gunay1
@gunay1

Puanlar ve değerlendirmeler

Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.

Baskı: Don Kişot Nasıl Yapıldı

Bu kitapta Don Kişot'u incelerken esas aldığı kitabın aslında Binbir Gece Masalları olduğunu belirtir. Don Kişot, Avrupanın en çok okuduğu kitaplardan biridir. Yazarının etkilendiği kitabın bir benzerini sunmaya çalışırken bir çok hikayenin birleştirilebilmesi için seyehat eden bir kahramanın oluşturulması iyi fikirdir. Avrupalılar, Doğudan etkilenerek kendi kültürlerine özgün çevirdikleri tek kitap değildir; Don Kişot. Robinson Crusoe da İbn-i Tufeyl'in eseri Hay bin Yakzan' dan esilenmiştir. Nedense Batlılar, Doğuyu küçümser ama onların eserlerini taklid ederek kendi kültürlerine uyarlamasına ne demeli? Bu eserde Cervantes'in kendi dönemindeki şövalyelikle ilgili kitapların etkisini kırmak için Don Kişot' u yazdığını belirtir. Bu tür kitapları okuyarak aklını yitiren kişinin şövalye olarak seyehat esnasında yaşadığı maceraları hikaye ederek içine düşecekleri komik durumları anlatır. Hakikatten o dönemde çok okunan şövalye kitapları Don Kişot' un okunmasıyla satışları çok düşer.

Değerlendirmeyi gör →
Saint Simon
7/1003.04.2025

Baskı: Saint Simon

Cemil Meriç gibi bir düşünce adamının Saint-Simon'u bir Sosyalist peygamber olarak görmesi beni üzdü. Sanki İslamdan bi haber imiş gibi onu kutsal görmesi oldukça cehl bir davranış. Auguste Comte ne demeli. Saint-Simon'u harika bir adam, bir dahi olarak görerek herşeyi ondan öğrendim derken sırf gerçekleşmeyen bir çıkarı yüzünden ondan hiçbir şey öğrenmedim diye inkar etmesi onları çok basit insanlar düzeyine indirmez mi? Saint bile; endüstri ile insanları mutlu edeceğini inanırken dini istismar edildiğinde eksik kaldığını anladı da bizim insanlar anlayamadı. Her mutluluğu metaryalizmde aradı. Kitap, Saint'in nasıl bir sosyolog olduğunu anlatıyor ve Batı'nın düşüncesine göre ilk sosyolog olduğunu ilan ediveriyor. Burada Batı'nın hep İslama kör kaldığının bir ispatı olduğunun kanıtı olarak görüyorum. Cemil Meriç, Saint'i ilk sosyolog olarak gördüğü halde neden Hint'te yıllarca Doğuyu keşfe çıktı? İbn Haldun'u görmezden mi gelindi? Bunun gibi acayip sorular kafamda belirdi. Cevap aramaya devam; o zaman okumaya da devam.

Değerlendirmeyi gör →
Hyunam-Dong Kitabevi
10/1023.03.2025

Baskı: Hyunam-Dong Kitabevi

Kore'deki performansa dayalı iş hayatından bıkan insanların iş edinirken sevdiği mesleği mi yoksa işinde iyi olduğu mesleği mi seçmeli sorusuna yanıt arayan bir kitap hissini verdi. Önceki işini bırakarak, kitap okumayı sevdiği için kitapevi açan bir kadının hayattaki anlam arayışını konu ediniyor. Kitapevini açtıktan sonra; kendi deyimi ile "işini sağlama almak" amacıyla bir çok arayışa giriyor. Başlangıçta barista tutup müşterilerinin rahat hissedebileceği bir ortam oluşturması; kitap aralarına küçük notlar iliştirmesi ve bunları bloglarda paylaşması gibi çabaları daha büyük gelişmelere sürüklüyor. Kitap klüplerini kurup ayda bir toplanmaları ve herkesin okuduğu bir kitabın enine boyuna inceleyip konuşmaları ne büyük bir kültür atılımı. Keşke bizim ülkemizde de böyle bir atılım olsa. Beni en çok etkileyen bir konu oldu bu düşünce. Kitabın dili oldukça akıcı. Tanıdık çevrenin ve dinginliğin verdiği bir güven ile ilerleyen hayat akışı oldukça basit olmasına rağmen sonra ne olacak merağı ile kitap kendini okutturuyor. Herkese tavsiye ederim. Bu arada unuttum. Benim gibi kahve alışkanlığınız yok ise dikkat edin bundan sonra kitap okur iken kahve içme alışkanlığı edinebilirsiniz :). İyi okumalar.

