
Puanlar ve değerlendirmeler
Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.
Baskı: Tatar Çölü
İlk 100 sayfaya sabredebilirseniz güzel bi kitap. Ama benim için aşırı karamsardı. Giovanninin yaşamına çok üzülüyosunuz. Öyle böyle değil aşırı üzülüyosunuz. Böyle saçma sapan bi amaç uğruna bomboş bi ömür geçmemeli ya. Neyse hangi kafayla yazdığını bilmiyorum yazarın ama kimse hayatını böyle çarçur etmez diye düşünüyorum. Bi yerden sonra eeh yeter be der. Evet hayatın ve bu dünyanın boşluğu çok güzel anlatılmış ama dünya bu kadar da karamsar biyer değil ya. Benim dünyam değil elhamdülillah. Nefes alıyorsak her zaman umut vardır ve biryerlerde güzel bişeyler oluyodur. Bu kitapta bitane iyi bişey olmadı be😂 İçim sıkılarak okuduğum 1 kitap olarak kaydediyorum. Zaten çok zor bitti😂 başucu kitabı mı? Benim olmadığı kesin🤓
Baskı: Algernon'a Çiçekler
Ağlattın be charlie. Uzun zamandır böyle içerlediğim bir kitap okumamıştım sanırım. Bize verilen nimetlerin şükrünü eda edemiyoruz. Bilmiyoruz, görmüyoruz görmeye de çalışmıyoruz. Charlie gordonı tanırsanız belki daha dikkat edersiniz. Mükemmel bir kitaptı.
Baskı: Sür Pulluğunu Ölülerin Kemikleri Üzerinde
Katilin kim olduğunu hemen anlıyorsunuz çünkü bu bir katil kim romanı değil:) kimin yaşama hakkı olduğuna dair bir kitap biraz.. bazen kötülerin yaşama hakkı olmamalı mı acaba dedirtiyor insana. Elimden bırakamadım diyemem ama hemencecik de bitti anlamadım:) Şahsen kötüleri öldüren katillere sempatim var😂
Baskı: Günler Aylar Yıllar
Tek bir mısır tanesinin,bir tas suyun, birazcık rüzgarın ve yağmurun ne büyük nimet olduğunu idrak etmek.. 100 sayfada son saniyesine kadar yaşama umudunu kaybetmeyen bir ihtiyarın gayretini okuyorsunuz.
Baskı: Kan ve Gül - Bir Kara Dejavu
Alper canıgüze cehennem çiçeğinden sonra çok önyargılıydım. O kitap beni bi sarmamıştı sıkılmıştım okurken. Absürdlüğü abartı gelmişti. Ama kan ve gül çok başarılı elimden bırakamadım. Konusu başta daha önce izlediğim bi kore dizisinden çakma gibi gelmişti. Go back couple diye bi dizi belki izleyenler bilir. Ama gidişatı tamamen başka şekilde ilerlerdi, şaşırttı. Özgün olduğuna ben ikna oldum yani😂 Polisiye tarzda böyle özgün ve kaliteli eserlerin olması beni mutlu ediyo çünkü polisiye sürükleyiciliğini yakalamak her yiğidin harcı değil sıkmaması önemli. Ben ahmet ümitin çok abartılan romanlarına dayanamayan birisiyim. Çok uzun çok tasvir çok ayrıntı ve sonunu saçma sapan bağlamalar beni sinirlendiriyo. Ama bu kitap ne insanı sıkacak kadar uzun, ne gereksiz ayrıntılarla boğucu ne de ara ara felsefe kasmaları mevcut onlar bile insanı boğmuyo. Bu kitap alanında çok başarılı olmuş ben beğendim helal olsun😂
Baskı: Sinek Isırıklarının Müellifi
Vasat bir kitap. Ne çok sürükleyici, ne okuduklarım bana bir şey kattı ne heyecanlandırdı ne üzdü ne sevindirdi öyle dümdüz bi kitap. Okumasanız da olur.
Baskı: Kibritleri Çok Seven Küçük Kız
İğrenç bir kitaptı. Bir insanın neden böyle bir konu etrafında kitap yazmak isteyeceğini bir türlü anlayamadım. Kitapları yarıda bırakmayı sevmediğim için de bırakmadım ama asla okumayın. Saf zihninizi bulandırmayın.
Baskı: Kuşlar da Gitti
'Cehennem yerinde hiç ateş yoktur, herkes kendi ateşini burdan götürür..' Yaşar kemalin insan ruhunu bu kadar derininden tanıyor olması,her kelimesiyle içimize işlemesi.. Mükemmel. Hem, kuşlar da gitti zaten.
