Puanlar ve değerlendirmeler
Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.
Baskı: Bıçak Sırtı
Polisiye, gerilim sevenlere önerebilirim. İlk kez Tess Gerritsen okuyan biri iseniz doğru bir seçim yapmışsınız. Rizzoli & isles serisi dışında sevdiğim ve favorim diyebileceğim bir kitap. Daha önce okuyanlar belki aynı ritüelde bulabilir. Sadece kitap karakterlerinin davranışları ve karakterleri birbirini andırıyor fakat konusu değişik. Her zaman olduğu gibi yine katili kitabın bitimine 50-60 sayfa kalmadan tahmin edemiyorsunuz. Çok fazla gerilimi yaşayamıyorsunuz yazarın diğer kitaplarına göre. Ama yine de akıcı üslubu ile kolayca sayfalar ilerliyor, merak duygunuzu da canlı tutabiliyor.
Baskı: Diriliş (Rizzoli & Isles, #11)
Serinin bu kitabı da bir harikaydı. Kitapta katili tahmin edememek çok güzel. Şu ve şu olabilir diyorsunuz fakat asla tam olarak doğruyu bulamıyorsunuz. Kitabın bazı noktalarında isimlerin yabancı olmasından kaynaklı karıştırma ve biraz karmaşa yaşadım. Ama bunun dışında kitabın dili diğerlerinde olduğu gibi akıcı ve çeviri güzeldi. Yazar kendisi araştırarak ve görerek, tecrübe edindiği şeyleri yazdığı için sizi hikayenin içine çok güzel alıyor. Kendinizi oradaymış gibi hissediyor bazen korkuyorsunuz.
Baskı: Bahçemde Yeşeren Umutlar (Blossom Street Serisi 3)
Sonunu güzel bağlamışlar kitabın. Fakat okurken çok sıkıldığım yerler oldu. Sanki fazla detaya girmiş fazla uzatılmış gibi geldi bazı bölümler.
Baskı: Aile Çay Bahçesi
Yekta Kopan kesinlikle kısa kısa öykü yazmalı. Ben öykü kitaplarını daha çok seviyorum. Kitabın karakteri Müzeyyen'i pek sevemedim. Belki bu yüzden kitabı da sevemedim. Bence Müzeyyen fazla keskin düşünce ve karaktere sahip biriydi. Daha çok her şeyi içinde yaşayan ve dışarı hiçbirini yansıtmayan biri gibi geldi bana. Yani sadece hayalde olan bir kişi gibiydi.
Baskı: İki Şiirin Arasında
Yekta Kopan okumayı seven biriyim. Ben kitap okumayı severim diyen herkes mutlaka bir kitabını okumalıdır. "Türk yazarları iyi yazamıyor" diyenler ise daha Yekta Kopan ile tanışmamış derim. Bu kitabında da iki yeni öyküsüne ("Şarkılar Seni Söyler" ve "İki Şiir Arasında") bayıldım. Diğer öykülerini okumuştum daha önceden. Fakat tekrar okumak beni sıkmadı. Kullandığı anlatım ne çok yalın ne de çok karmaşık. Çok ölçülü seçilmiş kelimeler bulacaksınız. Ve siz fark etmeden hikayenin içinde bulacaksınız kendinizi. İyi ki bu kitabını da almışım dedim.
Baskı: Sherlock Holmes - Suç Detayda Saklıdır
Sherlock karakteri benim için vazgeçilmez biri. Her hikayesini (suç olayını) okurken acaba yine nerede küçük detaylar yakaladı nasıl çözdü soruları oluşuyor kafamda. Filmlerini ve dizisini severek izleyen biri olarak ; hikayeleri de beni sürüklüyor ve kafamda canlandırıyorum. Kesinlikle okumanızı öneriyorum.
Baskı: Gönül Meselesi
İlk sayfası beni çok sıkmıştı o yüzden kitabı bırakmıştım. Fakat zaman geçince tekrar okudum. Bu sefer ilk sayfayı geçince , yazının akışı güzelleşti. Hoşuma giden bir konu oluştu. Merakla bekledim acaba ne yapacak karakter diye. Sonra kendimi onun yerine koydum. Tuna Kiremitçi, insanı içine çeken bir roman yazmış. Sevdim.
Baskı: Sona Kalan (Rizzoli & Isles, #10)
Bu kitap diğerleri gibi çok atraksiyon ve hareket içeren bir kitap değil. Fakat konusu ilginç. Diğer kitaplarına göre biraz daha yavaş ilerliyor. Üzüldüğüm bir olay ise Tess sanırım Isles'i kitaptan çıkartmayı düşünüyor. Bence Rizzoli ile daha yakınlaşmaları lazım. Kitaba gelirsek; Olayın suçlusunu ve çıkış nedenini kitabın başlarında tahmin ediyor olsanız dahi, sonuna gelirken yanıldığınızı farkediyorsunuz. Tess'in en sevdiğim yanı da bu. Acaba ne olacak diye merak içinde kalıp sonraki bölüme geçmeye acele edeceğiniz yerler olacak.
Baskı: Sessiz Kız (Rizzoli & Isles, #9)
Tess hayranı olarak bu kitabında çok değişik bir kurgu oluşmuş, insanı merakta bırakıyor. Tam tahmin ediyorum dediğiniz şeyde yanıldığınızı fark ediyorsunuz. Yazarın her kitabında olduğu gibi bunda da bazı küçük ayrıntılar aslında en can alıcı noktalarmış, okurken çok dikkat etmek lazım :) Sadece kitapta beni üzen Isles'e daha az yer almıştı. Keşke daha çok konunun içinde olsaydı.
