pinar yeşil
@pinar yeşil

Puanlar ve değerlendirmeler

Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.

Baskı: Mihmandar / Bir Eyüp Sultan Romanı

en az od romanı kadar etkileyiciydi...

Baskı: Köşe Başında Suret Bulan Tek Kişilik Aşk

Kısa hikayeler, insanı içine alan kurgular. Yazarlık atölyesini yöneten hocamızın kitabı. Belki çok fazla tanınmıyor güray süngü, ama bir gün öykü alanında çok tanınan biri olacağını öngörüyorum. Çünkü hocamızın beyni farklı işliyor. Kitabı okuyun, ne demek istediğimi anlayacaksınız :)

Baskı: Çocukluğun Soğuk Geceleri

Bana karşıt düşünceleri olan birisiymiş Tezer Özlü. Ama bu karşıtlığı ve benim kınayacağım,yadırgayacağım şeyleri de şiirsel bir dille anlatmış. Bu şiirsel dil de sizi empati yapmaya zorluyor.

Kadıköy`ün Romanı
10/1011.01.2015

Baskı: Kadıköy`ün Romanı

Edebiyatı gerçekten seven ve iç tahlillerden de bir o kadar zevk alan kişiler mutlaka okumalı! Kıyıda köşede kalmış, bana göre muhteşem bir eser. Ciğerdelen'i de inşallah okuyacağım !

Korkuyu Beklerken
9/1011.01.2015

Baskı: Korkuyu Beklerken

Tutunamayanlara bir türlü tutunamayıp beğenmemiştim. Ama bu kitap harikaydı! özelikle beyaz mantolu adam içinde bir çok mesajın olduğu çok güzel bir öyküydü.

Kovulmuşların Evi
8/1011.01.2015

Baskı: Kovulmuşların Evi

Yer yer etkileyici bir anlatım. İçe dönük denemeler,kısa yazılar...güzeldi.

Mutluluk Psikolojisi
9/1005.01.2015

Baskı: Mutluluk Psikolojisi

İçinde bazı ayrıntı testler, ölçekler yer alsada, mutlaka okunması gerektiğine inandığım bir kitap oldu. Çok faydalı bilgiler içeriyor.

Dünya Telaşı
9/1023.12.2014

Baskı: Dünya Telaşı

beni vuran cümleler oldu...

İyi Kalpli Erendira
7/1029.10.2014

Baskı: İyi Kalpli Erendira

Ben giderek Gabriel Garcia hayranı olacağım sanırım. Hayal gücü ve anlatımı etkileyici. Kitap kısa öykülerden oluşuyor ve her öykü sizi içerisine alıyor.

Pastoral Senfoni
8/1029.10.2014

Baskı: Pastoral Senfoni

Andre Gide 'nin ilk okuduğum kitabı ve son olmayacak.Anlatımı çok güzel, hikaye çok güzeldi. Özellikle edebiyat öğretmenleri öğrencilerine tavsiye edebilir.

Aylak Adam
7/1015.10.2014

Baskı: Aylak Adam

Aylak bir adam çok iyi derecede anlatılmış.Aslında ilk başlarda o erkek dünyasındaki kadın imgesine ; sürtünme olayına ve otobüsteki teyzeler hakkındaki anlatımına , düşüncelerine kızmadım değil. Ama dedim ya adam aylak ve bu onun dünyası. Diğer yandansa onun nasıl bu hale geldiği sonradan açıldı. İnsan ilişkilerinde de böyledir. Önce birini yargılarsınız ve hikayesini dinleyince onu daha iyi anlarsınız. Kitap bana bu sıcak anlatımı hissettirdi. C. günlük yaşayan , karamsar bir tip. Değerlerini kaybetmiş ama yeniden kazanmak ister gibi. Ona kaybettiği herşeyi kazandıracak birini umutzuzca bekliyor. ''Nerde O?'' diyor. Ne kadar umutsuz davransa, bir yanı umuda muhtaç olduğunu haykırıyor.Bunu da diğer insanlardan gizliyor.Evlenen arkadaşını kıskanması sırf bu yüzden.

Yeraltından Notlar
7/1015.10.2014

Baskı: Yeraltından Notlar

Kitap yarısına kadar zor gitti.Buraya kadar yazarın iç konuşmaları,fikirleri vardı.Bu konuşmalarda ise daha çok insanın iç dünyası ile ilgili daldan dala atlama hali hakimdi.Öyle ki ne anlatıyordun, şimdi ne yazıyorsun dedim çoğu kez. Burda anlatılmak istenen ise tek bir şey vardı ''insan mantıksız , bencil bir yaratıktır.'' İkinci kısım ise daha sürükleyiciydi ve sıkıcı değildi. Bunalarak okuduğum kısımları affettirir gibi oldu. Burda da Dostoyevski'nin vermek istediği mantıksızlığı gördüm ; ama bu defa olayların içinde. İronik bir tarzda çoğu basit davranışları gözümüzde fazla büyüttüğümüz anlatılmaya çalışılmıştı. Öyle ki ona omuz atan, ya da onun yanlışlıkla çarptığı bir askerle düello etmeye niyetlendi :)) Fakat bir türlü o askeri bulamadığı için planı suya düştü :)) anlatılan karakter hem deli, hem bencil, fazla felsefik ve fazla gururluydu :)

