
Puanlar ve değerlendirmeler
Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.
Baskı: Kanadı Kırık Melek
- En çok neden rahatsızlık duyuyorsun? - Bakışlardan, dedim. İnsanların bana olan bakışlarından. İnsanlar, benim de bir insan olduğumu unutuyorlar. Benim de bu toplumda yaşama hakkım olduğunu görmezden geliyorlar. Sokakta rahatça dolaşmak istiyorum! s.87 Yaşlılık hastası bir genç kızın yaşam öyküsü... Beni çok etkiledi bu kitap. Çok güzel akıcı bir dille yazılmış. Kendinizi kaptırıveriyorsunuz okurken. Kitaptaki resimler de çok etkileyici olmuş. Okurken Burcu'nun yaşadığı acıları, mutlulukları içimde hissettim. Farkında olmadan ne büyük hatlar yapıyoruz. Sırf bizden farklı göründükleri için bakışlarımızla, davranışlarımızla onları yaralıyoruz, üzüyoruz. Oysa Burcu o kadar güçlü ki annesi de öyle. Mutlaka ama mutlaka okuyun. Taviye ederim.
Baskı: Son Av
01.03.2020 - Ankara kitap fuarında Jean-Christophe Grange imza günü vardı. 2 saat kuyrukta bekledim ama "Son Av" kitabını imzalattım. Çok güzeldi. Yazarın Siyah Kandan sonra okuduğum ikinci kitabı. Grange'in eserlerini sevmeye başladım. "Son Av" da Fransız dedektifler vahşice işlenen bir cinayetin peşinde kara ormandalar. Akıcı bir eserdi. Biraz tahmin etsem de şaşırtıcı bir sonla bitiyor. Okumanızı tavsiye ederim.
Baskı: Tanrıların Arabaları
"Geçmişimiz aydınlatılmadıkça, gelecek için atılan adımlar hükümsüz kalır." s.30 Kitabı daha önce çocukken okumuştum. Kitapdaki resimler daha çok ilgimi çekmişti. Biraz da komik gelmişti. Yazar Erich Von Daniken, Dünyamızda bulunan bir takım tarihi eserlerin, işaretlerin, çizgilerin, resimlerin; bunları yapan ilkel olarak tabirlediği insanlar tarafından ne zaman ve nasıl yapıldığının açıklanamaması ve bunların dünya dışı varlıklar tarafından öğretildiğini anlatıyor. Efsane ve kafa karıştırıcı, sıradışı bir eser. Bir çok yerde olabilir aslında dedim. Kitabın belgeseli de varmış. Mutlaka okunmalı. Tavsiye ederim.
Baskı: Sis ve Gece
Mükemmel bir kurguya sahip olan Ahmet Ümit romanı. Mesleği, ailesi ve aşkı arasında sıkışıp kalmış bir istihbaratçı kaybolan aşkı Mine'yi aramaya başlaması ve etrafında gerçekleşen olaylar zinciri. Sürükleyici ve etkileyiciydi. Ama sonu beni çok üzdü. Böyle bitmeseydi keşke. Okumanız tavsiye ederim.
Baskı: Başka Şansın Yok
Harlan Coben'in okuduğum ilk kitabı. Ara ara sıkılsam da sürükleyici bir kitap. Sonunu tahmin edemedim. Tam bitti sonuca ulaşıldı artık derken seyri değişiverdi. Final ters köşe yaptı. Tavsiye ederim güzel bir polisiye. Diğer kitaplarını da mutlaka okuyacağım.
Baskı: Aşık Kedi
"Kedi gerçekten de hayatınızı değiştirir. Ancak o asla değişmez. (s.100)" Evim de iki patili evladım olduğu için çok iyi biliyorum. Kediler kendileri değişmeden hayatınızı gerçektende değiştiriyorlar ve kedisi olmayanların bir kediyle yaşama ayrıcağılını teperek çok şeyler kaçırdıklarını düşünüyorum. Sabahları yüzüme nazikçe değen ıslak burunla uyanmak, akşamları mırıltı korosuyla karşılanmak, evde nereye gidersem arkamdan beni takipeden, ders çalışırken ders notlarımın üzerine yatıp sev beni diyen pofuduk sıcacık minnaklarım... "Aşık Kedi" çok eğlenceli ve sürükleyici bir kitap. Kitap da olaylar bir kedinin ağzından anlatılıyor. Onun gözünden annesini babasını, çevresini, duygularını ve neler hissettiğini öğreniyoruz. Ayrıca kedicik bizlere rüzgarın kendisine fısıldadığı bir de masal anlatıyor. Kitabı okurken bir çok yeri aynı benim oğlan, aynı benim kızım diye işaretledim. Okumanızı tavsiye ederim.
