silaes
@silaes

Puanlar ve değerlendirmeler

Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.

Geniş Zamanlar
7/1008.10.2016

Baskı: Geniş Zamanlar

Birbiriyle bağlantılı olan ilk 3 hikayenin olay örgüsü insanı içine çekiyor. İlk hikayeden olayın sonunu bilsemde, aşırı bir merak hissiyle okudum. Bazı noktalar ilgimi çekerken, bazı noktalar da tepkimi çekti. En çok sevdiğim hikaye ''Çıkmaz sokakta yürümek'' başlıklı hikayeydi.

Yedinci Gün
6/1008.10.2016

Baskı: Yedinci Gün

238. sayfaya kadar bitsin artık diye direnirken, tam bu sayfanın sonunda ''haydaağğ'' diye tepki vermeme sebep oldu ve sadece kitabın son iki sayfasından zevk aldım. Okuduğum ilk İhsan Oktay Anar kitabıydı ve bu yazarı okumaya başlamak için ideal bir kitap değildi. ( Benim açımdan.) Çünküsü kısa bir sürede bitirebileceğim kitabı ''bak burda farsça tamlama kullanmış bak bu kelime Fea'il vezni bak burda Fe'ale vezninin ismi failini yapmış diye diye okuyamadım ve bu işle uğraşmak şu an yapmak istediğim son iş. 'Kitabın ilgimi çeken taraflarından birisi ise ''5 dk da kısa dünya tarihi kısmıydı. Dili çok ağdalı. Sevemedim...

Baskı: Çok Güldük, Ağlamayalım

Medya, sanat, siyaset vd konu başlıkları altında samimi denemelerin toplandığı kitap. Kitap biraz güncelliğini yitirmiş olsa da ülkecenek kafa yapımız pek değişmediğinden, günümüze de tekabül ediyor.

Baskı: Darağacında Üç Fidan

Bu kitap o zaman ''Kitaplık'' olan kütüphaneme girdiğinde 7. sınıf öğrencisiydim. Kitabı satın aldığımız gün dün gibi aklımda. Babamın bana ilk aldığı kitap buydu. İşin cilveli yanı ise kendisi ağır şekilde Türk-İslam sentezini benimser. 8. Sınıf öğrencisi için pek ideal olmayan bu kitabı babama neden aldığımızı sorarken aklım ''Gençlik kitapları'' reyonunda idi. Bana verdiği cevap şu yöndeydi. '' Her fikri ölç, tart biç, düşüncelerin kulaktan dolma değil, kendine ait olsun. Sana ait olmayanı düşüneni daha çok sev, hayat gerçekten farklılıklarla güzel, bu çocuklar zamanında memleketleri için bir şey yapmaya çalıştılar, onları anlayamadık Dursun önkuzu da bizim, denizlerde bizim dedi (hemen hemen cümle tamamiyle böyle)'' Ki kendisi 69 lu ve bu idamlara karşı herhangibi bir sorumluluğu da yok.. O günden sonra biriktirdiğim tüm düşünce ve ideolojileri kendim ölçüp tarttım benimsedim, kabullendim.... Bugün yeniden baştan sona bu kitabı okuyup bitirmenin buruk sevincini yaşıyorum. Açık yüreklilikle söyleyebilirim ki taban tabana zıt görüşlerimiz olsa da Türkiye tarihinin en acı en can yakıcı olaylarından biri. Benim için hayatıma yön veren kitaplardan oldu. Şunu tüm kalbimle söylüyorum ki ( Siyasi cinayet ve idamlara karşı çok sert çizgilerim var ) keşke yaşamalarına izin verilse bu cinayet işlenmeseydi. Keşke çocuklarını ve akabinde torunlarını görecek kadar sıhhatli bir yaşamları olsaydı. Keşke, keşke....

