Elif
@Elif

Puanlar ve değerlendirmeler

Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.

Baskı: Gece Yarısından Sonra

Gayet sürükleyici ve çabuk biten bir kitaptı. Bir gün kocasının öldüğü haberini alan Sarah kendini tamamen farklı bir olayın içinde bulur ki bu olay fazlaca kan ve şiddet içermektedir.

Kağıttan Kentler
7/1021.08.2014

Baskı: Kağıttan Kentler

Konu: Quentin ile komşu kızı Margo (ilk başta erkek sandım, özür dilerim :D)arasında çocukluklarından beri değişik bir çekim var. Bir gece Margo Q'nun penceresine gelip ona hiç yapmadığı çılgınlıklarla dolu bir gece yaşatır ve puff! O geceden sonra Margo ortadan kaybolur. Gerisini tahmin edersiniz. Bayılarak okumadım hatta sıkıldım da. Tüm eğlenceyi sona saklamış Bay Green. Bu adam gerçekten kelimelerle oynamasını biliyor. Bir şekilde farklı işte ve gerçekçi. Kitabın sonunda mutlu son beklemedim ki böylesi daha iyi oldu. Mutlu son istesem romantik, mucizevi bir şeyler istesem fantastik kitap okurdum :P Oğlan aşık kız bencil ve duygusuz. Gerçekte olan budur ki zaten. Sadece arkadaşlık ilişkilerini beğendim. Beklenti içinde okumayın, üzülürsünüz!

Son Kamelya
8/1019.08.2014

Baskı: Son Kamelya

Böğürtlen Kışı gibi bu kitapta da geçmişle günümüzden harmanlanmış bir hikaye okuyoruz. Bu tarzı sevdim. Çünkü acaba geçmişte ne oldu ve şimdi ne olacak soruları kitabı bir çırpıda bitirmeye neden oluyor ki zaten kitap sıkılmaya fırsat vermeden bitittiriyor (bu nasıl bir kelimedir :o) kendini. Konudan bahsetmek istemiyorum. Sihri kaçmasın. Keyifle okudum ve bu yazar kitaplığımda sağlam bir yer edindi. Devam, devam, devam...

Martin Eden
9/1019.08.2014

Baskı: Martin Eden

Martin Eden, sıradan bir denizciyken hayatını değiştiren kadınla karşılaşır:Ruth. Soyluların yaşam biçimini bir kez görmesi, onun eski yaşantısını anında bırakmasına vesile olur. Deniz kokusu yerini kitap kokusuna bırakır. Ve bir anda kendini edebiyatın içinde bulur. Yazar, yazar ve yazar... Hiç umutsuzluk bilmeyen, yılmayan ve çok çalışan bir kişilik olması nedeniyle karaktere hayran kaldım. Yazarlar camiasına girmek için çırpınan Eden, çok zor şartlarda hayatını sürdürmeye çalışır ve sonuç? Hayat insanın yaşamak için bir nedeni olması ve bu nedeni yitirmesinden ibaret.

Baskı: İlk Aşk (19 Başarısız Denemeden Sonra)

Sanırım dipnotlarına güldüğüm tek kitap (ki dipnotları göz ucuyla okurum :P). Üstün zekalı çocuğumuz (dikkat:dahi değil!) Colin,Katherinelere takmış tam tersi de olabilir :) son terk edilişini kaldıramıyor. Kim on dokuz kez (?) terk edilmeyi kaldırabilir ki? Ama Allahtan çok komik bir arkadaşı var:Hasan. Birlikte yol macerasına çıkmak için kandırıyor bizimkini. Sanıyorsun ki yol boyu gezip duracaklar. Ama öyle bir şey olmuyor. Kısa bir yolculuktan sonra bir yere yerleşiyorlar. Vee hayatlarına LindSey Lee giriyor. Colin bu esnada terk eden/terk edilen grafiği çıkarmaya çalışıyor. Yani işin içinde matematik de var ama makul düzeyde. Amacı ilişkilerin öngörülebilirliğini ispatlamak. Saçma sapan şeyler işte.. Her neyse gene de eğlenceli ve bazı yerlerde duygusal.

