıllı bir adam dengeyi, ihtiyaçlarını azaltarak, yani onları varlıklarının düzeyine indirerek sağlar. Bunu yapmanın en iyi yolu, bedava olan şeylerin değerini bilmektir. Dağların, kahkahanın, şiirin, bir dostun verdiği şarabın, yaşlı ve şişman kadınların. Bakın bana! Ben elimdekilerle mutlu olmayı çok iyi bilen biriyim.” Nice nice kişisel mutluluk vaad eden kitapların anlatmak istediğini sadece şu satırlara sığdırabilen eşsiz bir edebiyat harikası!!
Baskı: Beş Parasızdım ve Kadın Çok Güzeldi
Hızlı bir başlangıç yapıp konusu ve dili itibariyle kendisini sevdirse de sonu fazlasıyla yavan kalmış bir kitap.Olay örgüsü yerine gereksiz ayrıntılara saplanıp kalmış asıl meseleyi 4/5 sayfada çözüme ulaştırmayı seçmiş yazar.Sonlara doğru ya canı sıkıldı ya da kitaptan-hikayeden soğudu diye düşünmekteyim.Ancak itiraf etmek gerekir ki kitabın ismi fazlasıyla ilgi çekici:)
Baskı: Hayvan Çiftliği
Modern bir peri masalı..Yazarın kült eseri 1984'ün ön okuması...Sanırım hiçbir metin okuyucuyu bu denli kendine adapte edebilme başarısını yakalayamamıştır.Özellikle son paragraflar unutulmayacak türden...
Baskı: Alın Yazım
İnanılmaz kötü bir çeviri ve yapılmayacak imla hataları ile dolu olsa da hikaye ikinci bir ''Uçurtma Avcısı'' olmaya aday...