serhanuresin
@serhanuresin

Puanlar ve değerlendirmeler

Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.

Baskı: Labirentindeki General

Marqez'in Güney Amerika'lı devrimci önder ve asker olam Simon Bolivar'ın hayatı anlattığı biyografik romanı. Ben beğenerek okudum. Bizim dilimize yerleşmiş olan özellikle devlet adamları için kullanılan. gördüğün itibar masadan kalkana kadardır sözü aslında tüm ülkelerde aynı olduğuna tanıklık ettim okurken.

Kent ve Köpekler
7/1006.08.2013

Baskı: Kent ve Köpekler

Mario Vargas Llosa'nın Peru'nun başkenti Lima'da kendisininde okuyup mezun olduğu askeri kolejde geçen oradaki yaşamı yatılı okul arkadaşlığını anlatan oldukça sürükleyici romanı

Buddenbrooklar
9/1006.08.2013

Baskı: Buddenbrooklar

Thomas Mann'ın 644 sH lık muhteşem kitabı. Roman Lübeck'li aristokrat, bir çok iş yapan tüccar ve çok zengin bir ailenin dört kuşak boyunca yavaş yavaş çöküşü yer yer oldukça hüzünlü bir şekilde yazılmış Bunun yanı sıraThomas Mann Burjuvaziyi o kadar iyi yazmışki alıp okumak lazım çok severek okuduğum kitaplardan birisi Bir Ailenin Çöküşü..

Baskı: Akıl Çağı: Özgürlüğün Yolları 1

Jean Paul Sartre'nin Özgürlüğün Yolları adlı üçlemesinin ilki Akıl Çağı ( diğerleri Yaşanmayan Zaman ve Yıkılış ), Ne ümitlerle almıştım ilk cildi zar zor bitirdim ikinci cildin son 80 sayfasında pes ettim üçüncü cildine elimi bile sürmeden kitaplığa kaldırdım. Ender okumadan yarım bıraktığım kitaplardan.

Şifre: Freya
6/1006.08.2013

Baskı: Şifre: Freya

Ken Follett'ten sabun köpüğü gibi bir roman daha. Benim zamanımda okumayı il öğrendiğimizde Ayşegül adlı bir kitap vardı kalın kaliteli kağıdı, çok renkli cicili bicili resimleri olan bende o tadı bıraktı resmen. Romanın kahramanları Harald Olufsan ve Karen Dutcwitz adlı 18 yaşındaki iki yumurcak neler yapmıyorlar Nazilerin tesislerine gizlice girip Radarlarınımı bozmuyorlar, Hurda halde bulup kendileri uçar hale getirdikleri uçakla Nazi uçaklarındanmı kaçmıyorlar daha neler neler. okuyun ve gülün ben çok sevdim....

Baskı: Karanlığın Yüreği

Joseph Conrad'ın bizzat kendisininde bulunup kaptanlık yaptığı Belçika Kongo'sunda geçen kısa romanı Roman bir tekne seyahatinde Charlie Marlow adlı birinin arkadaşlarına Kongo'yu, orada bulunan Kurtz adlı etkileyici bir kişiliği ve Belçika'nın vahşetini anlatması üzerine kurulu. Ben İletişim yayınlarından çıkan baskısını çok severek okudum. Kitabın son 20 sayfasındaki yazarın Kongo'da bulunduğu sırada kendi tuttuğu notlar hoş bir sürprizdi.benim için. İkinci sürpriz M.Vargas Llosa'nın Kelt Rüyası romanındaki karekter Roger Casement'in romanda geçmiş olması oldu. Bu rastlantıdan sonra, okurken Marlow adlı anlatıcının Conrad olabilirmi şüphemi gidermek için araştırdım ve gerçektende Marlow'un Conrad'ın ta kendisi olduğunu öğrendim. .

