incapita
@incapita

Puanlar ve değerlendirmeler

Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.

Baskı: Fidye (Highlands' Lairds, #2)

yani JG için diyecek yok. Diğer İskoç romanları bu kadının eline su dökemiyor bu bir gerçek...

Baskı: Ruhundaki Zehirle Yüzleş

yani gerçektende nerede o nefes kesen katille yüz yüze gelinen anlar, nerede o bilinmezlik, nerede o otopsiler...bu sefer sanki bir Eve Dallas ve Rourke aşkı okuyormuşum gibi oldum...hatta gibisi fazla...

Kürk Mantolu Madonna
10/1026.04.2013

Baskı: Kürk Mantolu Madonna

Bir insan bir kitapta kendi kendinin tasvir edildiğini görünce ürksün mü, sevinsin mi, şaşırsın mı bilemiyor. Bu kitabı kütüphanemde tek bir rafına ve yanında başka bir kitap olmadan sergilemek istiyorum. Hayret verici derecede basit ama bir o kadar derin, korkulacak kadar yalnız ama sünger gibi tüm insanları kucaklayacak karakterler. Bu kadar çok baskısı olmamasına değil neden bu kadar az baskısı olmasına hayret ettim. Tek kusuru bu karakterlerin iç dünyalarına ve diğer insanlara karşı yaptıkları tahlillerin bir Rus klasiğinde olduğu gibi bir başka hikayenin içine sokulmamış olması. Bu biraz benim daha çok sayfa okumak istememden kaynaklanan bir istek.

Kan Gölü
9/1023.04.2013

Baskı: Kan Gölü

bu okuduğum 4. Tess kitabım ve yine fazlasıyla güzeldi. Tek bir cümleyle ifade etmem gerekirse şu anda içimde acaba bir parazit varsa diyerek endişe içindeyim ve kitapta yapılan testleri yapan bir hastahane bulursam bir dakika beklemem gider hepsini yaptırırım. O derece etkisi altında kaldığım bir roman oldu yani. Kitapta konuyla hiç alakası olmasa bile kedi Mona'nın suyu ve maması yetti mi, zavallıcık aç susuz kalmamıştır inşallah diye bile endişe içindeyim. Bu Tess nasıl bir yazarsa şu an bildiğiniz gerçeklerle hayalleri birbirine karıştırmaya başladığım için sağlığımdan endişe ediyorum. Çok gerçekçi bir yazar, kesinlikle tavsiye ediyorum...

Baskı: İki Ateş Arasında (İskoç Muhafız Alayı, #1)

Güzel kitap vesselam ama ben aşktan ziyade savaşçıları ve savaş taktiklerini ve klanların birbirleriyle aralarında dostluk ve düşmanlık sebep sonuçlarını, entrikalarını okumaktan aşk kitabı değil daha çok tarih kitabı okumuş olduğum hissinden uzaklaşamadım. Bu sebeple kitabın ikincisini almamaya karar verdim. Belki bu ilk kitap o yüzden tarih bilgisi vermiş diğer kitaplarda düzelir düşüncesinin beni etkilemesine müsaade etmiyorum kesinlikle..Bu yazarın diğer kitaplarından da aradığımı bulamamış idim ama yeni seridir pekte övülüyor bende deneyeyim demekle bu kitabı okumuş oldum ama memnun kalmadım. Fena halde sıkıldım başta kim kimdiri anlamaya çalışırken sıkıldım sonda gereksiz bir toparlama çabası yüzünden kitaptan koptuğum için sıkıldım.. Bir daha asla Monica okumam diyorum, nokta net :)

Fırtına Kokusu
10/1015.04.2013

Baskı: Fırtına Kokusu

resmen elimden bırakmak istemedim bu kitabı. bu kadar gecikerek okuduğum için pişmanım. cinayeti kimin işlediğini çözemedim, herkesi tek tek katil sandığım anlar oldu. en son iki kişiye indim. biri çok barizdi asla olmaz bu kadar bariz olamaz dedim fakat diğeri olduğuna tam emin olamadım. diğeri çıktı:)))) müthiş bir aşk biri 3 diğeri 7 yaşında başlayan...kesinlikle kaçırmayın. o ödüllerin hepsini fazla fazla hakeden bir yazar...keşke çabucak diğer kitabı çıksa:)

Baskı: Zehir Ustası (Study, #1)

az önce mükemmel bulduğum bir kitabı bitirdim. bu kitabın seri oluşu sebebiyle ya beğenmezsem diye önce ilk kitabı aldım. ne kadar zekiyim derken işler kitabı çok ama çok beğenmemle tersine döndü. şimdi serinin ikinci kitabını almam gerek ama beklemek çok zor geliyor. Valek'le aşkları sadece kitap içinde bir kelebeğin dokunuşu gibiydi. Kitabın sayfalarında bir an gözüktü.O aşkı yaşadıkları, birbirleriyle aşklarını paylaştıkları satırlar sanki zihnime kelebek öpücükleri bıraktı. Doyamadım ki...yazarın yazım tarzı bir başka en sevdiğim seri olan Küller-Gölgeler gibiydi. Tek bir kelime atlamaya müsaade etmiyor. Çeviri çok başarılıydı. Aktı gitti. Fantastik kurgu sevenler hiç kaçırmasınlar.

