EL
@elifozcan

Puanlar ve değerlendirmeler

Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.

Konstantiniyye Oteli
6/1003.08.2015

Baskı: Konstantiniyye Oteli

Zülfü Livaneli'nin birkaç kitabını okumuş ve çok beğenmiştim, ancak bu kitabı bende bir hayal kırıklığı yarattı. Kitabı kısa süre içinde okudum ve bittiğinde rahatladım. Betimlemek istersem kullanacağım kelimeler şunlar oluyor: rahatsız edici. Anlatılan olayların gerçeğin kendisi veya çok yakını olduğunu ve bir yerlerde şu an yaşanıyor olduklarını bilsem de, birçoğunu şiddet dolu buldum. Şöyle tarih edeyim, sanki elime son birkaç ayın en çok satan gazetelerini almışım da bu gazetelerin yalnızca 3. sayfa haberlerini aralıksız okumuş gibi oldum, içim karardı ve bu iç kararmadından ne çıkarmalıyım bilemedim doğrusu. Bu kadar öyküyü ve kahramanını birbirine bağlayan tek şeyin bir otel açılışı olması fikrini de kabullenemedim, kitabın 700 ve hatta 1000 sayfadan fazla olmasını engelleyen birşey de yokmuş bence. Daha önceki romanlardaki olay ve kişi kurgusundan eser yok. Zaman kaybı diyemem, ancak yazarın sevenleri için bir hayal kırıklığı olabilir.

Baskı: Arapların Gözünden Haçlı Seferleri

Haçlı seferlerini arapların gözünden anlatmaya soyunan ve bunu yaparken vaka nüvislerin eserlerinden yararlanan yazar, çok başarılı bir çalışmaya imza atmış. Tek eksiklik anlatılanların kitap içerisinde yeterince görselleştirilememiş olmasıydı. Olayların seyrine uygun şekilde düzenlenmiş birkaç harita ve soyağacı ile akılda kalıcılığı ve takip edilebilirliği daha fazla bir eser elde edilebilir fikrindeyim. Çevirmeni de tebrik etmeden geçmemek lazım titiz çalışması için. Tarihi incelemeleri seven herkese tavsiye ederim.

Baskı: Uyumsuz Defne Kaman'ın Maceraları: Su

Oldukça heyecanlı başlayan ve akıcı devam eden bir hikayesi olmasına rağmen sonunu beklediğim kadar güzel bağlayamamış Buket Uzuner. Öyle muğlak bırakmış ve geçiştirmiş ki bir hayal kırıklığı yarattı bende. Seriye devam etme hayalleri kuruyordum ancak devamını okuyacağımı zannetmiyorum. Belki bir gençlik romanı olarak ele alınırsa daha farklı değerlendirilebilir.

Ve İhtilal
9/1028.11.2013

Baskı: Ve İhtilal

O dönemi yaşayanların anıları ve meclis tutanaklarına dayanılarak yazılmış bir eser. 1955-1960 yıllarına yolculuk niteliğinde. Akıcı, olabildiğince sade tutulmuş dili sayesinde kitap okuma alışkanlığı olan herkesin okuyabileceği bir anı-araştırma. Bu dönemden önceki yılları -yazarın çocukluk ve ilk gençlik dönemini- kapsayan kitaplarını okumak için sabırsızlanıyorum.

Efsane
8/1003.09.2013

Baskı: Efsane

İskender Pala'nın kalemini konuşturduğu güzel bir tarihi roman. Tarihi dokuda işlenen aşk romanı yerine tarih kısmının merkeze oturduğu bir roman olsaydı, çok daha iyi bir puan verebilirdim. Konunun merkezinde Sidi Can ve Bihruze yerine Barbaros Hayrettin Paşa'nın olmasını yeğlerdim doğrusu, bu nedenle romanları içinde "Şah ve Sultan"'ın yeri benim için bambaşkadır.