Baskı: Bir Yumak Mutluluk (Blossom Street Serisi 2)
İnsanların en umutsuz ve çıkmaz olduğu zamanda her şeyin nasıl değişebileceğini gösteren bir kitaptır. İnsanın içini umut dolduruyor.
Baskı: Küçük İnsanlardan Büyük Sorular Hayli Mühim İnsanlardan Basit Cevaplar
Arkadaşımın önerisi üzerine bu kitabı aldım. İyi ki almışım dedim. Okurken çok eğlendim. Çocukların akıl almaz sorularına karşılık bazen biz büyükler ne diyeceğimizi gerçekten bilemiyoruz. Beni hem çocukluğuma götürdü hem de bazı bilmediğim şeyleri öğrendim. Elinizden bırakmadan okuyabileceğiniz bir kitap. Kitaplığınızda bulunması gereken ve kitap okuyanlara önerebileceğiniz bir kitaptır.
Baskı: Benim Hüzünlü Orospularım
Beklentim çok yüksek olarak başlamıştım ama beklediğim gibi olmadı. Fena sayılmazdı. Aynı kişi üzerinde dönen olaylar ve bu kişinin düşüncelerini anlatıyordu. Bazı yerlerde çok sıkıcı bulsam da çeviri olmasında kaynaklandığını söyleyebilirim.
Baskı: Soğuk Kahve
Bu kitabın nasıl en çok satanlara girdiğini anlamış değilim. Kitabın edebi tarafı kesinlikle yok. Aldığıma pişman olduğum ve okuduğum da harcadığım zamana üzüldüm. Kitabın içinde geçen cümleler birbiri ile bağlantısız. Cümlelerin bazılarının anlamı bile yok. Öyle kötü yani. Okumayın kesinlikle.
Baskı: Piedra Irmağının Kıyısında Oturdum Ağladım (Yedinci Gün #1)
Simyacı kitabını okuduktan sonra bu kitap pek sarmadı. Konusu diğer kitaplarda olduğu gibi aynıydı. Pek sevemedim. Belki bir çok kitabını okuduktan sonra artık sıkılmış olabilirim de.
Baskı: Asla Arkana Bakma
Tess Gerritsen hayranı olarak Rizzoli&Isles dışında beğendiğim kitaplarından biri. Konusu değişikti. Gerçekten yaşanmış bir hikaye hissi veriyor insana.
Baskı: Fatih - Harbiye
Beklediğim gibi değildi. Aşırı derece tasvir yapılması ve karakterlerin hep ruhani yanlarının anlatılması sarmadı beni.
Baskı: İnsan Ruhunun Haritası
Kitap, deneme adı altında geçiyor. Deneme kitapları ne amaçlı yazılır neden bu kadar uğraşılır hiç anlamadım. Bu kitap da bana anlatamadı. Kitapta, yerli ve yabancı birçok farklı yazarın; kitaplarından örnekler, hayatları ve kitap yorumlar yer alıyor. Bu açıdan kesinlikle faydalıdır. Yazıların bazı bölümleri çok ilginçti. Merak uyandırdı. Fakat bazı bölümleri çok karmaşıktı ve ne demek istediğini sanki anlatırken zorlanmıştı yazar. Hele yabancı yazarların; gerçek isimleri, takma isimleri, romanları ve roman kahramanları yazınca tonla isim oluşuyor ve okuyucunun kafasını karıştırıyordu.
Baskı: İstanbullular
Kitabın en çok, İstanbul'u anlatan kısımlarını sevdim. Onlar da olmasa okuyamazdım. İnsanın psikolojisine yönelik yazılan bir kitaptır daha çok. Fakat kişilerin içlerinde yaşadığı bunalımı, geçmişse gitmelerini anlatırken biraz sıkmış yazar. Okuyacak onlara tavsiyem sabredip bitirmeli, ama bitirdiklerinde de ellerine pek bir şey geçmeyeceğini bilmeleri.
Baskı: Karayel Hüznü
Öykü kitabı okumayı seviyorken bu kitap beni çok sıktı açıkçası. Sadece "İkizlerden Biri" hikayesi güzeldi. Diğerlerine pek anlam veremedim.
Baskı: Daha Önce Tanışmış mıydık?
Diğer kitaplarından farklıydı. Pek sevdiğim beğendiğim söylenemez.
Baskı: Monna Rosa
Şiir yazmak bence çok farklı bir meziyettir. Herkes yazamaz. Fakat Sezai Karakoç bu işin iyi bir ustasıdır.
Baskı: Sevda Sözleri
Tek kelime ile bütün eserleri toplandığı için muhteşem.
Baskı: Otuz Beş Yaş
Bütün şiirleri bir arada olduğu ve hepsinin dönemine, tarihine göre ayrılmasından dolayı çok sevdim. Bazı yerlerde kendi el yazısından şiirleri de konulmuş olması çok hoş olmuş. İnsan bu kitabı hangi ruh halinde olursa olsun eline aldığında mutlaka okuyacağı 5-6 tane şiir çıkar.
Baskı: Kara Kedinin Gölgesi
Sade hikayelerden oluşuyor. Hikaye severler için çok çabuk okunacak bir kitap. Ben okurken hikayelerin birbiriyle bağlı olmadığını düşündüğüm için kafama göre okuyarak gitmiştim. Değişik olmuştu, size de öneririm.