Baskı: Başkan Babamızın Sonbaharı

Marquez bu kitabında Latin Amerika'da bir ülkedeki diktatörün zaman zaman mizahi süslemelerle renklendirdiği hayatını anlatıyor. Romanda Marquez bir Tiranın bir diktatörün psikoanalizini yapıyor. Kitap çok yerinde tekdüzeleşiyor ve diyalog yok denecek kadar az, Açıkçası ben çok sevemedim Marquez'in bu romanını

Gog (1-2)
8/1006.08.2013

Baskı: Gog (1-2)

Giovanni Papini'n 1931 yılında Gog 1951 yılındada devamı olan Kara Kitap adlı kitapları yayınlamış. Roman Türk okulara İş Kültür tarafından iki kitap bir arada tek cilt olarak sunulmuş. Papini sanki gerçekten yaşadığı, başından geçmiş bir olayı anı roman tarzında aktarmış. Mükemmel bir kurgusu var. Yazar günün birinde bir arkadaşını ziyaret etmek için akıl hastahanesine gider ve orada tanır asıl adı Goggins olan dolar milyarderi garip kişiyi. Gog yazar olduğunu öğrendiyi Papini'ye okuması için anılarının olduğu bir zarf verir ortadan kaybolur. Papini bunları yayınladıktan 20 yıl sonra Meksika'dan arar yeni anılarını yollar. Çok keyifli bir kitap alın ve okuyun pişman olmazsınız. Okuyun ve görün Gog'un para gücüyle yaptıklarını, dönemin ünlü kişilerini nasıl etkilediğini ve paranın nasıl bir güç olduğunu...

Özgürlük Ülkesi
6/1006.08.2013

Baskı: Özgürlük Ülkesi

Ken Follett'in 1997 yılında Remzi yayınlarından çıkan romanı, Roman İskoçya'nın Heugh adlı maden kasabasıyla Londra ve Virginia'da geçiyor. Aşk, macera, aksiyon gibi unsurları içerisinde bolca barındırıyor.Madenlerin ağır çalışma şartları, o zamanki yasalarla köleleştirilen maden işçilerinin yaşamları çok güzel anlatılmış. Follett'in romanı vakit geçirmek için bire bir.Hani sabun köpüğü derler ya rahat ve çabuk okunan sizi hemen yakalayıp maceranın içine alıveren ama bittikten sonra akılda kalmayan cinsten. Tam yaz kitabı güneşlenirken güzel gider...

Baskı: Bunlar Da Mı İnsan (Auschwitz Üçlemesi #1)

Primo Levi ( 1919 - 1987 ) Yahudi asıllı İtalya kimyager ve yazar. Levi aslında sonradan yazmaya başlamış. Yaşamı boyuncada 4 veya 5 kitap yazmıştır. Bunlar Da mı insan ilk romanı olup 1986 yılında yazdığı son kitap olan Boğulanlar, Kurtulanları yazdıktan hemen sonra 1987 yılında intihar etmiştir Yazarın bu kitabına bir anı roman olarak baktığımız gibi bir Nazizm incelemesi gözüylede bakabiliriz.Kitap oldukça kısa 206 Sh ve bunun son 31 Sh sı yazarın çeşitli okul ve konferanslarda kendisine sıkça sorulan sorulara verdiği cevaplara ayrılmış ve oldukça bilgilendirici. Kısaca levi'n 1943 ılında Auschewitz toplama kampında yaşadıklarını orda gizlice tutmuş olduğu notları anılarında kalanları karıştırarak oldukça sade ve tarafsız yazmış.Zaten kitabın bir yerindede yazarken yargıç olmadığını fırınlara, gaz odalarına ve işkencelere yer vermediğini yazıyor. Ben çok severek demeye elim varmıyor hüzünle okudum.Her insanda biraz da olsa var olan milliyetçilik duygusunun kendini üstün ırk görmesiyle ne boyutlara geldiğini insanları nasıl canavarlaştırdığını düşünmeden edemiyor insan okurken.Birde ben okudukta sonra yaratılanlar içinde en dayanıklı olanın insan olduğunu bir kez daha anladım.

