Librarian
@Librarian

Puanlar ve değerlendirmeler

Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.

Baskı: Ateşle Oynayan Kız (Millenium, #2)

Bu kadar karakter, böylesi bir kurgu, böylesi alışık olmadığımız bir kültür ve dil zemini içinde nasıl bu denli iyi anlatılmış olabilir hala aklım almıyor. Bir noktasında da "aman ya buna filanca yerden esinlenilmiş" diyemiyorsunuz.

Baskı: Ejderha Dövmeli Kız (Millenium, #1)

Bu kadar karakter, böylesi bir kurgu, böylesi alışık olmadığımız bir kültür ve dil zemini içinde nasıl bu denli iyi anlatılmış olabilir hala aklım almıyor. Bir noktasında da "aman ya buna filanca yerden esinlenilmiş" diyemiyorsunuz.

Baskı: Ayaklı Bela (Beautiful, #2)

Her şartta Tatlı Bela'yı tercih etsem de bir aşk hikayesinin erkeğin ağzından bu denli TATLI anlatılması da bambaşka bir şey. İki kitapta da tek eksik biraz daha detaya girilebilecekken Canan Tan misali özetçe roman tarzı anlatıma sahip olmasıydı.

Baskı: Gözlerini Sımsıkı Kapat (Dave Gurney, #2)

Her şeyden önce bu kitabında yazarın yazı tarzına bayıldım.Aklından bir sayı tut'u da keyifle okumuştum ama bu kitabındaki psikanaliz yaptığı bölümler ve içsel konuşmalar muhteşemdi.Empati'nin irdelendiği bölüm şahsen beni oldukça düşündürdü.Polisye romanlarda benim için en önemli şey harika bir mantık dizgisinde şok edici sonlara bağlayabilme becerisidir.Bu kitapta son ana kadar bunu hissettikten sonra ne yazık ki sonuç benim adıma hüsran ediciydi.Ama yine de keyifle okudum ve tavsiye ederim.

Baskı: Safir Mavi (Aşk Tüm Zamanların İçinden Geçer, #2)

Zamanda yolculuk temalı film/kitap türü yapımlarda mantık döngüsü benim ilk dikkatimi çeken unsur olur. Aşk tüm zamanların içinden geçer üçlemesi bu anlamda tutarlı bir seriydi en başta. Aşk-macera kurgunun içinde yerini çok hoş bir şekilde almıştı. Keyifle okudum. Beni tek rahatsız eden final bölümü oldu. Sanki aceleye gelmişlik hissi ve kahramanlarla ilgili biraz daha bilgilendirme isteği ile kitap bitiverdi.

Baskı: Yakut Kırmızı (Aşk Tüm Zamanların İçinden Geçer, #1)

Zamanda yolculuk temalı film/kitap türü yapımlarda mantık döngüsü benim ilk dikkatimi çeken unsur olur. Aşk tüm zamanların içinden geçer üçlemesi bu anlamda tutarlı bir seriydi en başta. Aşk-macera kurgunun içinde yerini çok hoş bir şekilde almıştı. Keyifle okudum. Beni tek rahatsız eden final bölümü oldu. Sanki aceleye gelmişlik hissi ve kahramanlarla ilgili biraz daha bilgilendirme isteği ile kitap bitiverdi.

Baskı: Zümrüt Yeşil (Aşk Tüm Zamanların İçinden Geçer, #3)

Zamanda yolculuk temalı film/kitap türü yapımlarda mantık döngüsü benim ilk dikkatimi çeken unsur olur. Aşk tüm zamanların içinden geçer üçlemesi bu anlamda tutarlı bir seriydi en başta. Aşk-macera kurgunun içinde yerini çok hoş bir şekilde almıştı. Keyifle okudum. Beni tek rahatsız eden final bölümü oldu. Sanki aceleye gelmişlik hissi ve kahramanlarla ilgili biraz daha bilgilendirme isteği ile kitap bitiverdi.

Baskı: İşaret (Gece Evi, #1)

Yine hayali canlıların baş kahraman oldukları, hayali olmayanlarında en kısa zaman içinde yazar/lar tarafından bir kılıf uydurularak bu hale geldikleri bir seri huzurlarınızda. Keyif almadım mı evet aldım, onlarla birlikte heyecanlanıp olmadık yerde biten kitabın sonuna söylenmedim mi evet söylendim.Heyecanla da bir sonraki kitabın piyasaya çıkmasını, ülkemize gelmesini, çevrilip satışa çıkmasını bekledim. Ama gereğinden fazla uzun süren bir seriydi, uzatmak için suyunun ve tadının kaçırıldığı bir seriydi.Bu seriye ayırdığım zaman için üzülerek son kitaba gelmiş olmaktan dolayı ilk kitapta aldığım tadı bile unuttum açıkçası.