Şölen - Dostluk
8/1022.06.2013

Baskı: Şölen - Dostluk

Sadece evde değil, işyerinde de kitap okumayı seviyorum, öğle tatillerinde yemekten geriye kalan zamanlarda okuyabildiğim dakikalar sınırlı olunca hızım da yavaş oluyor haliylen. İşte bu nedenle sayfa sayısına bakmayın, hızlı okuma tekniklerini rahatlıkla deneyebileceğiniz şekilde normal bir kitabın yaklaşık yarısı genişliğinde basılmış olan bu kitabı bitirebilmem yaklaşık 1 ayımı aldı diyebilirim. Bildiğiniz gibi Platon, yazılı metinlerinde hocası Sokrates'in konuşmalarını dile getirir. Kitabın önsözünden öğrendiğimiz kadarıyla Platon'un adı altında günümüze 34 diyalog ulaşmıştır. Bunlardan biri olan "Şölen"'de Atina'nın ünlü tragedya yazarı Agathon'un yarışmada birincilik kazandığı ilk tragedyasının zaferini kutlamak için düzenlediği şenliğe/şölene katılan Sokrates'in tanık olduğu ve kendisinin de katıldığı diyaloglar kitabın konusunu oluşturuyor. Felsefe ile ilgili pek çok kitabın aksine kolay ve akıcı bir metne sahip kitabın ilk 42 sayfası, Platon ve Sokrates hakkındaki bilgilere, incelemelere ve eserlere ayrılmış. Kitabı okurken altını çizdiğim pek çok cümle oldu. Ancak en sevdiğimi buraya eklemek istedim. Sokrates, şölene davetli olduğu halde içeri girmeyip avluda dikilmiş, ev sahibi Agathon'u meraklara düşürmüştür. Oysa gecikmeyip, tam zamanında şenliğe katılan Sokrates'i gören Agathon ona seslenerek: "Buraya gel Sokrates!" , "Yanıma yerleş de, dışarıda, avluda sana malum olan bilgi bana da geçsin. Bir şeyler bulmuş olmalısın, yoksa kolay kolay oradan ayrılmazdın!" der. Sokrates'in cevabı şöyle olur: "Ah, ne iyi olurdu Agathon" , "Keşke bilgi, dolu bir kaptan boş olana bir yün iplikle süzülen su gibi olsaydı da, iki insan, birbirine dokununca bilgi, dolu olandan boş olana geçebilseydi...." Bilginin nasıl kazandırılacağına, bunun içinse zorunlu olarak bilginin ne olduğuna kafa yorduğum son zamanlarda beni düşündüren ve gülümseten bu sözleri kaleme alan kişinin İ.Ö. 427-348 (?) yılları arasında yaşamış olduğunu bilmek çok ama çok garip. Kitabın kendi dili ve konusu, inanın arka kapak yazısından çok daha güzel, iyi okumalar!

Baskı: Yetenekli Bay Ripley (Ripley #1)

Patricia Highsmith tarafından 1955'te yazılmış, psikolojik-gerilim tarzında bir roman. Tom Ripley, iyi eğitim görememiş, yokluklar içinde hayat mücadelesini sürdüren, ancak oldukça hırslı ve zeki bir kişilik. Varlıklı bir işadamının İtalya'da gününü gün eden oğlu Dicky'yi Amerika'ya dönmesine ikna etmesi karşılığında para teklif edilen Tom, okuyuculara doğru/yalan/normallik/delilik/suç/ceza gibi kavramları sorgulamaları için bir fırsat sunuyor. "Yetenekli Bay Ripley", aynı yazara ait "Su Altında" ve "Ripley'in Oyunu" isimli kitapların yeraldığı serinin ilk kitabı. Psikolojik gerilim türü kitaplardan hoşlanıyorsanız kaçırmayın derim.

Katre-i Matem
7/1015.06.2013

Baskı: Katre-i Matem

Bu kitaptan önce "Şah ve Sultan"ı okumuştum. Sanırım bu yüzden biraz hayalkırıklığına uğradım. O kitapta arka planda akan tarihi plan, iktidar hırsı, düşmana dahi duyulan saygı, iki yanlı ilerleyen bakış açısı, bu kitapta yerini bireye özgü bir aşka, bir cinayet soruşturmasına ve okuyup bitirdiğim halde bile halen nedenini anlayamadığım bir lale sevdasına bırakmış. Her bölümün sonunda yer alan derkenarlarda da aşk dışında herhangi bir şey okumak mümkün olmayınca açıkçası kitabı biraz zor bitirdim. Ancak anlatım ve kurgu yine pek güzeldi. Hamuruna aşk karışmış romanları okumaktan zevk alanlara tavsiye ederim.

Baskı: Bir Deliler Evinin Yalan Yanlış Anlatılan Kısa Tarihi

Hepsi birbirinden bir o kadar farklı, ancak hayatları bir tığ oyası gibi birbirine bağlı karakterlerin hikayesi, bir deliler evinde başlayıp, yine bir deliler evinde sona eriyor. Bu kitabı okumak, birbirine karışmış bir ip yumağının önce bir ucunu, sonra diğer ucunu bulmak gibi. Yazarın hem dili kullanmaktaki, hem de kurgudaki ustalığını beğenmemek ayıp olurdu.

Şah ve Sultan
10/1021.05.2013

Baskı: Şah ve Sultan

İskender Pala'yı ilk kez okudum. Romanın dili, kurgusu, akışı çok çok güzel. Bir yandan hükümdar olma hırsını, hakim olma kavgasını anlatırken bir yandan sevgiyi, kardeşliği, dostluğu abartıya kaçmadan, olayların doğal akışında anlatan bir kitap yazmış yazar. Bir su gibi doğal, akıcı ve anlamlı...