Baskı: Yan Evin Sırrı
"Yan Evin Sırrı" kapağında Tess Gerritsen'ın destek veren yazısını görünce merak edip aldım. Gerçekten son satırına kadar sürükleyici bir kitap. Merak uyandırıcıydı. Kısa sürede okudum. Okumanızı tavsiye ederim.
Baskı: Ruhlar Dükkanı
Küçük bir kasabada "gerekli şeyler" adında bir dükkan açılır. Tüm kasaba halkında merak uyandıran bu dükkanda bir çok eşya satılmaktadır. İnsanlar, arzularını tatmin eden, hayalini kurdukları bu eşyaları çok ucuza satın alırlar ama karşılığında yapmaları gereken küçük bir şey daha vardır. Küçük, zararsız bir şaka. Bu durum küçük kasaba da bir lanetin dalga dalga yayılmasına neden olur. Yine muhteşem bir Stephen King klasiği. Sürükleyici. Kurgusu harika. Birbirinden farklı ve önemsiz gözüken olaylar ustaca birbirine bağlanmış. Okumanızı tavsiye ederim.
Baskı: Dalay Lama'nın Kedisi
Bir milletin büyüklüğü ve onun ahlaki gelişimi hayvanlara davranış biçiminden anlaşılır. Mahatma Gandi. Ölmek üzereyken 2 dolar karşılığında alınıp, Dalay Lama'nın(Tibet'in ruhani dini lideri) tapınağı getirilen boncuk gözlü dişi himalaya kedisinden büyüleyici bilgelikler. Adı kimi zaman DLHK(Dalay Lama'nın Himalaya Kedisi) kimi zaman kar aslanı kimi zaman da yaşayan en güzel canlı. Bir kedinin dilinden doğu felsefesiyle süslenmiş, sürükleyici güzel bir hikaye. Doğu felsefesinden ve kedilerden hoşlanıyorsanız, DLHK'yı çok seveceksiniz. Okumanızı tavsiye ederim.
Baskı: Siyah Kan
"Ne kadar renkli olursan ol, bir yanın daima siyahtır.” Grange'nin okuduğum ilk kitabı. Soluksuz okudum. Bazı yerlerini tahmin etsemde heyecan verici, film tadında gerilim yüklü bir kitap. Okumanızı tavsiye ederim. Diğer kitaplarını da merak ediyorum okuyacağım.
Baskı: Cani
Polisiye-gerilim alanında güzel bir kitap. Havuz başında güneşlenirken keyifle okudum. Gerilim filmi tadında, akıcı. Sonu tahmin edilebilse de merak uyandırıcı idi. Polisiye severlerin beğeneceği bir kitap. Tavsiye ederim.
Baskı: Bir İdam Mahkumunun Son Günü
Bir idam mahkumunun son günlerini anlatan muhteşem bir Victor Hugo klasiği. Eser de suçunun ne olduğu belirtilmeden bir idam mahkumunun kendi ağzından son günleri anlatılıyor. Ölüme gidecek bir insanın ruh hali çok iyi anlatılmış. Okurken içimde hissettim. Mutlaka okunması gereken eser.
Baskı: Ve Aşk S*çtı
Aşk ve cinsellik üzerine kah düşündürücü kah komik bir eser. Yazar sanırım Türk müş. Kitaptaki kısa öyküler de kişiler hep yabancı ama yaşananlar Türkiye gerçeği. Aşk ve cinsellik üzerine ilginç tespitleri var. Okuyun derim. Eğlenceli.
Baskı: Şehvetiye Tarikatı
"Türkiye Cumhuriyeti, laik-demokratik ve hukuk devleti niteliğini korumak; tarikat ve cemaatlerin devleti elegeçirmeye yönelik faaliyetleri önlenmek zorundadır. Yurttaşlarını sahte yada gerçek, bir şeyhin dinsel, cinsel ve ekonomik istismarına karşı korumalıdır." (s.117) İsmail Saymaz bu eserinde ülkemizde yuvalanan tarikatlar ve bunların iç yüzünü anlatıyor. Hayretler içerisinde kalarak okudum. Bu nasıl bir cahilliktir, neler uğruna neler feda ediliyor. Akıl tutulması olarak düşünüyorum. Mustafa Kemal Atatürk boşuna dememiş "bu ülke şeyhler dervişler müritler ülkesi olamaz" diye. Okumanızı tavsiye ederim.