Baskı: Satürn`ün Halkaları

W.G.Sebald ( 1944 - 2001 ) Alman yazar ve kendisinin bir anı ve seyahat kitabı. Sebald kitabında 1992 yılında İngiltere Suffolk'ta yürüyerek yaptığı bir seyahati on bölüm halinde ve bol resimli olarak yayınlatmış. İşin trajik tarafı 2001 yılında aynı yolda otomobil içerisinde kalp krizi geçirerek ölmesi. Yazar kitabın her bölümünde Suffolk'un ayrı bir bölgesini anlatıp yine her bölümde bir çok insanın ilgisini çekmeyecek ayrı bir tarihi bilgiyi veriyor okuyucuya. Örnek olarak Ringa balığı kaç yumurta verir avlanmadığı bir tarihte sonuçları ne olmuş. İpek böceği kaç metre ipek verir İngiltere ve Fransa'nın ipek macerası. Çin ve İngiltere'nin Afyon savaşları. Kadavra üzerindeki cerrahi çalışmalarının ilk önce göz dağı vermek için idam mahkumlarının üzerinde halka açık olarak yapıldığı ve buna bağlı olarak Rembrand'ın anotomi adlı tablosunun bağlantısı v.s. Ben absürd bilgileri severim ve kitabı severek okudum ama açıkça herkesin seveceği bir kitap olduğunu sanmıyorum...

Cimri
4/1003.08.2013

Baskı: Cimri

dünyada değişmeyen tek şey değişimdir sözüne katılmamak elde değil özellikle bu kitabı okuduktan sonra. Gerçektende her şey değiştiği gibi Mizah, espri, komedi gibi şeyler de zaman içerisinde değişiyor. Klasik severler bana kızacaklar belki ama ben Cimriyi hiç beğenmedim hemde Sabahattin Eyüboğlu çevirisini okumama karşın. Kitapta bulunan 12 Sh lık Sabahattin Eyüboğlu'nun 12 Sh lık Moliére ve tiyatro. Moliére'nin hayatı ve Cimri ile ilgili ön sözü bence çok daha güzeldi..

Baskı: Batılı Gözler Altında

Belli başlı favori ve okumaktan özellikle keyif aldığım yazarlardan biri olan Joseph Conrad'ın mükemmel bir kitabı. Kitabı yorumlamadan önce kitabın arka kapağında Virginia Woolf'un Conrad için yazdığı benimde sonuna kadar katıldığım cümlesini paylaşmak istiyorum " Conrad hayatı pahasına bile olsa kötü yazamıyor " Roman Razumov adlı çok parlak, başarılı, ilkeli ve idealleri olan bir felsefe öğrencisinin kendi evinde aniden karşısına çıkan aynı okuldan devrimci Haldin'le karşılaşması ile alt üst olan yaşamı, yıkılan hayalleri ve idealleri tuttuğu güncelerden bir anlatılıcının ağzından okuyucuya aktarılıyor Conrad yine insan psikolojisini nefis irdelemiş derinine inmiş.Her kitabı gibi bu kitabınıda çok severek okudum..

Klingsor'un Son Yazı
4/1003.08.2013

Baskı: Klingsor'un Son Yazı

Herman Hesse'nin 42 yaşında ölen Klingsor adlı bir ressamın son bir kaç ayını bazen geri dönüşlerle anlattığı 60 sayfalık kısacık bir romanı. Bu benim beğenmediğim ikinci bir Hesse kitabı oldu açıkçası Kitap bir Hesse kitabı olmasaydı ve hatta Hesse kitabı bile olmasına karşın 60 Sh lık kısa bir kitap olmasaydı bitirebilirmiydim buna pek emin değilim...