Değerlendirmeyi gör →

Baskı: Sosyoloji Notları ve Konferansları

Sosyoloji üzerine pek bir fikrim yok idi. Bu kitapta günümüze kadar gelen batılılaşmanın ne demek olduğu hakkında bir bilgi birikimim oldu. Batı'nın Doğu'yu görmezden gelmesini ve sömürmesini üstelik bunu insanın sosyalleşmesinin süreci olarak görmelerini sindiremedim. Batının kendi içersinde çeşitli izmler içersinde sislere bürünmesini izledim sanki. İslam'ın kendini koruyamamasının teknik olarak zayıf kalmasına bağladım. Oysa İslam, teknikte ve ilimde de okuyarak ve uygulayarak ilerlemeyi emretmiştir. Demek ki İslam değil; İslamı tam olarak kavrayamamış bizlerde bu sıkıntı. Eğer ferdin ihtiyaçlarını İslam çerçevesi içersinde karşılanabilseydi ve adalet ile yönetilebilseydik şimdiki durumumuz bu olmaz idi. Toplumun cahil kalmasını isteyenler, İslam adı altında insanların saf duygularını kullanarak kendilerini şıh, şeyh ilan edenlerdir. Böylelikle insanları daha kolay sömürüyorlar. Bu durum yine toplumun oku emrine itaat etmeyişinden kaynaklanmıyor mu? Ah cahil toplum sizin yüzünüzden aynı coğrafayayı paylaşmaktan aynı sonucu yaşamıyor muyuz? Uyanın artık.

Değerlendirmeyi gör →

Baskı: Okuma Üzerine - Edebiyat Dersleri

Okuma üzerine ufuk açıcı bir yönelim var. Okumalarımızı gözden geçirip çok kitap okuma yerine yetkin ve klasik bir kitabı okumayı öneriyor. Hatta bu klasik kitabın kendi dilimizde yazılmış olanını öneriyor. Her kitaptan bir öz almak yerine önemli bir kaç kitabın tümden özümsenmesi ve sindirilen her konunun yaşanmışlığı daha önemli. Böylece kendi kişiliğinizin oturması ve belli bir konu hakkında detaylı bilgi sahibi olunulması için gerekliliğin yerine getirilmesidir. Bir daha okunup hayatımıza yansıtmakta fayda var. Bu kitap hakkındaki bazı çıkarımlarım var. Bunlar aşağıdaki gibidir. Birçok insan kitapları satın alıyor; ama çoğu okunmuyor. Bu demektir ki çok satan kitap iyi kitaptır anlamına gelmiyor. Buradaki herkes iyi kötü kitaplar okuyor. Peki, kendi dilimize ait yazarlarımızdan kaç iyi kitap okudunuz? Okunan kitapların çoğu eğlencelik türde romanları içeriyor ya da moda tarzında arkadaşlarımızın önerdikleri kitaplar oluyor. Peki, kaçı gerçekten zihin açıcı ve kişiliğimizi geliştirici olan iyi kitaplar? Bu okunan kitaplar yayıncıların para kazanmak için önerdikleri veya kulaktan dolma birilerinin okumadığı halde okumuş gibi yapıp önerdiği sığ kitaplar ise ne olacak?!!! Eğlence için okunan kitaplar aslında bir tür afyondur. Sizi bir süreliğine uyuşturur, eğlendirir ama; düşündürmez ve ufuk açmaz. Bir kitap derinlemesine okunmalı ve yorulmak bilmeksizin düşünülmeli. Tüm enerjimizi düşünmeye vermeli ve yeni çıkarımlarda bulunulmalı. İyi kitaplar sizi zihnen meşgul eder. Düşündürür. Okuma bittikten sonraki aylarda bile zihninizde yer eder. Eğer zihninizden silinip gitmiş ise o kitap okunmaya değer değildir. İyi eğitimli bir zihin sıradan kitaplar için zaman sarf etmemeli. Bu yüzden okunacak kitaplar seçimine dikkat edilmeli. Edebiyatın tüm kollarına ait en iyi kitaplar seçkisine kolaylıkla ulaşılabilinir ya da fikir edinilenebilinir. İyi kitaplar kendini tekrar tekrar okutturur. Her defasında sanki ilk defa okunuyormuşçasına yeni anlamlar ve yeni güzellikler verir. Bir kereden fazla okunmaya hevesli olunmayan kitap, muhtemelen çok değerli değildir. Sığ bir kitap, yüz bin okur tarafından satın alınsa da asla bir kereden fazla okunmaz. Lakin bir kişinin görüşü ile hareket edilmez; birçok insanın görüşü önemlidir. İyi kitaplar klasikleşir. Zamanın imtihanından ve birçok eleştirmenlerin süzgecinden geçen gerçek klasikler en iyi kütüphanelerdir. Bunun için Doğu'nun, Batı'nın ve Türk Edebiyatının en iyi on klasik kitaplarını bul ve oku; kütüphaneni kur. Yabancı dilden çeviri yapılan kitapların büyüsü bozulabilir. Bu yüzden bu kitapların çevirmenlerinin kaliteli olmasına dikkat edin. Eğer dilini biliyor iseniz orijinalinden okuyun.