Noktalar
5/1008.10.2016

Baskı: Noktalar

Yazarın bu kitabı çeşitli türde "özlü söz"leri içinde barındırıyor. Sık sık konu tekrarına düşülmüş. Biraz sıkılarak okudum desem yeridir.

Çile
9/1008.10.2016

Baskı: Çile

Ömrüm boyunca elime Necip Fazıl Kısakürek kitabı almadım. Bazı şiirlerini ordan burdan ve dahası sosyal medyadan işitmiştim. Siyasi çizgi ve kişiliğinin çok sert noktaları olduğunu düşünüyordum ve mesafeli duruyordum. Açık konuşmak gerekirse bu kitap kütüphanemde süs biberi gibi duruyordu. Daha da kişisel bir şey söyleyecek olursam ''visal'' kelimesine karşı acayip bir zaafım var. Hani insanın bir kelimeye aşık olabileceği mantığı aklıma yatmış olsa. Ben bu kelimeye aşığım diyebilirdim. Neyse kitabı okurken bazı şiirlerde bu kelime geçtikçe, kalbim de gerçekten tarifini edemeyeceğim bir his belirdi. Bunca şiirin arasında bir tanesi mi manasız olmaz, bir tane '' bu şiir kötüymüş'' diyebileceğim şiir çıkmaz. Kelimeler ile oynamak veya kelime cambazlığı dedikleri bu olsa gerek. Bir de bir şey söyleyeceğim, içimde kalmasın. Herkesin kendi düşüncesidir lakin, bu kitaba 1 puanı reva gören zihniyet siyasi düşünüyor ve fesatlanıyordur. Gitsinler küçük iskender okusunlar onları o paklar çünkü...

Hacı Ağa
8/1008.10.2016

Baskı: Hacı Ağa

Hac ibadetini yerine getirmeden, kendisine hacı ünvanı veren bu ünvanı ve yüksek mevkilerdeki insanları kullanarak babasından kalan mirasın üzerine ekstra servet yapan hacı ağanın öyküsü. 2. dünya savaşı zamanında geçmekte olup, gelecekte yaşanacak İslami devrimin ayak seslerinin duyulduğu kitap.Bu vakaalar da kitaba tarihsel bir perspektif katmış. Ayrıca dönemin, İran sosyolojisini tanımaya katkı sağlayan bir eser. Severek okudum.

Baskı: Önünde Boş Bir Uzam

İnsanın kalbi ile beynini aynı anda ısıtan mükemmel anlatımlı bir anlatı. Konunun geçtiği mekanları tanımamamdan dolayı her yer adı geçtiğinde araştırma gereği hissettim. Bu da bana i katkı sağladı. Kitabın içinde nokta atışı cümleler var ki, insanı okuduğu anda sersemletmeyi başarabiliyor. Kıyıda köşede kalmış, bilinmeyen bir kitap lakin beni ısıtmayı başardı.

Nadia`ya Sözüm Var
5/1008.10.2016

Baskı: Nadia`ya Sözüm Var

Yazarın ilk kitabı ''Annemi bir kez daha görebilsem''i severek ve heyecanla okudum. Cevaplanması gereken sorular ve çözümlenmesi gereken problemler vardı. İkinci bir devam kitabının olduğunu öğrenince gözlerim parladı ve hemen aldım. ikinci kitap, birinci kitabın havada kalan hiç bir sorusunu cevaplandırmadığı gibi beni boğdu. Ticari kaygılar ve maddi unsurlar için yazıldığına tamamiyle emin oldum. Açık konuşmak gerekirse, zana'nın annesinin evliliği ve ya kitabın sonunda çocukların halı üstünde ev ödevlerini yapması beni pek ilgilendirmiyor. Nadia'ya noldu kurtulabildi mi ? Şu an nasıl bir hayat sürüyor bunların hiç birinin cevabı bu kitapta yok. Arap kadın ve erkekleri canavar olarak lanse edilmiş, ha o toplumdan pek haz etmesemde, bu tarz canavarlaştırılmalarına da kusura bakmasın karşıyım. Hiç bir çocuk kundağındayken iyi bir insan mı yoksa kötü mü olacağı bilinmez. Tekrar altını çizerek belirtmek gerekirse, birinci kitabın baskısından iyi gelir sağlayan, yazarın ikinci kitaptanda bu başarıyı sağlamayı ummasıyla yazdığı kitap.

