Puanlar ve değerlendirmeler
Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.
Baskı: Bin Muhteşem Güneş
Bazı insanlar şanslı doğar;bazıları şanssız.. Eğer Meryem gibi şanssız bir çocuk olarak doğduysanız şanssız bir kadın olarak ölmektir kaderiniz..
Baskı: Konstantiniyye Oteli
Bir Livaneli klasiği.. Oldukça başarılı, kurgunun güzelliği yanında eğitici bilgilendirici.. güncel olaylara yapılan göndermeler hoşuma gitti. Biz okurken aa bu olaydan bahsediyor dedik ama belki 15 yıl sonra okuyan biri "Hadi ya o kadar da değil bunlar hayal ürünü diyecektir" örneğin; Sivas ve Maraş olayları, Ozgecan vakası veya ISID... OKunmaya değer..
Baskı: Cupcake Dükkanının Sırrı
Bir ilk roman için oldukça başarılı aslında. İki baş karakterin ağzından bazen aynı olayı bazen olayın öncesini ve sonrasını okuyabiliyorsunuz. Yazım hataları çok fazla göze çarpıyordu ama buna rağmen okunabilir.
Baskı: Yolum Aşka Düştü (Sancaktarlar Serisi #3)
Kurgu yine süperdi nasıl başladım nasıl bitirdim anlamadım ve sonunda yine yok artık dedim. Güzeldi. Bakalım sırada despot abi Mehmet mi var yoksa iskolik Serra mı ☺
Baskı: Küçük Prens
ılk başlarda çok çocuk kitabı gibi gelip sıkılsam da 45-50 sayfadan sonra sardı bayağı.. Küçük Prens'in zaman zaman çok saf ama çoğunlukla dahiyane soruları, konuşmaları etkileyiciydi.. Tespitler doğru, günümüze yakındı.. Kayna kitaplarına ait bir baskıydı okuduğum ve sonunda kitaba dair 10ar soruluk 3 ayrı test hazırlanmıştı.. Beğendim..
Baskı: Handan
Evet Ayşe Kulin'in yeri bende özel, evet diline bayılıyorum, ve evet elime aldığım kitabı bir haftayı görmüyor. Handan'ı ilk başta ayrı düşünmüştüm ama meğerse seri devam ediyormuş ve şimdi ister istemez Hakan ile Derya'yı ve David ile Handan'ı merak ediyor insan.. Gezi süreci çokça yer kaplıyordu, olmasa da olurdu pekala ama yine de kitap kötüydü deyip de haksızlık edemem ):
Baskı: Agatha'nın Anahtarı
Polisiye seviyorsanız ve arka sokakların tekrar bölümlerini izlemekten sıkıldıysanız kitap tam size göre. Bazı hikayelerin kurgularına bayıldım tek sorun girişin ve gelişmenin güzel, uzun ve akıcı olması fakat sonucun çok oldu bitkiye getirilmiş olması.
Baskı: Diriliş (Rizzoli & Isles, #11)
Bir Tess Gerritsen klasiği.. Rizzoli & Isles bu kez Afrika'nın yaban hayatının içine sokuyor sizi.. Yine bir solukta okunacak ve yine sonunda 'Oha' dedirtecek cinsten.. Bazı yerlerde aynı şeyleri farklı ağızlardan tekrar takrar yazmış ama olayın özü de bu herhalde.. Sonsözde de dediği gibi 'Macera devam etsin'
Baskı: Bir Gün
Bir gün.. Bir günde bitecek kadar kısa, bir ömrü hatta birden çok ömrü anlatacak kadar uzun... Türk - Kürt kavgasını - kardeşliğini sıcacık anlatmış Ayşe Kulin... Tavsiye edilesi bir kitap..