Baskı: Ustalık Gerektiren Kafaya Takmama Sanatı
Herşeyin iyi taraflarından bakmak yerine hayatın kötü yanları da olduğunu kabul edin, çektiğiniz acılar ıstırablar sizi güçlendirir ve sizin için önemli olanlar dışında küçük şeyleri dert edip kafanıza takmayın. Hayat kısa ve ölüm var. Kitapdaki örneklendirmeler güzeldi. Kişisel gelişim kitaplarını okumaya seviyorsanız bu kitabı okumanızı tavsiye ederim.
Baskı: Badeci Şeyh'in Sır Odası
Kendisini şeyh olarak tanımlayan birinin, insanların dini duygularını kullanarak yapmış olduğu iğrençleri bu kitapta okuyacaksınız. Şeyhin mide bulandırıcı olan yaptıklarını okudukça hayretler için de kaldım, inanamadım. Bir insan nasıl olur da bu yapılanlara razı gelir, aklım almıyor. Tam bir akıl tutulması olarak değerlendiriyorum. Kitabın son bölümünde de nedenleri anlatılıyor. Yine de yazık çok yazık... Ulu önderimiz Mustafa Kemal Atatürk ne kadar da ileri görüşlüymüş. Kastamonu da yaptığı bir konuşmada: "Efendiler ve ey millet, iyi biliniz ki, Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler, meczuplar memleketi olamaz. En doğru, en gerçek yol, medeniyet yoludur. Medeniyetin gerektirdiğini yapmak insan olmak için yeterlidir. Tarikat reisleri bu dediğim gerçeği bütün açıklığıyla anlayacak ve kendiliklerinden hemen tekkelerini kapatacak, müritlerinin artık erginliğe ulaştıklarını elbette kabul edeceklerdir." demiştir ama maalesef geldiğimiz durum ortada. Okumanızı tavsiye ederim.
Baskı: Örümceğin Ayak İzi
Aksiyon filmi tadında muhteşem, gerilim dolu bir roman. Kitabın kurgusu çok iyi. İnsanların tüylerini ürperten olayların çercevesinde yitip giden çocuklar... Tanıtım bültenindeki "acaba gerçek mi? sorusunu defalarca sorduruyor kendinize. Okumanızı tavsiye ederim.
Baskı: Günahkar
Yazarın okuduğum ilk kitabı. Bir solukta okudum. Etkileyici bir polisiye. Heyecanlı, gerilim dolu, akıcı... Kitabın sonunun ucu açık bırakılmış olması devamı var izlenimi yarattı. Okumanızı tavsiye ederim. Yazarın başka kitapları da Türkçe'ye çevrilse keşke...
Baskı: Gör Beni
Hiç bitmesini istemedim ama maalesef bitti... Hiç sıkılmadan, elimden düşürmeden okuduğum nadir kitaplardan biri ''Gör Beni''. Kurgusu, anlatımı, sürükleyiciliği, tarihsel anlatımı ile oldukça başarılıydı. Sümerler ve dinler hakkında anlatılan oldukça şaşırttı beni. Okudukça sorgulamaya başlıyorsunuz. Olayların akışında kaybolup gittim, farkında olmadan da bir çok bilgiye de sahip oldum. Okurken olayları yaşıyorsunuz adeta. İlmiye ile birlikte Fred'in sınıfında olmak, Yakışıklıyı sevmek, Valpreda Apartmanının merdivenlerini tırmanmak istedim. Ayrıca müzik önerileri de çok güzeldi. Mutlaka açıp dinleyin. Sadece sonu biraz apar topar bitirilmiş gibiydi. Özellikle Menemen olayından sonra Selim'in ''o adam'' dediği Mustafa Kemal Atatürk hakkındaki düşüncelerinin neler olduğunu bilmek isterdim. Okumanızı tavsiye ederim.