Değerlendirmeyi gör →

Baskı: Kitapları Nasıl Okumalı

Uzun bir süredir okumayla ilgili aradığım bir kitaptı. Keşke bazı bölümlerde kendini tekrar eden yazılar olmasa idi. Hem sıkıcılığını artırıyor hem de kafa karışıklığı yapıyor. Belki birbiriyle ilişkili olduğu için tekrarlıyor; keşke göndermeler yapsaydı daha iyi olurdu. Başlangıç okuması, inceleyici okuma, analitik okuma ve çoklu okuma şeklinde okumaları sınıflandırıyor. Başlangıç okuması ilk öğretimde yaptığımız okuma türüne giriyor. Pek çok kişi bu konumda kalıyor. İnceleyici okumada daha çok araştırmacıların tercih ettiği ve kitabın neden bahsettiğinin anlaşılmasında kullanılan metotdur. Kitabın hızlı bir şekilde incelendiği bir durumdur. Lakin düşünce olarak sindirilemez. Analatik okuma ise benim gibi bir çok okuyucunun tercih ettiği ve düşünülerek yapıln aktif okuma türüdür. Süre önemli değildir. Daha iyi sindirebilmek için geri dönülüp defalarca okunabilinir. Çoklu okuma ise aynı konuyu inceleyen farklı yazarların kitaplarını karşılaştırmalı olarak incelenmesini içeren okuma türüdür. Profesyonel bir çalışma şeklidir. Uzun zaman alır. Kitabın sonunda verilen kitap önerileri de seçkin kitapları içermektedir. Ne yazık ki hep Batı Kültürüne ait kitaplar; hiç Doğu Kültürüne ait kitap eklenmemiş. Belki de bu kitabın tek kusuru bu.

Değerlendirmeyi gör →

Baskı: Bir Dünyanın Eşiğinde

Cemil Meriç'in bir dünya edebiyatının keşfiyle kendini adadığı; Hint Edebiyatı adını verdiği kitap. Onun çağında bilinmeyen bir keşif olabilir ama çağımızda bilinen bir edebiyat. Bu yüzden onu heyecanlandıran şeyler beni pek heyecanlandırmadı. Yazılan eserlerin çoğu kamasutra tarzında hayattan alınan zevklerin peşinde olanları ilgilendiren eserler. Beni çeken bir tarafı yok. Oysa ben derin tasavvufi hayat anlayaşını belirten bir tür zannetmiştim okumadan önce.

Değerlendirmeyi gör →

Baskı: Türkçülüğün Esasları

Eski Türkçe'ye ait bir çok kelime var. Bu eksikliği sözlük eklenerek giderilmiş ve daha anlaşılır olmuş. Türkçülük akımının başında olan Ziya Gökalp, daha o zamandan çağımızda kaybettiğimiz bir çok değerleri göstermiş. Bu değerleri tekrar kazanmamız gerektiğini yazmış. Türk diline sahiplenmeli demiş biz ise tam tersine gitmiş kendi dilimize yabancı olmuşuz. O zamanda Türk denilince dünyaca bizi en ahlaklı insanlar olarak bilinirmişiz. Şimdi gözünün içine baka baka yalan söyleniyor. Yolda insanlar soyuluyor hatta öldürülüyor; ama adalet yok. Tutuklanan arka kapıdan salınıveriliyor. Bana kitapta anlatılanlar masal ya da efsaneymiş gibi geldi. İçine düştüğümüz duruma bak. Ne üzücü.