İstanbul Hatırası
7/1023.07.2014

Baskı: İstanbul Hatırası

"İstanbul'a bakıyorduk denizden. Bizim İstanbulumuza, çalınmış hayallerin şehrine... Talan edilen anıların başkentine... Yağmalanmış mutlulukların payitahtına... Açgözlülüğün işgal ettiği berekete... " Yoğun bir polisiye beklerken tarihle harmanlanmış bir cinayet romanı buldum karşımda. Bazen 'Artık şu cinayete dönsek...' diyecek kadar sıkı bir tarih : İstanbul'u İstanbul yapan yerler, şahıslar,... Bazen ilgiyle okudum bazen de bunaldım. Biraz sabırla, memnun kalınacak bir kitap olduğunu düşünüyorum.

Şey
6/1010.07.2014

Baskı: Şey

Panama kanalı yapımı sırasında işçiler bir kapsül bulurlar. Kapsülün içini açtıklarında karşılarında boynuzlu,keskin dişli, toynaklı kısaca bugüne kadar yapılmış şeytan tasvirlerini çağrıştıran bir yaratık durmaktadır. Çölün ortasına -daha doğrusu altına- bir tesis inşa edip bu "Şey"i incelemeye başlarlar. Her şey seyrinde gider uzun yıllar, ta ki yaratık uyanıp konuşmaya başlayana dek. İçerideki 8 kişi için işler hiç de hoş olmayan bir boyuta gitmektedir... Film tadındaki bu kitabı çok da sevdiğimi söyleyemeyeceğim.

Ben Ölmeden Önce
9/1008.07.2014

Baskı: Ben Ölmeden Önce

Doktor Thea, işini gücünü bırakıp kendisi gibi doktor olan babasının yanına gelir. Adam feci halde komada yatmaktadır. Thea'nın diğer kardeşleri, hiç hayat belirtisi göstermeyen bu adamın fişini çekmeyi daha mantıklı bulmaktadır. Ama Asperger Sendromu olan Thea, zekası ve dikkatini kullanarak ortalıkta pis işlerin döndüğünü fark ediyor ve kitabımız bizi soluksuz bir maceranın peşine sürüklüyor.

Baskı: Ateşböceğinin Şarkısı (Ateşböceği Yolu, #2)

İyi ki bu kitabı yazmışsın Kris, gerçekten merak etmiştim neler olduğunu. En çok da Tully'nin annesinin hikayesini öğrenmek beni mutlu etti. Kitabımızda her bir karakterin ağzından gelişmeleri okuyoruz. Biraz kasvetliydi ama keyfinizi kaçıracağı kesin!

Baskı: Bataklığın Kayıp Tanrıları (Ruth Galloway, #1)

Polis Nelson, farklı zamanlarda kaçırılan iki küçük kızı aramaktadır. Bu esnada kemik kalıntılarına rastlar. Böylece yolları arkeoloji uzmanı olan Ruth ile karşılaşır. Soruşturmayı birlikte yürütürler. Olaylar arası kopukluk ve kitabın sonunda 'Bunlar ne alaka hala anlamış değilim. ' şeklinde düşünmem, kitabın eksileridir kendimce. Ayrıca katili saklamak için gereksiz bir telaşa düşülmüş. Hemen tahmin etmeyelim diye bir yumak oluşturulmuş. İşte bu durum bana kitaptan pek tat aldırmadı. Aksi mi olmalıydı? Her neyse gene de sevdim. Sonuçta polisiye...