Manastır Güncesi
7/1003.08.2013

Baskı: Manastır Güncesi

José Saramago ( 1922 - 2010 ) Ülkemizde Körlük adlı romanı ile tanınan yazdıklarından ötürü ülkesini terk etmek zorunda kalan Nobel ödülü sahibi Portekiz'li aykırı yazar. Roman 18.yy Portekiz'ini, kiliseyi, tarikatları, engizisyonu, karliyet yaşamını anlatırken dininde kendi çıkarları için insanları ve sarayı nasıl istismar edip riyakarlık yaptığını yine o ince mizah anlayışıyla alaya alarak gerçek ve kurguyu çok güzel karıştırmış.ben kısa sürede ve çok severek okudum. Bu benim okuduğum ilk Saramago kitabı ilk okuyanlar için şunu belirteyim yazarın yazma tekniği oldukça farklı, noktalama işaretleri kullanmıyor gibi genelde seyrek olarak virgülle geçiştiriyor o yüzden önceleri cümleyi kurmak için bir kaç kez aynı satırları okuduğunuz oluyor ama bir kaç sayfa sonra yazarın tarzına alışıyorsunuz.

Papanın Gergedanı
7/1003.08.2013

Baskı: Papanın Gergedanı

Lawrence Norfolk'un tarihi romanı 1963 doğumlu İngiliz yazar .Edebiyat çevrelerinde yeni Umberto Eco olarak lanse ediliyor. Roman 13.ve 17. yy hüküm süren ticarete.siyasete yön verip sanata büyük destek sağlayan ve bu arada 3 tanede Papa çıkaran Medici ailesinden Papa X Leo ( Giovanni de Medici ) çevresinde şekilleniyor. Dönemin güçlü İspanya ve Portekiz krallıklarının Vatikan'dan imtiyaz almak için yaptıkları entrikalar ve göze girmek için sömürgelerinden Papaya armağan edilmek için bir gergedan getirme savaşı. Roman yer yer oldukça sürükleyici uzun roman okumaktan hoşlanan ve Avrupa'nın karanlık tarihini merak edenler için oldukça ideal bir roman. Kitap için bir eleştiri İş Kültür yayınlarına kitap oldukça uzun 760 Sh yayın evi okurların ekonomisini düşünerek kitabı tek ciltte tutmak için sıkıştırarak çok küçük puntoyla çıkarmış 2 cilt olarak çıkarsalar bence çok daha iyi olurmuş..

Kaplıcada Bir Konuk
5/1003.08.2013

Baskı: Kaplıcada Bir Konuk

Hermann Hesse'nin yaşlılık dönemime kadar yazdığım en iyi kitaptır diye nitelendirdiği eseri. Kitap oldukça kısa konusu kısaca yaşlı ve hastalıklı bir yazarın Baden'de bir kaplıcada geçirdiği kısa süreyi ve ruh durumunu anlatıyor. Ben bir Hesse sever olarak yazara katılmıyorum bence okuduğum en sıkıcı kitaplardan birisiydi Kaplıcada Bir Konuk. Hesse kitabı olmasa yarıda bıkardım kesinlikle.

Kelt Rüyası
8/1003.08.2013

Baskı: Kelt Rüyası

Çok sevdiğim Latin yazar Mario Vargas Llosa'nın çok severek okuduğum biyografk romanı. Roman Roger Casament adlı İrlanda asıllı, milliyetçi, dürüst, ilkeli eş cinsel bir İngiltere diplomatının yaşamını anlatıyor.Zaten kitabın adıda aynı diplomatın İrlanda için yazdığı Kelt Rüyası adlı epik şiirinden alınmış. Vargas Bu diplomatın Kongo ve Peru'da Sömürüye insan hakları ihlallerine karşı verdiği onurlu, ilkeli ve dramatik mücadelesini süper bir şekilde anlatıyor. Devlet denen mekanizmanın nasıl işine yarayan insanı abat menfaatine ters geldimi berbat ettiğini, etrafa insanlık dersleri veren batının söz konusu kendi çıkarları olduğunda nasıl kana susamış canavarlara dönüştüğünü, aslında zalim olanın insan değilde devlet olduğuna dikkat çekiyor Vargas bu kitabında..