Baskı: Saklanmış (Gece Evi, #10)

Seri modası çıktı mertlik bozuldu. Üstüne üstük bir de hayalet yazarlarımız da var ki tadından yenmez...Diyeceğim ama olay hiç öyle değil. Daha kitabın ilk satırlarından bir şeyler döndüğünü anlıyorsunuz.Yazım tarzı değişmiş, kurgulama stili değişmiş. Bir şeyler kötü olmuş işte. Zaten kaç kitap önce bitmesi gereken serinin bu kitabıyla alenen suyu çıkmış. Bence daha vakit varken bu seriyi okumayı bırakın.Hele başlamadıysanız seriyi hiç elinize almayın. Çünkü ilk kitaplarda aldığınız keyif ziyadesiyle burnunuzdan gelecek.

Baskı: Yeniay (Alacakaranlık, #2)

Alacakaranlık serisi neden bu denli ilgi gördü diye çok düşünmüş ve hatta bu konu üzerinde seriyi okuyan arkadaşlarımla ziyadesiyle konuşmuşuzdur.Yazarın akıcı üslubu, mükemmel kurgusu da bu denli talebin tek nedeni değildi. İşin özünde erişilmeze duyulan büyük aşkın çok iyi dile getirilişi yatıyor. Bu erişilmezin var olmayan bir canlı türünden oluşu da zaten vampir çılgınlığını ciddi anlamda ilk başlatan seri olarak alacakaranlık kuşağı farklılığını yaratan diğer ayrıntıydı. Filmi çekilmeseydi ne olurdu diye sıkça düşünmüşümdür.Sanırım sadece ünü biraz daha geç yayılırdı o kadar.

Baskı: Şafak Vakti (Alacakaranlık, #4)

Alacakaranlık serisi neden bu denli ilgi gördü diye çok düşünmüş ve hatta bu konu üzerinde seriyi okuyan arkadaşlarımla ziyadesiyle konuşmuşuzdur.Yazarın akıcı üslubu, mükemmel kurgusu da bu denli talebin tek nedeni değildi. İşin özünde erişilmeze duyulan büyük aşkın çok iyi dile getirilişi yatıyor. Bu erişilmezin var olmayan bir canlı türünden oluşu da zaten vampir çılgınlığını ciddi anlamda ilk başlatan seri olarak alacakaranlık kuşağı farklılığını yaratan diğer ayrıntıydı. Filmi çekilmeseydi ne olurdu diye sıkça düşünmüşümdür.Sanırım sadece ünü biraz daha geç yayılırdı o kadar.

Baskı: Tutulma (Alacakaranlık, #3)

Alacakaranlık serisi neden bu denli ilgi gördü diye çok düşünmüş ve hatta bu konu üzerinde seriyi okuyan arkadaşlarımla ziyadesiyle konuşmuşuzdur.Yazarın akıcı üslubu, mükemmel kurgusu da bu denli talebin tek nedeni değildi. İşin özünde erişilmeze duyulan büyük aşkın çok iyi dile getirilişi yatıyor. Bu erişilmezin var olmayan bir canlı türünden oluşu da zaten vampir çılgınlığını ciddi anlamda ilk başlatan seri olarak alacakaranlık kuşağı farklılığını yaratan diğer ayrıntıydı. Filmi çekilmeseydi ne olurdu diye sıkça düşünmüşümdür.Sanırım sadece ünü biraz daha geç yayılırdı o kadar.

Hayvan Mezarlığı
7/1030.10.2013

Baskı: Hayvan Mezarlığı

Önce filmini izleyip sonra okuduğum nadir kitaplardan birisidir. Ve içeriğini bilmeme rağmen okurken ruhumu neredeyse teslim ettiğim bir kitaptır. Bu kitabının ardından bugüne değin Stephen King'in hiçbir kitabını elime almaya dahi cesaret edemedim. Korku türünü sevenler, Stephen King'den şaşmayın. Üstüne de cila olsun diye muhakkak çekildiyse kitabının filmini seyredin. Ya da en iyisi mi siz benim gibi yapıp önde seyredin sonra okuyun...Ki böylece ruhunuz bedeninizde kalır.

Baskı: Alacakaranlık (Alacakaranlık, #1)

Alacakaranlık serisi neden bu denli ilgi gördü diye çok düşünmüş ve hatta bu konu üzerinde seriyi okuyan arkadaşlarımla ziyadesiyle konuşmuşuzdur.Yazarın akıcı üslubu, mükemmel kurgusu da bu denli talebin tek nedeni değildi. İşin özünde erişilmeze duyulan büyük aşkın çok iyi dile getirilişi yatıyor. Bu erişilmezin var olmayan bir canlı türünden oluşu da zaten vampir çılgınlığını ciddi anlamda ilk başlatan seri olarak alacakaranlık kuşağı farklılığını yaratan diğer ayrıntıydı. Filmi çekilmeseydi ne olurdu diye sıkça düşünmüşümdür.Sanırım sadece ünü biraz daha geç yayılırdı o kadar.