Baskı: Şili'de Gizlice - Miguel Littin'in Serüveni
Aynı dönemlerde tamamen başka bir ülkede aynı darbe anılarının yaşanması.. hikaye zaten sürükleyici ama marquezin dili her zaman sizi sarıp sarmalıyor hikayenin içine bir şekilde alıyor. Okunması gerek:)
Baskı: Göçüp Gidenler Koleksiyoncusu
Şermin yaşar bir anda kahkaha attıran bir anda göğsünüze öküz oturtan bir yazar. İçimizden, bizden biri. Ben de yaşadım bunları diyorsunuz okurken. Öyle içten. Okuyalım okutturalım. Şermin reis seviliyorsun.
Baskı: Kırmızı Saçlı Kadın
İlk kısım çok etkileyiciydi. Sonrasında hikayenin gidişatını sevemedim ama sarsıcı bir örgüsü var.
Baskı: Cennetin Doğusu
Mükemmeldi, hiç bitmesin istedim. Yazar öyle içine çekiyor ki sizi cümleleriyle, öyle sarıyor ki bırakmak istemiyorsunuz kitabı. İyilikle kötülüğün ezelden beri olan çekişmesi hiç bu kadar güzel anlatılmamıştı.
Baskı: Tekvin
Kitabın tarzını, akışını, karakterlerini aşırı bir biçimde dan brownun davinci şifresine benzettim. Şöyle söyleyeyim adeta türk versiyonu olmuş. O yüzden bi taklit okuyormuşum havası verdi bana. İşte işin içinde kutsal bi soy var ama gizli ama ortaya çıkamıyor(kutsal kase olayı) , illuminati tabi ki işin içinde (davincide galileoden davinciden giderken olay bizde osman hamdi beyden gitmiş) onun üstüne olayın içindeki bütün gizemli sanat eserlerini, istanbulun altını üstünü bilen, gizemli tarihi olaylara son derece hakim bi hocamız var; derya ( davinci şifresinde italyanın her yerini bilen,bütün sanat eserlerine hakim, şifre çözücümüz robert vardı hatırlarsanız) adamlarımızın peşindeki kötü adamlar uluslararası ağlara sahip büyük örgütün adamları filan hep aynıydı. Taklit de gelse beni içine çekti, oldukça sürükleyiciydi, sıkılmadığım bir kitap oldu.
Baskı: Rakun
Orta halli bi aksiyon romanı. Bana biraz murat menteşin tarzını hatırlattı.
Baskı: Kalan
Aynı olayın sürekli tekrar etmesi gereksiz ayrıntılar beni biraz sıktı. Kitap 150 sayfa olsa daha etkileyici olabilirdi.
Baskı: Zacharius Usta
'Kibir, dedi keşiş misafirlerine, iyilik için yaratılmış bir meleği yok etti. İnsanoğlunun kaderinin tosladığı engeldir o. Bütün kötülüklerin anası olan kibre hiçbir mantıkla karşı konulamaz; çünkü kibirli insan, tabiatı gereği, o mantıklı sözlere kulak tıkar... Dolayısıyla, babanız için dua etmekten başka çare yok!'
Baskı: Canım Aliye, Ruhum Filiz
Son mektubu beni çok üzdü. Kısa süre sonra öldürüldüğünü bilmek bunu bilirken o sözleri okumak. Her mektubun sonundaki o güzel cümleler. 'Milyonlarca defa gözlerinden öperim cici kızım'
Baskı: Kolera Günlerinde Aşk
Nerdeyse klasikler arasında yer alacak kadar ünlü bi kitap kolera günlerinde aşk. Kitap okurken benim için olmazsa olmaz dilidir. Gerçekten edebi yönden harika bir iş çıkarmış marquez. Ama konusuna gelince aynı şeyleri söyleyemeyeceğim. İçindeki erotik anlatım tarzı, cinsel tasvirlerin çokluğu beni zaten irite etmişti. Sanırım yazarın tarzı bu çünkü yüzyıllık yalnızlıkta da bu şekilde bir anlatım tarzı vardı. Ama kitabın sonlarına doğru yaşlı bir adamın 14 yaşındaki bir kızla olan pedofilik ilişkisi beni iğrendirdi. Siz ne düşünüyorsunuz bilmiyorum ama ister edebiyat alanında ister dizi film sektöründe böyle olayların anlatılmasını aşırı yanlış buluyorum amacı ne olursa olsun. Kitapta bu durum öyle yanlış bir şeymiş gibi de anlatılmamış. Kitabın filmi çekilirken bunun iğrençliği farkedilmiş olacak ki kız üniversite öğrencisi şeklinde anlatılmış ama kitapta daha liseye yeni giden 14 yaşında bir kızı kendisi için büyüttüğünden bahsediyor karakter. Benim için bir sayfa da olsa kitabın bütün edebiliğini bitiren bir şey belki sizin için de öyledir. Kitaplarımı almadan önce bir çok siteden okuyucu yorumlarına bakıyorum. Bu konuyla alakalı hiç bir yorum göremedim ben görseydim de almazdım. Günümüzde çıkan herhangi bir kitap olsa arş-ı alaya duyrulurdu ama konu marquez olunca değişiyor sanırım:) neyse kendi bile isteye okuyana bir şey diyemem ama bence özellikle de lise çağındaki çocukların kesinlikle okumaması gereken bir kitap. Ben de kitap yarıda bırakmayı sevmediğim için bitirdim.