Baskı: Nisan Yağmurları (The Wallflowers, #4)

Elime aldığım andan itibaren serinin son kitabı olduğu için büyük bir özen ve dikkatle neredeyse bir tam gün bile sayılmayacak bir hızla okudum. Bu sebeple şu anda önüme baktığımda burnumun ucunu görebiliyorum ve sanırım bu göz yorgunluğu geçicidir, kalıcı değildir ve şaşılık değildir umarım. Öyle bile olsa en sevdiğim yazarın en sevdiğim serinin kendime en yakın bulduğum karakterinin kitabı için bu kadarlık bir cefaya katlanmak onurdur:))))) Daisy hakkında zaten bir sürü şey okuduk ama Bay Swift gerçekten bir ara gözlerimi yaşartacak kadar romantik çıktı. Lillian için kapı önünde bağdaş kurarak oturdukları bir sahne var ki o sahneyi sanırım bir daha asla unutamam. Bu seriyi kitaplığımın baş köşesine tamamlanmasının huzuru ancak bitmiş olmasının hüznüyle yerleştiriyorum. Her toz alışımda Bay Swift, Bay Hunt, St. Vincent ve Lord Westcliff'i saygıyla selamlayarak süs bitkilerimizi hasretle kucaklayacağım. Kaçırılmaması gereken bir seri..Herkese okurken aynı keyfi almalarını dilerim.

Baskı: Biz Evleniyoruz (Bridgerton, #8)

Serinin en çok güldüğüm en çok eğlendiğim kitabı oldu. Belki Gregory'nin ünvanı, parası yoktu belki son derece karizmatik bir hikayesi yoktu ama ailenin en keyifli elemanı meğerse bana göre Gregory imiş. Lucy ise ne Kate ne Hyacinth ne Penelope (belki o biraz) ne Franceska ne Sophie ne Eloise ne Daphne bu kadar şirin bu kadar kuralcı bu kadar hazırcevap bu kadar espirili gelmedi gözüme. Sanırım bu kitabı okuduğum gün boyunca tüm seriden aldığım tadı tek kitapta yeniden buldum. Sonlara doğru felakete sürüklendiler ve ben resmen midem sancıyarak skandalın nasıl sonlanacağını okudum. Bu yorumu önce mutlu sonra şaşkın sonra üzüntülü sonra yine mutlu olmaktan şaşkına dönmüş bir mide ile yazıyorum. Bu kitabı seriye başlamamış herkese tavsiye ederim. Mutlaka seriye başlayacak ve sonra büyük bir zevkle bu kitabı ikinci hatta belki yüzüncü kez elinize alacaksınız.

Bıçak Sırtı
9/1004.04.2013

Baskı: Bıçak Sırtı

sadece 3 kitabını okumuş oldum. Böylece bu kadının her seferinde doğallık, derinlik, özgünlükle ilgili çizgisinden sapmayan ama bir romanında sadece bilimsel araştırmaları ön plana çıkartan bir romanında geçmiş sırları ön plana çıkaran bir romanında duyguları ön plana çıkaran ve hepsinde her seferinde diğer ögeleri ustalıkla harmanlayan bir yazar. Çokta umurunda olmaz elbette ama ben burada evimde kendisinden hem fiziksel hem her şekilde en uzak noktada olmama rağmen kendisini tebrik ediyorum:)))))) ehehe...

Gece Nöbeti
10/1003.04.2013

Baskı: Gece Nöbeti

uzun zamandır Tess kitaplarının çok beğenildiğini farkediyordum ama bilemediğim bir nedenle uzak duruyordum. Bir indirimde görünce alıp okumak istedim ve bu ikinci Tess kitabım.Arka arkaya okudum. Gerçekten kitap bana kısa geliyor..Keşke daha çok sayfa olsa hiç bitmese dedim. Sanırım bende yeni bir Tess kitabı çıkmasını bekleyenlerden biri haline döndüm.

