Puanlar ve değerlendirmeler
Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.
Baskı: Gertrud
Karşımıza Gertrud’da bir müzik insanı olarak çıkan Kuhn ile satıra dökülmüş kelimeler arasında gördüğümüz Hermann Hesse, hemen her kitabında olduğu gibi yine bir sanatçının gözünden bir hikaye anlatıyor aslında. Kitap boyunca yazılmaya başlanması sürecinden tutun da hazırlık sürecine kadar takip edilebilen bir operanın hikayesini de Gertrud’da olan bitene paralel olarak görüşümüz bundan olsa gerek. Ve bu da benim gözümde Hesse’yi, karşıma bazen ressam bazen de müzisyen olarak, ama sürekli bir sanatçı olarak çıkışından dolayı eşssiz bir yere koyuyor sanırım. http://umutbabilon.blogspot.com/2013/05/hermann-hesse-gertrud.html
Baskı: Yitirilen
Bir kere, yine İskandinav ülkelerinin soğuk atmosferinin buz gibi yaptığı ruh halleri içinde insanlar görüyoruz. Ailesi tarafından neredeyse “nefret” ilişkisi, daha doğrusu suçlama – itiraz – ceza sürecinden neredeyse zevk alan bir annenin elinden yitirilen bir hayatın hikayesini görüyoruz. Kısıtlamalar ve zengin – fakir ayırımı dolayısıyla (zengin tarafta olarak) sürekli “diğerleri” ve “sen başkasın” telkinleri içinde kendisini anormal bulmaya başlayan ve hiç bir yere ait olamadan, hiç kimseyle arkadaşlık kuramadan geçen bir çocukluğun faturasını yine kendisine kesen bir hayatın için yiten bir hayatı anlatıyor Sibylla’nın hikayesi. http://umutbabilon.blogspot.com/2013/05/karin-alvtegen-yitirilen.html
Baskı: Teşkilat
Teşkilat, “gelecekte” geçen ve dünyanın nasıl kutuplara bölündüğünü, aralarındaki ahlaki değerlerin nasıl kesin çizgilerle tanımlanabilecek kadar farklılaştığını, bir bilim kurgu – macera tadında sunan bir roman. http://umutbabilon.blogspot.com/2013/05/cyril-m-kornbluth-teskilat.html
Baskı: İhanet
Güzel bir polisiye – gerilim, ama alışık olmadığınız tarzda ve evet, biraz soğuklukta. Yine de bu okurken satırdan satıra koşarken kalbinizin hızla çarpmayacağı anlamına gelmiyor. İnsanların muhafaza edebildikleri sükunetleri ve sinsice planları sizi sürekli o kalbi hızla atar vaziyette tutmaya devam ediyor çünkü. http://umutbabilon.blogspot.com/2013/05/karin-alvtegen-ihanet.html
Baskı: Mr. Why'ın Sonu
Bu yüzden çok şey bilen Scarlett Thomas, bir yandan sorunlu bir aile içinde büyüyen bir kadından (kitabın kahramanı Ariel Manto oluyor kendisi) bahsederken de, kuarklardan bahsederken de aynı anlatım içinde kalıyor. Aynı sürükleyicilik. Sırıtan tek bir satır bile yok. Boşa harcanan ya da fazlalık yapan tek bir kelime bile yok. Ve her şey öyle akıcı bir anlatım içinde ki, size yabancı gelen kelime, kavram, isim her ne varsa sizinle arasındaki mesafeyi kısaltıyor, tanışmışsınız gibi ilerletiyor satırları. http://umutbabilon.blogspot.com/2013/05/scarlett-thomas-mr-whyn-sonu.html
Baskı: Franny ve Zooey
Zooey’nin Franny’yi diğer kardeşlerinden daha farklı bir şekilde oldukları konusunda artık ikna mı dersiniz ne dersiniz bilmiyorum ama ben ikna diyorum, ikna çabası, ailenin sanırım en çok özlenen ve bu iki kardeşin gözünde ayrı bir yeri olan Seymour’dan sıkça bahsederek içinde olduğu ruh halini en azından çözümleyerek onu kurtarma çabası, en sonunda bir “oyun” ile Franny’yi “aydınlanmaya/uyanmaya/bulmaya” götürüyor. Bunun oluşmasına kadar geçen süre boyunca odada bolca sigara içiliyor, bolca Franny gözyaşı dökülüyor ve kedi Bloomberg bolca seviliyor. http://umutbabilon.blogspot.com/2013/05/j-d-salinger-franny-ve-zooey.html
Baskı: Uzay Elbisemle Yolculuğa Hazırım
http://umutbabilon.blogspot.com/2013/05/robert-heinlein-uzay-elbisemle.html
Baskı: Düşüş
Bir “hiç” olarak tanımlandığı karısı tarafından tepe taklak olacak bir sürece itilen Fall’in düşüşünde, kabusunda Merete Bover’i öldürdüğü ana kadar yaşadıklarının, en azından “mutlu bir ilişki ile silinemeyecek” kadar uzun vadeli sonuçları olacağını kestirmek mümkün. Ancak bir aldatmanın ardından yitirilen değerlerin, ileriki bir “mutluluk” durumunda nasıl geri dönüşlere sebep olabileceğini de işte Düşüş’ün son sayfalarında göreceksiniz. Öylesine bir etkisi oluyor ki Merete Bover ve yaptıklarının, belki siz de benim gibi okurken Erling Fall’e inanamayacaksınız. http://umutbabilon.blogspot.com/2013/04/ketil-bjornstad-dusus.html
Baskı: Vaiz (Patrik Hedström, #2)
Kitabın konusunda kısaca bahsetmek gerekirse; sıcak bir yaz gününde başlayan romanda, turistlerin kamp yapmak için sıklıkla tercih ettikleri bir bölge olan İsveç’de Fjälbacka’da geçiyor. Genç bir Alman turist kadının ormanda işkence edilerek ve tecavüze uğrayarak öldürülmesinin ardından, kurbanın yattığı yerde bulunan ve yirmi yıl öncesinde kaybolan iki genç kadına ait olan kemiklerinin bulunmasıyla hikaye başlıyor. http://umutbabilon.blogspot.com/2013/04/camilla-lackberg-vaiz.html