Baskı: Hababam Sınıfı
Sonu üzdü ama çok zevk alarak okudum. Başta bir girizgahı olmadığı için hikayeye çok dahil olamıyorsunuz ama sonra ilerledikçe senin benim bizim hababam sınıfı işte sevmemek mümkün mü:)
Baskı: Büyücünün Yeğeni (Narnia Günlükleri #1)
Fantastik sevenlere jk rowling ve tolkienden sonra en iyi gelebilecek kitap diyebilirim:)
Baskı: Harry Potter ve Ölüm Yadigârları (Harry Potter, #7)
Bir çok kişinin aksine benim seride en sevdiğim kitap. Bitmesine üzülsek de en heyecanlı bekleyiş, savaş kayıplar olsa da en mükemmel son. Büyü dünyasına girip de çıkabileni görmedim harry okuyun muggle olarak ölmeyin:)
Baskı: Harry Potter ve Zümrüdüanka Yoldaşlığı (Harry Potter, #5)
Harry potter sadece bir büyücülük dünyası kitabı değildir aynı zamanda çok ciddi sistem eleştirileri olan bir seridir. Basının yanlı olduğunda ne denli tehlikeli olabileceği ve gerçekleri çarpıtmada ne kadar başarılı olabileceği, ırkıçılığın insanlık tarihinde her zaman heryerde (büyücülük dünyasında bile) olduğu ve bunun tehlikeleri, kast sistemine karşı belirgin bir karşıt duruş, siyasetin tehlikeli basamaklarının erdemli kişilerin bile çekineceği yerler olduğu, koltuk sevdasının ne kadar tehlikeli bir şey olduğu, otoritenin kendini haklı göstermek için gerekirse masum insanları bile karalayabileceği hatta hapse atabileceği hatta lince davetiye çıkaracağı gibi vurgulanan bir çok konu var. Ha biz büyücülük dünyasına bayılıyoruz orası ayrı:) ama boşbeleş harry potter okumayanların gördüğü gibi sırf sürükleyici olduğu için okunan bir seri değildir vesselam. Jk rowling bir deha. Bu hayal gücüne hayranım. Her kitapta işlediği ayrıntılar, verdiği mesajlar, kurguladığı dünya muhteşem. Kaç yaşında olursanız olun okunacak bir seri. Ben kocaman kız oldum hala tekrar tekrar okuyorum:) okuyun okutturun potterheadlik kazanacak😂
Baskı: İktidarsızlar
Eleştiri için de olsa, amiyane tabirlerin fazlalığı tamamen eril bi dille yazılmış olması, olayların bayağılığı beni bir kadın olarak irite etti. Onun dışında çerez niyetine okunabilecek akıcı bir kitap.
Baskı: Genç Bir Doktorun Anıları
Doktor bomgarddan tam 100 sene sonra, günümüz türkiyesinde taşrada çalışan yeni mezun bir doktorum. Aynı kaygıları, aynı korkuları, aynı mutlulukları yaşıyor olmak gerçekten çok garip ve eğlenceliydi. 100 sene sonra bile tamamen farklı bir coğrafyada hiçbir şeyin değişmemiş olması cahilliğin sanırım 1000 sene de geçse asla farklı olmadığının bir kanıtı. İlaçlar tedaviler değişmiş ama hastalar hiç değişmemiş:) uslübu, akıcılığı, anlattıklarıyla çok güzel bir kitaptı. Herkes okusun ama özellikle göreve yeni başlayan genç hekimler okusun, yalnız olmadığınızı hissedeceksiniz:)