Baskı: Havva'nın Üç Kızı

Ayna gibi kitap. Bazı satırları okurken, geçmişime yolculuk yaptım. Aileden uzakta okumak, yurt odasındaki ''sessiz'' o ilk gece. Arafta kalmanın kitabı... bazı cümleleri okurken kendimle kavga edip, yazılı sözcüklere sert çizgilerle katılmadım. Belki de kitabın yazım amaçlarından biri de bizi bu karmaşaya sürüklemekti. Boynundan altı orta doğulu, üstü Avrupalı kadınlar ömrü boyunca bu iç savaşı verdi ve verecek...Şirin karakteri gibi insanları oldum olası zorlama ve yapay buldum. Küçük dağları yarattığını sanan inanlardan ömrüm boyunca kaçtım, lakin bu kitabı okuduktan sonra onları anlamaya ve tahammül etmeye çalışacağım. Birde düşünce özgürlüğü temalı bir kitap yorumunun altına yazılır mı yazılmaz mı bilmiyorum ama; Neden bu tarz kitaplarda milliyetçi görüşteki insanlar cahil cühela yobaz ve kadın döven tipler olarak betimleniyo? Gerçekten bu vurgulamalar artıkcanımı sıkıyor. İngiliz gibi düşünüp, İngilizce yazan yazarın kaleminden çıkmış bu romanın bazı kısımlarında dil ile ilgili problemler var.

Kızım Olmadan Asla
8/1008.10.2016

Baskı: Kızım Olmadan Asla

Bayram gezmeleri süresince şarj aleti gibi yanimda tasidim. Bölük pörçük okumamdan dolayi odaklanamadigim zamanlar oldu.kitabi elimde gören aa ben bunun filmini izledim ayy cok guzeldi falan dedi Sürükleyici bir kitap. İran hakkinda yazilanlar oldugu gibi abartilmadan yazilmiş. Dogrular yazılmış. Betty gibi olup İranda yaşamak zorunda kalanları Allah tez zamanda kurtarsın.

Türk Lokumu
1/1008.10.2016

Baskı: Türk Lokumu

Kitabi bitirdiğim an iç sesim "bu neydi be şimdi" dedi. Eğlence amaçlı yazılmış imiş... Türkçe katlinin ve bel altı muhabbetin "eğlence"adı altında toplandığı kitap. Benim gibi ciddiyetsizlik ve lakayıtlıktan hoşlanmayan okurlar, okurken zevk almayacaklardır.

Türk Töresi
7/1008.10.2016

Baskı: Türk Töresi

Çok eski bir basımını okuyup dil konusunda zorlansamda severek ve ilgiyle okudum. Titiz bir çalışmanın ürünü, aydınlatıcı bir kaynak. Şamanizim ile ilintili sayfalar çok ilgimi çekti.

Baskı: Annemi Bir Daha Görebilsem

Bu kitabi bananneme iftar için gittiğimizde süt almak icin girdiğim süpermarkette yanımda okuncak bişeyler bulunsun diye aldım. Hani pek fazla umudum yoktu. Sonra kitaba başladım, baktım baya baya sarıyor. Bitiyor bitti ben heyecanın doruğundayım... Bir baktım kitapta baskı hatası var. İki sayfada bir baskı yok. Ben sinir küpü tabi... Aslında çok kendimi kasmazdım ama atladım minibüse gittim aldığım markete değiştirdim valla... Çok severek ve merakla okudum. İçinde bulundukları şartlarda 3 gün zor dayanırım....

