
Puanlar ve değerlendirmeler
Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.
Baskı: Şahmelek
Acemilik kokan bir kitaptı benim için. Bu türde o kadar çok kitap çıktı ki özgünlük yakalamanın da zor olduğunu biliyorum; ama diğer kitaplardan esintiler de bir hayli vardı. Bu türde kızla oğlan birbirine aşık olacak da bir ortam, ortak nokta kurulması gerekiyor. Bu kitapta da kızımız cesurluk çizgisinden pervasızlığa geçmesiyle aşk başlıyor. Buralar benim için biraz sıkıcıydı. Kitabın sevdiğim tarafları ortak rüya ve -son - Aslan'ın bakış açısından yazılan kısımdı. Peri -Aslan ve İde'nin kızı- en sevdiğim karakter bu arada ;) Okumazsanız çok şey kaybetmeyeceğinizi düşünüyorum. Okursanız da birkaç bilgi ve kazanacağınız bakış açısıyla keyifli vakit geçirmenizi sağlayacaktır.
Baskı: Kimi Öptüğüne Dikkat Et! (Karanlık Elementler, #1)
Yine bir J.L.A. klasiği. Çünkü bu kadın ne yazsa yazdığı şey hayat buluyor. Alışveriş listesini bile okuyabilirim - o derece ( ki bu listede süt ve kurabiyenin de maddeler arasında olacağını düşünüyorum ) yani. Kitabın orjinal adı, Türkçe adı, her iki edisyonundaki kapağı olsun bana hormonlarına göre hareket eden gençleri çağrıştırdı. Okumak için çekincelerim vardı. Dex, plus'tan yayımlamayınca ben de daldım kitaba. İyi ki de okumuşum :) Karakterleri -Zayne ve Roth- ben bazı yönlerden Melez Sözleşmelerindeki Aiden ve Seth'e benzettim. Yazarın o kadar çok kitabı var ki bir yerden sonra karakter tekrarına girmesi gayet doğal. Yine de 'olmamış bu yenisini yaz' demek yerine 'seriye devam' diyorum ;) Ve bu sefer kızı kapan bence farklı olacak ama benim gönlüm hala aynısında. Sadece 'okuyun' diyorum :) " Tony, ekrana bu kadar yakın oturma konusunda ne demiştim ben sana? Gözlerin bozulacak." "Gözlerime bir şey olmayacak. Bunu gördüm." Hangi çocuk ebeveynine böyle bir cevap yapıştırmak istemez ki :D
Baskı: Siyah Buz
Bazı kitaplar hakkında okumazsanız bir şey kaybetmezsiniz derler ya, bence bu kitap hakkında da tam tersini söyleyebiliriz. Bu kitabı okuyan herkes kendi payına düşen dersi alacaktır. İnsanlara -özellikle çocuklara- karşı yaptığımız herhangi bir kötü davranış o kişinin iletebileceği çok daha başka ve büyük bir şeye dönüşebilir. Bu çıkarımı Solved gibi cinayet belgesellerini izlediğimde edinmiştim. Seri katil hiçbir neden olmadan bir sürü insanı öldürmüş gibi görünüyordu. Meğerse çocukken idolu haline getirdiği babası onu sürekli dövüyormuş. Hepimiz çevremizden kendimize yönelik ya da herhangi bir şekilde bizi etkileyebilecek olumsuz davranışlar görüyoruz - bunu normal düzeyde olanlar için söylüyorum. İnsanın da bunu başkalarına iletmeyip; ama kendi içinde tutup da kendine de zarar verebilecek bir şeye dönüştürmediği zaman insan olduğunu düşünüyorum. Zaten çocukları severim.Bir de bu nedenlerden dolayı da çocukların eğitimi konusunda birazcık hassasım. Şimdi bunları bu kadar niye yazdım diyeceksiniz :) Yazarın bu tür şeyleri okurlara doğru bir şekilde yansıttığını düşünüyorum. Katil bulunduğunda anlayacaksınızdır zaten. Ayrıca pek çok hayatta kalmak için gerekli olan bilgi de edinebilirsiniz, doğru arkadaşlığın nasıl olması gerektiğini de bir kez daha öğrenebilirsiniz. Karakter olarak Britt'in özelliklerine de bayıldım :) Her neyse hepinize keyifli günler dilerim :)
