Puanlar ve değerlendirmeler
Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.
Baskı: Kutsal İsyan - Milli Kurtuluş Savaşının Gerçek Hikayesi 3
Serinin ilk kitabında Mustafa Kemal'in mezuniyetinden sonra aldığı görevler,ihtilalci cemiyet faaliyetleri,eş zamanlı olarak Osmanlı Devleti'nin ahvali, İttihat ve Terakki, 1908 Devrimi, Balkan savaşları, 1. Dünya Savaşı anlatılıyor ve kitap İzmir işgalinin anlatımıyla son buluyor.İkinci ciltte M. Kemal'in çocukluk ve gençlik yıllarına dönüş yapıldıktan sonra işgal İstanbul'undaki faaliyetleri ve Samsun'a gidişin hazırlık süreci, Samsun ve havalisindeki Rum çetecilerinin faaliyet ve zulümleri ele alınıyor. Üçüncü kitap, Samsun, Havza, Amasya, Erzurum süreci üzerine..yine bu ciltte Yörük Ali Efe, Çerkes Ethem, Ege bölgesindeki direnişin örgütlenmesi ,ayrıntılı bir şekilde veriliyor. Elimdeki kitaplar 1967 basımı, yazım yanlışlarıyla dolu, yeni baskılarda bu yanlışlar düzeltilmiş midir bilmiyorum. Bir de yazarın kendine özgü sözcük dağarcığı içerisinde, dil hassasiyeti taşıyanları rahatsız edebilecek söyleyişler var.Mesela Türkçeleştirmek adına deyim kalıplarını bozuyor , bu da hem anlamı örseliyor hem de dilin güzelliğini...
Baskı: Muhteşem Gatsby
Buruk bir vefasızlık öyküsü..keşke daha iyi bir çeviriden okuyabilseydim..
Baskı: Zorba
İnternet ortamında lüzumsuzca şişirilip parlatılmış kitaplardan biri.İnandırıcılıktan son derece uzak bir karakter:Zorba. Ne yazarın lanse ettiği gibi bir "büyük ruh" ne de "deli"...Yetmişine merdiven dayamış, kösnül bir adam...Yaşlı bir ergen...Tabir caizse bizdeki sapık, dinci dedeler gibi :) Betimlendiği kadarıyla koca elli, koca kulaklı, kıllı burun delikleri olan bir adam, birlikte olduğu kadınların saçlarından kestiği tutamlarla bir yastık dolduracak kadar seksapaliteye sahip bir maden işçisi (!) Bıktırırcasına öğütleriyle "bilge kişi" olarak sunulmaya çalışılmış ancak değerli sayılabilecek aforizmalar, onun ağzından verilince ziyan olmuş yazık ki..Kahraman-anlatıcı "kitabi bilgi"yi, Zorba ise halk okulunu ve bilgeliğini sembolize ederken aslında ikisi de sınıfta kalıyor benim gözümde.Yazar, toplumun cahilliğini ve yobazlığını eleştirmeye çalışırken, en azından kahramanlarından birini erdemli kılabilirdi ya da hiç böyle bir iddiada bulunmayabilirdi -kitabın sonlarında böyle bir iddia var çünkü- Kadınlarla ilgili sürekli tekrarlanan "dul, kart dilber..." gibi yakışıksız ifadeler, her iki kahramanın da dilinde olmasaydı, toplumsal eleştiriye bağlayabilirdim bu durumu.Kadın, sürekli, bir zevk objesi, erkeğe mutlak surette ihtiyaç duyan sığ ve zavallı bir varlık olarak gösteriliyor. Zorba, kadınları severmiş gibi görünüyor sadece.E hal böyleyken bir de Malena'ya bağlamak nereden çıktı o zaman? Kendi içinde tutarsız buldum doğrusu. İki kahramanın dostluğu bana duygu olarak hiç geçmediğinden romanın sonundaki duygusallığı da manidar bulamadım haliyle. Kitabın ilk yarısında bıktırırcasına kullanılan "patron" kelimesi, son derece kulak tırmalayıcı; patlayıcı bir ünsüzle başlayıp küçük ünlüye de aykırı olan bir sözcüğün bu denli çok kullanılması -ki bu pürüz çevirmenle de ilgili olabilir- rahatsız edici.Romanda coğrafyanın tanıdık olması "rakı, zeytin, incir, tespih, nargile, santur..." gibi aşina olduğumuz sözcükler, benim için hoş olan taraftı.Akdeniz toplumlarının ortak kültür özelliklerinin kitaba yansıması hoş...Kitabın sonlarındaki türkü bizim "İki Keklik" türkümüz neredeyse.Bunu ortak kültürel değerlerle açıklayabileceğimiz gibi Yunanlıların arakçılığına da bağlayabiliriz :) Umarım fazla nobran olmamışımdır bu değerlendirmelerle çünkü kitap tam bir hayal kırıklığıydı benim için.Ama sonuçta bir edebiyat eleştirmeni değilim, sade bir okur olarak düşüncelerimi paylaşmaya hakkım olsun. Sevmedim kitabı vesselam...Kızgınlığım da kitaptan ziyade beklentiyi yükselten mecralara aslında...
