pazartesi
@pazartesi

Puanlar ve değerlendirmeler

Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.

Baskı: Psikiyatrinin Pek de Gizli Olmayan Kara Kitabı

Sade bir dille, derli toplu bilgiler verilmiş. Beynin yapısı, işleyişi, ayrıca psikiyatrinin yakın tarihte yeniden şekillenmesi vs..

İnsan Olmak
7/1029.05.2017

Baskı: İnsan Olmak

Biraz yüzeysel kalmış, daha çok derleme havasında. Zaten psikoloji alanında isim yapmış kişilerden esinlendiğini kendi de belirtiyor.Bazı kısımlarda cinsiyetçi söylemler var, çok keskin değil ama var.

Sanat Dünyaları
10/1017.03.2017

Baskı: Sanat Dünyaları

Becker, sanat eserini yapan şeyin aslında kolektif emek olduğunu farketmemizi sağlıyor. Hiçbir şeyin bir anda olmadığını, her şeyin aşamalar halinde olduğunu. Yani önce bir adım, sonra başka bir adım, sonra bir başkası derken bunun sürekli devam ettiğini belirten süreç prensibi. Kültürel Üretim Alanı ve iktidar mücadelesi söylemini kanıksadık zaten.. Bir de böyle farklı açılardan bakmak ferahlatıcı bir etki yapıyor. Sevdim bu kitabı.

İyi Hissetmek
9/1019.12.2016

Baskı: İyi Hissetmek

Detaylıca açıklanmış, güzel bir sistem. Okulda öğretilen bilişsel psikoloji kuramları çok yetersiz ve keyifsiz. Bu kitap, o iş öyle değilmiş dedirtti. Konu hakkında daha çok okumak için merak uyandırdı bende..

Hayat Olduğu Gibi
7/1009.11.2016

Baskı: Hayat Olduğu Gibi

Güzel yazılmış hikayeler var, bazıları ise pembe dizi seviyesinde. Sanki iki ayrı yazar var, neyse gene de okuduğuma memnunum. Ayrıca dili eski Türkçe, yeniden basmışlar madem güncellenebilirdi..

Baskı: Alis Harikalar Diyarında Çizgi Roman

İllüstrasyonlar güzel, hikaye için aynı şeyi söyleyemem.

Baskı: Cinsel Şiddeti Anlamak

Psikopatolojik model tecavüzü, tek tek bireylerin yaşadığı, kendine özgü bir dizi sorun olarak görme eğilimindedir. Bu ise,' karmaşık bir toplumsal sorunun sebebinin ve çaresinin bireyde aranmasına ve tecavüz olayının içinde yer aldığı kültürel ve yapısal bağlamın gözardı edilmesine yol açmaktadır. Bireyci açıklamaların belirgin etkisi, soruna hiçbir zaman bireysel saldırganın ötesine gitmeyen bir yaklaşım getirmesinde görülür. Cinsel şiddet içeren davranışın birkaç "hasta" erkekle sınırlı olduğu varsayıldığında, çare, sorun yaratan bu birkaç bireyi "tedavi etmek" üzere, ilaçlarda, ameliyatta, şok terapisinde ya da psikoterapide aranacaktır. Kadınlar ise, "kendi sorunlarına", bu "bir avuç akıl hastasından" uzak durmakla çare bulabileceklerdir. Görüldüğü gibi, tecavüze ilişkin psikopatolojik model, toplumda kadınlara karşı cinsel şiddeti harekete geçirmiş olabilecek unsurları inceleme ve değiştirme gereğini ortadan kaldırmaktadır. Sorumluluğun bu şekilde tanımlanmasının bir sonucu da, erkeklerin tecavüzle kendi sorunları olarak yüzleşmekten kurtarılmalarıdır. Mesele tecavüz eden üç beş erkeğin zaafından ibaretse ya da asıl suçlular kadınların kendileriyse, o zaman erkekler neden tecavüzle ilgilensinler ki! Statü ve iktidarın erkeklere ait olduğu bir toplumda bu ideoloji hiç de şaşırtıcı değildir. Buna ek olarak, psikopatolojik model, kadınların bazı toplumlarda neden sadece erkeklerin yakalandıktan bir "hastalığın" hedefi olduklarını açıklamamaktadır. Weis. Ve Borges (1973) toplumsallaşmanın kadınları "meşru" kurbanlar, erkekleri de potansiyel saldırganlar olmaya hazırladığına dikkat çekmektedirler. Kadınlar tecavüzden ve yabancıların saldırısına uğramaktan korktukları için yaşam biçimlerini buna göre düzenliyorlar. Dolayısıyla Warr'un belirttiği gibi, tecavüzün toplumsal sonuçları doğrudan tecavüz kurbanı olmuş kadınlarla sınırlı değildir.. Gerçekte tecavüz korkusu kadınların yaşam biçimini, suç korkusunun erkeklerin yaşamlarım kısıtladığından çok daha köklü biçimde kısıtlamaktadır, örneğin Warr’un araştırmasına katılan erkeklerden pek azı suç riski nedeniyle yaşam biçimini değiştirdiğini söylemiştir. Gerçekte bu araştırma, cinsel şiddet içeren toplumlarda tecavüzün kadınlar üzerinde son derece etkili bir toplumsal denetim işlevi gördüğünü ve feministlerin ileri sürdükleri gibi, şiddete başvursun ya da başvurmasın bütün erkeklerin yararına sonuçlar doğurduğunu göstermektedir. Tecavüzcü, tarihsel olarak kadına tanınmış tek güç kaynağı olan bedeni üzerinde mutlak bir denetim kurmaktadır.