Değerlendirmeyi gör →
Jurnal 2. Cilt
7/1015.11.2024

Baskı: Jurnal 2. Cilt

Bir filozof olarak bildiğim bir şahsın seviyesiz aşk mektuplarını yazması beni oldukça şaşırttı. Düşünün evli bir adamın hanımı yanındayken başka bir kadına aşk mektuplarını yazması ve eşine hiç söylemediği sözleri ona çokça sarfetmesi hiç de hoş değil. Hele hele bir evladın babasının mektuplarını yayınlatarak açık etmesi. Daha o zamanda toplum bozukmuş. Çok üzücü. Bir de Cemil Meriç, mektup yazdığı kişiye ben hiç bir kimseyi aldatmadım demesi bana onun yalancı biri olduğunu düşündürdü. Çok yazık. Bu arada kitap yazarlarının çok üstün karakterli ve bilgili insanlar olarak bilirdim. Onların da küçük ve basit zaaflarını olduğunu öğrenince hayal kırıklığına uğradım. Bu kitaptan öğrendiğim en acı sonuç bu oldu. Yazarımızın Yakup Kadri'yi kıskanması ayrıca bir kanıt oldu benim için. Önce övüp, saydığı kimseyi sonra başarılarından ötürü onu küçümsemesi hoş değil. Yazarın bilgi birikimine diyecek söz yok. Zaten okumaya değer kısmı da bu bilgi. Edebiyata ve Fransızca bilgisinin çok iyi olması kitabı okunur kılıyor.

Değerlendirmeyi gör →
Bu Ülke
8/1031.10.2024

Baskı: Bu Ülke

Ülkemizin hastalıklarına çare arayan bir hekim gibi teşhisini koyup ilaç öneren bir filozof; Cemil Meriç. O çağın kelimelerini anlamamam benim suçum; ama Fransızca kelimeleri bilmek zorunda mıyım? Bu yüzden kitabı derleyenlerin hatası olarak görüyorum. Kitabı biraz daha günümüz Türkçesine çevrilseydi en azından dip not olarak sayfa altına eklenseydi çok daha akıcı olurdu. Lügata bakmaktan kitabın zevkinden mahrum kaldım.

Değerlendirmeyi gör →

Baskı: Denizler Altında 20 Bin Fersah

Kitabın daha iyi bir çevirmen ile daha iyi olabileceğini görmüş oldum.

Değerlendirmeyi gör →
Jurnal 1. Cilt
7/1007.10.2024

Baskı: Jurnal 1. Cilt

İkinci kez okuyuşum ama; fikrim değişmedi. Bir büyük filozofa yakışmayan kelimeleri var. Ağza alınmayacak kadar basit kelimeleri yazması bence hoş değil. Bir başka şekilde hoşnutsuzluğunu belirtebilirdi. Ayrıca bol miktarda Fransızca kelimelerin kullanılması da okunurluğunu bozuyor. Bu yüzden çok etkilendiğimi söyleyemem. Hatta bana anlatılanlara göre beklentimi bulamayışım hayal kırıklığına uğrattı. Bir kez daha okumaya gücüm yok.

Değerlendirmeyi gör →

Baskı: Bir Okur Olarak: Edebiyat Yazıları 1. Kitap

İngiliz Edebiyatındaki yazarların düşünceleri ile ilgili atıflarda bulunan bir kitap. Ben ilk başta okuduğu kitaplar hakkında yorumlarda bulunacağını düşünmüştüm. Oysa bir gazeteye ve dergiye yazdığı denemelerin derlemeleri ile ilgiliymiş. Pek bir şey anlamadım.

Değerlendirmeyi gör →
Kutadgu Bilig
10/1025.08.2024

Baskı: Kutadgu Bilig

Günümüz Türkçesine uyarlayınca kolay okunur olmuş. Konu bakımından oldukça etkileyici bir devlet yönetim biçimini kurgulanmış. Keşke şimdiki yöneticiler bu biçimde bizi yönetseler. Lakin böyle bir sistem yok ve insanlar hem yalancı hem de benciller. Bu yüzden bu yönetimi bize uygulaybilecek kimse yok.

Değerlendirmeyi gör →
Siyer-i Ali (R.A.)
8/1020.08.2024

Baskı: Siyer-i Ali (R.A.)

Hz. Ali ve müslümanlığın doğuşu, tarikatların oluşumu hakkında bir çok bilgi verilmiş. Bazı konular bıktırıcı şekilde tekrarlanmış. Hatta Hz. Ali'nin özlü sözlerini sıraladığı maddeler içinde aynı sözleri farklı maddelerde tekrarlanmış. Yazar, Şii'liği över gibi başlayıp Sünni'liğe doğru görüşlerini belirtiyor. Daha çok Said-i Nursi'nin görüşlerini savunuyor. Herkesi bir araya getirip tek amaçta birleştirmeye çalışıyor.

