ME
@mesuthayat

Puanlar ve değerlendirmeler

Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.

Baskı: Tanzimatın Validesi Bezm-i Alem (Derd-i Aşk)

ROMANA İLİŞKİN DEĞERLENDİRMEM: Romanın kurgusu ve konusu mükemmel olmuş. Romanda anlatılanlar okuyucuyu öyle bir kendine bağlıyor ki kitabın sonuna kadar merak içinde kalıyorsunuz. Dili bakımından Mine Sultan Ünver’in okuduğum diğer tüm romanları içinde en beğendiğim roman. Osmanlıca kelimeler arada bir okuma hızınızı düşürse de yine de romanı elinizden bırakamıyorsunuz. Romanda tarihin derinliklerinde dolaşırken bir yandan da büyük aşkı okuyup, bu aşk uğrunda çekilen ızdıraplara şahit olacak ve bu aşkın sonucuna çok şaşırarak hayret edeceksiniz. Abdülmecit Han’ın yaşamıyla ilgili pek duyulmamış olayları okuyup öğrenince çok şaşıracaksınız. Osmanlının neden ve nasıl çöktüğünü daha iyi anlayacak ve bu olaylardan ders almamız gerektiğini bir daha anlayacaksınız. Osmanlının neden yıkıldığına dair ibretlik bir roman. Merhametli, cömert, hayırsever, yetim ve öksüzlerin sahibi, mazlumların, muhtaçların ve borçluların her daim yardımcısı, kimsesiz kızları evlendiren, Gureba Hastanesi, Valide Mektebi, Sıbyan Mektebi’nin yanı sıra Dolmabahçe ve Gureba Camileri, Galata Köprüsü, İstanbul’un pek çok yerine yaptırdığı çeşmeleri, sebilleri ile kütüphaneden matbaalara türlü hayratı bulunan, Mekke ve Medine’ye hizmet eden, çocuk yaşta tahta çıkan Sultan Abdülmecit Han’ın annesi İkinci Mahmut Han’ın hanımı olan Bezm-i Alem Valide Sultan’ın hayatını konu alan bu romanı okurken geçmişin tozlu sayfalarında kalmış tarihimizin eşsiz kadınlarından olan Bezm-i Alem Valide Sultan’ı daha önceden tanımadığınıza üzülecek ve ona hayran kalacaksınız.

Hay Sultan
10/1027.01.2014

Baskı: Hay Sultan

Beyaz Diş
8/1024.01.2014

Baskı: Beyaz Diş

Ahrar
10/1024.01.2014

Baskı: Ahrar

Muhteşem kurgusu ile dört bölümden oluşuyor. Ahrar sayfalar dolusu tarih, macera, aşk, tasavvuf gibi konuları ile tarihi roman türleri içinde harika bir yere oturacak. Kitabın 640 sayfa olması sizi korkutmasın çünkü romana başladınız mı elinizden bırakamıyorsunuz. Bugüne kadar ele alınmamış konusu ile pek yazılmamış bir dönemi çok farklı bir bakış açısı ile anlatıyor.

Şair
10/1008.02.2013

Baskı: Şair

Kitaba ilişkin değerlendirmem: Konusu ve anlatım biçimiyle Türk edebiyatının gelmiş geçmiş en büyük romanı olabilecek bu romanı alın, okuyun ve hayatınızı nasıl da ikiye ayırdığını görün: Şair’i okumadan önceki ve okuduktan sonraki hayatınız. Kesinlikle hayatınıza etki edecek ve etkisinden uzun süre kurtulamayacaksınız. Etkisinden kurtulduktan sonra hazine arayan biri gibi tüm kitap satılan yerlerde Rafet Elçi imzalı kitapların peşine düşeceksiniz. Ağzınız açık büyük bir hayranlıkla kitabı okurken anlatımın üstünlüğü sizi büyülerken, yazar nasıl oldu da böyle şeyler düşündü ve yazdı demekten kendinizi alamayacaksınız. Okuduğumda zevk aldığım, bazı sayfalarını, bölümlerini geri dönüp tekrar tekrar okuduğum bitirdikten sonra yine baştan başlayıp okumayı düşündüğüm bir şaheser. Kitabı okuduktan sonra tüm bu yazdıklarımın abartı olmadığını görecek, bu kitabı okuduğunuza kesinlikle çok sevinecek ve daha önce okumadığınız, bu kitaptan haberdar olmadığınız için hayıflanacaksınız. Başının ve sonunun nerede olduğunun belli olmadığı, şiire âşık insanların yaşadığı çöllerde dünyada daha güzelini hiçbir gözün görmediği Sara için, iki şairin çöl ortasında güneşin acımasız sıcaklığıyla kuruyan dudaklarının suya olan hasretinden daha büyük, derin bir istekle Sara’yı arzulamaları ve O eşsiz güzelliğe sahip olabilmek için şiirleriyle mücadele etmeleriyle roman başlıyor. Tuleyle ve Zeyd iki hırslı âşık şair. En güzel şiiri yazıp söyleyen, Sara’ya sahip olacak. Tuleyle’nin kendisine ait olmayan sözlerle hile yapıp yarışmayı kazanması. Zeyd’in yenilginin verdiği acıyla başını alıp dillerini bilmediği insanların yaşadığı soğuk ve uzak diyarlara gitmesi. Aşk, vicdan azabı, savaş, tarih, gözyaşının iç içe bulunduğu akıcı ve özgün üslubu ile bu roman tam bir başucu kitabı. Kitapta Persler, Doğu Romalılar, Türkler, Ermeniler, Gürcüler, Agvanlar, Avarlar, Çinliler ve Araplar hakkında tarihi bilgiler ara ara verilmiş. Özellikle Batı Türk İmparatorluğu, Araplar, Persler ve Doğu Romalıların yaşam şekilleri, medeniyetleri ve savaş sanatları hakkında çok çarpıcı bilgiler ediniyorsunuz. Savaş sahneleri o kadar canlı tasvir edilmiş ki kitabı okurken savrulan kılıçların başınızın üstünden geçtiğini sanıyorsunuz. Mideniz kaldırmayacaksa savaş sahnelerindeki vahşeti okumamanızı öneririm. Tüm bu olaylarla beraber İslamiyetin doğuşuna, yayılışına Hz Muhammed’in (sav) peygamber oluşuna tanıklık ediyorsunuz romanın arkaplanında. Sözün özü bu kitap tam bir klasik olmaya aday. Yüzyılın romanını yazdığı için yazar Rafet Elçi'yi tebrik ediyorum… Beni bu kitapla tanıştıran Mine Sultan Ünver’e de teşekkürlerimi sunuyorum.

Kelimeler
10/1031.01.2013

Baskı: Kelimeler

ÖncekiSayfa 1 / 11Sonraki