Baskı: Sona Kalan (Rizzoli & Isles, #10)
Tadı damağımda kaldı :(
Baskı: Buz Gibi Soğuk (Rizzoli & Isles, #8)
Serinin sekizinci kitabı... Bu sefer olmamış sanki. Akıcılık tamam, merak tamam ama gerilim yok, rüyalarıma girmedi mesela.. Yine de rizzoli&isles serisi vazgeçemediklerimden. Sırada sessiz kız var :)
Baskı: Ruh Koleksiyoncusu (Rizzoli & Isles, #7)
Yine beğendim ama bazı bölümlerde ikiz bedenlerin tekrarı gibi düşünmeden edemedim. Az gerilimliydi/ rüyalarıma girmedi bu sefer ma konunun orjinalliği ve şaşırtan finaliyle güzeldi.
Baskı: Son Ada
Kesinlikle bir başucu kitabı... Kitabın başındaki Yaşar Kemal eleştirisine ve sonundaki Livaneli söyleşisine bayıldım. Livanelinin her kitabında farklı bir tarz okumaksa beni oldukça mutlu ediyor.. Bir bebekten nasıl katil yaratılıyor, cennet nasıl cehenneme dönüşüyor ve insanlar geçmişlerini nasıl kolaylıkla unutabiliyor çok açık ve net anlatmış.. bir de her ne olursa kazananların direnenler olacağını...
Baskı: Pembe ve Yusuf
Hayat devam ediyor tarzında sıradan bir.hikaye ama bizden bir hikaye olduğundan sanırım au gibi akıyor. 170li sayfalara kadar ana karakterlerden ses seda olmasa da sıkılmadan, içine girerek ve merak ederek okuyor insan.
Baskı: Muz Sesleri
35 gün sürer mi bir kitap. Sırf Ece yani yarım bırakılmaz düşüncesiyle kendimi sıka sıka, zorlaya zorlaya okudum ve anladım ki Orta Doğu bana uzak.
Baskı: Sıfır Noktasındaki Kadın
Edebi bir haz beklemekse amacınız okuduğunuzda buna sahip olamayacaksınız ama şu var ki evet neval el seddavi gerçek bir feminist. Okurken zaman zaman midem bulandı, kızdım, takdir ettim. Hani Hrant cinayeti için diyorlar ya 'bir çocuktan bir katil yarattınız' diye. Tam da Firdevs için söylenmiş bence.
Baskı: Doğu'nun Limanları
Önce neden Amin Maalouf okumak için bu kadar geç kaldığımı sorguladım, sonra kitabın kurmaca mı gerçek bir hikaye mi olduğunu. En sonunda ise bir insanın bir insanı ne kadar bekleyebileceğini.. Kesinlikle atlanmaması gerekiyor...
Baskı: Şarkısı Beyaz
Üniversiteyi yeni bitirdiğim yollarda çok dengeli davranmadığım bir süreçte kendini siyasete adamış ve gönlünü bana kaptırmış bir tanıdığım önermişti, hatta önermekle kalmayıp ödünç vermişti. Bizi anlatıyor demişti şimdi ikinci kez okuduğumda aslında çoğumuzu anlattığını fark ettim. Otobiyografik öğeler içermesi ve yazarın biyografisiyle karşılaştırınca acaba kendi hayatı mı diye düşünmeden edemiyor insan. Bir solukta okunacak bir 'çok roman'.
Baskı: Mefisto Kulübü (Rizzoli & Isles, #6)
bu sefer korktum.. okumaya niyetliyseniz uykusuz gecelere ve kabuslara hazır olun derim..
Baskı: Siliniş (Rizzoli & Isles, #5)
heyecanlıydı.. tıbbi gerilim yazarken bir yandan da sosyolojik olaylara, toplumsal sorunlara değinebilir tess. seri cinayetler, katiller yoktu evet ama okunmaya değer bir hikaye vardı ortada.. beğendim altıncı kitapla yola devam..
Baskı: Şizofren (Jan Forstner, #1)
İlk başlarda çok sıkıldım bir Oyun baz değildi benim için. Bir çok olay var ama birbiriyle bağıntısını kuramadım. ama 150 sayfa kadar okuduktan sonra kendinizi bir bulmacanın içinde buluyorsunuz. OyunBazı önce okumamdan kaynaklı çıkarımlar yapıyordum ama sonunu hiç tahmin edemedim. Bu tarzı sevenler için etkili, sürükleyici ve oldukça gerilimli :) Rüyama girmezse iyidir :)