
Puanlar ve değerlendirmeler
Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.
Baskı: Yakut Kırmızı (Aşk Tüm Zamanların İçinden Geçer, #1)
Zaman Yolculuğunu konu eden okuduğum ilk kitap. Gerçekten eğlenceli, komik bi o kadar aile trajedileriyle dolu. Kitabın romantizm ağırlıklı olduğunu düşünmüştüm kapağına baktığımda bu yüzden sürekli erteliyordum okumayı. Bir süre sonra herkesin dilinde bu seri olduğu için okumaya başladım. Romantizmden ibaret değilmiş onu anladım. İlk kitap olduğu için bilgilendirme fazlalığı var tabii ama Gwendolyn öğrenmeye meraklı olmadığı için pek ayrıntıya girmemişler :) Kitap güzeldi beğendim. 2.kitabını okumak istiyorum dedirtecek bir kitap olmuş. Bu tarzda kitaplar pek dikkatimi çekmez ama klasik konular dışında ilgi çekici bir seri olmuş. Gideon her ne kadar gıcık, kaba, ukala biri gibi anlatılmış olsa da yazar diğer kitaplarda Gwendolyn ile arasında bir şeylerin olacağının sinyalini vermiş :) Okunmaya değer. Kitapta kahkahalarla güldüğüm diyaloglardan biri : "Bir annen mi var?" Ağzımdan çıkar çıkmaz ne budalaca bir soru olduğunu fark ettim. Tanrım! Gideon bir kaşını kaldırdı. "Ne sandın?" diye sordu alay ederek. "Falk amca ve Bay George tarafından üretilmiş bir android olduğumu mu?"
Baskı: Incarceron (Incarceron, #1)
Kitap hakkında yapılan yorumları okuduğumda niye daha önce keşfetmemişim diye hayıflandım. Kitap elime geçtiğinde de sabırsızlıkla okumaya başladım. Kurgu mükemmeldi kesinlikle. Vampirler, periler, kurt adamlar, uzaylılar dışında tamamen daha farklı bi konuyu ele almış yazar. Hapishane. İlk sayfalar oldukça sıkıcıydı. Yarım bırakmayı bile düşündüm. Devam ettikçe güzelleşmeye anlaşılır olmaya başladı. Ama bişeyler eksikti. Yazar hapishaneyi yetersiz tasvir etmiş bence. Hayalimde canlandıramadım bi turlu. Entrikalar kusursuzdu. Kurgu gerçekten çok ıyıydı ama işleyiş bakımından bence eksikti bişeyler. Yine de okunmaya değer fantastik bir kitaptı..
Baskı: Mekanik Melek (Cehennem Makineleri, #1)
Bu kadının kitaplarına bayılıyorum! Konu bakımından Ölümcül Oyuncaklarla aynı biraz. Gölge Avcıları, iblisler, periler bu kitapta da var. Daha farklı bi konu işlemek isteyen Cassandra bu sefer Cehennem Makinelerini en güzel biçimde kurgulamış. Konu bakımından kurgu bakımından mükemmel bence. Cassandra Clare bu konudan milyonlarca kitap yazabilir diye düşünüyorum. Ve bende hiç sıkılmadan okurum kesinlikle :) Tessa Gray'in abisini aramasını, Jem ve Will ile tanışmasını, Will'in kaba saba bi adam olup herkesten kendini soğutmasını, Jem'in gizemli hastalığını ve daha bi çok olayı zevkle okudum. En güzeli Magnus'un bu kitapta da olması. Fantastik severler bu kitabı kesinlikle okumalı!
Baskı: Kurtlar İmparatorluğu
Bu yazarın çoğu kitabını okudum ama en iyi kitabı kanımca Kurtlar İmparatorluğuydu. Başlarda sıkıldım bi hayli. Olaylar gelişmeye başladıkça kitaba iyice gömüldüm. Kurgu muhteşemdi. İki olayın birbirine bu kadar mükemmel bağlanması takdire şayan. Sonlarına doğru kitabı nasıl bitirdiğimi anlamadım. Filmi bi o kadar sıkıcı ama kitabını seven izlerken sıkıldığını hissetmez diye düşünüyorum.
Baskı: Kanbağı - (Bloodlines, #1)
Şüphesiz bu yıl okuduğum en iyi kitaptı. Vampir kitapları artık sıkmaya başladı derken bu kitap çarptı gözüme. Başlamalımıyım diye düşündüm araştırdım baya. Konusunu da ilgi çekici bulduktan sonra dayanamadım okumaya başladım. İyi ki okumuşum dedim bitirdiğimde. Vampir Akademisinden kesinlikle daha akıcı daha farklı. Özellikle Adrian'ın bu kitapta baskın olması iyi olmuş. Sanırım Richelle Mead Adrian'ın Vampir Akademisinden mutsuz ayrılmasına dayanamamış. Onun için daha farklı aşklar, heyecanlar, konular hazırlamış ve tabi ki aynı şey Sydney içinde öyle olmuş :) Konu bakımından da baya iyi. Sydney ve Adrian arasındaki konuşmalar çok komikti. İlerde neler olacağını merak ediyor insan. Kitap genel olarak çok iyiydi. Sıkıldığım bi yer olduğunu hatırlamıyorum bile. Okumak için tereddütte kalanlara -benim gibi- şiddetle tavsiye ediyorum.
Baskı: Mekanik Prens (Cehennem Makineleri, #2)
İlk kitapta Will'in gizemli davranışlarına anlam verememiştim. Bu kitapta çocukken yaşadığı o gizemli olayın sır perdesi aralanıyor. Ve yine mükemmel bir kurgu. Jem ile Tess ilişkisine sıcak bakmasam da bu kitapta sevilmeyecek karakter yok. Cassandra Clare bu işin hakkını veriyor. Her sayfasında ayrı gizem, olay var. Sıkılmadan okudum. Kesinlikle okunmaya değer!
Baskı: Düşmüş Melekler Şehri (Ölümcül Oyuncaklar, #4)
Okuduğum en iyi fantastik serilerden biri. Olaylar karmaşık ilerlerken sonlara doğru yazar inanılmaz hayal gücünü kullanarak bizi şaşırtıyor. Çokta iyi yapıyor :) Bu serinin kitaplarını okurken sıkıldığımı hatırlamıyorum. Jace'in sürekli kötülüğü üstüne çekmesi ve Clary ile bir türlü olamaması dışında yazar mükemmel bir iş çıkarıyor her defasında. Kesinlikle okunmaya değer!
Baskı: Kan Sözü (Vampir Akademisi, #4)
Sanırım bu serinin -okuduğum kadarıyla- en sıkıcı kitabıydı. Dimitri Rose ilişkisinin nereye varacağını merak etmek dışında pek ilgi çekici konusu yoktu. Bunun nedeni büyük ihtimalle Lissa, Christian, Adrian eksikliğiydi. Sonlarına doğru güzelleşmeye başlasa da ilk kitabının verdiği haz eksikti kanımca bu son iki kitapta. Yine de St.Vladimir entrikaları için okunmaya değer bir kitaptı :)
Baskı: Beni Hatırladın mı?
gerçekten eğlenceli, komik bir kitaptı. başlarda tereddütte kalıp yarım yamalak okusam da bi zaman sonra kitaptaki olaylar insanı içine çekiyor. eğlenceli vakit geçirebilmek için okunabilir.