Kabil
7/1003.08.2013

Baskı: Kabil

José Saramago her zamanki mizahi tarzı ile yine kutsal kitabı sokak jargonuyla ti ye alıyor. Bu kez kaleminin ucunda Kitab-ı Mukaddes'de geçen Habil ve Kabil olayının kahramanlarından kardeşi Habil'i öldüren Kabil var.Kabil'i alıp zaman tünelinde gezdirerek yine kutsal kitabı ve inançları makaraya alıyor Saramago'yu okurken hep zevk almakla birlikte Hristiyan dünyasının kendisine karşı gösterdikleri tepkilerde birazda haklılarmı diyede düşünmeden edemem. .

Kör Baykuş
7/1003.08.2013

Baskı: Kör Baykuş

İran'lı kısa hikaye yazarı Sadık Hidayet okuduğum ortadoğulu 3.yazar oldu. Hayal, rüya, kabus ve gerçeğin iç içe geçtiği adeta arap şaçına döndüğü kısacık ( 95 sh ) süper bir kitap Kör Baykuş. Kitabı çok kısa sürede bitirebilirsiniz ben bir günde okudum nasıl bittiğini anlayamadım. Okuduktan sonra Hidayet'in Biyografisini incelediğimde 48 yaşında bir yazarın en verimli çağında intihar ettiğini öğrendim.Bu kadar kasvetli yazabilen birinin intihara meyilli olabileceğinide düşünmedim değil.Kör baykuş tam bir baş yapıt ve kitaplığımda tekrar okunacaklar bölümünde yerini aldı...

Kayıp (Amerika)
7/1003.08.2013

Baskı: Kayıp (Amerika)

Franz Kafka'nın 1912 de yazmaya başladığı ve Kayıp adını verdiği bu ilk romanı. Yazar vefatından üç yıl sonra 1927 yılında Amerika adı ile ilk kez yayınlanmıştır. Roman Karl Rossmann adlı 17 yaşındaki bir gencin mecburi olarak Almanya'dan Amerika'ya gidişini ve orada başından geçenler çevresinde Amerika'nın zor şartlarını ve kapitalizmin acımasız dişlilerine vurgu yapıyor. Çok sürükleyici yazmış Kafka bu ilk romanını nefis tiplemeler var yalnız kitabın sonunda biraz şaşırdım tamamlanmamış yarım bırakılmış gibi geldi bana. Hele sonunda fragmanlar diye bir bölüm var ana konudan oldukça kopuk ama yinede bomba gibi bir kitap.

Baskı: İvan İlyiç'in Ölümü

İvan İlyiç'in Ölümünü kitabın başındaki ön sözünde Nadine Gordimer çok güzel özetlemiş ve yorumlamış.Bende ondan özet bir alıntı yapıyorum. Tolstoy'un bu hikayesi genellikle ölme deneyiminin harikulade bir anlatımı ve ölümün anlamı için yapılan bir arayış olarak görülür. Bunlarda vardır ama Tolstoy daha fazlasını ekler.Hayatın ne olduğunun ve ne olması gerektiğinin görkemli bir soruşturmasıdır bu hikaye. Tolstoy'un okuyup etkisinde kaldığım en güzel kitaplarından birisi oldu İvan İlyiç'in ölümü.Tek kelime ile müthişti...

Günü Yaşa
7/1002.08.2013

Baskı: Günü Yaşa

Nobel edebiyat ödül sahibi ve yazmış olduğu bir çok kitabıda ayrıca ödül almış olan Saul Bellow'un ender ödülsüz kitaplarından birisi Günü Yaşa. Kitap buna karşın edebiyat çevreleri tarafından Bellow'un en çok övdükleri ve ayrı bir yere koydukları eseridir. Roman aristokrat bir aileye mensup olan 44 yaşındaki Wilhelm ve babası Dr Adler arasında geçiyor.Bu ikili arasındaki kuşak çatışmaları, Wilhelm'in başarısızlıklar içerisinde geçen eğitim hayatı, evliliği, çalışma hayatı, kendini sorgulaması başarısız olanın herkes tarafından hatta babası tarafından bile eleştirilmesi çerçevesinde bir gün anlatılıyor. Harika yazılmış sıkılmadan okuyabileceğiniz bir roman...

ÖncekiSayfa 15 / 19Sonraki