
Puanlar ve değerlendirmeler
Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.
Baskı: Kafes
Gerginliğin hiç bitmediği bir kitaptı. İnsanların çıldırmasına neden olan 'şeyin' ne olduğu konusunda yeterince bilgi verilmemesi kitabı baştan sona ilginç kılmayı başarıyor. Bilinmeyenin verdiği merak kitabı okutuyor kısacası. Sonuna kadar daha fazla şey öğrenmek adına okudum çok da tatmin olmadım. Gene de hoştu.
Baskı: Çemberin Dışındakiler
Konu güzel evet de bu nedir yaa... Kitaba bir kargaşa hakimdi. İtiraf ediyorum bazı yerleri atladım ve anlam bütünlüğü bozulmadı :P Hoş anlam bütünlüğünü yakaladığım bir an da olmadı zaten!
Baskı: Dünyanın Gölgesi (Evrenin Ötesi #3)
Centauri~Dünya'ya inen Godspeed ekibinin gezegeni keşfi, başına gelenleri ve savaşmak zorunda oldukları yaratıkları okuyoruz bu kitapta. Sanırım saçmalamadan ya da konudan sapmadan diyeyim yapılan güzel bir final olmuş. Sevdim bu seriyi. Devamı yazılabilirdi aslında ve filmi de güzel olur bence :)
Baskı: Bir Milyon Güneş (Evrenin Ötesi #2)
Çırak, Bilge olursa.... der susarım ;)
Baskı: Oyunbaz (Jan Forstner, #2)
Evet ilginç bir kitaptı... Korkuyu yer yer hissettirmeyi başardı bana. Okurken ihtimaller üzerine beyin fırtınası yaptım ama gene de zanlıya fazla yaklaştığımı söyleyemeyeceğim :)
Baskı: Trendeki Kız
Rachel'i hiç sevmedim. Kitaptaki hiçbir karakteri sevmedim :P Kurgu güzeldi ama tahmin edilebiliyor gidişat. Son sayfalardaki akış olmasa bir anlam ifade etmeyecekti benim için.
Baskı: İnci Gibi Dişler
Sıradan insanların sıradan hayatı. Evet biraz sıkıcı, çok akıcı bir kitap da değil ama yer yer yapılan gayet yerinde espriler barındırıyor. Bana keyif verdi. Ayrıca Samet ile Archibald'ın geçmişi, talihsiz bir şekilde yeniden karşılarına çıktığında gülmeden edemedim :D
Baskı: Agapi Ölümsüz Aşk
Aşkın 6 halini kayda geçirmekle görevli bir kadın karakterimiz var. Kendi de aşkı arıyor tabi. Her neyse bu kadının çevresinde bulunan insanlara dair hikayelere tanık oluyoruz. Fena değildi ama çok da etkilenmedim.
Baskı: Tesla'nın Kutusu
Tesla! Zamanının çok ötesinde bir dahi. Bir kez daha hayran kaldım size bayım.
Baskı: Safir Mavi (Aşk Tüm Zamanların İçinden Geçer, #2)
Okurken keyif veren kitaplardan. Ama aklımda çok fazla soru işareti kalıyor. Neyse sıradaki gelsin!
Baskı: Cengiz Han'a Küsen Bulut
Bu kitapta sevgili öğretmenimize gerçekte ne olduğunu öğreniyoruz. Cengiz Han ile ilgili güzel de bir hikaye okuyoruz o yalın anlatımla.
Baskı: Beni Bulun
Kitaba puan vermeyi düşünmüyordum ama kaydetmiyor bu şekilde. Edebi eser değil ki... Gerçek hayat hikayesi. 11 yıl hapis, işkence, tecavüz... Nasıl dayanılır... Allah'ım bizi bu hastalıklı zihniyetlerle karşılaştırmasın, hatta yok etsin böylelerini. Kadının azmine ve umuduna hayran kalmamak elde değil.
Baskı: Bir Kadının Yirmi Dört Saati
Bir kadının 24 saat içinde duygularının ne derece değişebileceğini gösteren yalın bir kitap.
Baskı: Bukre
Kitaptaki tüm o sözler kimin için yazıldı çok merak ettim.. Evet altı çizilecek söz çoktu ama çizmeye kalksak kitap baştan sona çizikle dolu olurdu. İşte bu yüzdendir ki -bana göre- bu sık kullanımdan dolayı kitabı okumak zorlaşmış. İlk başta adapte olamadım o yüzden. Biraz Türk filmi tadında evet ama ülkemizde olan bunlar yani burun kıvırsak da. Neyse ister okuyun ister okumayın ben karışmam.