Panzehir
1/1012.06.2016

Baskı: Panzehir

kötü

Amak-ı Hayal
10/1003.01.2016

Baskı: Amak-ı Hayal

Bol miktarda alegori içerir, aman dikkat. Alt metinleriyle birlikte değerlendirilmesi gerekli. Çok beğendim.

Berenice
4/1002.01.2016

Baskı: Berenice

Kötü bir seçim..

Yerma
10/1027.12.2015

Baskı: Yerma

İlhan Berk çevirisi okuduğum için şanslıyım, ve elbette Lorca bir büyücü.. Bir ninni ile başlayıp yine ninni ile bitiyor oyun.

Middlesex
7/1008.12.2015

Baskı: Middlesex

Akıcı bir kitap ama maalesef biraz sığ olduğunu düşünüyorum. Savaş denen cehenneme serinkanlı bir bakış açısı getirmiş bu da iyi yanı..

Beş Şehir
10/1007.12.2015

Baskı: Beş Şehir

Konya şehri öyle derin bir sevgiyle anlatılmış ki hayran oldum, kitabın o bölümünü tekrar okumak niyetindeyim ..

Teneke Trampet
10/1010.08.2015

Baskı: Teneke Trampet

Marquez severim, Grass onun da ustası. Ve Kamuran Şipal müthiş bir çevirmen bence, o bir kahraman.

Manet
8/1019.07.2015

Baskı: Manet

Baskı kalitesi düşük.

Monet
8/1018.07.2015

Baskı: Monet

Bu serinin sade anlatımı çok hoş. Keşke baskı kalitesi iyileştirilse..

Baskı: Rodin / Heykel ve Çizimler

Fotoğraflar beklediğimden daha iyi, güzel bir baskı. Ama tekrar bilgiler çok fazla, biraz daha özenli yazılabilirmiş.

Renoir
8/1010.07.2015

Baskı: Renoir

Baskı kalitesi vasat, renk kayıpları fazla, kısacası görsel bir şölen sunmuyor. Yine de güzel bilgiler veriyor ve anlatım dili hoş.

Ruh ve Mana
10/1008.07.2015

Baskı: Ruh ve Mana

"İnsan Ruhu, Hürriyet, Transsandans, Varlık ve Tanrı İdesi Üzerine Kritik Bir Reflexion" Tekrar basılması lazım, müthiş bir eser!

Faust
10/1006.07.2015

Baskı: Faust

Güvenebilirsiniz; Kime hürmet ediyorsanız, Onu göreceksiniz.

Baskı: Eleştiri / Toplum Üzerine Yazılar

Çevirmen Yılmaz Öner kitabın sonuna kendi açıklamalarını da eklemiş, 30 sayfa.. Bu kısmı okumadan geçmeyin, kitapla alakasız gibi başlıyor ama müthiş şekilde bağlıyor Yılmaz Öner. Ben kendisinin yazdığı kitapları merak ettim, okumak niyetindeyim.

Anayurt Oteli
10/1002.06.2015

Baskı: Anayurt Oteli

Atılgan'ın en başarılı eseri bence, karakterler son derece gerçek.

Aylak Adam
9/1002.06.2015

Baskı: Aylak Adam

c. karakteri tam olgunlaşmadan kozadan çıkmış gibi. fakat sade anlatımını sevdim kitabın.

ÖncekiSayfa 1 / 3Sonraki