
Puanlar ve değerlendirmeler
Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.
Baskı: Kardeşimin Hikayesi
Son bölüme yaklaşıncaya kadar zor okudum,ama sonu ilginçti.
Baskı: Kurt Gölü (Dave Gurney, #5)
John Verdon iyi bir yazar. İfade gücü süper. Çeviri harika. (Çevirmeni de kutluyorum) Diğer kitapları kadar dolu ve doyurucu olmasa da güzel. Okunabilir.
Baskı: Beşinci Bölgedeki Kadın
Okumaya değmez.Bitirdim ama hüsrandı.Okuduğuma pişman olduğum sanırım ilk kitap. :(
Baskı: Sana Dönmek İçin
Eğitici ve akıcı bir kitap. Bitirmeden edemedim :)
Baskı: Şeytanı Uyandırma (Dave Gurney, #3)
Diğerleri gibi bu da çok güzel.
Baskı: Otopsi
Bir kitabı ben okuyup bitirebiliyorsam en az 8 puanı hak eder demektir. :)
Baskı: Peter Pan Ölmeli (Dave Gurney, #4)
Hikaye zaten çok güzel. Satır aralarına dikkat edildiğinde de çok eğitici. John Verdon gerçekten süper yazıyor.
Baskı: Aklından Bir Sayı Tut (Dave Gurney, #1)
Büyük zevkle okudum. Bana çok zekice geldi. Şiddetle tavsiye ederim.
Baskı: Kır Çiçeği Tepesi
ÇOK GÜZEL BİR ÖYKÜ VE SÜPER,AKICI BİR ANLATIM.
Baskı: Cerrah (Rizzoli & Isles, #1)
Özellikle kitabın sonunda çok duygulandım. Polisiyelerde duygu, hatta gözyaşı biraz zordur oysa.
Baskı: Masumiyetin İçin Savaş
Yazarın bazı kitaplarının benzerliğine bir örnek. Okunabilecek türden yine de.
Baskı: Sona Kalan (Rizzoli & Isles, #10)
İnsanı esir ediyor Tess, okumak ayrı bir zevk.
Baskı: Günahkar (Rizzoli & Isles, #3)
Kitap esir alıyor, Tess Gerrıtsen gerçekten çok iyi yazıyor.
Baskı: Piruze: Şam'da Bir Türk Gelin
Acılarla dolu bir yaşam. "Bu kadar da olmaz" dedirten hayatın gerçek kesitleri ve güzel bir kitap. Özellikle son sayfada dayanamadım ve gözlerim yana yana ağladım, "Allah kimseye böyle şeyler yaşatmasın" diye dua ederek.
Baskı: Bir Psikoloğun İtirafları
Psikoloji ile iligili kitapları seviyorum,ama bu sıkıcı geldi.
Baskı: Leyla'nın Evi
Okunmaya değer,bir solukta okunur dediğimiz kitaplardan biri.
Baskı: Geç Gelen Mutluluk
Yıllar önce okuduğum,alışılmış ve alışılmışlığını belli eden bir öykü. Okunmaması kayıp sayılmaz.
Baskı: Bahçemde Yeşeren Umutlar (Blossom Street Serisi 3)
Öğlen saatlerinde başlayıp gece yarısı bitirdiğim yani; bir solukta okuduğum güzel bir kitap.
Baskı: Mart Menekşeleri
Güzel bir kitap. Sonunu yazarın diğer kitaplarından daha ilginç buldum.
