kitapkolikkafasi
Okur profili

kitapkolikkafasi

Kitap kurdu, filmlere ve müziklere aşık, çocuklara bayılan, ailesine düşkün ve mucizelere inanan bir maden mühendisi adayı.

Puanları ve değerlendirmeleri

Tümünü gör
HEY - Huysuz, Ergen, Yalancı

HEY - Huysuz, Ergen, Yalancı

HEY - Huysuz, Ergen, Yalancı

10/10

Bu yazarın okuduğum ilk kitabı ve açıkçası bence türüne göre gayet iyi bir kitap. Canım sıkkın olduğunda değer verdiğim gerçekten merak ettiğim kitaplar yerine böyle okuması kolay olan kitapları tercih ediyorum ve bu kitapta gayet iyi bir şekilde kafamı dağıtmamı sağlamıştı. Ailesel problemleri olan Sonny'nin en yakın arkadaşı ve ilk aşkı ile yaşadıklarını anlatan güzel bir gençlik kitabı. Satın almadım ve açıkçası almanıza gerek olduğunu da düşünmüyorum fakat benim gibi pdf kitapları seviyorsanız bir bakabilirsiniz.

06.07.2017

Daha

Daha

Daha

10/10

" İki duvarı doğum, iki duvarı ölüm olan bir hapishaneye mahkum olan insan! " Gaza... Evet ben bu kitabı 650 günde zor bitirdim. Daha benim okuduğum ilk Hakan Günday kitabıydı aslında fakat son biteni oldu. Yeraltı edebiyatının sayılı isimlerinden sayılan Hakan Günday öyle gerçekçi öyle yaşatırcasına anlatıyor ki etkisinde kalmamak mümkün değil. Önce Cuma ölmüştü sanırım sonrası ise Gaza iyice alışmıştı insan kaçakçılığına ve artık bu onun gözünde bir deneye dönüşmüştü. Toplumsal deneyler yaptığı bu insanlarla bir çok şeyi yaşadı. 10 yaşındaydı tecavüze uğradığında ve ben orada nefessiz kalmıştım. Bu benim kitabı ilk bırakışım olmuştu. Sonra neredeyse bir sene hiç okumamıştım. Tekrar okumaya başladığımda ise elbet sonu güzeldir devam etmeliyim diye almıştım. Oysa ben daha çok azını okumuşum. 14 yaşında ilk tecavüzünü etti Gaza. Artık iyice pişmişti. İnsan öldürmek, insan gömmek, her şey dahildi hayatına. Bu kitap sağlam bir psikolojiyi bile bozabilir. Bu kitap apolitik bir insanı bile düşündürür. Açıkçası 650 günde zor biten bir kitap olmasına rağmen hayran kaldım. Dünyanın gerçeklerini öyle güzel yüzünüze vuruyor ki yazar insan insanlığından utanıyor. Bol aforizmalı çokça düşündüren bu kitabı bence reşit olmayan bir genç okumamalı ve fakat herkes okumalı. :) " Dünyadan saklandığım yer, dünyaya yakalanmak için en uygun yerdi! "

06.07.2017

The Reptile Room

The Reptile Room

The Reptile Room

10/10

Bu kitap serinin ikinci kitabı olduğu için eğer ilk kitabı okumadıysanız bu yorumla zaman kaybetmemenizi öneririm. :) Allahım bu kitapta gerçekten mutlu son olmasını umutsuzca umdum. Dr. Montgomery kesinlikle hayatımda gördüğüm en tatlı insandı. Kitap boyunca umutsuzca umutlanarak çocukların hep burada yaşamasını istedim. Tabi Stephano hariç.Tabi bu kitabın bir seri olduğu gerçeğini düşünürsek mutlu son için ikinci kitaba inanmak çok saçmaydı. Sıradaki kitapta bakalım ne gibi talihsizlerle savaşacağız :)

06.07.2017

Kötü Günler Başlarken / Talihsiz Serüvenler #1

Kötü Günler Başlarken / Talihsiz Serüvenler #1

Kötü Günler Başlarken / Talihsiz Serüvenler #1

10/10

Öncelikle bir çocuk kitabı olduğunu ve "son derece sevimsiz" olarak nitelendirilen mutsuz sonlu bir kitap olduğunu unutmamak gerekiyor. Bu kitabı sevmek istiyorsanız mutlu son aramamalısınız. Hikayemizde öksüzler olarak bileceğimiz üç kardeşin başlarına gelen talihsizlikle olan savaşlarını görüyoruz. Şahsen ben bu kitabı ilk önce türkçe okumuştum ve serinin devamını almayı düşünürken internette ingilizce pdflerini buldum. Ilk kitaptan başladım okumaya fakat çocuk kitabı olduğu için çok basit bir ingilizce. Eğer çocuğunuz okuduğu kitaplarda dünyanın toz pembe olduğunu düşünüyorsa bu kitabı okumasını sağlayabilirsiniz. Çocuklar için geliştirici olabileceğini düşünüyorum.