Baskı: Ben Nojoud 10 Yaşında Bir Dulum
''Bugün öğleden sonra eve dönünce yapacak ödevlerim, boyayacak resimlerim olacak. Bugün nihayet yeniden küçük bir kız olduğumu hissediyorum. Normal küçük bir kız. Eskisi gibi. Bu kadar basit'' diyor Yemenli Nojoud. Nojoud oyuncaklarıyla oynamak, okula gitmek, çikolata ve pasta yemek isteyen 10 yaşında küçük bir kız çocuğu. Babası tarafından 30'lu yaşlarda bir adama satılıyor. Din adı altında yapılan bu evlilikte Nojoud ''canavar'' olarak hitap ettiği bu adam tarafından defalarca tecavüze uğruyor. ''Bu acıyla tek başınayım'' diyerek o anı öyle bir anlatıyor ki okurken nefesim kesildi. Hem kocasından hem kayınvalidesinden psikolojik ve fiziksel şiddet görüyor. Ailesi de şerefimiz zedelenmesin diye kocasını savunuyor. “… Annem sessiz kalıyordu. Üzgün ama kaderine boyun eğmiş bir hali vardı. Sonuçta Yemenli kadınların çoğu gibi onunki de düzenlenmiş bir evlilikti. Kimse ondan iyi bilemezdi, ülkemizdeki sıkıntıyı kadınlar çeker, emirleri erkekler verirdi. Bu durumda beni savunmak, baştan kaybedilmiş bir savaş olacaktı,” diyor Nojoud. Ama Nojoud büyük bir cesaret örneği göstererek kaderine boyun eğmiyor, evden kaçarak mahkemeye gidiyor ve boşanmak istediğini söylüyor. Onun bu cesareti tüm dünyada yankı uyandırıyor ve Orta Doğudaki tüm genç kızlar için kurtuluş habercisi oluyor, umut ışığı oluyor. Ülke olarak çok da yabancısı olmadığımız, Orta doğu ülkelerinin kanayan yarası çocuk gelinler... Evlensin de kocası uğraşsın, evlensin de bir boğaz eksilsin, evlensin de aileye laf getirmesin düşüncesiyle çocuk yaşta evlendirilen ve evlilik adı altında tecavüze uğrayan binlerce çocuktan biri Nojoud. Kitapta olaylar küçük kızın ağzından anlatılıyor. Gerçek yaşanmış olması durumu daha da etkili kılıyor. Nojoud kendi cesaretiyle hayatını kurtardı ama maalesef bu kötü kaderi yaşamak zorunda kalan binlerce kız çocuğu var. İslam dinini sadece kendi işlerine geldiği gibi kabul edip yaşayan bu tür erkekler için çocuk yaşta gelin almak ve vermek, kadını hor görüp dövüp işkence yapmak, ailesi ile bile görüştürmemek doğal bir hak. Kısacası orta doğu da kadınsan bir hiçsin. Kadın sadece erkeğine hizmet eder, çocuk doğurur. Kitabı okumanızı tavsiye ederim. Mutlaka Nojoud'un yaşadıklarını ve cesaretini azmini okuyun. Bizim Yemen, Afganistan gibi olmamamız Atatürk sayesinde. Okurken halinize binlerce kez şükür edip Mustafa Kemal Atatürk'ün değerini çok daha iyi anlayacaksınız.
Baskı: Yabancı (Holly Gibney, #1)
Stephen King den yine muhteşem bir eser... Korku-gerilim, polisiye, fantastik öğeleri bir arada bulunduran bir eser. Anlatımı çok akıcı. Güzel bir hikaye, kurgusu harika. Her ne kadar da kitaptaki kötü adamın üstesinden çok basit bir şekilde gelinse de başarılı. Keyifle okudum. Tavsiye ederim.
Baskı: Kırlangıç Çığlığı
''Göç sırasında yüzlerce kırlangıç fırtınaya yakalanıp ölürmüş. Göçü başarıyla tamamlayan kırlangıçlar, geldikleri ülkenin sıcak gökyüzünde uçarken, yollarda kaybettikleri arkadaşlarını anımsar acıyla, öfkeyle böyle çığlıklar atarlarmış.'' Ahmet Ümit'im okuduğum ilk eseri. Mükemmel bir polisiye, sürükleyici. Kırlangıç Çığlığı, çocuktur anlamaz unutur diye onların duygularını düşünmeden yaptıklarımız çocuklarda nasıl derin yaralar bırakıyor gözler önüne seriyor. Dönemin en önemli sorunlarından biri olan cinsel istismarı ele alması güzel olmuş. Sadece, eserde Suriyeliler hakkında yazılanları -Türkiye de hapishanede olmaktan farksız oldukları gibi- biraz abartı buldum. Yazarın diğer kitaplarını okumaya devam. Tavsiye ederim.