Baskı: Kötünün Ölüsü (Sookie Stackhouse, #8)

Bence kitaba iki saldırı sahnesi koymak yerine _ki oldukça kısaydı_ bir tanesi üzerine yoğunlaşıp kitabı bitirebilirdi yazar. Anlaşılacağı üzere peş peşe olay olay olay... Olaylar bu kadar gelişigüzel anlatıldığı için de kitabı bitirmek için daha çok olay.. Masa tenisi izler gibi kafam sağ sol gidip geldi. Az bi sakin yaa :P

Baskı: Ecelin Avı (DI Joe Faraday, #2)

Vakit buldukça okudum. O yüzden biraz kopuk kopuk oldu. Zaten serinin ikinci kitabıymış. Orta halli bir polisiye kitabıydı işte. Karakterleri biraz karıştırdım. 'Okusan da olur okumasan da '

Kırık Dökük Yaslar
10/1026.06.2014

Baskı: Kırık Dökük Yaslar

Her zaman soyluların aşk hikayesini okurduk. Burada işler tersine dönmüş. Hayatını leydi hizmetçisi olmaya adamış Tillie ile kardeşlerini yeniden bir araya toplamak için Tillie'nin çalıştığı yerde çalışmak zorunda kalan Mack'in aşk hikayesini okuyoruz. Sulu, cıvık, edepsiz hiç bir şey yok bu hikayede bana göre. Her şey dozundaydı. Yetimhane konusu ve sonlara doğru olan o olay da beklenmedikti. Farklı durmuş kitapta iyi olmuş iyi :) Bir iki diyaloğa çok güldüm. Özellikle burun karıştırma ile ilgili olana :D detaylı hatırlamıyorum yazamayacağım şimdi. Kitapta sevdiğim noktalardan biri de Mack'in tavrı oldu. Paşalar gibi evlenme teklif etti, kız yok deyince hadi eyvallah dedi çekti gitti. İçinden yaşadı her şeyi. Aferin len dedim yani ;) Tavsiye ederim.

Suikast Meleği
6/1024.04.2014

Baskı: Suikast Meleği

Fransız Devrimi zamanları... Açıkçası boğucu bir tarih okuyacağımı düşünerek başladım. Yer yer sıkıldım da :) Ama suikast meleği nam-ı diğer Charlotte'nin hayatının içine yerleştirilmiş bir tarih okuyoruz. Kitabın gidişatı belli: Charlotte, Marat'ı öldürür. O kısımları bir solukta okudum. Ayrıca kitap gerçek belgelerle harmanlanmış. Tek isteğim biraz daha akıcı olmasıydı.

Baskı: Sessizlik (Fısıltı, #3)

Bu kız salak yaa :P Başka bir şey demiyorum. Anita falan okuyayım bari. Aklı başında kadın karakter istiyorummmm :P

Kitap Hırsızı
10/1007.02.2014

Baskı: Kitap Hırsızı

"... insanları hep en iyi ve en kötü durumlarında bulurum. Hem güzelliklerini hem çirkinliklerini görürüm ve ikisinin nasıl aynı yaratıkta olabildiğini merak ederim. Ancak onlarda da benim kıskandığım bir şey var: İnsanlar ölecek kadar akıllılar." öLüɱ

Baskı: İblis Hançeri (Hex Hall, #2)

Soph babasıyla takılıyor bu kitapta. Konseye gidiyorlar bir süreliğine. İşe bakın ki büyük aşkı da orda. Her neyse sıkılmaya başlamıştım okurken ama son anda verdi çoşkuyu. Annesinin ne olduğunu merak ediyorum o yüzden devam etmem lazım. Gerçi sinyalleri verdiler. Büyük ihtimalle Göz çıkacak. O.o