Baskı: Şah Mat (Komiser Sensi ve Dr. Claps, #1)

Olayı baştan çözdüğünüz, ipuçlarını kahramanlardan önce bulduğunuz bir polisiye değildi kesinlikle. Akıcı bir dil, güzel bir kurgu vardı. Ama benim polisiye kitaplardan beklediğim o "son vurgu" yu bulamadığım bir kitaptı. Bütün olaylarla sonuçta varılan nokta "yok canım her şey bu yüzden olamaz" dedirttiği için azıcık da hüsrandı açıkçası. Bu tarzdan beklentiniz benim gibiyse satın almayın ama eşinizde dostunuzda varsa ve daha öncelikli olarak okumak istediğiniz bir kitabınız yoksa ödünç alın ve okuyun derim.

Baskı: Hiçlikten Gelen Kız (The Passage, #1)

Walking dead vari bir kitap. Kurgunun işlenişi keyifli olduğu için sonuna kadar ulaşabiliyorsunuz.

Baskı: Yüzük Kardeşliği (Yüzüklerin Efendisi, #1)

Var olmayan bir dünya, var olmayan canlı türleri ve her daim varlığını koruyan iyilik ve kötülüğün savaşı. Benim bir şey dememe gerek bırakacak bir eser değil aslında ama tarz olarak çok aykırı gelmeyecekse herkesin mutlaka seriyi okumasını ve sindirme aşamasında da filmlerini üzerine seyretmesini mutlaka tavsiye ederim.

Baskı: Yalnız Gözlerin İçin

Fatih Murat Arsal'la ilk tanıştığım kitaptır. Budur demiştim. Ahmet Altan'ın yazı tarzından aldığım keyfi ilk defa yaşatan bir yazar.Aşkı erkek kaleminden ama kadının hissiyatından anlatan bir yazar. Her yazarın kendi kimliğinden parçaları kitaplarında bulur ya da hissederseniz. F.M.Arsal'ın da kendince hassas olduğu noktaları algılamak da gecikmeyeceksiniz kitabı okumaya başladığınızda.Onun bu bam tellerine rağmen keyifle okuduğum bir romandı.

Baskı: Tatlı Bela (Beautiful, #1)

Ufak tefek eksiklikleri, kısmi özet atlayan kısımlarına rağmen çok keyif aldığım hatta nadir olarak yaptığım bir şeyi yaparak ikinci kez okuduğum bir kitaptı.Kafamı çok rahatlattı, onların hikayesi içinde akıp gittim. Ama keşke yazar iki belayı bir kitapta daha detaylı toplasaydı demeden de edemiyorum yine de.

Siyah Süt
2/1007.10.2013

Baskı: Siyah Süt

Lohusalık dönemi ancak bu denli karabasan dolu bir romana dönüşebilirdi. Korktum, sıkıldım, bunaldım, hayal kırıklığına uğradım. Sen ne yaptın Elif Şafak?Araf'ı yazan kişiye ne oldu?

Baskı: Sana Gül Bahçesi Vadetmedim

Akıl sağlığının bir soğuk algınlığı nedeni ile beden sağlığını yitirmek kadar kolay elinizden kaybolup gidebileceğini anladığınız, delilik ve normallik arasındaki o çok çok ince çizgiyi içinizde hissettiğiniz bir roman. Uçurumlardan düşen ruhların neler yaşadığı, oradan çıkmak ya da orada sonsuza kadar kalmak arasındaki gelgitlerin ne denli baş döndürücü bir cazibeye sahip olduğu okuyanı fazlasıyla düşündürüyor.

Piraye
6/1007.10.2013

Baskı: Piraye

Canan Tan'ın okuduğum ilk kitabı.Ülkemizdeki doğu-batı arasındaki kültür farkının damgasını vurduğu bir kitap. İyi bir kurgu ve akış. Sonunun vurgun etkisi yarattığı kitabı yoksunluk duygusuyla anmadan edemiyorum. Tüm yaşananlar sanki kronolojik bir akış kaygısı ile anlatılmış.Detaylara önem verilmemesi hep bir bekleyiş duygusu hissettirdi bana. Tabi herkesin bu yöndeki zevki farklıdır.

Leyleklerin Uçuşu
7/1007.10.2013

Baskı: Leyleklerin Uçuşu

Grange, tüm eserlerinde okuma keyfini istikrarlı bir şekilde vaat eden yazarlardan. Bolca polisiye, biraz gerilim, azıcık komplo=o Grange'dir işte.

Kürk Mantolu Madonna
4/1007.10.2013

Baskı: Kürk Mantolu Madonna

Bir insanın yüreğini bıçaksız yarıp hüznün o kesif acısını içine nasıl koyarım diye düşünüyorsanız bu kitabı okutun.O boşa gitmiş yaşam, ellerin arasından kayıp giden aşk ve hayatı boş vererek yaşamaya çalışmanın yıkıcılığı...Anlatırken bile yine yüreğim sızladı.

ÖncekiSayfa 3 / 4Sonraki