Sinek Isırıklarının Müellifi
“Cemil’in bütün gün evde ruhsal söküklerle uğraştığını da biliyordu Nazlı. Ev, iplik parçalarıyla, kırpıklarla dolu oluyordu, iki ucu bir araya getirilememiş hatıralarla ve partal fikirlerle. Yaşamak bu küçük evde de eksik kalıyordu; elli dört metrekare içinde Cemil’in yetişemediği, tamamlayamadığı şeyler vardı. Sessizlikler vardı. Hissettiği şeyi tam o anda kimseye söyleyememiş Cemil’in kuytuya köşeye bıraktığı sessizlikler, yutkunmalar ve toz.” Aşk üzerine küçük bir roman. Toplu konutta aşk ama... Edebiyat üzerine küçük bir roman. Edebiyatla hayatın birbirine karıştığı ama... Arkadaşlıklar üzerine bir roman. Hepsi üç kişi ama... Barış Bıçakçı’dan yeni bir kitap. Aması yok. “Ben Barış Bıçakçı’nın metninde... kendine has bir üslup görüyorum. Kısa cümlelerle, fazla derine inmiyormuş gibi gözükerek ince ayrıntılarda kahramanlarını var ediyor. Yalın bir anlatımı var, parlatmıyor, gereksiz cümlelerle şişirmiyor... Kısa, çok kısa bölümler ilk bakışta birbirleriyle ilgisiz gibi görünseler de bir bütünü oluşturuyorlar. Son zamanlarda tek tipleşen, olaya dayalı roman anlayışına karşı kendine has dili, anlatımı, kurgusuyla seçkinleşiyor Barış Bıçakçı.” Metin Celâl
Baskılar1
Bu eserin yayımlanmış baskıları. Bir baskıya tıklayarak yayınevi, ISBN, sayfa sayısı ve basım bilgilerini görebilirsiniz.
Düzenleme Geçmişi
Yükleniyor...
Puanlama
Yorumlar(25)
Vasat bir kitap. Ne çok sürükleyici, ne okuduklarım bana bir şey kattı ne heyecanlandırdı ne üzdü ne sevindirdi öyle dümdüz bi kitap. Okumasanız da olur.
Yani çok beğendim diyemem. Cemil'in takıntılı hali ne oldu, Nazlı onunla daha ne kadar devam edecek, ilerleyen hayatlarında bir aldatma ya da ayrılık olur mu... gibi sorularla bitirdim kitabı. Ama şu açıdan iyiydi, çocukluğumuz bütün hayatımızı etkiliyor. Neye ne kadar tanık olduysak hayatımızı onun üzerine inşa ediyoruz. Bu bakış açısını kazandırması bakımından güzeldi.
Wow...Baris Bicakci"yi nasil daha once kesfetmemisim, ustelik benim gibi 66 dogumlu:) "Mucize,evin bugun yarin olecek ihtiyar kedisi gibidir. Butun gun bir kosede kimildamadan uyur. Uyansin isteriz, ama yazik degil mi, uyusun isteriz." Bunlar kitabin ilk cumleleri ve kitabin sonuna kadar da beni etkileyen onlarca cumleden sadece bir tanesi...Dudaklarimda bir gulumseme ve arada sirada basimi onaylarcasina sallayarak okudum kitabini..
Barış Bıçakçı küçük, kırılgan, naif hayatların yazarı. Bu kitabında da o küçük dünyada kayboluyoruz, boğuluyoruz. Asıl olan kitabın konusu değil; o iç dünyanın, karakterin düşleri, düşünceleri. Bu yüzden Barış Bıçakçı kitabı tekrar tekrar okunabilir. Her okunuşunda da yeniden farklı şekilde içselleştirilebilir. Bu durum biraz durgunluk bırakıyor insanda. Bu kitapta biraz Cemil, çokça Nazlı olmak var benim için.
Barış Bıçakçı'nın aforizma ve denemelerini, hikayesi olmayan karakterlere yamayarak bize aktardığı kitap. Kesinlikle bir roman değil.Tekniğini oldukça acemice buldum.
Her zamanki gibi muhteşem bir Barış Bıçakçı eseri. Sığ bir karşılaştırma yaparsam ki bu tamamen kişiseldir: Bir Süre Yere Paralel Gittikten Sonra'dan daha iyi ama Bizim Büyük Çaresizliğimiz'in etkisine yetişemiyor. Belki de Bizim Büyük Çaresizliğimiz konu olarak daha etkileyici geliyor bana, bilmiyorum. Anlatım zenginliği bakımından kallavi.
Barış Bıçakçı kesinlikle kalemi kuvvetli biri. Kısa cümlelerle, kısa bölümlerle insanı yormayan çabucak okunan bir tarzı var. Bu kitabında da birçok albümden, kitaptan, şarkıdan, şiirden ve hatta ressamlardan bahsetmiş. Bunları araştırmak kaçınılmaz bir genel kültür demek. Konusu ne olursa olsun bir şekilde beğenilecek hale getirdiği için başarılı bir yazarımız ama benim için bir ''ama''sı var. O da edebi edebi konuşurken aniden cinselliğe geçmesi. Hele bir de o kadınların ya da erkeklerin mahrem yerlerini ifade edişi, beni çileden çıkardı. Edebiyatla edepsizliği karıştırdığı bir dili olduğu için bir daha Bıçakçı okumayı düşünmüyorum. Ama birçok kişinin beğeneceğini rahatlıkla söyleyebilirim.
okuması keyifli ama fazlası yok. türk edebiyatı candır.











