
Puanlar ve değerlendirmeler
Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.
Baskı: Çarpışma
Dili, uslubu, kurgusu falan herseyi gecin. Kesinlikle cinsellikle ilgili tabularim da yoktur. Fakat kitapta cinsellik degl buram buram pornografi akiyor, net. Sirf carpici olsun diye oto-pornografiyi bu kadar goze soka soka anlatmak zorunda miydin be adam dedim okurken. Her sayfada ayri bir fantezi. Tabulari olan adam eline almasin, olmayanin da midesi saglamsa buyursun, okusun. Benim mide kaldirmadi...
Baskı: Kırmızı Pazartesi
Bir kitabı okumakla yaşamak arasındaki fark çok büyük. Her kitap okunur; ama zorlayarak, ama severek... Ancak bir kitabın yaşanabilmesi için onun hayatın karnından çıkarken göbek bağının tam olarak kesilmemesi şart zannımca. İşte Kırmızı Pazartesi de o kadar gerçek ki, henüz hayatla var olan göbek bağını kesmemiş gibi. Öylesine bizden, öylesine içten...
Baskı: Koleksiyoncu
Baştan söyleyeyim: Bir kitabı okurken yaşıyorsanız ve bununla birlikte sinirleriniz çok da sağlam değilse SAKIN okumayın! Kitap kendini okutmuyorum nitekim. Onunla nefes aldırıyor, onunla yemek yediriyor, onunla yaşatıyor. 'The Shining'i izleyenler bilir. Filmde vahşet olgusu ön planda değildir lakin sizi gerim gerim gerer. 'Vahşete ramak kala' fikrini size yaşatır. İşte bu kitap da o filmin bir yansıması gibi. Ya da o film bu kitabın, bilemedim...
Baskı: Saatleri Ayarlama Enstitüsü
Türk Roman Kategorisinde okuduğum en ilginç, en absürt ve en yaratıcı romandı. İçinde hiciv, ironi ve taşlamalarla dolu mükemmele yakın bir sistem eleştirisi yapmış Ahmet Hamdi Tanpınar. Okuyup, bitirdikten sonra "Keşke biraz daha uzun olsaydı" dediğim kitaplardandı. Mühim(!) binalarında çok mükemmel(!) işler başardığını düşünenlere ayrıca tavsiye edin. Okusunlar, görsünler...
Baskı: Simyacı
10 puanlık bir kitap değil belki fakat, öğretileri, aşılamaya çalıştıkları, hayata bakış açısı ve hayalleri uygulama noktasında ufuk açıcı bir kitaptı. Özellikle ortaöğretimde okuyan ve üniversiteye yeni başlamış gençlere mutlaka tavsiye ediniz. Fakat 20 yaşından sonra okuduğunuzda sizin için masaldan öteye gidemeyecek...
Baskı: Buz Gibi Soğuk (Rizzoli & Isles, #8)
Olay örgüsü, birbirlerini takibi açısından kötü değil kitap aslında. Benim en büyük hatam Glen Meade'in "Breandenburg" kitabından hemen sonra bu kitaba başlamak oldu. O yüzden olduğundan daha sönük kaldı -Benim için-. Ancak kitap körü körüne inanç, önyargı ve hatalardan ortaya çıkan yanlışları ortaya çıkarıyor. Dipnot: Kitapta ucu açık kalan bir çok konuya rastlayabilirsiniz. Dipnot-2: "Bence" "Cerrah" kitabı kurgu bakımından bu kitabın üstünde yer alır.
Baskı: Brandenburg
Meade'in gerilim-macera-polisiye sinifina girebilecek aşmış romanı. Her seyden once cok guzel bir olay kurgusu var. Romanda geçen kurgunun Hitler ve Nazi Almanyasi hakkında gerçek bilgilere dayandirildigi düşünülürse, gercekten etkilenebileceginiz bir eser. Kitabın kalın olmasi asla gözünüzü korkutmasin, su gibi akıyor. Sizi zorlayabilecek tek yan ; karakter sayısının fazla oluşu. Haricen bi negatif yon bulamadan, kitabi bitireceksiniz...
Baskı: Hayali Büyüklük
Lem bilim kurgu kitaplarını felsefik bakış açısıyla harmanlayıp bambaşka bir yorum getiriyor. Edebiyatın üvey çocuğu kabul edilen bilim kurguyu, edebiyatın tam da göbeğine koyuyor. Bunu yaparken kendi kafasındaki ütopik dünyadan ödün vermeden, toplumu ve toplumsal oluşumları bu dünya üzerinden eleştiriyor. Hayali Büyüklük'te ise okuru olmayan kitapların "giriş" kısımlarını alarak, "Girişler Antolojisi" oluşturmuş Lem. Okunası, idrak edilinesi bir yazar. Dil akıcılığına önem vermeyen (buraya dikkat!), içerik ve söylemlerin derinliğine inmeye çalışanların okuyabileceği niteliklere sahip...