Etekli İktidar
5/1008.10.2016

Baskı: Etekli İktidar

Cinsiyetimden mütevellit okurken köpürmem gereken kitap idi. Lakin kitap içerisindeki bazi saptamaların altina bizzati imzami atarim. Feministlerin topa tutmayacagini bilsem daha açik acik yazardirdim. Feminist hareketin ülkemizde amacindan saptigini düşünüyorum. Artik olay birlesip tekme tokat erkek dövmeye vardi. BU bahsettigim olayi gozlerimle gordum ve adamin hakkaten sucu yoktu. Ayrica evlendikten son iş bosanma raddesine gelince esit mal paylasimina karsiyim. Sözlesmeli evlilikte bence mis gibi birseydir. Cokta güzeldir. Bir kadinin önune. Evlenmeden önce sözlesme koyarsaniz ve kadinda metni okumadan bunu bana nasil yaparsin diye pöykürmeye başlarsa zaten evlenmeyin. Sizi sevmiyordur. Evlendikten sonra sosyal statu atlayip, üstune cocuk dogurduktan sonra avrupai takilmaya baslayan orta sinifken ne oldumcuk olanestetik güzeli arkadaşlarimi gördukce sinirleniyorum. Bu tipler zira evlendikten sonra sizinle selam sabahi keser, bundan dolayi sizden ders notu istedikleri. Zamanki halleri gözünüzun onune gelir bu kitapla birbirinize bakarak aglaşirsiniz. Çeyrek asirlik hayatim boyunca erkekleri algilayamadim kadinlari çözemedim. En iyisi pizza ve kedi temali bi hayat secmek zannimca. Yinede bilmiyorum tabi.

Gecede
2/1008.10.2016

Baskı: Gecede

Sakin kafa ile okunması gereken , anlaşılması çok zor öyküleri bünyesinde barındıran kitap.. Kullanılan sembollerin dili çok ağır. Çekmece hikayesi dışında, kitaptan zevk almadığım gibi, aşırı yoruldum.

Üç Başlı Ejderha
1/1008.10.2016

Baskı: Üç Başlı Ejderha

İnsanı zorlayan, yoran ve bıktıran bir kitap. Leyla Erbil okumaya başlamak için iyi bir tercih olmadı. Yılanlı sutun hakkında verilen tarihi bilgilerin olduğu bölümler dışında kitap kocaman bir boşluk. Beni ilgilendirmeyen bir iç çekişmenin, basılı hali.

Eşeğin Fikri
3/1008.10.2016

Baskı: Eşeğin Fikri

Kitabın finalinde dereye su taşıyanlar isimli bir öykü var. Kitabın ana temasını da kapsıyor. Bir ara kitabı okurken o kadar sıkıldım ki; yarıda bıraksaymışım bu güzel öyküyü bir daha okuma fırsatım olmayacaktı.

Baskı: Deli Çocuğun Güncesi

Çarpım tablosunu ezberlememek için mutlak bir çaba harcayan ve son haddesine kadar direnen bir insan olarak; matematik ile ilgili yazdığı satırları tebessümle okudum. Geri kalan sayfalarda biraz iç sıkıntısı yaşadım.

Yeni Dünya
8/1008.10.2016

Baskı: Yeni Dünya

Sabahattin Ali'nin gözlem yeteneğini, edebileştirdiği öykülerden oluşan kitap. Bir öykü sizi ağlatırken ardından gelen bir öykü yüzünüzde tebessüm uyandırabilir. Ayran öyküsü muazzamdı. Kitabın finali Hasan boğuldu hikayesiyle idi. Yörükler arasında bilhassa kızılkeçili yörükleri arasında yaygın olan, orijinaline en yakın haliydi.Bu efsaneyi çocukluğumdan beri çok severim

ÖncekiSayfa 2 / 12Sonraki