
Puanlar ve değerlendirmeler
Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.
Baskı: Salyangoz
Ne yazsam, "spoiler" olacak. Fakat ben beklediğimi bulamadım, beklemediğim şeyler buldum kitapta. Başlarda kendi hayatından hikayeler ile samimiyet kurup, kendini sevdirip sonra da ideolojiye bağlıyor yazar.
Baskı: Belalı Düğün (Beautiful, #2,5)
Tatlı Bela'yı okurken yaşadığınız heyecanı bu kitapta aramayın. Aynı sürükleyiciliğe sahip değil. Kendi başına değerlendiriğinizde ise fena bir kitap sayılmaz. Yine de olmasa da olur diyorum ben kendi adıma.
Baskı: Numaran Bende Var
Tüm Sophie Kinsella kitapları gibi bu da çok eğlenceli bir hikaye fakat bir "Pasaklı Tanrıça" değil.
Baskı: Tatlı Bela (Beautiful, #1)
Öncelikle kitabın baskısından bahsetmek istiyorum. Benim aldığım kitapta "Gözden geçirilmiş" ibaresi olmasına rağmen çok fazla sayıda imla hatası, yazım hatası, kelime tekrarı gibi göze batan sorunlar mevcut. Sanırım bir kere daha gözden geçirmeli yayınevi. İçeriğe gelince, okuduğum süre boyunca elimden bırakamadım desem, gerçek anlamıyla ifade etmiş olurum durumu. Hikayesi ile kendine bağlayan bir özelliği var. Çoğumuzun yaşamak istediği, hayalini kurduğu bir aşka hikayesi. (Beyaz atlı prens durumu olduğunu düşünmenizi istemem). Yalnız arka kapaktaki özet, kesinlikle kitabı yansıtmıyor. Alalade birisinin kaleme aldığı bir kaç cümle olarak görebilirsiniz burasını. Yazarın belki de amatörlüğü kitaba yansımış ama okurken rahatsız olmuyorsunuz. Daha dolu olabilirdi belki ama böyle de ziyan bir kitap olmadığı kanaatindeyim. "Bu ara kafamı dağıtmak istiyorum, bu tarzda bir hikayeye ihtiyacım var" diyen insanlara tavsiye ederim. Diğer kitabı da, Ayaklı Belayı da en kısa sürede edinip okuyacağım.
Baskı: Affedin Beni (Bir Doğu Masalı)
Çok da büyütülecek bir kitap değil. Yüksek puanları hakeden bir kitap olmadığı görüşündeyim. Yıllardır kimliğini gizlememiş bir insanın şimdi böyle bir kitap yazmış olmasının bir özelliği yok bence. Anlatılanlar ise düşünce karmaşası ve olan bitenin dile getirilmiş hali. İçinde hikaye kurgusu yok, onu geçtim biyografi niteliğinde de bahsedilen bir konu yok. Keşke almasaydım, keşke başlamasaydım diyorum.
Baskı: Hayvan
Ilk kitaba nazaran buradaki hikaye anlatimi -gidisati demiyorum :)- daha keyifli olmus. Bir de cok beklenmedik yerde bir anda bir olay yakaliyorsunuz, keyfiniz daha da yerine geliyor. Yine bir tatil kitabi.
Baskı: Beni Hep Sev
Sanirim serinin en guzel kitabi. Seri mi demeliyim yoksa gidisat mi demeliyim bilemedim ama ben diger 2 kitabi da cok sevmis olmama ragmen, bunu biraz daha farkli bir tat alarak okudum. Pelin buyumus sanki :)
Baskı: Falan Filan
Yaz kitabı. Yetişkin kitabı. Cümleler bazen o kadar uzun kalıyor ki, ne anlattığını anlamak için tekrar başa dönmek zorunda kalıyorsunuz. Hiperaktif biriyle sohbet edercesine ilerliyor kitap (aralarda rasgele düşünceler gözünüze batarcasına fazla). Öte yandan... Tespitler çok yerinde. Kendinizden çok fazla şey bulacaksınız. Her sayfasında alıntı yapmak istediğiniz yerlerle karşılaşacaksınız. Devamını merakla bekleyeceksiniz. Okumazsanız kayıp değil ama okursanız da zaman kaybı olmaz. Çok eğlenirsiniz.
Baskı: Sorun Bendeymiş
İlki gibi bu kitap da ortasından sonra elinizden bırakamayacağınız bir hal alıyor, ama işte oraya kadar gelebilmek de başarı. Keyifli, okunuyor, kafa dağıtmak için birebir. Fakat ilkine göre bu biraz daha "ergen" tabir edilen kesime hitap edebilir. Kitaptaki imla hataları da gözden kaçmış değil...
Baskı: Yüzüncü Ad - "Baldassare'nin Yolculuğu"
Her bünyenin okuyabileceği bir kitap değil. Kurgusu, anlatımı çok iyi olsa da ilerleyemeyebiliyor. Ben sadece yarım bırakmayı sevmediğim için bitirdim. Yoksa yarım kalırdı...
Baskı: Çatı (Dollanganger Serisi, #1)
Konusu için yorum yapmak istemiyorum fakat sürüklüyor. Seriyi bir nefeste okuyorsunuz, bir zaman sonra yeniden okuyorsunuz, sonra yeniden okuyorsunuz, sonra yeniden... Elimdekinin ilk baskı olduğunu söylemeden de geçemeyeceğim :)
Baskı: İki Cami Arasında Aşk
Sadece ve sadece emek harcandığı için verdiğim bir iki puan söz konusu. Fakat bir emek harcanıp harcanmadığından da şüpheliyim ya... Kitap 255 sayfa değil, yarısı! Normalde bir kitabı açtığınızda, hem sol hem de sağ sayfada yazı olur. Kitapta sol sayfalarda, kapaktakine benzer bir silüet/resim var. Sadece sağ sayfalarda yazı var. Yani 125 sayfalık bir kitap bu. Öte yandan konu ve hikaye için arka kapak yazısına kanıp alıyorsunuz kitabı, o da kurtarmıyor. İlerlemeyen, donuk, durağan, sürekli kendini tekrar eden bir hikaye, ilkokul seviyesi kitaplardaki basitlikteki cümleler, bir yere varmayacakmış gibi giden bir anlatım. Neredeyse gözünüze batan imla hataları da mevcut. Her yönüyle beklentinizin çok çok çok altında kalacak bir kitap. Hatta mümkünse hiç bir beklentiniz olmasın. Bence de "okumayınız efendim"...