Baskı: Gündüzsefası
'Mutluluk büyümene yardım etmez. Bunu sadece mutsuzluk yapar. '
Baskı: Gün Olur Asra Bedel
Birinci basım 1991 yazıyor ama anlatılanlar günümüzdeki insanların karakterleriyle birebir örtüşüyor. İleri görüşlü bir yazarmış vesselam... Yine duru ve samimi bir anlatım karşılıyor okuyucuyu. Kitap yarım kaldı. Bu yüzden devamını da okumalıyım. Şaşırdığım şey uzayla alakalı kısımlardı. Beklemiyordum, ilginç bir hava katmış.
Baskı: Cennetin Rengi
"Yakışıklı bir adamla evlendim. Çocuğum oldu. Her şey mükemmel.Ta ki ..." Kitap bu şekilde kısa kesitlerle başlıyor. Bu durum beni pek memnun etmedi. Çok yüzeysel buldum. Sonra Sophie (baş kahraman), annesinin hikayesini anlatmaya başlıyor ki o gayet ilgi çekiciydi. Sanırım bir ara dalgınlığıma geldi ki kitabın farklı bir boyuta geçtiğini kaçırdım ya da tahmin edemedim diyeyim. Beni şaşırtabilen durumları severim. Hoşlanmadığım şey kitabın -aşırı- hızlı ilerlemesi. Kahramanların hayatına inemedim. Oradaymışım gibi hissedemedim işte. Gayet akıcı. Ağır bir romanın üzerine dinlendirici etki yapabilir.
Baskı: Son Nefes
Vay. Fena değildi. Sürükleyici bir polisiye. Olayların bu kadar çabuk başlayacağını tahmin etmemiştim. Ve yanıldığım tahminlerde bulundum. Bu beni mutlu etti. C.J çocukluğunun kabusuyla tekrar karşılaşıyor. Ama kadın dişli çıkıyor benden söylemesi. Birilerini iyi benzetti :D
Baskı: Her Kalp Kendi Şarkısını Söyler; Ve Yalnızca Diğer Yarımız O Sesi Duyar
Benzersiz bir sevgi hikayesi... Günümüzde olması imkansız maalesef.
Baskı: Avuçlarının Arasına Bir Kalp Bıraktım
Bir şey fark ettim. Artık puan verirken çok kararsız kalıyorum:( Ama bu kitap beni etkiledi. Önce üzdü, sonra ümitlendirdi. Çok akıcıydı. Sonunu bile bile okudum. Yani tahmin ettim. Kitabın akışından anlaşılıyor zaten. Ama keşke böyle bitmeseydi demekten kendimi alamıyorum :( Gerçi kitap iki gruba da hitap ediyor. Mutlu ve mutsuz sonu barındırıyor. Bakış açısına bağlı sadece
Baskı: Hiçbirimiz Masum Değiliz
Değişikti. Psikolog Danio, bir gün banklardan birinde günlük buluyor ve günlüğün sahibiyle bir şekilde bir araya geliyor. Adamın ilişkileri çok fena. Karısı bir tuhaf. Geçmişi pişmanlıklarla dolu. Öyle bir kitap işte.
Baskı: Aşk Ölümden Uyanıştır
Tess'in seri dışı kitaplarında sevmediğim ilk şey kitabın ismi. Slogan gibi. Çok itici. Ama yazardan dolayı gözüm kapalı alacağım kitaplar bunlar. İyiydi hoştu kitap da benim gene hey heylerim üzerimdeydi. Öncelikle kadın evlenme arifesinden yeni dönmüş hemen ne göz süzmeler, alıcı gözle bakmalar? Bir de bunlar önüme kadın / erkek çıksa da aşık olsam, dibim düşse, hemen aklımda bir şeyler canlansa diye tetikte mi geziyor abi. Ha pardon kadın güzeldi. Neyse gene sinirlerim tepemde okudum. Belki siz daha çok seversiniz.
Baskı: Et - Ne Yiyorsan O`sun
Kitap kurgu olarak gerçekten çok iyiydi öncelikle onu söyleyeyim. Her gün yediğiniz etin ne şartlar altında hazırlandığını hatırlatıyor. Ama işte... Bu daha az iğrençlik içeren bir yolla anlatılamaz mıydı? Kitapta iyi olan hiçbir şey yok.! Tiksindim, midem bulandı, bir hayvan sever olarak çok da üzüldüm. Belki amaç tam da bu duyguları hissettirmekti. Verilen mesaj güzel, eyvallah ama o puan bana hissettirdiği iğrenç duygulara gitti :( İğrenç, iğrenç,... Kırmızı eti zor yerim artık.
Baskı: Yağmur Sonrası
Bu kadar aptal olmayın yaa. Kitap gerçekten cezbediciydi. Ama ne bileyim geç kalınmış bir sondu bana göre. Orta çağda yaşamıyorlardı sonuçta. O kadar romantik olana kadar birbirlerine telefonla gayet rahat ulaşabilirlerdi. Neyse... Son olarak böyle arkadaş düşman başına diyorum!