Baskı: Paris'te Aşk (Anna and the French Kiss #1)
Sevdiğim bir tür, sevdiğim yeni bir yazar, sevdiğim yeni bir kitap. Ve seveceğim yeni bir seri olması dileğiyle =) "İnsanın evi, bir yer değil de bir insan olabilir miydi acaba?" "Duygularımız sona ermeden, tekrar onarılamaz hale gelmeden önce kaç kez kırılabilirdi ki?" "Kim olduğunu ve ne istediğini ne kadar iyi bilirsen , bir şeylerin seni üzmesi de o kadar zorlaşır." "Karanlık bazı şeylerin, gizlice gölgeyle ruh arasında, sevildiği gibi severim seni,"
Baskı: Tatlı Şeytan (The Sweet Trilogy #1)
"Ölüm gölgesi vadisinde yürüsem de hiçbir kötülükten korkmayacağım, çünkü sen benimlesin."
Baskı: Yabancı (Yabancı, #1)
Kitaba dair zaten yüksek beklentilerim vardı; ama kitap beklentilerimi de aştı. İkinci kitap için sağlam bir zemin hazırlamış yazar ve ben de çevrilmesini sabırsızlıkla bekliyorum :)
Baskı: Ruh Öküzüm
Sanırım, çok da büyük bir beklentiyle başlamadığım için sevdim. Ayrıca kitabın Türkçe adı iyi uyarlanmış ;D Bir de ben değişik yerler keşfettirebilen kitapları seviyorum. Bu kitapla da Londra'nın başka yönlerini görebiliyoruz :)
Baskı: Ali'm (Bir Türk Masalı, #2)
Aslında bu kitap da oldukça iyiydi ; ama Duygu'ya nazaran puanı böyle :\ "Ben ki hiç ağlamaz Ali! Ben ki kırılan kemik sesinden zevk alan Ali! Ben ki bütün derdini içine gömüp gülüşlere saklanan Ali! Ben ki sevmeyi beceremediği için ömrüm dediği kadını özgür bırakan Ali gözündeki yaşları tutmakta zorlanıyordu."
Baskı: Duygu (Bir Türk Masalı, #1)
"Geçmişini silemem ama geleceğimizi yazabilirim..."
Baskı: Kaplan Laneti (The Tiger Saga, #1)
Daha önce Hindistan'da geçen ya da böyle konusu olan - lanet , hinduizm... - bir kitap okumamıştım. O yüzden kitap bana beklenmedik şeyler sundu diyebilirim. Kitapta yazım yanlışları dikkat çekici derecedeydi. Sanırım çeviride hata var, onu görmezden geliyorum. Ama bazı şeyleri kafamda canlandıramadım bunda yazarın da hatası olabilir (tabi benim de :D ) . Ben kitabı beğendim. Özellikle bir kitapta farklı yerlerde geçmesini, o bölgelerin özelliklerini okuyucuya vermesini seviyorum. Tavsiye ederim :) "Hala hayranlık duyabilirim, değil mi? Dükkâna girmesen de vitrinden bakabilirsin, yanılıyor muyum?"
Baskı: Ejder Gecesi (Draki, #3)
Sürükleyici, büyüleyici (...) bir seriydi :) "... Fark ettim ki hem en güçlü hem de en zayıf hallerimi onun yanında sergiliyordum. Sanırım bu da aşktı. En savunmasız olduğunuz anlar bütünü."
Baskı: On Küçük Nefes (Ten Tiny Breaths #1)
Bu kitapta en sevdiğim karakter Mia oldu :)
Baskı: Annemi Bir Daha Görebilsem
İnsanı biraz geren başarılı bir gerçek yaşam öyküsü...