Baskı: Böğürtlen Kışı
Çok beğendim. Günlerce düşündüm kahramanlarını, yani o denli içim acıdı,gözyaşım bile aktı.Bu denli güzeldi. Vera’nın yaşadığı dönem 1930’ lu yıllar. Dünyanın zulmetle kavrulduğu acı dönem. Bugünün yoksulluğuna rahmet okutacak eksik hayatlar. Zulm ve adaletsizliğin had safhada olduğu zalim bir dünya. Yoksul bir aileden gelen ve karnını doyurmak için çalışmak zorunda kalan masum,temiz ve kanaatkar VERA. Yüreğinin değil, arkadaşının zorla götürdüğü bir eğlenceye gider, orada hayatının prensi Charles’le karşılaşır ve aşkının esiri olur. Aslında Charles VERA ile evlenmeyi istemektedir, hatta kararlıdır, fakat Prens ‘ in ailesinin tutumuna karşı koyamayan Vera’nın da etkisiyle bu evlilik gerçekleşemez ve aşkın ürünü DANİEL babasından habersiz, bin bir güçlükle doğar. Kendi karnını zor doyuran Vera, arkadaşlarının da yardımıyla, geçici işlerde çalışarak DANİEL’ i büyütmeye çalışmaktadır… O yıl Daniel üç yaşına gelmiştir ve 80 ila 100 yılda bir görülen “MAYIS AYI KAR” yağışı gerçekleşir ve böğürtlen çiçeklerinin üzeri karlarla kaplanır, hayat şartları iyice zorlaşır ve Vera yavrusuna verecek kuru bir dilim ekmek bile bulamaz hale gelir. Temizlik işlerini yaptığı otelde tekrar işe başladığı gece, Daniel’i evde yarı aç ve tek başına bırakıp gitmek zorunda kalmıştır. Ancak eve döndüğünde VERA, dünyasını darmadağan eden olayla karşılaşır. DANİEL evde yoktur, keder içinde evden dışarı fırlar, az ileride çok sevdiği oyuncağı bez ayı, karlar üzerindedir, ama Daniel’ den en ufak bir iz yoktur. Artık hayat öylesine zordur ki, bıçak kemiğe dayanmıştır ve VERA rüyasında görse inanmayacağı bir yaşamın içine dalar, ama ruhu hep temiz ve masum kalmaktan yanadır. Ve kader O’ nu tekrar Charles’in kapısına bırakır…… Aradan seksen yıl geçmiştir, yine Böğürtlen çiçeklerinin açtığı bir Mayıs ayında umulmadık bir anda şiddetli kar yağmaya başlar. Kentin önemli gazetelerinden birinin Editörü yazılacak konu arayışındayken gazetenin sahibinin gelini ve iyi bir muhabiri olan CLAiRE’ i, “ BÖĞÜRTLEN KIŞI” adı verilen bu enteresan doğa olayı hakkında bir yazı yazması için görevlendirir. Bundan tam bir yıl önce; yolda yürüyüş yaptığı esnada kaza geçirerek karnındaki 8 aylık bebeğini kaybetmesinin ardından hayata adeta küsen ve çok severek evlendiği kocasıyla arası bozulan Claire bu konuyu yazmak istemez ama, görev icabı kabul etmek zorunda kalır ve araştırma yapmaya başlar. İnternette Böğürtlen Kışı hakkında araştırma yaparken Polis kayıtlarında; 80 yıl önce tam da bugünlerde VERA’nın kaybolan çocuğu Daniel ile ilgili yarım kalmış bir haberi okur. Kendisi de bir yıl önce kucağına almaya hazırlandığı yavrusunu kaybetmiştir, acı çekmektedir, bu nedenle VERA’yı çok daha iyi anlar ve hüzün içinde olayı araştırmaya başlar. Karşısına çıkan gerçekler, acı sürprizler CLAİRE’ i derinden etkilemektedir, araştırmadan vazgeçmek ister, ama artık dönülmez bir noktaya gelmiştir. En ince detayına kadar olayı irdelemeye başlar. Aynı zamanda kocasının eski sevgilisiyle yeniden başlayan ilişkisi ile sarsılmaktadır. Olaylar acı-tatlı sürprizler eşliğinde bir bir çözülmeye başlar; gerçekler ortaya çıktıkça “kah mutluluk, kah hüzün” ruhları darmadağın etmektedir.. Bakalım CLAİRE kocasını, Kocası Claire ‘yi ve hepsinden önemlisi Claire kendisini affedebilecek midir? Sevgi ile yapılmış bu evlilik mutluluğa kavuşacak mı ve kendisiyle özdeşleştirdiği Vera’ nın ruhu huzura erecek midir? GÜNÜMÜZÜN LÜKS,HIRS VE BEDBİN TÜKETİCİLİĞİNİN ÇARKINA TAKILMIŞ DUYGUSUZ ANNELERİNE İTHAF EDİLESİ MUHTEŞEM BİR ÖYKÜ “BÖĞÜRTLEN KIŞI” Göz yaşlarımla ıslanan sayfalar nemli kaldı kitapta…