Baskı: Masumiyetin İçin Savaş

bu kitabın içinde Miss Marple'ı gördüğüme eminim...bence Rose Hill yolu üzerinde ki 74 yaşında hiç evlenmemiş köpeğiyle yaşayan ama ona sinir olan bilge yaşlı kadın oydu:))))) Kitapta her kitapta okuyabileceğimiz katilin masumları köşeye sıkıştırdığı anlar bu kitapta öyle iyi yere yerleştirilmişlerdi ki resmen an geldi ödüm patladı ve kendime sadece kitap okuduğumu hatırlatmak zorunda kaldım...:) Benim okuduğum tek ve ilk Tess romanıydı ve diğerleri bu kadar keyifliyse bu yazarı okumam gerektiğini düşünüyorum. Tess nasıl yapıyorsa kesinlikle katili tahmin edemedim. Sadece bir an katilin bir yalanını yakaladım ama onda da düşününce kendini sıyırmak için masum bir yalan dedim ve güvenmeye devam ettim o karaktere... Keşke güvenmeseymişim. Küçük bir yalan minicik ve masum ama meğerse katili ele veriyormuş. Süperdi..Kesinlikle çok iyi tasarlanmış bir hikaye.

Baskı: Tatyana ve Alexander (Tatiana and Alexander, #2)

Şura'nın çocukluğunu, Tanya'dan ayrı geçirdiği zamanlarda duygularını okumaktan büyük keyif aldım. Tanya'nın Amerika'da Şura için hissettikleri bir insanın duyguları bu kadar şairane anlatılamazdı herhalde..Bu kitapları okuduğum için kendimi özel hissediyorum. Mutlaka okunmalı.

Baskı: İskoçyalı'nın Kollarında (The McCabe Trilogy, #1)

İlk başlarda zevkle okudum. Sonrasında olaylardan sıkılmaya başladım ve ferkettim ki atlayarak okumaya başlamışım. Atladığım yerleri geri dönerek okumaya çalıştım ve uzun süre elimde kalmasına neden oldum. Karakterler ilginç eğlenceli falan filan ama ısınmayı başaramadım. Leydimiz gerek hamileliği gerek zehirlenmesi sebebiyle o kadar çok kustu ki sonlara doğru artık yeter dedim, resmen midem kalktı. Bu kadar işlenmesine anlam veremedim. Serinin diğer kitaplarını okur muyum? Evet, okurum ama ne zaman okurum? Elimde çok seçenek olmazsa okurum.

Baskı: Rüzgarda Savrulan Küller

Bu kadar kalın olmasına gerek yok bence..aynı sularda cümleler kelimeler yer değiştire değiştire bu kalınlığa erişmiş bir kitap. Okurken bazı yerlerde sıkıldım. Çünkü dön dolaş aynı yere geldik. Bunun böyle olmasının tek faydası kafamda uçup gidecek bir konu değil iyice pekişmiş bir senaryo halinde zihnime yerleşmiş bir roman olması oldu. Severek okudum.

Baskı: Dalgalar Hep Aşk Getirse

Okuduğum en salak saçma kitap..Kapağı, arka kapakta yazanlar, tavsiyeler beni bu kitaba ışığa uçan böcekler gibi çekmesine rağmen neticede elime geçen büyük bir vakit kaybı olan koskoca bir fiyaskoydu. sosyal olarak yüksek ıq su sebebiyle insanlarla yakın ilişki kuramayan 35 yaşına gelen kızımız bir anda her zor durumun üstesinden gelmeye başladı. Bu kadar çok saçmalık dolu bir kitap okumadım. Tek tek sayamayacağım kadar, daha doğrusu sayıpta canımı tekrar sıkamayacağım kadar çok saçmalıkla doluydu. Asla kimseye tavsiye edemem.

Baskı: Gölgeler (Ashes Trilogy, #2)

üçüncü kitabın çıkmasını beklememekle büyük hata yaptım. Kitapta o kadar çok gizem var ve iki kitaba o kadar iyi yerleştirilmiş ki son kitap okunmadan anlaşılmıyor ...son kitap çıktığında ömrüm vefa ederde okursam ilk kitaptan tekrar okumaya başlamak arzusundayım. Gerçekten süper süper bir seri...