Baskı: Fi
Kişisel gelişimi romana uyarlayıp, okuyucuya vermek istemiş kitap. Cinsel içerik çok baskın olmasa da bazı noktalarda gereksiz ve eğreti duruyor. Yaklaşık ilk 300 sayfası ilgi uyandırıcı dururken sonu çok da bekleneni veremeyen bir eser oldu. Ucu açık kalan fazlaca olay göreceksiniz. Bunların yanında, okumanızın size vakit kaybı gibi hissettirmeyeceği ve olaylardan bağımsız düşünüldüğünde, içerisinde altı çizilesi paragrafların sıkça bulunduğu bir roman olmuş. Beklenti düşük tutulursa, alınan haz da yüksek olur...
Baskı: Yabancı
Varoluşçuluk üzerine çok değerli bilgilere sahip kitap. Hayatta bir kaç kez daha okunabilecek kitaplardan biri. İnsana, yaradılışa ve varoluşa dair, canlının tüm noktalarına inceden dokunan bir roman olmuş. İçeriği en büyük, kısa kitaplardan.
Baskı: Vadideki Zambak
Kitabı sıkıcı, durağan bulabilirsiniz. Fakat kitaptaki "kontes" öyle tasvir edilmiş ki "al çiz" deseler, 100 kişiden 80'i aynı şekilde çizer.
Baskı: Salı
Türk romanlar arasında son dönemin en ilginç ve sıradışı kitaplarından birisi. Fazlasıyla arkaplanda kalmış bir eser. Cihat Taşçıoğlunun distopik bir romanı. Okuyun, İlginçlikler içinde yüzeceksiniz.
Baskı: İnce Memed 1
Yaşar Kemal'le ve dahi Türk Edebiyatıyla gerçek tanışmamın kitabıdır. Kitapları sevmeme vesiledir. Yaş gözetmeksizin, "okumayı sevmiyorum, sıkılıyorum" diyen herkese zorla da olsa okutulmalıdır.
Baskı: Semerkant
"Fedailerin Kalesi Alamut"tan sonra okuduğum için zihnimde biraz soluk yer alan kitaptır. Nitekim bu iki kitap birbirleriyle çoğu yerde çelişir. Her ne kadar Semerkand'da anlatılanlar daha gerçekçi gelse de gönlüm Wladimir Bartol'un Ütopyasından yana...
Baskı: Fedailerin Kalesi Alamut
Okuyup bitirdiğinizde büyük bir öfke duyacağınız fakat bunun yanı sıra Hasan Sabbah'ın zekası ve yerleştirdiği düşüncesine hayran olacağınız bir roman. Yazarın dilinin fazla yormaması kitabı akıcı kılan nedenlerden biri. Şii inancı, kökeni, mezhepçilik ve Haşhaşilik hakkında sağlam fikirlere sahip olabilirsiniz. Mutlaka tavsiyedir!
Baskı: Ağacın Çürüğü
Yaşar Kemal'in gazete, dergi gibi yazılı basında yayınlanmış köşe yazıları ve röportajlarını barındıran; Anadolu kültürü, gerçek Türk Edebiyatı, Masallar, hikayeler ve daha niceleri hakkında ufuk açıcı bir kitaptı. Cumhuriyet yazarlarını anlamanıza vesile olacaktır.
Baskı: Kayıp
Çok övüldüğünden aldığım kitaplardan biri. Ben kitabı çok durağan ve kopuk buldum. Birbirinden ayrı olaylar ve mekanlar çok uç noktalarda kalmış. Yarım bıraktığım nadir kitaplardan birisi oldu.
Baskı: Yüzyıllık Yalnızlık
İçinde bolca çarpık ilişki bulunması nedeniyle Türkî düşünce sistemine pek uymuyor. Fakat bu yazarın üst düzey hayal gücünün önüne geçmemeli. Çünkü insan gerçekleri görürse, yalnızca hayallerden ibaret olduğunu kavramış olur.
Baskı: Bin Dokuz Yüz Seksen Dört (1984)
Orwell bu kitabında gerçekçi/ütopik anlatımla düzenleri, düzenlerin açıklarını ve asıl amaçlarını anlatıyor. Günümüzde de geçerliliğini sürdüren çıkarımlar yapabileceğiniz bir baş yapıt.
Baskı: Hayvan Çiftliği
Tipik bir Fabl örneği gibi görünse de içinde Stalin'e kadar uzanan ağır bir sistem/sistemler eleştirisi barındırıyor. Sistemlerin çürüklüğü, her dönemdeki doğru ve yanlış insanları hayvanlar üstünden zekice taşlıyor.