06.07.2017

Piç

Piç

Piç

10/10

"İnsan kendini öğrendi." "Sonra başını kaldırdı ve diğer insanlara baktı." "Evet." "İnsan paradan önce harcamayı öğrendi." "Sonra harcayacağı bir şey kalmadı ve diğer insanlara baktı." "Evet." "Diğerleri ne yapıyorsa o da aynısını yapmaya başladı." "Yani kendini harcadı." "Evet." "Ve insanın başına kendisinin getirdiği en büyük felaket olan..." "Heba..." "Dönemi başladı." - Sayfa 89 Hakan Günday bu kitapta düşünce tarzını tamamen yansıtmış. İçindeki karanlığı Hakan, Barbaros, Cenk ve Afgan ile "piç" kelimesi üzerinden sorgulayarak bol göndermeli harika bir kitap yazmış. Bu kitapta bir de bolca şarkı ismi görüyoruz ve ben ilk boşluğumda dinlemeyi düşünüyorum bu parçaları eminim güzel çıkacaklardır. Okuyacaksanız size tavsiyem konudan sıkılsanız dahi atlamayın çünkü her an bomba bir söz bomba bir düşünce tarzı çıkabiliyor ortaya. Son olarak tavsiyem Hakan Günday kitaplarının lise üçüncü sınıftan itibaren okunması. Böylesi karanlık fikirler içeren kitapların çocuk yaşta okunmasını çok doğru bulmuyorum.

06.07.2017

Korkuyu Beklerken

Korkuyu Beklerken

Korkuyu Beklerken

10/10

"Ülkeme ve insanlarına kızmaya başladım: Kimsenin doğru dürüst okuduğu yoktu. Doğru dürüst hissetmesini bile beceremiyorlardı. Bu yüzden insan, duyduğu şeyleri söyleyen insanların kültürüne güvenemiyordu. Belki bu zavallılığın, bu yarım yamalaklığın, bu gülünç durumun bile bir aslı, gerçek bir biçimi vardı." -Sayfa 62 Altı hikaye ve iki mektuptan oluşan bu kitapta Oğuz Atay kendisini, babasını ve yer yer halkı bir ayna görevi görerek bizlere yansıtıyor. Bu kitapta benim en sevdiğim hikaye ismini eğer yanlış hatırlamıyorsam "Korkuyu Beklerken" oldu. İnsanın toplumdan nasıl soyutlandığı, nasıl yalnızlaştığını öyle güzel anlatmış ki bu kitabında gerçekten herkesin okuyup kendinden bir şeyler bulabileceği harika bir kitap olmuş.

06.07.2017

Az

Az

Az

10/10

"Eğer bu dünyada bir yerlerde, insanlar çocukları bombalıyorsa, bunu bilmeye gerek yoktu. O dünya zaten yanmış çocuk eti kokardı. eğer bir yerlerde, başka çocuklar açlıktan geberip gidiyorsa, bunu bilmeye gerek yoktu. O dünyanın zaten açlıktan nefesi kokardı." Bu ve bunun gibi onlarca vuran paragraf barındıran bu kitabı mutlaka okumalısınız. Hakan Günday kesinlikle okunmaya değen bir yazar. 360 sayfa 360 saniye gibi bir anda akıp geçiyor. İnsanın hayatından 80 yılı böyle güzel anlatan başka kitap çok seyrek okumuşumdur. Hayatın gerçeklerini öyle güzel yansıtıyor ki yazar kitapta 'yok artık, bu da olmaz' diyebileceğiniz hiç bir bölüm yok. Özellikle sonunu çok sevdim ben. "Çünkü Oğuz Atay'ı da okudum. Seni de tanıdım... Diyebilirsin ki bir insanı fotoğraflarından ve hakkındaki haberlerden ne kadar tanıyabilirsin? Haklısın belki de çok az... O zaman şöyle demeliyim... Seni az tanıyorum... Az... Sen de fark ettin mi? Az dediğin küçük bir kelime. Sadece A ve Z. Sadece 2 harf. Ama aralarında koca bir alfabe var. O alfabeyle yazılmış onbinlerce kelime ve yüzbinlerce cümle var. Sana söylemek isteyip de yazamadığım sözler bile o iki harfin arasında. Biri Başlangıç, diğeri son. Ama sanki birbirleri için yaratılmışlar. Yan yana gelip de birlikte okunmak için. Aralarındaki her harfi teker teker aşıp birbirlerine kavuşmuş gibiler. Senin ve benim gibi. Bu yüzden, belki de, az çoktan fazladır. Belki de az, hayat ve ölüm kadardır! Belki de, seni az tanıyorumi demek, seni kendimden çok biliyorum demektir. Bilmesem de öğrenmek için her şeyi yaparım demektir. Belki de az her şey demektir. Ve Belki de benim sana söyleyebileceğim tek şeydir."

06.07.2017

En çok ilgilendiği etiketler

Tümü

Son aktiviteler

K
kitapkolikkafasitakibe aldı
09.10.2017
K
kitapkolikkafasitakibe aldı
25.08.2017
K
kitapkolikkafasitakibe aldı
10.07.2017
K
kitapkolikkafasitakibe aldı
09.07.2017
K
kitapkolikkafasikitap fotoğrafını değiştirdi
07.07.2017

Kitaplığından

Tümünü gör
Henüz içerik yok.

Testleri ve çözdükleri

Tümünü gör
Henüz içerik yok.