Değerlendirmeyi gör →
Şiir Nasıl Okunur
5/1015.08.2024

Baskı: Şiir Nasıl Okunur

Adına bakıp okumaya başladım ama ilgisi yok. İngilizce yazılmış şiirlerin yapısı bizim dile çevrilince bozuluyor. Okuyunca saçma sapan düz yazıya benzeyen cümleler şeklinde oluyor. Anlatıcı ise süslü kelimeler ile destansı, büyüleyici şeklinde etkilemeye çalışsa da hiçte öyle gelmiyor. Birde ağdalı ve metaforik, imgesel, sesin rengi gibi kelimeleri bilmiyorsanız ve sofistike bir entellektüel değilseniz; siz şiirden anlamıyorsunuzdur. Kendinizi eksik hissetmelisiniz o zaman. Ben kitabı anlamadım demek ki sofistike bir düşüncem yok. Ne yapmalıyım acaba; intihar mı etmeliyim?

Değerlendirmeyi gör →

Baskı: Yeni Başlayanlar İçin Einstein

Bol resimlerle desteklenmiş bir kitap. Görecelik Kanunu'n isbatına yönelik bir çalışma. Lakin bazı yerlerde fizik ve matematik bilgisi yetersiz olanlar için çıkarılan formülleri anlamanız çok zor. Keşke biraz daha açıklayıcı olabilseydi.

Değerlendirmeyi gör →

Baskı: Şu Edebiyat Denen Şey Okumak, Düşünmek, Yazmak

Daha çok edebiyat fakütesine giden öğrencilerin akedemik bilgilerini yönlendirme amacıyla yazılmış bir kitap. Tavsiye edilen kitaplar ve yazarlar da bizim ülkemize hitap etmiyor. Bir çok kitabın baskısı ülkemizde mevcut bile değil.

Değerlendirmeyi gör →

Baskı: Edebi Teknikler Ve 72 Yaratıcı Yazarlık

Şiir yazmak isteyenlere ilginç öneriler var. Eğer uygulamalar yapılırsa iyi bir ilerleleme sağlanabilir.

Değerlendirmeyi gör →
İnsan Mühendisliği
10/1005.08.2024

Baskı: İnsan Mühendisliği

Türkiye'de "Kişisel Gelişim" kitaplarının başlangıç kitabı niteliğinde. Oldukça etkileyici bir okuma listesi de mevcut. Günümüz kitaplarının eklenmesiyle güncellenebilir. Tekrar tekrar okunabilinecek bir kitap.

Değerlendirmeyi gör →

Baskı: Kendin Ol!: İçimdeki Uyanış

Alternatif tıp hakkında doğruluğu kanıtlanmamış ama geçerliliği tartışılsa da doğruluğu kabul görmüş bilgiler sunuluyor. Bir kısmını kavrayamadım; ama beni etkileyen birçok yönü var. Bu yüzden bir kez daha okumamda fayda var. Lakin biraz tıp terimleri hakkında bilgiler edinmem gerek.

Değerlendirmeyi gör →
Matematik Yaramazdır
9/1016.07.2024

Baskı: Matematik Yaramazdır

Matematiği anlayan için güzel bir kitap. Biraz daha kolay örnekler ile de destekleseymiş daha iyi olurdu. Bazı konuları anlamakta zorlandım.

Değerlendirmeyi gör →

Baskı: Ne Kitapsız Ne Kedisiz

Cumhuriyet Gazetesi yazarlarının bir kaç takıntısı vardır. Bunlardan biri güya Türkçemize katkı sağlamak amacıyla türettikleri kelimeleri tüm yazarlar aynı günde hepsinin mutlaka kullanması. Örneğin imgelem kelimesini her yazar mutlaka yazılarında kullanmak zorunda. Bu kitaptada yapıntı kelimesi takıntı olacak şekilde kullanılmış mesela. Bir paragrafta saydım yedi kez kullanmış. Hemen alt paragrafta da dört kez. Sanki bu kelimeler bize kazıyacak şekilde tekrarlatılıyorki aklımızdan çıkmasın. Bana bıkkınlık verdi.

Değerlendirmeyi gör →

Baskı: Şiir Nasıl Yapılır

Rus şiirinin nasıl yazılmayacağını anlatan kitap kötü çevrimle pek anlaşılmıyor. Ruslardaki sosyalist olma uğruna kendi kız kardeşini harcayan insanların düşüncelerini pek kavrayamadım. Gereksiz bir kitap. Kitabın adına bakınca farklı bir beklentim oldu ama hayal kırıklığına uğradım.

Değerlendirmeyi gör →
ÖncekiSayfa 3 / 16Sonraki