Kaiken
7/1027.01.2014

Baskı: Kaiken

Kitabın çektiği zulüm neydi abi yaa. Bulunamadı gitti katil. Her seferinde 'Bu da mı gol değil?' dedim :P Ama endişelenmeyin. Döne dolaşa bulduk olayların sorumlusunu ki kitabın yarısı alakasızmış gibi geldi bana. Bunca çaba niye ki o zaman ? İşe bak ki iki üç kişi aynı zamanda aynı adama musallat oluyor. Biraz zorlama olmuş. Son kısımlar üzerine yazılmış bir hikaye daha hoş olurdu. İlk hikaye de benim ilgimi çok çekmişti, cinayet şekli falan... Ama yarım kaldı hissi bıraktı. Bir kitapta iki hikaye okudum sonuç olarak. Üçüncüsü de çıkardı da tahminimce ona zaman kalmadı :P

Baskı: Kemik Adamın Kızları

Ryan Evens, istihbaratçı. Irak'a görev dolayısıyla gider. Aslında evlidir ve bir kızı vardır. Biraz da onlardan uzaklaşmak için bu görevi kabul etmiştir. Görevi sırasında kaçırılır ve bir tür işkenceye maruz kalır. Döndüğünde tamamen farklı bir kişiliği olur. KemikAdam lakaplı katil kaçırdığı kızların tenlerine zarar vermeden kemiklerini kıran bir tip. 2yıl sonra tekrar ortaya çıkıyor ve Ryan'ın kızını kaçırıyor. Sonu beklediğim gibi değildi. O yüzden pek mutlu olmadım. Onun dışında gayet iyiyi, sıkılmadım.

Baskı: Biz Evleniyoruz (Bridgertons, #8)

Bir önceki kitaba göre daha fazla beğendim. Çünkü Hyacinth hiç de kendisi gibi değildi. Bu romanda bile daha iyiydi kendi olayına göre. Neyse dört dörtlük olmasa da olayların farklı ilerlemesi sayesinde keyifle okuduğum bir kitap oldu. Sadece ense muhabbeti baydı ve de sonu "biraz" abartı geldi. Gene de okunmaya değer bir seri :) Çok sevdim. Bitti ama bence anneleriyle devam etmeli ;)

Baskı: Öpüşünde Saklı (Bridgerton, #7)

2013'e bir JQ kitabıyla son vermek mükemmel oldu. Hyacinth'i diğer kitaplardan az çok tanıyoruz :) Açık sözlü, hazır cevap ve de baş belası :D Ama... Kızın dilinin tutulduğuna şahit oluyoruz bu kitapta. Gareth sağolsun :) Kitapta bir hazine muhabbeti var onun peşine düşüyorlar ki en olmadık zamanlarda O.o Manyak bunlar yaa:)Keyif aldım okurken. Bu tarz kitaplarda tek sevmediğim şey aşık oldukları gerçeğine varınca karakterlerin tepkileri : "N'ayır, n'olamaz aşık olmuşumm. Ay bayılazaam" tarzı bir şey okumak istemiyorum artık :P

Harman
1/1026.12.2013

Baskı: Harman

Yerel bir yazarın kitabıydı. Sürekli kitap aldığım yerden vermişlerdi.. Kısa hikayeler var içinde ve hepsi de hüzünlü. Baydı beni :P

Baskı: Soldan İkinci Mezar (Charley Davidson, #2)

"Başına bela almaya uğraşma. Bela bedava ve başının nerede olduğunu biliyor." ;)

Baskı: Rüya Ateşi (Ateş, #4)

3.kitabın nasıl bittiğini hatırlarsınız. Bu kitap Mac'in "zorlu" dönüşüyle başladı. Pink Mac olmasın mı Black Mac =D Tam Barrons'luk oldu desek yeri. Ama ben yeni Mac'ten fazla hoşlanmadım. Çok kendine güveniyordu, itici derecede :P Neyse kitapta Barrons'un dans etme sahnelerini gözümde canlandıramadım bir de :). Tabiki final her zamanki gibi çileden çıkarıcı. Göze alarak okuyun!

ÖncekiSayfa 2 / 9Sonraki