
Puanlar ve değerlendirmeler
Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.
Baskı: Kendine Ait Bir Oda
Mücadele, tırnak diplerinde kan lekeleriyle kazanılan bu romanlar. "yazmak için aklın dinginliği. öfke ve hırs değil."
Baskı: Kırmızı Pazartesi
Sonunu bile bile, sona nasıl gittiğin. Olayların çorap söküğü gibi gelmesi ve bir şeyin sırf öyle olması istendiği için olmayacağı noktası. Son sayfaya kadar merak içinde kalıyorsunuz: "e peki ne hissediyor bu adam?"
Baskı: Ölü Ozanlar Derneği
Kocaman bir hayal kırıklığını seriyorum buraya. Kişisel gelişim kitaplarından tek farkı bir kurgusu olması olabilir. Ki bir kişisel gelişim kitabının derinlikli cümleleri bile yok o dersi verirken. En pasif karakterin beklenmedik ayaklanmaları, okuyucunun aklıyla dalga geçen bir anda meydan bulan ayrıntılar .. Klişelerden bahsetmiyorum bile. Oysa ben Robin Williams'ın iğne iplikle çekilmiş gibi bakan yüzüne tahammül etmeyi göze alarak almıştım seni. Böyle mi yapacaktın kitap, ey!
Baskı: Kalp Ağrısı
Viyana günlerinden sonrası kalbimde soğuk su etkisi yaptı. O naifliğin ve güzelliğin ardından o kadar ani ve nahoş olay, art arda .. kabul edemedim.
Baskı: Dr. Jekyll ve Mr. Hyde'ın Tuhaf Hikayesi
Define Adası'nın da yazarıymış hani.
Baskı: Sıfır Noktasındaki Kadın
sıklıkla aynı kalıpları kullanmış, aynı cümleler. belki kitaba bir ritim katmak istemiş ama olayların akışı çok kesilmiş.
Baskı: Çalıkuşu
bir genç kızın yüreği, yapayalnız ve kendisinden bile korkuyor bilmeden. reşat nuri, nasıl güzel adammışsın vesselam! birtakım rahatsız edici noktaları olmasına rağmen çok akıcı ve diri.
Baskı: Açlık
delilik sahnelerinde sürükleyici bir hal alıyor ancak belki de karakterin tavrından dolayı değişik bir iticiliği var.
Baskı: Güneşi Uyandıralım (Zeze, #2)
ilki kadar yumuşak, ilki kadar sürükleyici
Baskı: Yabancı
O kadar kayıtsız bir insan .. Okurken gözlerimin faltaşı gibi açıldığı yerler oldu. Elimde olmadan, belki de yakın zamanlarda okuduğum için Kuyucaklı Yusuf'la Maersault arasında birtakım ruhsal benzerlikler varmış gibime geldi. Yusuf'un kendine göre sebepleri var, üveyliği, vazgeçmişliği ama Mersault'un sebeplerini de bilemiyorsunuz, önünüzde somut şeyler yok. Sadece böyle olmayı "seçmiş" böyle olmuş birisi. Garip.
Baskı: Saatleri Ayarlama Enstitüsü
Olağandışı. Olağanüstü değil asla, olağandışı. Olamayacak kadar güzel... İronik, çaresiz ve öylece başucunuzda süregelen bir yaşanmışlık.
Baskı: Kuyucaklı Yusuf
Keşke kendisini bu kadar kilitlemeseydi Yusuf, keşke bu dünyayla her ne kadar alakası olmasa bile bu dünyanın içinde olmanın ona "bir şeyler yapmak zorunda" olduğu bilinciyle ateşlenecek bir bileği olsaydı.. İlk romanın hatrına diyorum. Ama Kürk mantolu Madonna'dan sonra okursanız büyük hayal kırıklığı.
Baskı: Andy Warhol Felsefesi
"ee n'olmuş yani?" güldüren, eğlendiren, "sahiden ha!" dedirten.
Baskı: Morgue Sokağı Cinayeti
Özellikle "Kuyu ve Sarkaç" isimli hikayesi okunmalı.
Baskı: Ölü Zaman Gezginleri
İmler okumayı zorlaştırabiliyor, sakin kafayla, yavaş, rüzgarlı takalarda.
Baskı: Türk ve Dünya Edebiyatından Seçme Hikâyeler
Yabancı yazarlar konusunda biraz yüzeysel.
Baskı: Yaban Balı Özgürlük Kokar
bir devrimin gölgesinde, bir sürgünün, paramparça bir anneliğin, uyuyan ölümün. ve elbette ferit edgü'nün empatiyi kadere dönüştüren önsözüyle.
Baskı: Hayat Yollarında
Kaptan Mavromati'den sonrası teferruatmış gibi hissettirdi. Ama Panait Istrati yaşamayı sevmiş, sevdirmeyi de bilmiş.
Baskı: Bir Yufka Yürekli
İlk öykü biraz yordu açıkçası. Dostoyevski'nin tavrı bu, merhametli, naif ... Yine de yordu. "Soytarı" isimli ikinci öykü daha sade bir merhametti.
Baskı: Od
Çok akıcı ve çok hızlı. Bu hız beni rahatsız etti. İskender Pala'nın işlemeli anlatımıyla karşılaşmayı bekliyorsanız şaşıracaksınız.
Baskı: Gülmeye ve Deliliğe Dair
Önsöz insanın hevesini kırıyor.
Baskı: Kediler Krallara Bakabilir
Denemede ele alınan sanatçılar ve eserlere hakim olmak önemli. Batur cephesindeyse her şey öyle samimi.