Baskı: Kendine Ait Bir Oda
"Kadınlar ve kurmaca" üzerinden giderken kadının yazma ve özgürleşme sürecinden bahsediyor.Sadece erkek egemen dünyayı değil kadının kendisini de ince ince ve bence nesnel bir biçimde eleştirmiş..Sheakspeare'i ayrıcalıklı bir yere, tepe noktasına oturturken, onun başarısını, aşırı duygulardan arınmış, sakin, durgun bir zihin yapısına bağlamış.Erkek yahut kadın yazarların eril ve dişil özellikleri kendilerinde dengede tutmalarının önemini vurgulamış. "İnsanın kendisi olması her şeyden daha önemlidir." cümlesi, yalınlığa tutkun biri olarak beni son derece etkiledi.Basit ve derin.Güzel kitap...
Baskı: Türklerin Altın Çağı
Geniş çerçeveli bir giriş, Timur, Fatih, Yavuz ve Muhteşem Süleyman dönemleri...Kırım Hanlığı...Dönemleri verirken, her zamanki üslubuyla, o dönemdeki diğer ülkeler ve yönetimleri hakkında da karşılaştırmalı ve kilit bilgiler vermekten geri durmamış. Sadece bir tarih kitabı değil, gerçek bir entelektüelin nefis değerlendirmeleri ve kendine özgü bakış açısıyla zenginleşmiş bir kitap...Sağlam ve işlek Türkçe de cabası...
Baskı: Kökler ve Dallar
Asya'nın şiirini sevmekle beraber bu kitabından pek keyif aldığımı söyleyemem.Bir de Arif Nihat Asya şiirlerinde "erotizm" beni rahatsız ediyor nedense.Ya işleyiş biçiminden ya da onun genel kimliğine yakıştıramadığımdan..bilemiyorum...Cemal Süraya'da beni rahatsız etmezken Arif Nihat'ta bundan rahatsız oluyorum..Kişiler ve olaylar üzerine söylenmiş, bir nevi "ısmarlama" şiirlerden lezzet alamıyorum, bu kitapta bu tarz şiirler epeyceydi..
Baskı: Surname
Kara mizah. Naturalist. Toplumsal yergi. Güldürmeye çalışır gibi olsa da iç burkucu...Etkileyici.
Baskı: Yol (Böyle Gelmiş Böyle Gitmez, #1)
1920'lerin panoraması, eski İstanbul, bir çocuğun gözünden...Hoş,sıcak,samimi...Dil de yer yer yapay ve zorlama bir dil olmasa...
Baskı: Gazi Mustafa Kemal Atatürk
Etraflı.Nesnel.Sohbet tadında.Tavsiye ettiği kitaplar da cabası..
Baskı: Bir Koltuk Nasıl Devrilir
İnce,ironik,eğlenceli,zekice...
Baskı: İlber Ortaylı Seyahatnamesi
Sıkıcı.Sanki İlber Hoca kitabı değil.
Baskı: Milyoner Aklın Sırları
Faydalandım.Kişisel gelişim kategorisinde başarılı bir kitap.
Baskı: Leylim Leylim (Ahmed Arif'ten Leylâ Erbil'e Mektuplar)
Fazlasıyla mahrem. O şiirli üslubun arasına küfürler hiç yakışmamış.
Baskı: Kitaplarla Söyleşi - 1
Faydalandım.Bu kitabı referans alarak okumak istediğim kitaplar var.
Baskı: Alp Arslan
Okumasam da olurmuş.Tarihi bilgiler yarım yamalak, kurgu desen doğru düzgün bir kurgu yok.Acımasız olmak da istemem ama düşüncem bu maalesef.
Baskı: Politikada 45 Yıl
Atatürk ve sonrası yıllar, CHP, Demokrat Parti...O yılları daha iyi anlayabilmek açısından hoş bir kitap.Yakup Kadri'nin güzel üslubu da cabası...
Baskı: Gençlik ve Edebiyat Hatıraları
Çok keyifli...Bildiğimiz yazarları bir başka yazarın gözünden tanımak, ilginç..
Baskı: Bittiği Yerde Başlar
İnsanı Cumhuriyet'in kuruluş ikliminde gezintiye çıkaran çok güzel bir kitap...
Baskı: Damla Damla Günler 1 (1969-1977)
Tatsız tuzsuz, yavan bir kitap."Günce" olmasına rağmen ne bir samimiyet var ne de kadın kaleminden çıktığına dair belirgin bir iz.Kuru bir üslup...70'li yıllarla ilgili izlenimler edinmek açısından okunabilir.Koskoca kitapta altını çizebileceğim tek bir cümle bulabildim:"Cahilleri çarçabuk doyuma ulaştıran sloganlardan bezginim."