Bakire
10/1008.03.2013

Baskı: Bakire

Gerçekten polisiye olarak gizemin örgüsü çok kolay çözülebilir olsa dahi şevkle okundu. Mitch ve Abby'nin yarım kalan aşklarına üzülsem bile romanda beni en çok üzen Rex'in durumu oldu. Mitch ve Abby 17 yıl sonra bir araya gelebildiler ama Rex'in böyle bir şansı olmadı. O sadece herşeye baştan başlayabilecek bir hale gelebildi. Onun için 17 yıl önce yarım kalan hiçbir şeyin tam olma şansı yoktu. Bunun için kitap benim için hüzünlü bitti. Bakire'nin insanların dileklerini gerçekleştirdiği mucizesine inandım. Belki hasta bedenler için değil ama hasta ruhlar için şifa dağıttı. Neticede hem Abby, hem şerifin karısı, hem Mitch, hem kanser hastası kız Bakire'den dilediklerine sahip oldular, doğrudan ya da dolaylı olarak. Patrick için üzülsem mi yoksa sorunlu bir adam olduğu için kendi haline mi bıraksam bilemedim. Patrick'i yazarın kafasında olduğu haliyle bırakıyorum. Kesinlikle okunmalıdır, tavsiyemdir.

Baskı: Sen Kimseyi Sevemezsin

Gülmekten öldüm...hangi zamanda geçtiğini pek anlamadım öyle sıkı kurallı dönem romanlarından değil..belki İskoçlar devreye girdiği için böyle..ama kalın kafalı olmaları bakımından ele alınırsa tam dönem romanıydı. Kızın hayalperest oluşunun yanı sıra konttan daha gerçekçi oluşu kontun kendi gerçekliğinde hayal dünyasında yaşıyor oluşu ve ikisinin kendi şimdiki zamanlarına dönmek için yaşadıkları inatlaşmaları okumak çok keyifliydi. Umarım yazarın aynı tadı verecek yeni romanlarını okumak nasip olur Tavsiye ederim...

Baskı: Akşam Yıldızı (McBride Family #1)

Başucu kitabı olmalı, bilhassa huysuz erkekleri yola getirmek konusunda. Hassas ve huysuz erkekleri yola getirme konusunda da...

Baskı: Beni Aşka İnandır (American Heiresses, #1)

Uzun bir süre aşk romanı okumadığım için belki, sabah başladım ve şu saatlerde bitirdim. Gerçek anlamda bu soylular ailelerinde çok fazla sırlarla boğuşmuşlar. Amerikalı zengin ve güzel Sophie'de böyle bir İngiliz aileye gelin gidince bu sırlara, aileyle yakın ilişkiler tesis etmek isterken vakıf oldu. Bunun sonucunda ona soğuk davranan ama aslında yıllardır sakladığı sırlar yüzünden içi dışı katılaşmış bir kadın olduğunu ortaya çıkarttı. Bu arada kocası, ailede erkeklerin acımasız ve fevri tabiatlarını miras almış olduğunu düşündüğü için hayatını ve evliliğini katı İngiliz adetlerine göre biçimlendirmek ve sürdürmek istemektedir; bu sayede yüzyıllar boyu gelenek olmuş kurallara uyarsa sorunsuz dengeli bi hayat süreceğini varsaymıştır. Amerikalı gelini ise geleneklere aykırı, samimiyet, içtenlik, sevgi timsalidir. Bunun neticesinde dükümüzün kısa sürede yumuşaması ve karısına duyduğu sevgiyi tüm açıklığıyla netleştirmesi kaçınılmaz olmuştur. Seriye devam etmek isterim. Kesinlikle zevkle okudum.

Işığı Ararken
10/1024.02.2013

Baskı: Işığı Ararken

Bu kitap bana hediye olarak geldi ve gelir gelmez okunmaya başlandı..Gerilim filmi seviyorsanız bu kitabı kaçırmayın. Tam olarak "film okur" gibi oluyorsunuz:))) Hayatı karabasana dönmüş bir kadın. Yeniden acıdan ve korkudan başka şeyler hissetmeye başladığı anda geçmiş ama bir türlü geçmemiş olaylar yeniden ortaya çıkıyor ve bu defa korku ve endişe etmektense bunun üzerine gitmek istiyor. Başarılı oluyor. Ama bende derin izler bırakan bir kitap oldu ve hani J.C. Grangerımsı bir kalem. Biraz daha az şiddet ve korku olabilir ama aynı havadalar. Meraklısına tavsiye ederim..

Kanlı Kumpas
7/1020.02.2013

Baskı: Kanlı Kumpas

Gerçekten neden Edgar ödülü aldığını anlamak mümkün. Kimi zaman Alex in korkusunu hissettim. Çevresinde kitabın adında açıkça ipucu olduğu için dönen dolapları tahmin etmek zor değildi; ama kitap bittiğinde ağzımdan koca bir "eee" çıktı. Şimdi böyle mi bitiyor yani dedim. Sanki devamı gelecek gibi kitabın. Belki çoktan geldi benim haberim yok. Araştırmak bulmak lazım. Böyle bitmemeliydi. Özel dedektif Alex'in sonraki macerası ne olur merak ediyorum. Olsa ve okusam:)

ÖncekiSayfa 3 / 11Sonraki