Baskı: Demir Kız (Demir Periler Serisi, #2)
Vay be :D Bol aksiyonlu harika bir kitaptı. Ben normalde yolda kedi gördüğünde dönüp arkasına bir daha n'apıyo diye bakacak kadar kedilerden tırsan biri olmama rağmen kitaplardaki konuşan kedilere de bayılıyorum. Bu kitapta da "Grimalkin" vardı. Yaptığı bir sürü kahramanlıktan, zekilikten sonra kendisine şaşkın bakışlarla yöneltilen bunu nasıl yaptın ifadelerine "Ben bir kediyim!" cevabını verip, arkasını dönüp kuyruğunu sallayarak asilce yürümesi... Evet Grim bu her şeyi açıklıyor :D
Baskı: Soğuk Öpücük (Cold Kiss, #1)
İlkokulda birinin öldüğünü anlatmak için "Ölü ölmüş." gibi bir cümle kurarlardı.Tabi biz de sınıfça her seferinde buna kıkırdayarak gülerdik. Bu kitapta da bunun gibi garip bir ironi var. Sevdiğimiz birisi öldüğünde onun hâlâ yaşıyor olmasını çaresizce dileriz. Ama elimizden bir şey gelmez. Wren'in de ilk aşkı (arabasının ağaca çarpmasıyla) Wren'in hiç beklemediği bir anda ölür. Tabi kızımız bunu kabullenemez. Onunsa bu durumda yapabileceği bir şeyler vardır. Wren bir cadıdır ancak onların evinde annesinin sorunları yüzünden bu görünmezden gelinen bir gerçektir. Wren de erkek arkadaşını herkesten gizli bir şekilde büyüyle tekrar hayata döndürür. Ama o artık eskisi gibi değildir(kalbi atmaz, soğuktur, Wren'den başka bir şey düşünmez...). Bu kitapta da Wren'in Danny'nin ölümünü kabullenmesi ve ölünün ölmesine izin verme sürecini okuyoruz. En azından kitaptan bir şeyler anladım ve okurken bir şeyler hissettim. "Masallar ne derse desin, sevgi her zaman mutlu sonla bitmez."
Baskı: Bir Sır Saklı İçimde
Müthiş bir kitaptı. Kitapta geçen zamandan önce birtakım olaylar olmuş. Judith ve arkadaşı kaybolmuşlar. Judith geri döndüğünde dilinin bir kısmı kesilmiş ve konuşamaz. Bildiklerimiz bunlar. Yazar neler olduğunu pat diye söylemiyor da kitabın sonuna kadar okuru meraklandıra meraklandıra ipuçlarıyla olayların bir kısmını veriyor. Bu bakımdan kitap biraz da polisiye ve gizeme giriyor. Kitap şimdiki zaman ekiyle yazılmış,ama ilk defa bir kitabın başından itibaren bunu yadırgamadım. Kitabın hangi bakış açısıyla yazıldığını söyleyemeyeceğim. Lisedeki edebiyat dersinde biz böyle bir şey görmedik :D Judith'in ağzından ama Lucas'a hitaben yazılmış. Lucas da Judith'in sevdiği çocuk. Hatta ben bu yüzden biraz vıcık vıcık aşk hikayesi olabilir demiştim ama kitap bu konuda daha gerçekçi. Kitap 260 sayfa ama yazar o kadarcık sayfayı dolu dolu geçirmiş. Unutamayacağım kitaplar arasına girdi :)
Baskı: Öğretmenim Lütfen Bu Kitabı Okur Musun?
Kitap başlıca iki bölümden oluşuyor. Bence ilk bölüm her insanın şöyle bir durup düşünmeyle aklına gelebilecek şeylerden oluşuyor.İkinci bölüm öğretmenlerden ziyade her insan için de farkındalık hissi uyandıracak güzel bilgiler içeriyor. Çeşitli öykü, söz ve çizimlerle zenginleştirilmiş güzel bir kitap :)