Baskı: Gün Eksilmesin Penceremden

Cahit Sıtkı Tarancı'yı şair kimliğiyle tanırız, ama bu öykücülüğünün yeterli olmadığı anlamına gelmez.Hatta iddia edilebilirdi ki; öykücü kimliğiyle bilinseydi belki şair kimliğini unutacaktık.Ama asla unutulmayacak şey C.S.T.'nın önde gelen edebiyatçılarımızdan olduğudur.Dikkat edin ''edebiyatçılarımızdandır'' dedim. Çünkü herkes yazar olabilir, ama herkes edebiyat insanı olamaz.Bu edebiyat insanını öykülerinde daha derin tanıma fırsatı buluyoruz; dili naif bir şekilde kullanıp , bunu hayal gücüyle harmanlıyor.Her karakteri ayrı ayrı keşfe çıkıp onların dünyasında geziniyorsunuz.Onların dünyası C.S.T.'nın dünyasını eleveriyor.Örneğin hep bir güzellik ve çirkinlik temasını vurguluyor öykülerinde.Acaba C.S.T. kendini yakışıklı saymayan ya da çok yakışıklı gören biri miydi? Sonra öykülerinde ölüm temasına da kaç kez ayak basıldığını görüyoruz.Hep genç yaşta, beklenmedik bir andan ölen insanlar. Kimbilir Tarancı ölümü, genç yaşta ölümü çokça düşünmüş, kendinin de çok uzun bir hayat sürmeyeceğini sezmiş olabilir.''Yaş otuz beş, yolun yarısı eder, dante gibi ortasındayız ömrün...'' sevgili Tarancı acaba buna inanmak istediği için mi bu şiiri yazmıştı sizce?

Od
10/1029.09.2014

Baskı: Od

Aşk
6/1028.09.2014

Baskı: Aşk

Kitabı tümden ele alırsak genel anlamda iyiye, doğruya hizmet edebilir, fakat eleştirilecek noktaları da bol. Bunlardan biri kitabın dünya çapındaki insanlara hitap etme kaygısı. Mevlana'nın yazdığı mesnevi de dünyanın her yerinde okunuyor , ama nasıl bir düşünün. Mevlana anlatmak istediği özden uzaklaşmamış ve böylece okunmuş. Bu kitap ise anlatılmak istenen öz den uzaklaşılmış izlenimini verdi bana. Böylece kitaptan soğudum. Tasavvuf deniyor ama tasavvufu merak edenler sakın burdan öğrenmesin. Tasavvufla alakası yok. Aşk bilakis maddeleştirilmiş. Öyle ki bu maddeleşmiş aşkı ; kimya Hatun'un ''Şems ne kadar da yakışıklı ! '' lafında ve kocası olarak kabul edilmeyen bir kadının , kadınlık gururundan ölmesinde apaçık görüyorsunuz.Peki sorarım size tasavvuf ve manevi aşk bunun neresinde? Şems ile Mevlana'nın aşkında hiç mi hiç demeyin, çünkü kitapta anlatılan Mevlana da Mevlana, Şems'te Şems değil. Şemsin bir içki içip kadehi yere atması vardı ki, varlığın ötesine geçmiş bir Allah dostu kendini böyle şeylerden beri tuttuğu için varlığın ötesine geçmiştir.Dediğim gibi, tasavvufu, Mevlana yı, Şems'i öğrenecekseniz bu kitaptan öğrenmeyin.

Pastırma Yazı
5/1028.09.2014

Baskı: Pastırma Yazı

Okurken çok sıkıldım. Zoraki bitirdim. Sanırım Selim İleri okumak için yanlış yerden başlamıştım. Olayları anlatanlar hep kişilerin kendisiydi, ama ne olaylar beni içine aldı, ne de kişiler. Fazla haksızlık etmemem gereken tek husus güzel ironilerdi. Ama kitap sırf bu ironileri yakalamak için okunur mu, o tartışılır.

Maya
7/1028.09.2014

Baskı: Maya

Acıydı...ama güzeldi. En sonunda delirdi...Babası keşke bir psikopat olmasaydı.

Baskı: Leyla Buradan Taşındı

Varlığı tanımlamaya çalışmış yazar.İnsanı da aşka ait saymış.Aşka ait olanında aşıkça davranması gerektiğinden, aşkında kendine göre bir kuralı olduğundan söz etmiş.Kitap bana olumlu bir duygu kattı.Bazı yerlerde sıkılsam da, hangi eser mükemmel olabilir ki? Samimi bir üslup.

Ya Da Şiir
7/1020.08.2014

Baskı: Ya Da Şiir

''Ya ağlamasın hiç kimse Ya da gülmesin şu her zaman gülenler Ya kimsede olmasın para denen illet Ya da paylaşmasını öğrensin paralı millet. Ya kimse söylemesin sevdiğini Ya da yapsınlar sevginin şu asıl tarifini. ya şu bayramlar hiç yaşanmasın Ya da bayramlarda et yemeyen kalmasın'' şiirleri edebi kaygıdan uzak, oldukça sade şiirler.genelde popülarite kültürü diye bakarım bu tarza ama bu kez atalay demirci bana onu hiç hissettirmedi.sanırım kendisini sevdiğimden, duruşunu beğendiğimden.

ÖncekiSayfa 3 / 5Sonraki