
Puanlar ve değerlendirmeler
Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.
Baskı: Benim Adım Kırmızı
Kitabın ortalarına doğru sıkılmış, bunalmış, isyan etmiş ve iyi bir romanın bu kadar ağır mı yoksa akıcı mı olması gerektiğini sorgulamıştım. Şimdi düşüncelerim daha farklı. Neden her biten kitabın ardından çocuğunu kaybetmiş bir anne gibi yas tutuyorum, bilmiyorum. Ama hüzünlüyüm. Hele de bu roman nedeniyle çok hüzünlüyüm. Yıllarına nakşa veren ama batıdan gelen usullerle önemlerini yitiren her bir nakkaş için üzüldüm. Biz onlara benzedikçe sevinç ve hırsla gülümseyen her bir Avrupalıya öfkelendim. Değişen her bir padişahla değişen dengelerde kimi sanatların tarihe gömülmelerine kızdım. İçimdeki hüznü nasıl anlatacağımı, ne diyerek "bizden" olan nakşa ağıt yakacağımı bilmediğim için sizleri direk bu kitaba yönlendiriyorum. Orhan Pamuk'un gerekeni yaptığına inanıyorum çünkü. Karakterlerin her birinden ayrıca nefret ettim. Ve iyi ki insanların akıllarından geçenleri bilmiyoruz, dedim. Bir kez daha anladım ki kusursuz ve çıkarını düşünmeyen bir insan yok. Allah bilir ben kendimden neleri saklıyorum da haberim yok. Doydum. Edebi anlamda doyurdu beni roman. Ama tekrar soruyorum: Bir kitabın iyi olması için bu kadar ağır mı olması gerekir? Belki de sorgulamam gereken şey "iyi" kavramıdır. Ama yazarın yeteneğine, harcadığı emeği ve yaptığı araştırmaya laf yok. Bu konuda çok başarılıydı, çok.
Baskı: Şah ve Sultan
Kitabın sonlarında boğazım düğümlendi, gözlerim doldu. Ölüm daima içimi kanatır. Edebi değeri olan bir yapıttı. Beğendim ve yaşananlara çok üzüldüm. Savaş ve kavgaların bir gün dünyadan silinip gitmesi dileğiyle...
Baskı: Grinin Elli Tonu (Fifty Shades, #1)
Adamımız başlarda beni mest etti. Kızımız biraz salak ve sakar -nedense bana Bella'yı hatırlattı.-. İlk sayfalarda erotik içerik çok da sıkmıyor ve dile gelmeyen aşkı görüyorsunuz. Ama sonralarda böyle sahneler sıkmaya başlıyor. Yine başlarda adamımız "benden uzak durmalısın" dediğinde güldüm çünkü kızın peşinden ayrılmayan Bay Grey'in ta kendisiydi -bir alacakaranlık repliği daha-. Kitap basit, fazla erotik ama merak uyandırıcı ve sürükleyici. Adamımızın hobileri arasında helikopterle uçmanın olduğunu söylemek isterim. İkinci kitabı okuyup okumamak konusunda da kararsızım.
Baskı: Aşkın Meali 1 Yusuf ile Züleyha
Fazla süslü bir dili vardı ve olayları karışık anlattığı kanaatindeyim.
Baskı: Gözlerini Sımsıkı Kapat (Dave Gurney, #2)
Kitabı uzun bir sürede okumak zorunda kaldım. Bence iyiydi. Katil gerçekten beklenmedik, olaylar gerçekten karmaşık, dedektif gerçekten zekiydi. Tavsiyemdir.
Baskı: Sessiz Çığlık (Detective D. D. Warren, #3)
Büyük ve ölümcül sır bu muydu? Yapma!
Baskı: Kurban
İyiydi. Gerçekten iyiydi. Bir kadın yazardan, hem de birinci tekil şahısla yazan bir yazardan böyle bir roman beklemezdim doğrusu. Şiddetle tavsiyemdir.
Baskı: Taht Oyunları (Buz ve Ateşin Şarkısı, #1)
Çok çok çok çok çok iyiydi. Bittiğinde tüylerim diken dikendi. Hayatımda böyle bir şey okumadım. Karakterler çok gerçekçiydi. Kimilerinden -çoğundan- nefret ettim. Bazen o zamanda yaşamak istedim, bazen de "iyi ki buradayım" dedim. Sansa salak, Arya asi, Eddard onurluydu. 1 puanı da kıskançlığımdan kırdım. -.-
Baskı: Arkadaşlar Arasında (Bir Genç Kızın Gizli Defteri, #2)
Baskı: Siyah Süt
Elif Şafak'la tanışmamı sağlayan kitaptır. Ne çok iyidir, ne de çok kötüdür gözümde.
Baskı: Vampir Akademisi (Vampir Akademisi, #1)
Kitap genelinde güzeldi. Sıkıcı değildi ama kitapta bir sonraki bölümü geçerken "Acaba ne olacak lan?" ya da "Elimden bırakamayacağım galiba!" gibi sözler söylemedim içimden. Rose'u sevdim. Aslında bu çok şaşırtıcı ama onu sevdim. Genellikle kaltak karakterleri sevmem. Rose'un Lissa'yı korumasına hayran kaldım. Keşke öyle bir dostum olsaydı. Fırsatınız varsa okuyun derim ben. :)